SoorglaÜcretsiz Dene

İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/898 E. 2023/1068 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2021/898

Karar No

2023/1068

Karar Tarihi

28 Aralık 2023

T.C.

İZMİR

1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2021/898

KARAR NO : 2023/1068

DAVA : İtirazın İptali

DAVA TARİHİ : 27/02/2001

KARAR TARİHİ : 28/12/2023

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı ... Bankası TAŞ Tarişbank vekili, İzmir... İş Mahkemesi' ne verdiği 27/02/2001 tarihli dilekçesinde ; davalıların müvekkili bankanın çeşitli kademelerinde hizmet sözleşmesi ile çalıştıklarını, davalılardan ...'in genel müdür, ...'ün kredilerden sorumlu genel müdür muavini, ...'in Adana şube müdürü, ...'nun ise bankanın krediler müdürü olarak çalıştığını, davalıların müvekkili bankada görev yaptıkları dönemde usulsüz ve mevzuata aykırı işlemler yaparak bankanın büyük miktarda zarara uğramasına neden olduklarını, bu usulsüz ve mevzuata aykırı işlemlerin banka müfettişlerince yapılan soruşturma raporlarında açıkça tespit edildiğini, soruşturma raporuna göre tespit edilen hususların kredi borçlusu firmanın ortağı ...'nun davalılardan ...'ün yeğeni olması nedeniyle kredi kullandırılması uygun olmayan ve istihbarat raporu bulunmayan firmaya kredi kullandırılması, kredi kullandırılırken hiçbir teminat alınmaması nedeniyle kredinin karşılıksız bırakılması, tüm bu olumsuzluklara rağmen firmaya kullandırılan kredi limitinin arttırılması, tahsis koşullarına aykırı hareket edilmesi, 15.000.000.000,00-TL kredi tahsis edildikten sonra bu kredinin faizlerini bile ödeyemeyen kredi borçlusu firmanın kredisinin 220.000,00-USD' ye yükseltilmesi, firma ortaklarının seri halde karşılıksız çekleri çıkmasına rağmen kredi ilişkisine girilmesi gibi pek çok husus olduğunu, davalıların yapmış oldukları bu haksız ve kasti işlemler sonucu müvekkili bankanın büyük bir mali kayba uğradığını, borçlular hakkında yapılan icra takiplerinin sonuçsuz kaldığını, herhangi bir tahsilat elde edilemediğini, banka zararının tahsili için dava açılmasının zorunlu olduğunu belirtmiş, oluşan banka zararının fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile 25/12/2001 tarih itibariyle 662.000.000.000,00-TL' nin % 136 faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... vekili İzmir ...İş Mahkemesi'ne verdiği 11/02/2001 havale tarihli cevap dilekçesinde ; anonim şirketlerde yöneticilerin hukuki sorumluluklarını gerektiren hallerin TTK madde 342-380-336 vd. maddelerinde düzenlendiğini, davanın ticaret mahkemesinde görülmesi gerektiğini, davalıların yaptığı işlemlerin haksız ve mevzuata aykırı fiil olduğu iddia edildiğine göre müvekkili aleyhine bu davanın ıttıla tarihinden başlamak üzere BK'nun haksız fiiller için ön gördüğü 1 yıllık zaman aşımı süresi içinde açılması gerektiğini ve davanın zaman aşımına uğradığını, müvekkilinin 06/08/1997 tarihinde ...a yönetim kurulu üyesi ve genel müdür olarak göreve başladığını, müvekkili hakkında açılacak davanın dava şartının genel kurulda bu konuda karar verilmiş olması ve açılacak davanın denetçiler tarafından açılması olduğunu, dava şartının bulunmadığını, TTK 380. maddesi ile bilançonun tasdikine dair umumi heyet kararlarının aksine sarahat olmadıkça idare meclisi azaları ile müdürler ve murakıpların ibrasını tazammum edeceğini, müvekkili ile yönetim kurulunun ibra edildiklerini, dava dilekçesinde talep edilen meblağın dökümünün ve izahının yapılmadığını, ayrıca neye istinaden % 136 faiz talep edildiğinin anlaşılamadığını, davanın doğan zararın rucuen tahsili davası olduğu, borçlu ile alacaklı banka arasında düzenlenen sözleşmede yer alan ve kullandırılan krediler için geçerli olan faiz oranın davalıları bağlamadığı düşünülmeden bu oran üzerinden dava tarihinden itibaren faiz istenmesinin akdi ve temerrüt faizi talebine dair kanun hükümlerine aykırı olduğunu, dava dilekçesinde verilen kredinin ...l'a verilmiş gibi zikredilmesi ve davanın bu eksen üzerinden götürülmesinin anlaşılamadığını, adı geçen Adana Şubesi' nden olumlu görüş ile kredilendirilme talebinde bulunan ... İş. Sis. Ltd. Şti' nin ortaklarından olması gerektiğini, dava konusunun ...l' a kredi kullandırma olmayıp ... İş. Sis. Ltd. Şti' nin kullandığı kredi olduğunu, akrabalık derecesinin bankalar kanuna aykırı olmadığını, müvekkilinin bulunduğu makamın görev ve sorumluluğu içerisinde konu ile ilgili Bankalar Kanununun hükümleri ve banka mevzuatı doğrultusunda kendisine intikal ettirilen bilgi ve belgeleri değerlendirerek konuyu yönetim kuruluna sunduğunu ve verilen karar doğrultusunda hareket ederek bankanın menfeatlerini göz önünde bulundurarak gerekli işlemlerin yapılmasını sağladığını, dava dilekçesinde yer alan mevzuata aykırı ve usulsüz işlemleri nedeniyle bankayı zarara soktuklarının tespit edildiği iddiasını kabul etmediklerini belirtmiş, davanın görev, dava şartı yokluğu, zaman aşımı ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İzmir ... İş Mahkemesi' nce davalılardan ...' in davacı bankanın eski genel müdürü ve yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptığı, yanlar arasındaki uyuşmazlığın hizmet akdinden doğan bir hak uyuşmazlığı olmayıp tamamen bunun dışında TTK ve Bankalar Kanunu' ndan doğan yönetim kurulu üyesinin hukuki sorumluluk davası olduğu, bu tür davaların İş Mahkemelerinde görülemiyeceği ve TTK' nin 342. Maddesi göz önünde tutulduğunda müdürler ve diğer çalışanlar hakkındaki davanın da aradaki bağlantı nedeni ile Ticaret Mahkemesinde birleştirilip görülmesinin mümkün olduğu gerekçeleri ile görevsizlik kararı verilmiş, dosya Mahkememize devrolunmuş, yargılamaya Mahkememizce devam olunmuştur.

