İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/494 E. 2023/1006 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2020/494
2023/1006
13 Aralık 2023
T.C.
İZMİR
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/494 Esas
KARAR NO : 2023/1006
DAVA : İstirdat
DAVA TARİHİ : 22/09/2020
KARAR TARİHİ : 13/12/2023
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan İstirdat (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.
İDDİA VE TALEP:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;İşbu menfi tespit davasına konu edilen senedin davalılardan ... lehine düzenlendiği, daha sonra senet lehdarı ...ın oğlu ...'e ciro edildiği, ciro eden diğer davalı ... tarafından da İzmir ... İcra müdürlüğünde ... esas sayısı ile takibe konulduğu, imzanın müvekkiline ait olmadığını, söz konusu takipe dayanak 12/12/2018 düzenleme tarihli senedin öncelikle hükümsüzlük, bedelsizlik ve muvazaa sebepleri ile iptali ve iadesi ile müvekkilin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP VE SAVUNMA:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava konusu senedin ciro yolu ile meşru hamili olduğu eldeki davanın iyi niyetli müvekkile karşı ileri sürülemeyeceği, davacının okuma yazma bilmiyor olması senetle borçlu olmadığı anlamına gelmeyeceği, davacı senedi imzalarken şahit talep ettiğini ispat ile yükümlü olduğu, öte yandan keşidecinin senet üzerindeki imzanın isim ve soyismin el yazısı ile yazılmış şekilde atıldığı, görme engelli ve okuma yazması olmayan ...'ın isim ve soyismini el yazısı ile yazarak imza atması hayatın olağan akışına aykırı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DAVA:
Dava, sahtelik, ehliyetsizlik ve bedelsizlik iddiasına dayalı kambiyo senedinden kaynaklanan takip sonrası açılan istirdat isteğine ilişkindir.
DELİLLER:
-İzmir ...cra Dairesinin ... esas sayılı dosyası,
-Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 03/02/2021, 29/04/2022, 06/07/2022 tarihli yazısı
ve eki,
-Bornova İlçe Emniyet Müdürlüğünün 22/03/2021 tarihli yazısı ve eki,
-Bornova Türkan Özilhan Devlet Hastanesinin yazısı ve eki,
-Bilirkişi ...'ın 06/12/2021 tarihli raporu,
-Kemeraltı Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezinin 24/02/2022 tarihli yazısı ve eki,
-Ege Üniversitesi Hastanesinin 15/08/2022 tarihli yazısı ve eki,
-İstanbul ATK... Dairesinin14/06/202 tarihli raporu.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Davacının, davalı ...'in kendisi aleyhinde İzmir .... İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı dosyasında bonoya istinaden takip başlattığı, senet lehtarı davalı ... ile davalı ...'in anne oğul oldukları, senetteki keşide imzasının kendisine ait olmadığı, imza kendisine ait olsa bile kendisinin okur yazar olmadığı, ileri derecede görme engeli bulunduğu, senedin düzenlenmesinde ehliyetsiz olduğu, iradesinin sakatlandığı, bilgisizliğinden ve tecrübesizliğinden istifade edildiği, davalıların senet tutarınca ödeme yaptıklarını ve alacaklı olduklarını ispat etmeleri gerektiği, davalıların kötüniyetli oldukları, muazalı ilişki kurdukları iddiası ile davalılara takip nedeniyle borçlu olmadığının tespiti talebinde bulunduğu, davalı ...'in iyi niyetli hamil olduğu, davacı iddialarının gerçeği yansıtmadığı, ispat külfetinin davacıda olduğunu savunduğu, diğer davalı ...'nin davaya cevap vermediği, davacının iddialarını inkar etmiş sayıldığı, taraflar arasında takibe dayanak senedin sahte olup olmadığı, davacının senet düzenlenme tarihinde ehliyetli olup olmadığı, senet mukabilinde davacıya yapılan ödeme veya mal teslimi olup olmadığı ve senedin bedelsiz kalıp kalmadığı hususlarında uyuşmazlık bulunduğu görülmüştür.
