İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2014/1241 E. 2023/1041 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2014/1241
2023/1041
19 Aralık 2023
T.C.
İZMİR
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2014/1241
KARAR NO : 2023/1041
DAVA : Alacak
DAVA TARİHİ : 29/09/2002
KARAR TARİHİ : 19/12/2023
Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili Mahkememize verdiği 29/07/2022 tarihli dava dilekçesinde; müvekkili bankanın ...Müdür olarak çalıştığı dönemde usulsüz işlemler yapan
dava dışı ...’un şube hesapları üzerinde yaptığı sıra dışı işlemlerle ilgili Bankanın Teftiş
Kurulu Başkanlığı Müfettişlerince şubenin tüm kayıt ve hesapları üzerinde başlatılan geniş kapsamlı ve
ayrıntılı bir çalışma sonucunda hesap hareketlerini neden-sonuç ilişkisi içinde tüm açıklığı ile ortaya
koyacak şekilde dava konusu alacakla ilgili olarak hazırlanan ve dava dilekçesi ekinde sunulan iki
klasörden oluşan 05.07.2002 tarihli... İnceleme Teftiş Raporuyla davalılar ... adları üzerine açılmış bir çok vadeli ve/veya vadesiz mevduat hesaplarının bütün hareketleri ile dava dışı eski Şube Müdürü ... arasındaki her türlü finansal bağlantı ve çalışmalar tek tek ortaya çıkarılarak şube mudilerinin hesaplarından usulsüz olarak çekilen tutarların ne kadarlık kısmının davalılara aktarıldığı tespit edildiğinden bahisle, alacak davasının kabulü ile, müvekkili bankanın davalılardan ... ' den şahsen
32.229.000.000 TL,... ' den şahsen 1.500.000.000 TL, müştereken ve müteselsilen
64.900.250.000 TL olmak üzere borçlu bulundukları toplam 98.629.250.000 TL alacağın dava
tarihinden itibaren işleyecek Merkez Bankası reeskont faizi ile birlikte davalılardan tahsiline,
müvekkili bankanın daha fazla mağduriyetine mahal verilmemesi ve davaya konu alacağın emniyetle
tahsilini teminen borçluların müvekkili banka nezdindeki hesaplarında yer alan bakiyeler ile,
borçlular adına kayıtlı taşınmazlar ile menkul mallar üzerine ihtiyati tedbir konulmasına, yargılama
masrafları ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili Mahkememize verdiği 27/01/2003 havale tarihli cevap dilekçesinde; HUMK'nun 183. maddesinin emredici açık hükmüne rağmen dava dilekçesinde sözü edildikleri halde hiç bir delil ve belge ibraz edilmediği ve bu nedenle de bu hususta bir tebligat yapılmadığını, bu durumun savunma ve cevap hakları bakımından kısıtlayıcı bir boşluk yaratmış olup öncelikle, dava dilekçesinde sözü edilen belge ve kanıtların tümü ile ibraz ve birer örneklerinin taraflarına tebliğinin mahkemece sağlanmasını talep ettiklerini ayrıca dava dilekçesindeki nakil ve tanımlamalarda, bankacılık işlemlerinde pek tesadüf edilmeyen ( aktarma, imzasız, sahte imza ile usulsüz çekme. yatırma...) gibi deyimlerle açık bir anlam taşımayan müphemlikle mesbu durum söz konusu olduğunu, bu durum da, HUMK'nun 179/5 maddesi uyarınca ( dava dilekçesinde iddianın açık bir şekilde açıklanması ) ilkesine aykırı olduğunu, bu iphamın giderilmesi ve dava dilekçesindeki iddialara yeterli açıklığın verilmesi zorunlu bulunduğunu, aksi takdirde, açık bir şekilde anlaşılması mümkün olmayan iddiaların savunma olarak tartışılmasının mümkün olamadığını, bu nedenle de, dava dilekçesindeki (sadece birbirleriyle irtibatlandırılması mümkün olmayan bir şekilde rakamsal ve müphem bir takım nakillerin ; yasal olarak gerekli açıklık verilmek üzere gidertilmesini de mahkemeden arz ve talep ettiklerini, her iki ( A.B. ) fıkralarındaki durumu iptidai itiraz olarak sunduklarını ve bu hususların