Mahkememizce 09/09/2005 tarihli ara kararının 4. bendi gereğince davalı ..., ... ve ...'nun hizmet sözleşmesine dayanarak çalıştıkları anlaşıldığından bu davalılar hakkında açılan davanın tefrikine, ayrı bir esasa kaydına ve bu davalılar hakkında Mahkememizin görevsizliğine, görevli mahkemenin iş mahkemesi olduğuna karar verilmiş, ara karar doğrultusunda bu davalılar hakkındaki dava tefrik edilerek yargılamaya yalnızca davalı ... yönünden devam olunmuştur.

Mahkememizce davanın kısmen kabulüne dair ... Karar sayılı ilk kararı Y...H.D.' nin 09/10/2014 Tarih ...K. Sayılı ilamı ile " ... Dava, banka yönetim kurulu üyesinin usulsüz kredi kullandırmasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece davalının olumsuz istihbarat raporuna rağmen dava dışı ... İletişim Ltd.' Şti' ne kredi kullandırdığı, zararın hesap kat ihtarında belirtilen alacak miktarı kadar olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Oysa, genel kredi sözleşmesinin 38. maddesinde müşterinin kredi borcunu ödeyinceye kadar faiz, komisyon, gider vergisi ve diğer masraflardan sorumlu olacağı düzenlenmiştir. Bu durumda, bankanın zararının sadece hesap kat ihtarında belirtilen miktar kadar değil, kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle oluşan faiz ve diğer masrafları da kapsadığının kabulü gerekir. Ayrıca, davadan sonra TMSF ile ... Varlık A.Ş. arasında kredi borcundan kaynaklanan alacak hakkında temlik sözleşmesi yapılmış olup, işbu temliğin ivazlı olup olmadığı araştırılmamıştır. İvazlı ise ivazın miktarına göre zararın bulunup bulunmadığı ve tutarı belirlenmesi gerektiği nazara alınmadan hüküm kurulması da doğru olmamıştır. Bu itibarla, tarafların icra dosyaları dahil delilleri toplanarak, genel kredi sözleşmesinin 38. maddesi değerlendirilerek, bankanın kredi sözleşmesinden dolayı mevcut zarar miktarı belirlenip, davacı ile ... Varlık A.Ş. arasındaki temlik sözleşmesinin ivazlımı yoksa ivazsız mı olduğu tespit edilerek, eğer ivazlı ise ivaz tutarının belirlenen tazminattan mahsup edilerek neticesine göre bir karar vermek gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmadığı " gerekçesi ile bozularak gelmiş, Usul ve Yasa' ya uygun bulunan bozma ilamına uyularak yargılamaya Mahkememizce devam olunmuştur.

