İstanbul BAM 9. HD 2021/2161 E. 2024/928 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
bam
2021/2161
2024/928
30 Mayıs 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
ESAS NO: 2021/2161
KARAR NO: 2024/928
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEME: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: 26/05/2021
NUMARASI: 2020/192 Esas - 2021/429 Karar
DAVA: Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)
KARAR TARİHİ: 30/05/2024
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... ait ... plakalı aracın 22/06/2019 tarihinde ... sevk ve idaresinde iken müvekkili ... ait ... plakalı aracın bulunduğu şeride girerek kazaya neden olduğunu, ... plaka sayılı aracın davalı ... A.Ş. nezdinde ZMMS sigorta poliçesi ile sigortalı bulunduğunu, müvekkiline ait ... plakalı araçta meydana gelen hasar bedelinin tazmini amacıyla davalı sigorta şirketine başvurulduğunu, davalı ... A.Ş.'nin hasar dosyası açtığını, yapılan inceleme ve değerlendirmeler neticesinde müvekkili ... hesabına hasar bedeli olarak 3.885,15 TL ödeme yapıldığını, davalı sigorta şirketince müvekkiline ödenen miktarın müvekkilinin uğramış olduğu maddi zararı karşılar nitelikte olmadığını, hasarın giderilmesine ilişkin ... Servisi tarafından düzenlenen servis kayıtlarının Türkçe tercümesi ile birlikte dilekçe ekinde sunulduğunu belirterek, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, alacak belirli hale geldiğinde artırılmak üzere şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın davalı ... A.Ş.'ye başvuru tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte limiti dahilinde tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili ıslah dilekçesi ile talebini 11.719,64 TL'ye yükseltmiştir. Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın ıslah edilmiş haliyle kabulü ile, 11.719,64 TL hasar bedeli tazminatının temerrüt tarihi olan 03/08/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden poliçe teminat limitleri dahilinde tahsiline" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili ile davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, davacının kusurunun bulunmadığından davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, raporda müvekkiline ait ... plakalı araçta meydana geldiği belirtilen zarar tutarının aracın gerçek zararından düşük olduğunu, raporda belirtildiği üzere kazanın meydana gelmesinde tüm kusurun sigortalı araç sürücüsüne ait olup müvekkiline ait araçta meydana gelen zararın tamamından davalının sorumlu olduğunu, müvekkilinin gerçek maddi zararının yapılacak bilirkişi incelemesi ile tespit edilmesi gerektiğini, kaza neticesinde ayrı bir değerlendirme ile hangi parçaların değişmesi gerektiği, değiştiği uygun görülmeyen parçaların ise hangi nedenle uygun görülmediği, değişeceği belirlenen parçalara ilişkin hesabın hangi kıstaslar esas alınarak belirlendiğinin ayrıntılı bir şekilde belirtilmediğini, mahkeme kararının hatalı olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; haksız fiilden doğan borçların haksız fiilin işlendiği ülke hukukuna tabi olduğunu, davacının talebini kanıtlar nitelikte hiçbir belge ibraz etmediğini, bu durumun sebepsiz zenginleşmeye sebep olduğunu, halihazırda onarılmış bir araç hakkında talep olunan tazminatın haksız olduğunu, davacı tarafından dosyaya sunulmuş fatura olmadığından KDV dahil ödeme yapılmasının hakkaniyete aykırı olduğunu, afaki olarak talep edilen parça ve işçilik bedelinin gerek mevzuat hükümlerine gerekse sigorta prensiplerine aykırı olduğunu, mahkemenin eksik inceleme ile karar verdiğini, yeni bir rapor alınması gerektiğini, davacının müvekkili şirkete yaptığı başvuru neticesinde davacıya 14.01.2020 tarihinde 3,885.15 TL ödemede bulunulduğunu, kabul anlamına gelmemek üzere temerrüt tarihinin ilk ödeme tarihi olan 14.01.2020 olması gerektiğini, temerrüt tarihinin hatalı belirlendiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Somut olayda, dava dışı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı sigortalı araç ile 22/06/2019 tarihinde İstanbul'da seyir halinde iken aracının sol yan kısımları ile aynı istikamette seyir halinde olan dava dışı sürücü ... sevk ve idaresindeki davacıya ait ... plakalı aracın sağ ön yan kısımlarına çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, hasar bedelinin ... plaka sayılı aracın ZMMS poliçesini düzenleyen davalı ...A.Ş.'den talep edildiği, davalı ... A.