davacı tarafına gidertilmesine kadar da bu dilekçelerinde açıklanamamış sair hertürlü cevap haklarını saklı tuttuklarını, dilekçenin 1.Maddesinde yazılı eksiklikler ve iphamın mahkemece gidertilmesine değin sair her türlü cevap hakları saklı kalmak kaydı ile : davacı tarafından ( davacı bankaya el konulması bankacılık faaliyet ve mevduat kabul etme izinlerinin kaldırılmasına ilişkin ) yeteri belgeler ibraz ve açıklamalar yapıldığında durum kesin olarak anlaşılacak olmakla beraber müvekkillerinin nakline göre, davacı bankanın (banka ve bankacılık işlemleri ile ilgili konularda ) aktif husumet ehliyeti olmadığını, gerek Bankalar Kanununun 14. Maddesi ve gerekse Tasarruf Mevduatl Sıgorta Fonu Yönetmenliği Hükümlerine göre el konulan ve fona devredilen bankaların idare ve temsili Kamu Tüzel kişiliği olan söz konusu Fona ve Fon Şahsında da ... ait olduğunu, bu nedenle davada aktif husumet yokluğu bakımından davanın reddini talep ettiklerini, dava dilekcesindeki tüm iddialara ( gerek içerikleri gerekse rakamsal yanlarıyla ) itirazla kabul etmediklerini kesin olarak açıkladıklarını, müvekkillerinin, ne doğrudan veya dolaylı ve ne de herhangi bir kademedeki banka mensubuyla olsun bankayı veya bankanın sair müşterilerini ızrara yönelik ard niyetli hiçbir banka işlemi, karşılıksız iktisabı olmadığını, banka müdürü şahsın müvekkillerinin normal bankacılık ilişkileri sırasında telkin ettiği itimat ve güvenle kendisinin (Finans piyasasında uzman olduğu, nakit varlığı, repo, borsa ve parasal işlemlerle daha verimli değerlendirilebileceği) şeklindeki vaatlerine inanılarak kendisine muhtelif tarihlerde nakit tevdiatlarında bulunulduğunu ve maalesef bunların ne kendileri ne de vaad edilen getirilerinin müvekkili ...'ye tam olarak iade edilmediğini, hesaplara az miktarda işlenmelerle yetinildiğini, böylece müvekkillerinin de davacı banka şube yetkilisi tarafından mağdur kılındığını, davada hukuksal düşünüşlerine göre Zaman Aşımı da olduğunu, bu nedenle de dava mesbu bulunduğunu belirtmiş ,öncelikle, dilekçenin 1i. maddesi (A ve (B) bendlerinde ileri sürülen iptidai itirazlarının konusu eksik ve usuli hatalı durumun davacı tarafa gidertilmesine, bu hususların gidertilmesine kadar da sair cevap ve savunma haklarının saklı tutulmasına, yapılacak sair tahkikatı müteakip de usul ve yasaya aykırı varid de bulunmayan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizin ... Esas ... Karar sayılı 16/12/2013 tarihli kararı ile; dava dosyasının müracaata kaldığı tarihten itibaren üç ay içerisinde taraflarca yenilenmediği gerekçesiyle 6100 sayılı HMK'nın 150/5. maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına dair veriler kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Hukuk Dairesinin ... Esas ... Karar saylı ilamı ile "...Mahkemece yukarıda anılan gerekçe ile davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş ise de, 20/06/2012 tarihli duruşmadan sonra davacı tarafın yokluğunda yapılan ve davalı vekilinin mazereti nedeniyle ertelenen 15/01/2013, 16/04/2013 ve 10/09/2013 tarihli duruşmaların davacı tarafa bildirilmediği anlaşılmaktadır. Bu itibarla, mahkemece 10/09/2013 tarihli duruşmaya davacı tarafın gelmemesi nedeniyle verilen işlemden kaldırma kararı sonucu üç ay içerisinde yenilenmeyen dava için verilen açılmamış sayılma kararı yerinde olmamış hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir..." gerekçesiyle bozularak dosya mahkememize gönderilmiş, Mahkememizce bozmaya uyularak yargılamaya devam olunmuştur.
Yargılamanın devamı esnasında , davacı ... arasında imza altına alınan 06/03/2020 tarihli " Dava Ve İcra Dosyaları Devir Protokolu " ile dava konusu edilen alacağın ... AŞ.ye devredildiği belirlenmiş , dava ... AŞ. tarafından devir alan davacı sıfatıyla takip edilmeye devam olunmuştur.
İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi ' nin ... E , ... K sayılı dosyanın incelemesinde; mağdurların ..., katılanların ... , Tasfiye Halinde ... A.Ş,... A.Ş, sanıkların ... ...,..., suçun 4389 sayılı kanuna muhalefet, suç tarihinin 10/04/2001 olduğu, mahkemenin 13/07/2021 tarihli kararı ile "...Sanıklar ... 'un 4389 sayılı Bankalar Kanununa muhalefet suçunu işledikleri iddia edilerek 4389 sayılı yasanın 22/3 maddesi uyarınca ayrı ayrı cezalandırılmaları istemiyle mahkememiz kamu davası açılmış ise de, sanıklar hakkında ön görülen cezanın niteliği ve üst sınırına göre suçun, suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK'nun 102/3 maddesinde ön görülen 15 yıllık asli ve uzayan zaman aşımı süresine tabi olduğu, suç tarihleri olan 28/02/2001, 10/04/2001 ve 17/04/2001 tarihlerinden itibaren bu sürenin dolmuş olduğu anlaşılmakla, sanıklar hakkında açılan kamu davasının 765 sayılı yasanın 102/6 maddesi uyarınca ayrı ayrı ORTADAN KALDIRILMASINA,.." karar verildiği, kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay ... Ceza Dairesinin ... Esas, ... Karar sayılı 05/12/2022 tarihli kararı ile onanmasına karar verilerek kararın 05/12/2022 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir.
Dava konusu edilen alacağın varlığı ve miktarının belirlenmesine yönelik olarak bilirkişi incelemesi yaptırılmış, alınan 22/09/2023 tarihli bilirkişi raporunda; tevdi edilen dosya kapsamında bulunan belge ve bilgiler, tarafların iddia, savunma veitirazların ilgili mevzuat hükümleri ile birlikte değerlendirilmesi sonucunda nihai karar mahkemeye ait olmak üzere; davacı bankanın kapatılan ... Şubesinde, Şubenin eski Müdürü ... tarafından yapılan usulsüz işlemler sonucunda, bankanın diğer müşterilerin mevduat hesaplarından usulsüz olarak para aktarılmak suretiyle menfaat sağlayan davalılar ... ' den 32.229,00 TL,... ' den 1.500,00 TL, süspan olarak kullanılan ... adına açılmış vadesiz mevduat hesapları üzerinden yapılan işlemler nedeniyle 64.900,25 TL nın müştereken ve müteselsilen ... ve ... ' den, olmak üzere toplam 98.629,25 TL nın dava tarihinden itibaren reeskont faiz ile birlikte davalılardan talep
edilebileceği sonuç ve kanaatine varıldığı ayrıntılı ve gerekçeli olarak belirtilmiştir.