Mahkememizce davanın kısmen kabulüne dair ... Karar sayılı ikinci kararı Y...H.D.' nin 10/12/2019 Tarih ... K. Sayılı ilamı ile " Dava, banka yönetim kurulu üyesinin usulsüz kredi kullandırması nedeniyle oluşan davacı şirket zararının tazmini istemine ilişkin sorumluluk davasıdır. Dairemizin 09.10.2014 tarih ve 2...K. sayılı ilamında icra dosyaları dahil tarafların tüm delillerinin toplanıp genel kredi sözleşmesinin 38. maddesinin değerlendirilmesi, temlikin ivazlı olması halinde ivaz tutarının tazminattan mahsubu gerektiğine işaret edilerek mahkeme kararı taraflar yararına bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyulduktan sonra dava dışı ... İşletim Sistemleri Teknik San. Tic. Ltd. Şti.'ye kullandırılan kredinin tahsili için yapılan icra takipleri icra müdürlüklerinden istenmiş, istenen dosyalarının imha edildiği icra müdürlükleri tarafından bildirilmiş, davacı vekili, bu icra dosyalarının kendilerinde bulunan belgelerin fotokopilerini mahkemeye ibraz etmiştir. Bu fotokopilerin incelenmesinde, diğer takiplerin yanında alacaklı banka tarafından Adana ... İcra Müdürlüğü ' nün ... Esas sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatıldığı, bu takipe konu ipotekli taşınmazlardan... Bölge Karslılar Köyü'ndeki taşınmazın paraya çevrilerek alacağa mahsup edildiği, takibe konu Hilvan İlçesindeki taşınmazların kıymet takdirinin yapıldığı, 20.09.1999 tarihli kıymet takdir raporunda, Hilvan İlçesindeki ipotekli taşınmazlara keşif tarihi itibariyle 148.628.571.426 TL (148.628,57 TL) değer biçildiği anlaşılmış, ancak bu taşınmazların ihaleye çıkartıldığına dair bir belgeye rastlanmamıştır. Bu nedenle kat tarihinden sonraki zararın meydana gelmesinde ve dolayısıyla banka zararının artmasında ipotekli taşınmazların derhal paraya çevrilmesi için gereğini yerine getirmeyen bankanın sorumlu olduğunun kabulü gerekir. Bu durumda, davalının ancak kat tarihinde doğmuş bulunan zarardan mesul tutulabileceği kabul edilip bu tarih itibariyle zarar miktarının tespiti ile bulunan miktardan kat tarihinden sonra ipotekli taşınmazın satışından ve alacağın temliki suretiyle elde edilen ivazın düşülmesiyle davalının sorumlu olduğu tutar belirlenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulmasını gerektirmiştir. " gerekçesiyle bozularak gelmiş , tarafların karar düzeltilmesi talebi üzerine Y... H.D.' nin 14/10/2021 Tarih ... K. sayılı ilamı ile " ... Dava, banka yönetim kurulu üyesinin usulsüz kredi kullandırdığı iddiasına dayalı sorumluluk davasıdır. Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak davacı bankanın zararının bozma ilamında belirtildiği üzere sadece hesap kat ihtarında belirtilen miktar kadar olmayıp, kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle oluşan faiz ve diğer masrafları da kapsadığı kabul edilerek hesap yapılmasında bir isabetsizlik bulunmamakla birlikte anılan şekilde yapılan hesap tarzı ile ulaşılan asıl alacağa dava tarihinden itibaren avans faizi uygulanması gerekirken asıl alacağa dava tarihinden itibaren %136 faiz uygulanmak suretiyle hüküm kurulması doğru görülmediğinden davalı vekilinin anılan yöne ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile yukarıda açıklanan nedenlerle de kararın davalı yararına bozulması gerekirken yazılı şekilde bozulmuştur. Davalı vekilinin bu yöne ilişkin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 10.12.2019 tarih, ...K. Sayılı bozma ilamının davalı yararına bozma yapılan “2” nolu bozma gerekçesine yukarıda açıklanan nedenlerin de eklenmesi suretiyle kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir..." gerekçesi ile bozularak gelmiş, Usul ve Yasa' ya uygun bulunan bozma ilamına uyularak yargılamaya Mahkememizce devam olunmuştur.

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu' nun 09/07/2001 tarih ve 381 nolu kararının incelemesinde; ...Bankası TAŞ'ın temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetiminin 4389 sayılı yasanın 14/3 maddesine istinaden Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilmesine karar verildiği belirlenmiştir.

Tasarruf Mevduat Sigorta Fonu vekili tarafından sunulan 23/03/2004 tarihli 86 no lu kararın incelemesinde " Kullandırılan kredilerden dolayı bankaya zarar verdiği tespit edilen 1997-1998-1999 yıllarında görev yapan eski genel müdür ... hakkında daha önce ... Bankası TAŞ tarafından açılan ve halen devam etmekte olan İzmir ...Asliye Ticaret Mahkemesi' nin ... ... ... Esas sayılı dosyası ile ... yönünden 4839 sayılı Bankalar Kanununun değişik 14/7-3. maddesi gereğince Fon tarafından kanuni halef sıfatıyla devam olunmasına " karar verildiği yine TMSF vekili tarafından dosyaya sunulan 506 sayılı Tasarruf Mevduatı Fon Kurul kararının incelemesinde; ... Ltd. Şti' ne kullandırılan kredilere ilişkin olarak düzenlenen 22/02/2001 tarih ve 1 sayılı teftiş raporuna istinaden ... hakkında 662.000.000.000,00-YTL üzerinden açılan mali sorumluluk davasının 5411 sayılı Bankacılık Kanunu' nun 133. Maddesinde yer alan yetkiye dayanılarak sürdürülmesine karar verildiği belirlenmiştir.

İzmir ...ATM'nin ... Esas, ... Karar sayılı dosyasının incelemesinde; davacı ve bu dosya ile birleşen İzmir ...Atm'nin...Esas, İzmir... Ahm' nin ... E, İzmir ...Atm' nin... Esas sayılı dosyalarının davacılarının ... , ..., davalının Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu, dava ve birleşen davaların genel kurul iptali davaları olduğu, dava ile birleşen davaların ibranın iptali talebinin açılabilecek eda davasında tartışılması gerektiği gerekçesiyle ayrı ayrı reddine karar verildiği belirlenmiştir.

İlk bozma ilamı öncesinde davacı Tasarruf Mevduat Sigorta Fonu vekili Mahkememize verdiği 18/06/2007 tarihli ıslah dilekçesinde ; fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydı ile 662.000.000.000,00-TL olarak ikame edilen davanın 692.456.732.527,00-TL (692.456,73-YTL) olarak ıslahı ile ıslah edilen bu bedelin zararın meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek dava dilekçesi ile talep edilen faiz oranı üzerinden işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

