SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 9. HD 2021/1982 E. 2024/838 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/1982

Karar No

2024/838

Karar Tarihi

16 Mayıs 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

9.HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

ESAS NO: 2021/1982

KARAR NO: 2024/838

İNCELENEN DOSYANIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

KARAR TARİHİ: 09/11/2020

NUMARASI: 2019/808 Esas - 2020/545 Karar

DAVA: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ: 16/05/2024

Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın müvekkil şirket tarafından 21/12/2012-2013 vadeli ZMMS poliçesi ile sigortalandığını, bu aracın 27/09/2013 tarihinde karıştığı kazada ...'nın maluliyet iddiası nedeniyle davalıya Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/277 Esas sayılı dosyası kapsamında 22.000,00 TL maddi tazminat, 1.400,00 TL yasal faiz, 500,00 TL yargılama gideri ve 2.600,00 TL vekalet ücreti olmak üzere toplam 26.500,00 TL'nin 15/09/2014 tarihinde ödendiğini, davalı vekilinin ödeme nedeniyle ibraname verdiğini, davalıya yapılan ödemenin taraflar arasında çekişmesiz olduğunu, davalı vekili tarafından, davacı sıfatı ile devam olunan dava dosyası kapsamında alınan müvekkili şirkete 14/10/2016 tarihinde tebliğ edilen 05/10/2016 tarihli Adli Tıp Kurumu raporuna göre davacının maluliyetinin bulunmadığının tespit edildiğini, davalıya yapılan ödemenin temelinin davalının sürekli sakatlık tazminat talebi olduğunu ancak Adli Tıp Kurumu raporu uyarınca davacının sürekli sakatlığının bulunmadığını, davalının aldığı ödemeyi iade etmesi gerektiğini belirterek davalıya yapılan ödemenin yasal faizi ile birlikte iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın kabulü ile; 26.500,00TL yersiz ödemenin ödeme tarihi olan 15/09/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine " karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkiline 15/09/2014 tarihinde ödeme yapıldığını, söz konusu davanın zamanaşımı süresinin dolduğunu, davanın 12/10/2018 tarihinde açıldığını, sürenin başlatılmasında alacağın muaccel olduğu tarih esas alınsa dahi davacı tarafça zamanaşımı süresinin geçirildiğini, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu'ndan aldırılan maluliyet raporunun mahkeme dosyasına 05/10/2016 tarihinde ibraz edildiğini, TBK gereği sebepsiz zenginleşmeye başvurulabilmesi için zenginleşen tarafın haksız olması ve zenginleşmenin bir sebebe bağlı olmaksızın gerçekleşmesi gerektiğini, davacı yanın iddialarının aksine .. Sigorta A.Ş tarafından müvekkiline ödenen tutarın sürekli iş göremezlik talebinin sonucunda belirlendiğini ve trafik kazasından kaynaklı olarak ödendiğini, davacı sigorta şirketi ile karşılıklı anlaşma sağlandıktan sonra tarafların itiraz hakkını kullanamadığı işbu raporun dava konusu edilmesinin karşı tarafın kötü niyetini açıkça gösterdiğini, davacı sigorta şirketi tarafından düzenleme altına alınan sulh protokolünde, maluliyet oranının değişmesi ihtimalinde ödemenin iade edileceğine ilişkin bir ibare de bulunmadığını, davacı sigorta şirketinin tacir sıfatına haiz olduğunu, kaza sonrası kendisine yapılan müracaat neticesi gerekli araştırmayı yaparak ödeme yaptığını veya talebi reddettiğini, bu açıdan davalının yaralanması nedeniyle gerekli inceleme neticesi ödemede bulunduğunu, davacı tarafından hastaneden alınıp ibraz edilen tıbbi evrakların gerçek dışı olduğu iddia ve ispat edilmediğine göre, yapılan ödemenin lütuf ödemesi olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığının incelenmesinde; Dava, davacı sigorta şirketi tarafından maluliyete dayalı fazla yapılan ödemenin iadesine ilişkindir. Davalı vekili istinaf dilekçesi ile zamanaşımı definde bulunmuştur. HMK'nın 319. maddesine göre savunmanın değiştirilmesi yasağı cevap dilekçesinin verilmesiyle başlayacağından, zamanaşımı defi cevap dilekçesi ile ileri sürülmelidir. Cevap dilekçesinde zamanaşımı defi ileri sürülmemiş ya da süresi içince cevap dilekçesi verilmemişse ilerleyen aşamalarda HMK'nın 141/2 maddesi uyarınca zamanaşımı defi davacının açık muvafakati ile yapılabilir. Eldeki davada davalı vekili cevap dilekçesi sunmamıştır. Cevap dilekçesi verilerek zamanaşımı defi ileri sürülmediğine ve davacı tarafından açık muvafakat bulunmadığına göre istinaf aşamasında ileri sürülen zamanaşımı def'inin nazara alınması olanaklı değildir. Davacı sigorta şirketi, başvuru üzerine temin ettiği tıbbi evraklar üzerinden inceleme yaptırmak suretiyle maluliyet oranını belirlemiş, tespit edilen oran üzerinden bilirkişileri tarafından dava konusu tazminat bedeli hesaplanmış, rapor doğrultusunda sulh protokolü ve ibraname düzenlenerek, davalı tarafa ödeme yapılmıştır. Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/277 Esas sayılı dosyası kapsamında gerçekleştirilen ödemeden sonra, alınan 05/10/2016 tarihli ATK raporunda davalının maluliyetinin bulunmadığı tespit edildiğinden fazla yapılan ödemenin iadesi talep edilmektedir. Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin emsal nitelikte ki 2016/12674 Esas ve 2019/4847 Karar sayılı kararında; "...2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1.maddesinde, "İşletenlerin, bu Kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur." ... Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. Buna göre, ZMSS'nin amacı, trafik kazaları sonucu 3.kişilere verilecek zararların güvence altına alınmasıdır. ZMSS Genel Şartlarının "Teminat Dışında Kalan Haller" başlıklı A.3-b maddesinde de, işleten tarafından ileri sürülecek tazminat taleplerinin sigorta teminatı dışında olduğu açık olarak düzenlenmiştir. Somut olayda, davacı tarafından, sigortalının ... olduğu ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın yaptığı tek taraflı kaza sonucunda, araçta bulunan ve davalı/sigortalı Beliman'ın eşi olan ... vefat etmiş olup, açılan hasar dosyası kapsamında alınan aktüer raporu doğrultusunda ve konuya ilişkin poliçe ve sair belgeler incelenmek sureti ile davalı/sigortalı ...'e (eşinin vefatı nedeni ile destekten yoksun kalma tazminatı olarak) 90.097,82 TL ödeme yapılmış ve ...'in aracın işleteni olduğu, yapılan ödemenin sehven yapıldığı ileri sürülerek, ödemenin sebepsiz zenginleşmeye dayalı olarak iadesi talep edilmiştir. Davacı sigorta şirketi ancak sigorta poliçesi çerçevesinde ödeme yapmakla yükümlü olup, kendisi tarafından düzenlemiş olan poliçeye dayalı olarak ödeme yaparken basiretli bir tacir gibi davranarak gerekli incelemeyi yapması gerekirken bu şekilde davranmamış ve poliçe teminatında olmayan bir ödemeyi iradi olarak gerçekleştirmiştir. Her ne kadar TBK'nın 78/1 maddesi "Borçlanmadığı edimi kendi isteğiyle yerine getiren kimse, bunu ancak, kendisini borçlu sanarak yerine getirdiğini ispat ederse geri isteyebilir." hükmünü havi ise de, davacı sigorta şirketinin, kendi düzenlemiş olduğu poliçeye dayalı olarak yaptığı ödemeyi "kendisini borçlu sanarak" yapmış olduğunu ileri sürmesi mümkün değildir. Bu durumda, poliçede teminat dışı kaldığı halde yapılan ödemenin lütuf (ex gratia) ödemesi olarak değerlendirilmesi gerektiği ve bu ödemenin davacı sigorta şirketine sebepsiz zenginleşmeye dayalı olarak talep hakkı vermeyeceği ..." belirlemesinde bulunmuştur. Somut olayda, davacı sigorta poliçesi çerçevesinde ödeme yapmakla yükümlü olup, poliçeye dayalı olarak ödeme yaparken basiretli tacir gibi davranarak gerekli incelemeyi yapması gerekirken, ATK raporu alınmadan önce kalıcı iş göremezlik tazminatı ödemesini iradi olarak gerçekleştirmiştir. Bu durumda davacı sigorta şirketinin lütuf ödemesi yaptığı, yapılan ödemeyi geri isteyemeyeceği kanaatine varıldığından mahkemece davanın reddi yerine kabulüne karar verilmiş olması doğru olmamıştır. Bu nedenle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:

A-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere KALDIRILMASINA, Buna göre: 1-Davanın REDDİNE;2-Alınması gereken 427,60 TL ilam harcının peşin yatırılan 452,56 TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 24,96 TL harcın talebi halinde ilk derece mahkemesi tarafından davacıya iadesine, İlk derece mahkemesi tarafından yazıldığı anlaşılan 04/05/2021 tarih, 2019/808 Esas, 2020/545 karar, 2021/186 harç nolu, 1.357,65 TL bedelli harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince iptaline, 3-Davacının bu dava için yapmış olduğu yargılama giderlerinin kendi üzerine bırakılmasına,4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesap ve takdir edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 5- Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK’nın 333. ve HMK yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine,

B-İSTİNAF İNCELEMESİ BAKIMINDAN ;1-Davalı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından kendisine iadesine, 2-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan 63,00 TL posta ve tebligat giderinden ibaret yargılama gideri ile 162,10 TL istinaf başvuru harcının davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 3-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 4-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.16/05/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

gereğibistinafSözleşmesindenkabulüistanbulAlacakkaldırılmasınabakımındandüşünüldühükümKaynaklanan)numarası(Hizmetincelemesi

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:41:02

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim