İstanbul BAM 9. HD 2023/2599 E. 2024/965 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
bam
2023/2599
2024/965
3 Haziran 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
ESAS NO: 2023/2599
KARAR NO: 2024/965
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
KARAR TARİHİ: 01/12/2022
NUMARASI: 2014/1949 Esas - 2022/890 Karar
DAVA: Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
DAVA TARİHİ: 09/10/2014
BİRLEŞEN İAA.3. ATM.'NİN 2016/39 ESAS DAVASI YÖNÜNDEN:
DAVA: Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat |İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar)
KARAR TARİHİ: 03/06/2024
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Asıl davada davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 04.12.2011 günü Viranşehir istikametinden gelen dava dışı ... yönetimindeki ... plakalı tırın, baba ... yönetimindeki ... plaka sayılı araç ile çarpışması sonucu, ... plakalı araçta bulunan ... eşi ... ve oğlu ... vefat ettiklerini, ... ve ... çocukları ... ve ... ağır yaralanarak malul kaldıklarını, ... plakalı aracın ZMMS poliçesinin davalı sigorta şirketi tarafından kazanın olduğu tarihte tanzim edilmiş olduğunu, HMK 107. maddesi gereği fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile şimdilik eşini ve çocuğunu kaybeden davacı ... için 1000 TL destekten yoksun kalma tazminatı, annelerini kaybeden davacılar ... ve ... için 1000'er TL destekten yoksun kalma tazminatı, kaza sonucunda malul kalan ... ve ... için 1000'er TL maluliyet tazminatı olmak üzere şimdilik toplam 9.000,00 TL tazminatın davalıdan kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Asıl davada davalı ... (...) ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; ... adına kayıtlı ... plakalı araç için zorunlu trafik poliçelerinin bulunduğunu, davacıların desteği aracın sürücüsü olup, talep edilen tazminatın trafik sigortası kapsamında olmadığını, davacının eşinin ölümüne neden olan dava konusu kazanın davacının asli kusuru ile meydana geldiğini, zorunlu trafik poliçelerinin araç işleteninin üçüncü kişilere verdiği zarardan doğan sorumluluğunu güvence altına aldığını, davacı ... olayda asli kusurlu, dava dışı ...'nin ise tali kusurlu olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; asıl davada belirtilen aynı olay nedeniyle kazaya karışan ... plakalı aracın ZMMS sigortacısı olan davalı sigorta şirketinden HMK.nun 107.maddesi uyarınca şimdilik her bir davacı için 1.000,00 TL olmak üzere toplam 7.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile kaza sonucu yaralanan müvekkilleri ... ve ... için şimdilik her bir müvekkili için 1.000,00 TL olmak üzere toplam 2.000,00 TL maluliyet tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın haksız ve mesnetsiz açıldığını, davacılara yapılan ödeme nedeni ile müvekkili şirketin sorumluluğunun kalmadığını, ayrıca hak düşürücü süre de dikkate alınarak davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, " 1-Asıl dava yönünden;a)Davacı ...’ın davaya konu kazada vefat eden desteği eşi ve oğlunun ölümleri nedeniyle destekten yoksun kalma tazminat taleplerinin reddine, b)Davacı ...’ın davaya konu kaza nedeniyle yaralanmasından dolayı 200.000,00-TL sürekli maluliyet tazminatı ile aynı kazada vefat eden desteği annesi ...’ın ölümü nedeni ile 10.134,76-TL destekten yoksun kalma tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... alınarak bu davacıya verilmesine, c)Davacı ...’ın davaya konu kaza nedeniyle yaralanmasından dolayı 200.000,00-TL sürekli maluliyet tazminatı ile aynı kazada vefat eden desteği annesi ...’ın ölümü nedeni ile 4.660,84-TL destekten yoksun kalma tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... alınarak bu davacıya verilmesine, 2- Birleşen İstanbul Anadolu 3. ATM'nin 2016/39 Esas sayılı dosyası yönünden; a) Davacı ...’ın davaya konu kazada vefat eden desteği eşi ... yönünden bakiye 26.935,51-TL destekten yoksun kalma tazminatı ile aynı kazada vefat eden desteği oğlu ... yönünden 19.566,75-TL destekten yoksun kalma tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Sigortadan alınarak bu davacıya verilmesine, b) Davacı ...’ın davaya konu kaza nedeniyle yaralanmasından dolayı bakiye 16.104,03-TL sürekli maluliyet tazminatı ile aynı kazada vefat eden desteği annesi ... ’ın ölümü nedeni ile bakiye 63,50-TL destekten yoksun kalma tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Sigortadan alınarak bu davacıya verilmesine, 936,50-TL fazlaya ilişkin destekten yoksun kalma tazminat isteminin reddine c) Davacı ... ’ın davaya konu kaza nedeniyle yaralanmasından dolayı 101.831,41-TL sürekli maluliyet tazminatı ile aynı kazada vefat eden desteği annesi ...’