İlk bozma ilamından önce davacı ticari defterleri ile dosya üzerinde iki hukukçu ve bir SMMM' den oluşturulan üç kişilik bilirkişi kurulu vasıtası ile talimat mahkemesi aracılığıyla bilirkişi incelemesi yaptırılmış, talimat mahkemesince alınan bilirkişi kurulu raporunda ; davalıların devir öncesi ... Adana Şubesi' nin kredili müşterisi olan ... İletişim Sistemleri Teknik San. Tic. Ltd. Şti' ne kredi değerliliği olmadığı halde gerekli özen göstermeksizin limit arttırımı kararı alınması sonucu davaya konu kredi riskinin oluşması nedeniyle ...' in eylemlerinde basiretli davranmadığı, bu nedenle sorumlu olduğu ancak davacı vekilinin banka zararı olarak talep ettiği zararın icra takiplerinin sona erip aciz vesikasına bağlanmadığı, bu nedenle hesaplanabilir kesinleşmiş bir zararın bu aşamada henüz belirlenemediği, öte yandan banka genel kurulunun geriye yönelik bir kararla 1995-1996-1997 ve 1998 yıllarına ait mevcut ibra kararlarını ortadan kaldırmasının mümkün olmayacağı, olayda zaman aşımına ilişkin olarak TTK madde 309' da öngörülen 2 ve 5 yıllık sürelerin uygulama alanı bulacağı, bu bağlamda zarara uğrayan tüzel kişi olduğundan zaman aşımının başlangıcının yasa ve tüzük hükümleri uyarınca dava açma kararı vermeye yetkili organ olan genel kurulca öğrenilmesi gerektiği görüşünde olunduğu ayrıntılı ve gerekçeli olarak belirtilmiştir.

İlk bozma ilamından önce alınan bilirkişi kök raporunun hüküm vermeye yeterli olmadığı anlaşıldığından ve taraflarca rapora itiraz edildiğinden dosya üzerinde hukukçu, smmm ve bankacı bilirkişiden oluşturulan üç kişilik bilirkişi kurulu vasıtası ile 2. kez bilirkişi incelemesi yaptırılmış, alınan bilirkişi kurulu raporunda ; davalının TTK 336 vd, 342, 309. maddeleri gereği sorumluluğun maddi ve şekli şartlarının gerçekleştiği, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu' nun 133,141 ve geçici 16. Maddeleri karşısında dava konusu olayda zaman aşımının gerçekleşmediği, aynı hükümler gereği ibra kararlarının geri alınabileceği, kaldı ki sorumluluğu gerektiren hususlar bilançoya yansımadığından TTK' nin 380. maddesi uyarınca dahi ibranın gerçekleşmeyeceği, davacı TMSF tarafından sorunlu kredileri devir alınan Tarişbank tarafından iflas durumuna gelmiş dava dışı firmaya önce kredi teklifini uygun bulmamasına rağmen bir gün sonra kredi kullandırmak ve kredi miktarını arttırmak suretiyle birimlerinin sorumlu olduğu, Adana Şubesi'nin kusur oranının % 50, genel müdür krediler genel müdür yardımcısı ile krediler biriminin kusur oranının % 30 ve davalı ...' in de yeterli denetimi yapmadan kredileri onaylamak sureti ile banka zararına neden olduğu ve kusur oranının % 20 olması gerektiği, davalının sadece genel müdürlük birimlerinin tarafından onaylanan krediden sorumlu olması gerektiği, şube elemanlarının sorumluluğunun ana para 38.778,42-TL, faiz 79.787,68-TL olmak üzere 118.566,10-TL, genel müdürlük krediler müdürlüğünün sorumluluğunun anapara 23.267,05-TL, faiz 47.872,60-TL olmak üzere toplam 71.139,65-TL, davalı genel müdürün sorumluluğunun anapara 15.511,37-TL, faiz 31.915,06-TL olmak üzere toplam 47.426,43-TL, toplam tüm sorumluluğun anapara 77.556,83-TL, faiz 159.575,36-TL olmak üzere 237.132,18-TL olduğu, halen yürürlükte olan TTK' nin 336. Maddesinin kusur oranları bakımından bir ayrım yapılmaksızın yönetim kurulu üyeleri ve müdürlerin zarar görene karşı zararın tamamından müteselsilen sorumlu oldukları, davalılardan % 136 temerrüt faizi talep edilemeyeceği, yalnızca 3095 sayılı Kanun' un 2.II. maddesi uyarınca ticari temerrüt faizi istenebileceği görüş ve kanısına varıldığı ayrıntılı ve gerekçeli olarak belirtilmiştir.

Yargıtay ilk bozma ilamı doğrultusunda yapılan temlikin ivazlı olup olmadığı, ivazlı ise bunun miktarı konusunda TMSF 1. Tahsilat Dairesi ile ... Varlık Yön. A.Ş' ye yazı yazılmış, alınan ... Varlık yazı cevabında; TMSF tarafından yapılan 2. Alacak satış ihalesi kapsamında toplam ana para büyüklüğü yaklaşık 933.8 milyon USD olan ve 10.812 adet alacak kaydından oluşan satış portföyünün 161 milyon USD peşinat tutarı ve % 43 hasılat paylaşımı oranı karşılığında devir ve temlik aldığı, temlik bedelinin tüm portföy nazara alınarak belirlendiği, her bir alacak için ayrıca değerlendirme yapılmadığı, bununla birlikte peşinat tutarının satış portföyündeki alacakların toplam ana para tutarına olan oranı esas alınarak yapılan hesaplamada; 1065374 arşiv numaralı ( ... İşletim Sistemleri Teknoloji San. Tic. Ltd. Şti ) alacağa tekabül eden peşinat tutarının 38.768,01-USD olarak tespit edildiği, söz konusu alacaklar ile ilgili olarak şirket tarafından bugüne kadar her hangi bir tahsilat sağlanamadığından TMSF' ye ödenmiş bir hasılat payı bulunmadığı belirtilmiş, TMSF 1. Tahsilat Dairesi Başkanlığı' nın yazı cevabında da; Kurum bünyesinde 2. Tahsilat Daire Başkanlığı tarafından verilen bilgiye istinaden 2. Alacak satış ihalesi kapsamında toplam ana para büyüklüğü yaklaşık 933.8 milyon USD olan ve 10.812 adet alacak kaydından oluşan satış portföyünün 161 milyon USD peşinat tutarı ve % 43 hasılat paylaşımı oranı karşılığında ... Varlık Yönetim A.Ş' ye devir ve temlik edildiği, temlik bedelinin tüm portföy nazara alınarak belirlendiği, her bir alacak için ayrıca değerlendirme yapılmadığı, bununla birlikte peşinat tutarının satış portföyündeki alacakların toplam ana para tutarına olan oranı esas alınarak yapılan hesaplamada; 1065374 arşiv numaralı ( ... İşletim Sistemleri Teknoloji San. Tic. Ltd. Şti ) alacağa tekabül eden peşinat tutarının 38.768,01-USD olarak tespit edildiği, söz konusu alacaklar ile ilgili olarak ... Yönetim A.Ş tarafından her hangi bir tahsilat sağlanamadığından kuruma ödenmiş bir hasılat payı bulunmadığı belirtilmiştir.

