İstanbul BAM 9. HD 2021/2320 E. 2024/815 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
bam
2021/2320
2024/815
15 Mayıs 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
ESAS NO: 2021/2320
KARAR NO: 2024/815
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
KARAR TARİHİ: 07/10/2020
NUMARASI: 2019/173 Esas - 2020/436 Karar
DAVA : Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 15/05/2024
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, 17/09/2017 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasına ilişkin olarak, davalı ... Ltd. Şti.'ye ait ... plakalı otomobil sürücüsü ...' ın kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğunu, icra baskısı altında ödenen 32.238,15 TL ile harç ve diğer giderlerin ödeme tarihi itibariyle faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ... Ltd. Şti.'ye ait ... plakalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olması ve yapılan tahsilatın haklı olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın kısmen kabulü ile; Davacının İst. And. ... İcra Dairesinin ... E sayılı dosyasında ödeme tarihi 15/03/2019 tarihi itibariyle 29.463,37 TL borçlu olmadığının tespiti ile ödenen bu miktarın davalıdan 15/03/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte istirdadına, fazlaya ilişkin menfi tespit talebinin reddine, Davalının şartları bulunmayan tazminat talebinin de reddine," karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Öncelikle Yerel Mahkeme karar vermiş olduğu celsesinde vekil olarak avukat mazeret bildirimi ekranından mazeret dilekçesi sunmuş olmasına rağmen mazeretin zapta dahi geçmeden yokluğunda usulsüz olarak sözlü yargılamaya geçerek karar verildiğini, Mahkemenin vermiş olduğu karar HMK'nın 186.maddesi gereğince usule aykırı olduğunu, bilirkişi ise olay yerine dahi gitmeden, araçların durumunu incelemeden dosya üzerinden raporunu hazırlayarak tarafına %15 kusur yüklediğini, kazaya sebep olan araç müvekkiline ait araca çarpıp kaçarak ve neredeyse davalının aracını perte çıkardığını, bilirkişilerin yapmış olduğu değer kaybı hesabı kabul edilemeyeceğini, bilirkişi raporuna itiraz ederek dosyada kusur oranı ve değer kaybı hesabı konusunda itirazları doğrultusunda dosyanın ATK ya gönderilmesine karar verilmesi talep etmiş olmalarına rağmen taleplerinin mahkemece reddedildiğini ve dosyada mevcut rapor doğrultusunda karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, menfi tespit ve istirdat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. 28/7/2020 tarihli Resmi Gazete' de yayınlanan 7251 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile 6100 sayılı Kanunun 186. maddesinin birinci fıkrası "(1) Mahkeme, tahkikatın bittiğini tefhim ettikten sonra aynı duruşmada sözlü yargılama aşamasına geçer. Bu durumda taraflardan birinin talebi üzerine duruşma iki haftadan az olmamak üzere ertelenir. Hazır bulunsun veya bulunmasın sözlü yargılama için taraflara ayrıca davetiye gönderilmez.” şeklinde değiştirilmiştir. Davalı vekilinin mazeret dilekçesine rastlanmamış olup kaldı ki HMK'nın 186/1 maddesi gereğince de Mahkemece davalı vekiline ayrıca sözlü yargılama için davetiye gönderilmemiş olmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacıya ait araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde KTK 85/1-5 maddesi gereğince % 85 kusurlu, davalıya ait araç sürücüsünün % 15 kusurlu olduğu, (kaza tespit tutanağında davacıya ait araç sürücüsünün olay yerini terk ettiği ve kazanın bütünlüğü bozulmuş olduğundan kusur kanaatine varılamadığının belirtildiği) davalı aracının markası modeli ve .kaza tarihi itibarı ile rayiç değeri ve hasara göre değer kaybının 3.000,00 TL olduğu bu miktardan davacının kusuru oranında sorumluluğu bulunduğu buna göre yapılan hesaplamada davacının sorumluluğunun 2.550,00 TL olduğu, davalı tarafından hakkındaki ilamsız takibe süresinde itiraz etmediğinden kesinleştiği ve icra dosyasına ödemiş olduğu 32.238,15 TL talep edilen değer kaybından davacının sorumlu olduğu miktar 2.550,00 TL olmakla davanın kısmen kabulü ile davacının takip dosyasındaki asıl alacak yönünden 29.463,37 TL miktar yönünden borçlu olmadığının tepiti ile 15.03.2019 tarihinde ödenen bu miktarın yasal faizi ile birlikte davalıdan istirdadına ve alacak yargılama ile belirlendiğinden davalının tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi içtihatlarına göre değer kaybının belirlenmesi hususunda aracın kaza tarihindeki hasar görmemiş piyasa değeri ile onarılmış haldeki piyasa değeri arasındaki fark kriteri esas alınmaktadır. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına, icra takibinin yalnızca değer kaybı için başlatıldığı, İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda da hasarlı aracın markası, modeli, yaşı, hasarlı parçaları incelenerek fark kriteri yöntemine göre değer kaybının belirlenmiş olmasına göre bilirkişi raporunda belirlenen değer kaybı tazminatına ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında, yine hükme esas alınan kusur bilirkişi raporunun olay yeri, kaza tespit tutanağı, kazanın oluş şekli ve dosya kapsamına uygun olduğu anlaşıldığına göre kusur raporunun hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Bu nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davalı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 2.012,64 TL harçtan peşin alınan 503,16 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.509,48 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.15/05/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:42:19