Ş.'nin hasar bedeli olarak 3.885,15 TL ödeme yaptığı, davalı sigorta şirketince müvekkiline ödenen miktarın müvekkilinin uğramış olduğu zararı karşılamadığı nedeniyle hasar için maddi tazminat davası açıldığı anlaşılmıştır. Kaza yeri Türkiye olsa bile yurtdışında kayıtlı aracın meydana gelen kaza nedeniyle tamir ettirilmeden yurtdışına götürülmesi halinde, tamir bedelinin yurtdışındaki malzeme ve işçilik fiyatları ile değerlendirilmesinde yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır. Davacı taraf bu açıdan aracını Türkiye'de tamir ettirmeye yada Türkiye koşullarındaki hasar bedeli ile tazmine zorlanamayacağından davalı vekilinin bu hususa ilişkin istinaf talebi yerinde görülmemiştir. (Benzer yönde Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 18/06/2013 tarih, 2013/8078 Esas ve 2013/9341 Karar sayılı kararı).Dosya kapsamından hükme esas alınan bilirkişi raporunun istinaf talep eden davalı vekiline HMK 281. maddesi gereğince ihtarat içeren tebligat ile tebliğ edildiği halde davalı vekilinin süresi içerisinde rapora itiraz etmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda HMK'nın 281. maddesi çerçevesinde bilirkişi raporu bakımından davacı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu gibi HMK'nın 357/1. maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesince re'sen göz önünde tutulacaklar dışında İlk Derece Mahkemesinde ileri sürülmeyen iddialar ve savunmalar dinlenemeyeceğinden davalı vekilinin bilirkişi raporuna ilişkin istinaf itirazı yerinde görülmemiştir. Davacı vekilinin, 22/06/2019 tarihli maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağını, hasarlanan dava konusu ... plaka sayılı aracın hasar durumunu gösteren olay yerinde çekilmiş renkli fotoğrafları, "... " tarafından Almanca düzenlenmiş, yeminli tercüman tarafından Türkçe'ye çevrilmiş hasar giderim bedelini gösteren maliyet belirleme belgesini, dava konusu aracın hasarı ile ilgili 18/12/2019 / 25/07/2019 rapor teklif tarihli, ... dosya nolu ... Ltd.Şti. tarafından hazırlanmış Oto Mecburi Mali Mesuliyet Ekspertiz raporunu sunmuştur. Davacı vekilinin dava tarihinden önce davalı sigorta şirketine başvurduğu, davalı sigorta şirketi tarafından 14/01/2020 tarihinde 3.885,15 TL ödeme yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda ilk ödemenin yapıldığı tarih olan 14/01/2020 tarihinin temerrüt tarihi olarak kabul edilmesi gerekirken, başvuru tarihinden itibaren 8 gün sonrasının faiz başlangıç tarihi olarak kabul edilmesi doğru olmamıştır.Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, kararın gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre; Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi heyet raporunun dosya kapsamında bulunan mevcut bilgi ve belgeler, aracın hasar fotoğraflarındaki hasarın şekli ve niteliği, ekspertiz raporundaki değişen parça ve işçilik tutarı ile ilgili tespitler, davacı vekilinin tüm beyanları, tutanaklar, raporlar ve diğer tüm veriler hasar yönünden teknik olarak birlikte değerlendirilerek hazırlandığı, davalı sigorta şirketinin yaptığı ödemenin tenzilinden sonra ödenmesi gereken hasar bedelinin euro karşılığının 11.719,64 TL hesaplandığı, bu haliyle raporun gerekçeli ve denetime elverişli şekilde düzenlenmiş olduğu anlaşıldığından hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmamaktadır. Bu nedenle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davalı vekilinin temerrüt tarihine ilişkin istinaf başvurusunun kabulüne, diğer istinaf itirazlarının reddine, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:A- Davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, Davalı vekilinin temerrüt tarihine ilişkin istinaf başvurusunun KABULÜNE, diğer istinaf itirazlarının reddine, yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere KALDIRILMASINA, Buna göre:1-Davanın ıslah edilmiş haliyle kabulü ile 11.719,64 TL hasar bedelinin temerrüt tarihi olan 14/01/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden poliçe teminat limitleri dahilinde tahsiline,2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hesaplanan 800,57 TL nispi karar ve ilam harcından, peşin ve ıslah ile alınan toplam 240,40 TL harcın mahsubu ile eksik 560,17 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukartlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 4.080,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,4-Davacı tarafından yapılan toplam 1.887,10 TL (54,40 TL BH, 7,80 TL VH, 54,40 TL PH, 186,00 TL Islah harcı, 84,50,00 TL tebliğ ve müzekkereler, 1.500,00 TL BK Ücreti olmak üzere) yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
B-İSTİNAF İNCELEMESİ BAKIMINDAN ;
- Davalı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından kendisine iadesine,2. Harçlar Yasası'na göre davacıdan alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 200,15 TL harcın mahsubu ile bakiye 227,45 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,3. Davacının yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,4. İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan 31,50 TL posta ve tebligat giderinden ibaret yargılama gideri ile 162,10 TL istinaf başvuru harcının davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 5. Duruşma yapılmadığından, vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 6. İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, HMK'nın 362/1. a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.30/05/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:45