İlk bozma ilamı sonrasında Adana ... İcra Müdürlüğü' nün ... E, İzmir ... İcra Müdürlüğü' nün ... E, İzmir ... İcra Müdürlüğü' nün ... E, İzmir ...İcra Müdürlüğü' nün ... E. sayılı dosyalarının celbi için ilgili müdürlüklere müzekkereler yazılmış, alınan Adana... İcra Müdürlüğü' nün yazı cevabında ; ilgili dosyanın zaman aşımı sebebiyle 11/03/2013 tarihinde imha edilmek üzere SEKA' ya gönderildiği, İzmir ...İcra Müdürlüğü' nün yazı cevabında; ilgili icra dosyasının imha edildiği, İzmir ... İcra Müdürlüğü' nün yazı cevabında; ilgili dosyanın 06/01/2011 tarihinde ... sayılı karar ile imha edildiği, İzmir ... İcra Müdürlüğü' nün yazı cevabında; ilgili dosyanın 10 yıllık zaman aşımı süresi dolduğundan 27/02/2012 tarih ve ... sayılı yazı ile imha edildiği bu sebeple dosyaların gönderilemediğinin belirtildiği belirlenmiş, davacı tarafça imha edilen dosyalar ile ilgili dosya örnekleri Mahkememize sunulmuştur.

Davacı vekiline, Yargıtay ilk bozma ilamında bahsi geçen genel kredi sözleşmesini ( GKS ) sunması için 2 haftalık süre verilmiş, davacı tarafça GKS' lerinin fotokopileri Mahkememize sunulmuştur.

Yargıtay ilk bozma ilamı doğrultusunda hesaplama yapılabilmesi için önceki bilirkişi kurulundan ek rapor alınmış, alınan 07/12/2016 havale tarihli bilirkişi kurulu ek raporunda ; her grubun sorumlu bulunduğu miktarın şube elemanları için ana para 37.108,54-TL, faiz 149.282,33-TL, genel müdürlük krediler müdürlüğü için ana para 22.265,12-TL, faiz 89.569,40-TL, davalı genel müdür için ana para 14.843,42-TL, faiz 59.712,93-TL olmak üzere toplam ana para 74.217,08-TL, faiz 298.564,66-TL olmak üzere genel toplam 372.781,74-TL olduğu ancak dava konusu olay tarihinde yürürlükte olan TTK' nin 336. Maddesinin kusur oranları bakımından bir ayrım yapılmaksızın yönetim kurulu üyeleri ve müdürlerin zarar görene karşı zararın tamamından müteselsilen sorumlu oldukları, davalıdan % 136 temerrüt faizi istenebileceği görüş ve kanaatine varıldığı ayrıntılı ve gerekçeli olarak belirtilmiştir.

Davalı itirazları değerlendirilip seçenek olarak ticari avans faizi ile hesaplama yapılarak ek rapor düzenlenmesi için dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, alınan 15/09/2017 havale tarihli bilirkişi kurulu 2. Ek raporunda ; her grubun sorumlu bulunduğu miktarın ( mahkemenin ticari avans faizi ile talep ettiği hesaplama sonucu ) şube elemanları için ana para 37.108,54-TL, faiz 76.700,02-TL, genel müdürlük krediler müdürlüğü için ana para 22.265,12-TL, faiz 46.020,02-TL, davalı genel müdür için ana para 14.843,42-TL, faiz 30.680,01-TL olmak üzere toplam ana para 74.217,08-TL, faiz 153.400,05-TL olmak üzere genel toplam 227.617,13-TL olduğu ancak dava konusu olay tarihinde yürürlükte olan TTK' nin 336. Maddesinin kusur oranları bakımından bir ayrım yapılmaksızın yönetim kurulu üyeleri ve müdürlerin zarar görene karşı zararın tamamından müteselsilen sorumlu oldukları, davalıdan TCMB' si değişen avans faizi oranlarının istenebileceği, davalı vekilinin rapora yönelik diğer itirazları bakımından ana ve ek raporlardaki görüşlerde bir değişiklik olmadığı görüş ve kanaatine varıldığı ayrıntılı ve gerekçeli olarak belirtilmiştir.