ın ölümü nedeni ile bakiye 488,25-TL destekten yoksun kalma tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Sigortadan alınarak bu davacıya verilmesine, 511,75-TL fazlaya ilişkin destekten yoksun kalma tazminat isteminin reddine 3-Davacılar ... tarafından açılan asıl ve birleşen davaların 02/04/2019 tarihinde işlemden kaldırıldığı 3 ay içinde yenilenmediği anlaşıldığından, HMK. m. 150/5 hükmü gereğince bu davacılar yönünden asıl ve birleşen davaların açılmamış sayılmasına," karar verilmiştir. (Mahkemece 17/04/2023 tarihinde "Mahkememizin 2014/1949 Esas sayılı asıl davasının davacılar ... yönünden feragat nedeniyle reddine" dair ek karar verilmiştir.)Bu karara karşı davalı ... Şirketi vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı ... Şirketi vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Huzurdaki dava 04.12.2011 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu 04.06.2013 ve 05.06.2013 tarihli ibranamelerin iptali ve ek tazminat talebiyle 14.01.2016 tarihinde ikame edildiğini, hukuki dinlenilme haklarının ihlal edildiğini, hak düşürücü süreye ilişkin beyanlarının hiçbir gerekçe gösterilmeden davanın kabul edildiğini, davalı şirket tarafından ... vefatı nedeniyle davacı ... 04.06.2013 tarihinde 19.348 TL, davacı ...'ya 05.06.2013 tarihinde 2.633 TL ve davacı ... 05.06.2013 tarihinde 1.469 TL ödeme yapıldığını, bu ödemelere karşılık olarak davacılar bankadan tahsilat yaparken davalı şirketi ibra ettikleri bir ibraname imzaladığını, bu ibraname dosyaya celbedilmeden hüküm kurulduğunu, KTK md 111/2'de açıkça ibranamenin iptalinin bağlandığı şartlar tahdidi olarak sayıldığını, daha evvel imzalanan sorumluluğu ortadan kaldıran anlaşmanın iptalinin talep edilebilmesi için; ödemenin yetersiz olmasının açıkça belirli olması gerektiğini, anlaşmanın iptali talebinin iki yıl içinde ileri sürülmesi gerektiğini, anlaşmanın üzerinden 2 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra huzurdaki dava 14.01.2016 tarihinde davalı şirket aleyhine ikame edilmesinin kabul anlamına gelmemekle birlikte bir an için yapılan ödemenin yetersiz olduğu değerlendirilse dahi ibranamenin iptalinin iki yıl içerisinde ileri sürülmesi zorunlu olduğunu, bu nedenle davanın reddi gerekirken davalının aleyhine hüküm kurulması yasaya aykırılık teşkil ettiğini, davacılar ... ve ... için hükmedilen ek destek tazminatları çok düşük meblağlar olup kanunda aranan "açık şekilde eksik ödeme" şartını da taşımadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda ödeme tarihine göre eksik ödeme olup olmadığı araştırılmadan hesaplama yapıldığını, asgari ücret artışı nedeniyle bakiye zarar ortaya çıkmakla birlikte 2013 yılı asgari ücretine göre hesaplama yapılması halinde bakiye zarar söz konusu olmayacağını, dava konusu kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsüne atfı kabil kusur bulunmadığını, davacıların maluliyet oranı olması gerekenin çok üzerinde hesaplandığını, davacı ...doğumlu olduğunu, kaza tarihinde 18 yaşından küçük olan bu davacılar için geçici iş göremezlik zararı hesaplanması hatalı olduğunu, davanın konusu davacının gelecekte uğradığı müstakbel zararlar olup, müstakbel bir zarar için bugün faize hükmedilmesi faizin ruhuyla bağdaşmadığını, ıslah ile ileri sürülen talepler zamanaşımına uğramasına karşın aleyhlerine hüküm kurulduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, yaralamalı ve ölümlü trafik kazası nedeniyle maddi ve destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dosya kapsamından, 04/12/2011 tarihinde davacı ... sürücüsü olduğu ... plakalı araç ile dava dışı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı tırın çarpışması ile meydana gelen kazada ... ile ... vefat etmiş olup, ... yaralanmış olup, asıl dosya için ek kararla feragat nedeniyle davanın reddine karar verildiği, birleşen dosyada davacı ...'nın kazada oğlu ... ile eşi ... vefatı nedeniyle destekten yoksun kalma diğer davacılar ise annelerinin vefatından dolayı destekten yoksun kalma ile davacılar ... yaralanması nedeniyle sürekli sakatlık tazminatı talep edildiği anlaşılmıştır. Mardin 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/76 esas, 2012/187 karar sayılı dosyasında Ankara ATK'dan alınan kusur raporunda ...'