Takip ve davaya konu uyuşmazlık kambiyo senedinden kaynaklandığından ve taraflar arasında tüketici işlemi bulunmadığından mutlak ticari dava niteliğindeki uyuşmazlıkta mahkememizin görevli olduğu değerlendirilmiştir.
İzmir...İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı dosyasının incelenmesinde, takip alacaklısının ..., takip borçlularının ... ve ..., takip konusunun 60.000,00 TL asıl alacak, 872,05 TL işlemiş faiz ve 180,00 TL komisyon olmak üzere toplam 61.052,05 TL alacak, takip dayanağının ise 12/12/2018 keşide, 10/10/2019 vade tarihli 60.000,00 TL bedelli keşidecisi ..., lehtar ve cirantası ..., hamilinin ise ... olan nakden düzenlenmiş bono olduğu, ödeme emrinin davacıya 13/11/2019 tarihinde tebliğ edildiği, takibin 24/11/2019 tarihi itibariyle kesinleştiği görülmüştür.
Mahkememizce öncelikle davacının sahtelik iddiası yönünden inceleme yapıldığı, bu kapsamda davacının mahkememiz huzurunda ayakta, oturarak ve çömelerek imza ve yazı örneklerinin alındığı, ayrıca davacıya dava konusu senedin düzenlenme tarihine yakın olacak şekilde imza ve yazı örnek asıllarının bulunduğu kamu kurumlarını bildirmek üzere imkan tanındığı, davacının bildirdiği ilgili kişi ve kurumlardan belge asıllarının temin edildiği, dosyanın Adli Tıp Uzmanı bilirkişiye tevdi edildiği bilirkişinin 06/12/2021 tarihli raporunda, inceleme konusu imzalar ile mukayese belgelerdeki imzalardaki harf ve gramaların tek tek özellikleri ve birbiriyle olan ilişkileri, kağıdın kullanımı, kişisel alışkanlıklar, hız, işleklik baskı derecesi, istif, eğim, doğrultu ve tersim biçimi gibi yönlerden karşılaştırma yapıldığı, dikey ve yatay kuvvetli ışıklar altında, çeşitli büyütme özelliklerinde mercekler kullanıldığı, ayrıca bilgisayarda çeşitli programlar kullanılarak üst üste çakıştırma ve yan yana getirme yöntemleri ile gramalar arasında benzerlikler ve farklılıklar değerlendirildiği, mevcut karşılaştırma imza ve el yazılarına göre, inceleme konusu alacaklısı ..., borçlusu ... olan, 12/12/2018 tanzim ve 10/10/2019 ödeme tarihli, yazı ve rakamla 60.000 TL meblağı içeren, senet aslı üzerindeki borçlu imzaları ile ödeyecek bölümündeki el yazılarının ...'ın eli ürünü olduğu yönünde görüş ve kanaat bildirildiği görülmüştür.
Mahkememizce davacının ehliyetsizlik iddiası yönünden ise davacı tarafından bildirilenler ile mahkememizce resen davacıya ait geçmiş tüm tıbbi belgelerin (hastane müracaatları, epikriz raporları, ilaç reçeteleri vs.) ilgili kurumlardan temin edildiği, davacıya elinde bulunan belgeleri sunmak konusunda imkan tanındığı, ayrıca son sağlık durumunun tespitine ilişkin olarak Ege Üniversitesi Hastanesi göz ve nöroloji polikliniğine sevkinin sağlandığı, dava konusu senedin düzenlendiği 12/12/2018 tarihi itibariyle davacının fiil ehliyetine sahip olup olmadığı hususunda rapor düzenlenmesi için dosyanın İstanbul Adli Tıp ... İhtisas Dairesine gönderildiği, İstanbul ATK'nun 14/06/2023 tarihli raporuna göre, davacının 27/03/2023 tarihinde kurul tarafından bizzat muayenesinin yapıldığı, fiil ehliyetini müessir ve kişide şuur ve harekat serbestisi ile olayları kavrayıp onlardan sağlıklı sonuçlara varabilme yeteneğini ortadan kaldıracak veya azaltacak mahiyet ve derecede herhangi bir akıl hastalığı veya zeka geriliği tespit edilmediği, dava dosyasının tetkikinde; işlem tarihinde herhangi bir akli arıza içinde olduğuna delalet edecek tıbbi bir belge ve bulguya rastlanmadığı, kişinin işlem tarihinde menfaatlerini müdrik ve telkinlere mukavim olabileceği, kendi hür iradesi istikametinde serbest olarak eylem ve işlemlere girişebileceği tıbbi kanaatine varıldığı, bu duruma göre ...'ın 12/12/2018 tarihi itibariyle fiil ehliyetine haiz olduğu yönünde görüş ve kanaat bildirildiği görülmüştür.
Davacı tarafından yargılama aşamasında davaya konu takibe ilişkin borcun haricen davalı ...'e 105.000,00 TL + tahsil harcı ile birlikte ödendiği, bu hususta taraflar arasında protokol düzenlendiği ve davanın istirdat davasına dönüştüğünün 01/05/2023 tarihli dilekçe ile beyan edildiği, mahkememizce eksik harcın 11/10/2023 tarihli celse ara kararı ile davacıya tamamlattırıldığı ve davanın istirdat davasına dönüştüğü anlaşılmıştır.
Yukarıda yapılan açıklamalar ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; davacı tarafından iş bu davanın menfi tespit davası olarak takip alacaklısı ile senet lehtar ve cirantası olan davalılara karşı ikame edildiği, yargılama aşamasında davacının takibe konu borcu takip alacaklısına ödediği, davanın istirdat davasına dönüştüğü, davacının iş bu davada davalıların kötüniyetli olarak birlikte hareket ettiği iddiası bulunduğundan her iki davalı yönünden pasif husumet ehliyeti bulunduğunun mahkememizce değerlendirildiği, davacının dava konusu bonodaki keşideci imzasının kendisine ait olmadığını ileri sürdüğü, mahkememizce anılan 06/12/2021 tarihli bilirkişi raporu ile söz konusu imzanın davacının eli ürünü olduğunun tespit edildiği, davacı tarafından bu rapora itiraz edilmiş ise de mahkememizce davacının imza ve yazı örneklerinin alındığı, ilgili kurumlardan imza örneklerinin istenildiği ve dosyaya kazandırıldığı, davacının soyut itirazlarını destekler somut herhangi bir delil sunmadığı, bu sebeple davacının yeniden rapor alınmasına ilişkin taleplerinin mahkememizce yerinde görülmediği, davaya konu bonodaki imzanın davacıdan sadır olduğunun kabulü gerektiği, yine davacı tarafından ehliyetsizlik iddiası ileri sürülmüş ise de mahkememizce alınan ATK ... İhtisas Kurulunun 14/06/2023 tarihli raporu ile davacının davaya konu bononun düzenlenme tarihinde fiil ehliyetine sahip olduğunun tespit edildiği, yine davacı tarafından bu rapora da itiraz edilmiş ise de, davacının tüm tedavi kayıtlarının mahkememizce istenildiği, davacıya bu belgeleri sunmak üzere imkan tanındığı, ayrıca son sağlık durumunun tespitine ilişkin göz ve nöroloji muayenelerinin yapıldığı, ATK tarafından davacının bizzat muayene edilerek rapor düzenlendiği, davacının okumasının zayıf olmakla birlikte harfleri tanıdığı, katarakt dışında göz hastalığı bulunmadığı, uzak ve yakın görmesinde bu hastalık dışında herhangi bir kusuru bulunmadığı, davacının bu rapora ilişkin itirazlarının açıklanan nedenlerle yerinde olmadığı, davacının irade sakatlığı iddiasına ilişkin olarak davacının 27/12/2021 tarihli dilekçesi ile bildirmiş olduğu tanığın mahkememizce 13/04/2022 tarihli celsede dinlenildiği, tanık ...'ın davacı ile davalılar arasındaki davaya konu ilişki hakkında görgüye dayalı bilgi sahibi olmadığının tespit edildiği, 6102 sayılı Kanun'un 778 inci maddesinin ikinci fıkrasının (f) bendine göre bonolarda da uygulama olanağı bulunan 680 inci maddesi uyarınca açık bono düzenlenmesinin mümkün bulunduğu, açık bono düzenlenmesi durumunda açık bononun aradaki anlaşmaya aykırı doldurulduğu iddiasının kural olarak hamile karşı ileri sürülemeyeceği, hamilin senedi iktisabı