Yargıtay ikinci bozma ilamı doğrultusunda ipotekli taşınmazların tapu kayıtları tüm tedavül ve ipotek akit tabloları ile birlikte celp edilerek dosya içerisine alınmış ,davacı tarafça ayrıca ... AŞ. tarafından cebri icra yoluyla satışı yapılamayan ipotekli taşınmazların 3083 sayılı kanun kapsamında kalması sebebiyle cebri icra yoluyla satışlarının gerçekleştirilemediği belirtildiğinden bu hususta Şanlıurfa İl Tarım Ve Orman Müdürlüğü ' ne yazı yazılmış alınan yazı cevabında ; yapılan inceleme neticesinde Şanlıurfa İli Hilvan ilçesi Aydınlı Mahallesi ... nolu parsellerde borçlu adına kayıtlı bulunan hissesinin tamamının ( bölünmeden ) 1 kişiye satışı işleminde 3083 sayılı yasa şerhlerinin devamı kaydıyla müdürlükçe sakınca görülmediği belirtilmiştir.

Yargıtay ikinci bozma ilamı doğrultusunda İstanbul 10. İcra Müdürlüğü'nün 2007/10947 sayılı dosyası, Adana ... İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyası, Adana ... İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyası ve Adana ... İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasında tahsilat yapılıp yapılmadığı sorulmuş , alınan yazı cevaplarında ; İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasında avans tahsilatı yapıldığı , Adana ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının imha edildiği ve Uyap kayıtlarında tahsilat evrakının bulunmadığı , diğer dosyalar yönünden herhangi bir tahsilat bulunmadığı belirtilmiştir.

Adana ... İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasının incelemesinde; alacaklının ... Varlık Yönetim A.Ş., borçluların ... İşletim Sis. ve Teknoloji San. ve Tic. Ltd. Şti. ile ... mirasçıları ..., borç miktarının 60.000,00 TL, takip dayanağının ipotek bedeli, takibin ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip olduğu belirlenmiştir.

Yargıtay ikinci bozma ilamı doğrultusunda gelen tüm cevaplar değerlendirilerek ek rapor düzenlenmesi için dosya heyetin bankacı bilirkişisi ...' a tevdi edilmiş , alınan 20/11/2023 tarihli bilirkişi 3. Ek raporunda; Yargıtay kararında yer alan ” keşif tarihi itibariyle 148.628,57 TL değer biçilmesi, ihaleye çıkılması ile ilgili belge olmaması, kat tarihinden sonraki zararın meydana gelmesinde ve dolayısıyla banka zararının artmasında ipotekli taşınmazların derhal paraya çevrilmesi için gereğini yerine getirmeyen bankanın sorumlu kabul edilmesi, 28.05.1999 takip tarihi itibariyle borç miktarı 231.581.-USD, ETL karşılığı 93.835.231.714.-ETL (93.835.23 YTL'dır.) olmasına karşın 20.09.1999 tarihli kıymet takdir raporunda Hilvan ilçesindeki ipotekli taşınmazlara keşif tarihi itibariyle 148.628,57 TL yani daha fazla değer biçilmesi... ” hususlarının hukuki ve nihai takdiri mahkemeye ait olmak üzere, 2.Ek rapordaki hesaplamalardan sonra tahsilat olmaması ve 2.Ek rapordaki hesaplamaların Yargıtay kararına uygun ( avans faiz oranları dikkate alınarak) hesaplama olması sebebiyle, 2. Ek raporun hesaplamaları sonrası bulunan sonuçta değişikliği gerektirecek bir husus olmadığı görüşüne varıldığı ayrıntılı ve gerekçeli olarak belirtilmiştir.

Toplanan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda; davacı tarafça, davalının genel müdür ve yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptığı dönemde yapmış olduğu usulsüz ve mevzuata aykırı işlemleri nedeniyle banka zararına yol açtığı gerekçesiyle banka zararının tahsili için davalı hakkında dava açıldığı,

Uyuşmazlığın; Bankacılık Mevzuatı ve bu Mevzuat' daki yollamalar doğrultusunda 6762 sayılı TTK' nin anonim ortaklıkta yönetim kurulu üyeleri ve müdürlerin sorumluluğuna ilişkin 336 vd. 340 ve 342. maddenin yollaması ile 309. maddesine tabi olduğu,

Kredilerin açıldığı dönemde yürürlükte olan 3182 sayılı Bankalar Kanunu' nun 86.II maddesinde; “ Türk Ticaret Kanunu' nun sorumluluğu gerektiren hükümleri saklıdır. ” düzenlemesi ile TTK hükümlerine atıf yapıldığı,

Kural olarak, yönetim kurulu üyelerinin şirket adına yaptıkları işlemlerden dolayı kişisel olarak sorumlu tutulamayacakları ancak 6762 sayılı TTK’ nin 336. maddesinde belirtilen hallerde ortaklığa ve ortaklık alacaklılarına karşı kusursuz olduklarını ispat etmedikçe tüm yöneticilerin oluşan zarardan müteselsilen sorumlu olacakları, yönetim kurulu üyelerinin görevlerini ifaları sırasında bir zarar oluşmuşsa, bu zararın üyelerin kusurlu eylemi sonucunda meydana geldiğinin kabulünün gerektiği, Türk Ticaret Kanunu' nun yönetim kurulu üyeleri için ispat yükü ters çevrilmiş kusur esasına dayanan bir sorumluluk öngördüğü ve yönetim kurulu üyeleri aleyhine kusur karinesi kabul ettiği, TTK’ nin 338. maddesinde; yönetim kurulu üyelerinin kusur ve sorumluluklarının bulunmadığını ispat edemedikleri takdirde zarardan sorumlu olduklarının düzenlendiği,