ın asli kusurlu, ... tali kusurlu olduğu belirlenmiş, yargılama sonucunda ... yönünden kişisel ve ailevi durumu dikkate alınarak ceza verilmesine yer olmadığına, ... yönünden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ve karara itiraz edilmeden 26.10.2012 tarihinde kesinleşmiştir. Mahkemece hükme esas alınan 07/01/2016 tarihli İstanbul ATK raporunda; kazanın oluşumunda davacı sürücü ... %90, dava dışı sürücü ... ’nin %10 kusurunun bulunduğu tespit edilmiştir. Bu durumda raporların birbiriyle örtüştüğü, dosya kapsamı ile olayın oluşuna uygun olduğu anlaşılmakla kusura ilişkin istinaf itirazı yerinde görülmemiştir. KTK'nın 111. maddesi uyarınca; tazminat miktarlarına ilişkin olup da, yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar, yapıldıkları tarihten itibaren 2 yıl içinde iptal edilebilirler. Yasa'nın hükmünden yararlanmak için, ibra belgesinin iptalinin açıkça ve ayrıca istenmesine gerek olmayıp, dava sırasında bu husus ileri sürülebileceği gibi yapıldığı tarihten itibaren 2 yıl içinde hükümlerinin kabul edilmediğine ilişkin bir irade açıklaması da yeterlidir. Yasada belirtilen 2 yıllık süre, hak düşürücü süre olup, mahkemece res'en dikkate alınması gerekir. Davacılara dava öncesi yapılan ödemelere ilişkin sunulmuş bir ibraname bulunmadığı görülmekle, davalı ... Şirketi tarafından yapılan ödeme kısmi ödemeye ilişkin bir makbuz niteliğindedir. Bu doğrultuda mahkemece KTK'nın 111/2 maddesine göre hesaplama yapılmamasında isabetsizlik bulunmamaktadır. Bu doğrultu da ibraname bulunmadığından hak düşürücü süre de uygulanmayacaktır. Trafik kazası nedeniyle açılan tazminat davalarında maluliyete ilişkin alınacak raporların nasıl düzenleneceğine ilişkin ne Karayolları Trafik Kanun’un da ne de Türk Borçlar Kanun’unda düzenleme yapılmamış, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin içtihatları ile kaza tarihine göre dönemsel olarak uygulanması gereken Yönetmelikler açıklanmıştır. Buna göre maluliyete ilişkin alınacak raporların, 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik'i, 01/09/2013 tarihi ile 01/06/2015 tarihleri arasında sonrada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmelik'i, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonrada Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. (Yargıtay 4.Hukuk Dairesinin 2021/12907 E. ve 2022/6237 K., 2021/12288 E. ve 2022/6235 K., 2021/11515 E. ve 2022/5238 K. sayılı kararları). İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan maluliyet raporlarının dosya kapsamı ve davacıların kaza nedeniyle düzenlenen tüm tıbbi belgeleri de incelenerek, muayenesi yapılarak maluliyet oranının tespiti açısından kaza ile yaralanma arasındaki illiyet bağı da açıklanarak kaza tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine uygun şekilde düzenlenmiş olmasına göre bu yöne değinen istinaf itirazı yerinde değildir. Hükme esas alınan aktüerya raporunda davacılar Medine ve Sıdıka için zaten geçici iş göremezlik zararı hesaplanmamıştır. Yine yerleşik yargısal içtihatlara göre, hükmedilen tazminatlara faiz uygulanmasında usul ve yasaya aykırılık görülmemiştir. Asıl ve birleşen dava, HMK'nın 107/1. maddesi hükmüne göre belirsiz alacak davası olarak açılmıştır. Belirsiz alacak davasında zamanaşımı yalnızca dava açılan kısım için değil, tüm dava için kesilir. 6100 sayılı HMK hükümleri gereğince davacının iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın, davanın başında belirtmiş olduğu alacak talebini HMK'nın 107/1. maddesi hükmüne göre bilirkişi raporu ile tam ve kesin olarak belirlendiği anda arttırması mümkündür. HMK'nın 107/2. maddesi gereğince yapılacak bu artırım bir ıslah olmadığı gibi bu artırım nedeniyle zamanaşımının da gerçekleştiğinden söz edilemeyeceğinden davalı vekilinin ıslah zamanaşımına ilişkin istinaf talebi yerinde değildir (Benzer yönde Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2016/20495 E.ve 2019/7842 K.sayılı kararı).Bu nedenlerle; davalı ... Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:1-Davalı ... Şirketi vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 39.605,13 TL harçtan peşin alınan 2.817,61 TL harcın mahsubu ile bakiye 36.787,52 TL harcın davalı ... Şirketi tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.03/06/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:45