Toplanan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda ; davacı tarafça davacı bankanın ... şube müdürünün yaptığı usulsüz işlemler sonucu davacı bankanın zarara uğratıldığından bahisle oluşan zararın giderilmesine yönelik olarak davalılar hakkında dava açıldığı , yargılamanın devamı esnasında dava konusu edilen alacağın ... AŞ.ye devir edildiği ve davanın ... AŞ.tarafından takip edilmeye devam olunduğu ,Davalı tarafça alacağın zaman aşımına uğradığından bahisle zaman aşımı definin ileri sürüldüğü , dava konusu edilen alacağın davacı çalışanının haksız eylemleri sonucu oluşan zarara ilişkin olduğu ve uygulanması gereken zaman aşımı süresinin dava tarihi itibariyle yürürlükte olan BK 60. Maddesinde düzenlenen zararı ve zarar vereni öğrenme tarihinden itibaren 1 yıl ve zarara sebebiyet veren olay tarihinden itibaren 10 yıllık süre olduğu, dava konusu edilen olay ile ilgili düzenlenen müfettiş rapor tarihinin ...olup zararı ve zarar vereni öğrenme tarihinin bu tarih olarak kabulünün gerektiği ve davanın açıldığı 27/09/2002 tarihi itibariyle 1 yıllık sürenin dolmadığı, zarara sebebiyet veren usulsüz işlemlerin 1996 tarihinde başladığı ve dava tarihi itibariyle 10 yıllık sürenin de dolmadığı davanın zamanaşımına uğramadığı,
Dava dışı ... ' un davacı bankanın ... Şubesinde müdür olarak görev yaptığı dönemde gerçekleştirdiği usulsüz işlemleri sonucunda müşteri hesaplarından çektiği bir kısım bakiyeyi bazı şube müşterilerinin hesaplarına yatırmak suretiyle ilgililere kullandırdığının görüldüğü, haksız çıkar elde eden şube müşterileri içerisinde kendi kontrolleri altında tuttukları süspan hesap olarak kullandıkları ... hesaplarının yanı sıra davalı ... ve oğlu davalı ...' nin de bulunduğunun tespit edildiği , söz konusu usulsüz işlemler sonucu davacı bankanın 31/12/2001 tarihi itibariyle mağdur müşterilere içerisinde ... ve oğlu davalı... ' ye aktarılan bakiyelerin de bulunduğu toplam 1.704.366.377.175 ETL , 416.938,72 DEM ve 147.306,42 USD tutarında ödeme yaptığı ,... ' nin 2 adet vadesiz mevduat hesabı üzerinden 32.229.000.000 ETL ,... ' nin bir adet vadesiz mevduat hesabı üzerinden 1.500.000.000 ETL , süspan olarak kullandıkları ... adına açılmış bir adet vadesiz mevduat hesabı üzerinden 11.288.250.000 ETL ve bu hesabın kapatılmasından sonra hayali isim olan ...adına açılmış bir adet vadesiz mevduat hesabı üzerinden 53.613.000.000 ETL olmak üzere toplam 98.629.250.000 ETL nin usulsüz olarak ... ve oğlu davalı... tarafından kullanıldığının tespit edildiği ,söz konusu tespitler göz önüne alındığında davacı bankanın , bankanın kapatılan ...şubesinde , şubenin eski müdürü dava dışı ... tarafından yapılan usulsüz işlemler sonucunda , bankanın diğer müşterilerinin mevduat hesaplarından usulsüz olarak para aktarılmak suretiyle menfaat sağlayan davalı ... ' den 32.229,00 TL ,... ' den 1.500,00 TL ve her iki davalıdan müştereken ve müteselsilen olmak üzere 64.900,00 TL ve genel toplamda 98.629,25 TL talep edebileceği incelenen tüm dosya kapsamı ile anlaşılmış davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
-
Davanın KABULÜ ile, davacının davalı ... ' den 32.229,00 TL , davalı... ' den 1.500,00 TL ve her iki davalıdan müştereken ve müteselsilen 64.900,25 TL olmak üzere toplam 98.629,25 TL alacağının dava tarihi olan 27/09/2002 tarihinden itibaren işletilecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
-
Alınması gerekli 6.737,36 TL harcın davalı tarafça tamamlanmasına ,
-
Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. Hükümlerine göre hesap ve takdir edilen 17.920,00. TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
-
Davacı tarafından yapılan 15 davetiye gideri 102,00. TL, bilirkişi ücreti 3.000.00. TL ,posta masrafı 7,00 TL olmak üzere toplam 3.109,00. TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
Dair tebliğden itibaren 15 gün içinde Yargıtay yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekili Av. ... ile davalılar vekili Av. ... yüzlerine karşı, açıkça okunup usulen anlatıldı.19/12/2023
Katip
E-imzalıdır
Hakim
E-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:48:49