Davalının 06/08/1997 - 08/06/1999 tarihleri arasında genel müdür ve yönetim kurulu üyesi olduğu davalı yönetim kurulu üyesi ve genel müdürün özen borcunu ihlal ederek kredi tahsis edilmemesi gereken kişilere kredi tahsis ettikleri olumsuz istihbarat raporlarına rağmen yeterli teminat almadan kredi açtıkları, açılan kredinin ödenmediği, alacak için yapılan icra takiplerinin kısmen sonuçsuz kaldığı ve bankanın alacağı tutarın bir kısmı hakkında aciz vesikası düzenlendiği, zarar ile yönetim kurulu üyelerinin özen borcunun ihlali arasında uygun nedensellik bağının mevcut olduğu, davalının bu kararların alınmasında kusursuz olduğunu ispatlayamadığı, kredilerin 1995 - 1997 yılları arasında açılıp kullanıldığı, davalının bu dönemde kısmen görevde olduğu ve sorumluluğun maddi şartlarının gerçekleştiği,

Sorumluluk davasının açılabilmesi için 6762 sayılı TTK' nin 341. Maddesi gereğince genel kurulca yönetim kurulu üyeleri aleyhine sorumluluk davası açılmasına karar verilmesi ayrıca 6762 sayılı TTK' nin 380. maddesi gereğince yönetim kurulu üyeleri ve müdürler hakkında banka genel kurulu tarafından açık veya bilançonun tasdiki suretiyle zımni ibra kararı alınmamış olması gerektiği,

Yargılamanın devamı esnasında 01/11/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5411 sayılı Bankacılık Kanunu' nun 133. maddesinde; “ Faaliyet izni kaldırılan bankaların tasfiyelerinin tamamlanması ancak iflas veya tasfiye masa alacaklarının tahsil edilememiş olması hâlinde, bankanın sorumlulukları tespit edilen ortakları, yönetim kurulu eski üyeleri ve denetçileri aleyhine varsa ibralarının iptali ve işlemleri nedeniyle verdikleri zararın tazmini için tasfiyenin tamamlanmasını müteakip beş yıl içinde Fon tarafından dava açılabilir. Fon bankalarının hisselerinin üçüncü kişilere devir veya intikali hâlinde banka tarafından, bankanın eski ortakları, yöneticileri ve denetçileri hakkında açılmış olan dava ve takiplere Fon tarafından kanunî halef sıfatıyla kaldığı yerden devam olunur. Bu dava ve takipler sonucunda hükmolunacak tutarlar Fona ait olur. Bu bankaların başka bir bankaya devredilmesi ya da başka bir banka ile birleşmesi, hisselerinin üçüncü kişilere devredilmesi ya da tasfiyelerine karar verilmesi hâlinde, bu işlemlerin tamamlanmasını takip eden beş yıl içinde bankanın sorumlulukları tespit edilen yönetim kurulu eski üyeleri ve eski denetçileri aleyhine varsa ibralarının iptali ve işlemleri nedeniyle verdikleri zararın Fon adına tazmini istemi ile Fon tarafından dava açılabilir. Dava açılmasına dair Fon Kurulu kararı dava şartı olarak aranan genel kurul kararı yerine geçer.... ” düzenlemesinin bulunduğu, yine aynı Yasa' nın Geçici 16. maddesinde “ Bu Kanun ile Fon alacağının tahsili bakımından yarar görülerek zamanaşımı ve diğer konularda Fon lehine getirilen hükümler makable şamildir. ” düzenlemesinin bulunduğu, 5411 sayılı Yasa hükümlerinin geçmişe etkili olduğunun öngörülmesi sebebiyle davacı TMSF tarafından ibraz edilen 23/03/2004 tarih ve 86 sayılı karar ile yine davacı tarafından ibraz edilen 19/10/2006 tarih ve 506 sayılı davaya halef sıfatıyla devam kararının 5411 sayılı Yasa' nın 133. maddesi hükümleri gözönüne alınarak sorumluluk davasının açılması açısından yeterli sayılmasının gerektiği,

6762 sayılı TTK' nin 380. maddesine göre ibranın geçerli olabilmesi için; davaya konu kredi ile bilgilerin genel kurula sunulan şirket bilançolarında yer alması gerektiği, ibranın sadece genel kurulun bilgisine sunulan işlemleri içereceği, açıklanmamış, belgeye dayandırılmamış ve vasat yetenekli bir ortağın anlayamayacağı konulardaki ibranın yok sayılmasının gerektiği, bütün bu hususların genel kurulda ortaya konulup görüşüldükten sonra yöneticilerin sorumluluk halleri ve ortaklığa verdikleri zarar açıkça saptanıldığı halde genel kurulca sorumluluk davası açılmasına yer olmadığına ve ibraya karar verildiği takdirde böyle bir ibraya geçerlilik tanınabileceği, olayda bu anlamda bir ibranın olmadığı, davalının ibralarının gerçekleşmediği ve sorumluluk davasının diğer koşulu olan ibra edilmemiş olmak koşulunun gerçekleşmiş olduğu,

6762 sayılı TTK' nin 309. maddesinde; “ Mesul olan kimselere karşı tazminat istemek hakkı davacının zararı ve mesul olan kimseyi öğrendiği tarihten itibaren iki yıl ve her halde zararı doğuran fiilin vukuu tarihinden itibaren beş yıl geçmekle müruruzamana uğrar. Şu kadar ki; bu fiil cezayı müstelzim olup Ceza Kanunu' na göre müddeti daha uzun müruruzamana tabi bulunuyorsa tazminat davasına da o müruruzaman tatbik olunur. ” düzenlemesinin bulunduğu,