sırasında kötü niyetli veya ağır kusurlu bulunduğunun ispat edilmesi durumunda hamile karşı ileri sürülebileceği, senedin anlaşmaya aykırı doldurulduğunu ispat külfetinin 6100 sayılı Kanun'un 201 inci maddesine göre yazılı delille olmak kaydıyla davacı keşideciye ait olduğu, 6102 sayılı Kanun'un 687 nci maddesi gereğince davacı keşidecinin, lehdar ile arasındaki temel ilişkiden kaynaklanan şahsi defileri davalı hamile karşı ileri sürebilmesi için bu davalının bonoları iktisap ederken bile bile borçlunun(keşidecinin) zararına hareket ettiğini, kötü niyetli olduğunu kanıtlaması gerektiği, davacının açık bononun aradaki anlaşmaya aykırı doldurulduğu ve hamilin kötü niyetli olduğu iddiasını yazılı delillerle ispatlayamadığı, bedelsizlik iddiası yönünden ise davacı davalıya borcu olmadığını savunmuş ise de, takip ve davaya konu senedin nakden kaydı ile düzenlendiği, davalının savunmasına göre somut olayda talilin söz konusu olmadığı, bu halde davacının bedelsizlik iddiasını ispat etmesi gerektiği,davacı tarafından tanık deliline dayanılmış ise de senede karşı senetle ispat kuralı gereğince davacının bedelsizlik iddiası bakımından tanık deliline başvuramayacağı, davacının dosya kapsamı itibariyle senedin bedelsiz olduğu iddiasını yazılı delil ile ispat edemediği, davacının refah seviyesinin yeterli olmasının takip ve dava konusu senedin düzenlenme nedeni üzerinde etkisinin bulunmadığı, ayrıca davacı tarafından delil listesinde açıkça yemin deliline de dayanılmadığı, iddianın ileri sürülüş biçimi ve mahkememizce yapılan incelemenin niteliğine göre yapılacak başkaca araştırma bulunmadığı, mahkememizce alınan 06/12/2021 tarihli bilirkişi raporu ile 14/06/2023 tarihli ATK raporunun usul ve yasa ile dosya kapsamına uygun olduğu, davacı tarafından sahtelik, ehliyetsizlik, irade sakatlığı ve bedelsizlik iddialarının ispatlanmadığı anlaşılmakla davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle:
-
Davanın REDDİNE,
-
Alınması gerekli 269,85 TL karar ve ilam harcının davacı tarafından peşin olarak yatırılan 1.024,65 TL peşin harç, 815,92 TL tamamla harcı toplamı 1.840,57 TL'den mahsubu ile bakiye 1.570,72 TL harcın kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde davacıya İADESİNE,
-
Mahkememizce bu yargılama nedeniyle yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
-
Davalı ... kendisini dava ve duruşmalarda vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/1. 4. maddesi uyarınca takdir edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı ...'e ÖDENMESİNE,
-
6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansından bakiye miktarın kararın kesinleşmesinden sonra taraflara İADESİNE,
-
Kararın kesinleşmesinden sonra İzmir ...İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasının mercine İADESİNE,
Dair, karar HMK 341vd maddeleri gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize veya aynı nitelikteki başka yer Mahkemesine verilecek dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda açıkça okunup usulen anlatıldı.13/12/2023
Katip ... Hakim ...
E-İMZA E-İMZA
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:48:49