Dava konusu edilen olay ile ilgili düzenlenen müfettiş raporunun düzenlenme tarihinin 22/02/2001, genel müdürlüğü arz tarihinin 13/07/2001 ve 27/09/2001 olup davanın ise 27/12/2001 tarihinde açıldığı ve 6762 sayılı TTK' nin 309. Maddesinde belirtilen öğrenme tarihi ile ilgili 2 yıllık zaman aşımı süresinin dolmadığı, zararı doğuran kredi açılma tarihinin 16/01/1998 olduğu ve 309. Maddedeki 5 yıllık sürenin de dava açılış tarihi itibarıyla dolmadığı ve davanın zamanaşımına uğramadığı,

Sorumluluk davasına konu banka zararının sadece hesap kat ihtarında belirtilen miktar kadar olmayıp, kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle oluşan faiz ve diğer masrafları da kapsadığının kabulünün gerektiği, taraflar arasında konuya ilişkin bir sözleşme ilişkisinin ve buna bağlı olarak kararlaştırılan bir akdi temerrüt faizinin bulunmadığı, işin davacı açısından da ticari iş olduğu gözetilerek, haksız fiil sorumluluğuna ilişkin ilkeler çerçevesinde davalının avans faizi ile sorumlu tutulmasının gerektiği, alacaklı banka tarafından alacağın tahsiline yönelik muhtelif takipler yapıldığı , bu takipler arasında Adana ... İcra Müdürlüğü ' nün ... Esas sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibin de bulunduğu , bu takipe konu ipotekli taşınmazlardan Seyhan ...Bölge Karslılar Köyü'ndeki taşınmazın paraya çevrilerek alacağa mahsup edildiği, takibe konu Hilvan İlçesindeki taşınmazların kıymet takdirinin yapıldığı, 20.09.1999 tarihli kıymet takdir raporunda, Hilvan İlçesindeki ipotekli taşınmazlara keşif tarihi itibariyle 148.628.571.426 TL (148.628,57 TL) değer biçildiğinin anlaşıldığı ancak bu taşınmazların ihaleye çıkartıldığına dair bir belgeye rastlanmadığı , bu nedenle kat tarihinden sonraki zararın meydana gelmesinde ve dolayısıyla banka zararının artmasında ipotekli taşınmazların derhal paraya çevrilmesi için gereğini yerine getirmeyen bankanın sorumlu olduğunun kabulünün gerektiği ve bu durumda davalının ancak kat tarihinde doğmuş bulunan zarardan mesul tutulabileceğinin kabul edilip bu tarih itibariyle zarar miktarının tespiti ile bulunan miktardan kat tarihinden sonra ipotekli taşınmazın satışından ve alacağın temliki suretiyle elde edilen ivazın düşülmesiyle davalının sorumlu olduğu tutarın belirlenmesinin gerektiği , kat tarihi itibariyle doğmuş bulunan zarar miktarının 20/11/2023 tarihli bilirkişi 3. ek raporunda belirtilen 74.217,08 TL asıl alacak olduğu , dava tarihinden sonra 13/03/2001 tarihinde 6.200,29 TL ve 09/02/2006 tarihinde 51.735,91 TL lik tahsilat yapıldığı , yapılan tahsilat miktarı açısından davanın konusunun kalmadığı ve söz konusu miktarın zarar miktarından mahsubunun gerektiği bu mahsubun yapılması sonucu talep edilebilecek zarar miktarının 16.280,88-TL asıl alacak olduğu incelenen tüm dosya kapsamı ile anlaşılmış , davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;

  1. Davanın KISMEN KABULÜ ile, 16.280,88. TL nin dava tarihinden itibaren işletilecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,

  1. Alınması gerekli 1.112,15. TL harçtan peşin alınan davalı tarafça tamamlanmasına,

( Harcın 20.857,82 TL lik bölümü ile ilgili Mahkememizin 28/12/2017 tarihli kararı sonrasında Mahkememiz dosyasının bozmadan önceki esası olan 2014/1603 Esas sayılı dosya üzerinden 02/04/2018 tarihli Harç Tahsil Müzekkeresi çıkartıldığı anlaşılmakla Harç Tahsil Müzekkeresinin infaz edilip edilmediği kontrol edilerek müzekkerenin infaz edildiği belirlendiğinde fazla alınan 19.745,67 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davalı tarafa iadesine)

  1. Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 5411 sayılı Yasa' nın 133/son maddesi hükmü gereğince hesap ve takdir edilen 16.280,88. TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

  2. Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 5411 sayılı Yasa' nın 133/son maddesi hükmü gereğince hesap ve takdir edilen 17.900,00. TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

  3. Davacı tarafından bozmadan önce yapılan yargılama gideri 11.218,99. TL ile bozmadan sonra 7 davetiye bedeli 97,50 TL , bilirkişi inceleme ücreti 750,00 TL olmak üzere toplam 12.066,49 TL yargılama giderinin red ve kabule göre 284,00. TL' lik bölümünün davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan bölümünün davacı üzerinde bırakılmasına,

Dair tebliğden itibaren 15 gün içinde Yargıtay yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar davacı vekili Av. ... ile davalı asil ... ile vekili Av. ...ın yüzlerine karşı açıkça okunup usulen anlatıldı. 28/12/2023

Başkan ...

E-imzalıdır

Üye...

E-imzalıdır

Üye ...

E-imzalıdır

Katip ...

E-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

seka'reddinesmmm'tmsf'tcmb'İtirazınİptaliizmir

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:47:35

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim