SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 9. HD 2021/2209 E. 2024/813 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/2209

Karar No

2024/813

Karar Tarihi

15 Mayıs 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

9.HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

ESAS NO: 2021/2209

KARAR NO: 2024/813

İNCELENEN DOSYANIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

KARAR TARİHİ: 10/09/2021

NUMARASI: 2018/70 Esas - 2021/570 Karar

DAVA: Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat

KARAR TARİHİ: 15/05/2024

Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin küçük çocukları ...'in 05.05.2017 tarihinde ...'nun sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı traktörün sağ çamurluğu üzerinde oturarak yolculuk yaptığı sırada bulunduğu yerde dengesini kaybederek yere düşmesi sonucunda meydana gelen trafik kazasında hayatını kaybettiğini, polis memuru tarafından tutulan tutanakta araç sürücüsünün asli kusurlu olduğunun belirtildiğini, Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı'nın raporunda da asli kusurlu olduğu kanaatine varıldığını, müvekkillerinin çocuklarını kaybetmiş olması acısı yanında ömür boyu sürecek olan desteğinden de yoksun kaldıklarını, tazminat ödenmesi talebiyle ...na 26.12.2017 tarihinde başvuru yapıldığını ancak olumlu bir yanıt alınamadığını belirterek müvekkillerinin uğradığı zararın tam ve kesin olarak tespitine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere müvekkili ... için 500,00 TL, ... için 500,00 TL olmak üzere toplam 1.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacılar ıslah dilekçesi ile talebini sigorta şirketinin temerrüde düştüğü tarihten itibaren değişen oranlı avans faizi ile birlikte davacı ... yönünden 124.395,38 TL'ye, davacı ... yönünden 119.550,98 TL'ye yükseltmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından başvuru yapılması üzerine, hesaplama yapılması için gerekli belgelerin temininin istendiğini ancak davacı tarafından ilgili belgelerin ibraz edilmediğini, bu nedenle dava şartının yerine getirilmediğini, kaza tarihi itibari ile 01.06.2015 tarihinden sonra gerçekleşmiş kazalar için açılmış olan davalarda Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Yeni Genel Şartlarının uygulanması gerektiğini, başvuranlar için maluliyet tazminatı ve ölen kızları için destekten yoksun kalma tazminat hesaplaması yapılmasına karar verilmesi halinde 26.04.2016 tarihinde yürürlüğe giren düzenlemenin göz önünde bulundurulması gerektiğini, yasa gereği bedeni zararlar kapsamında bulunmayan cenaze ve defin, yol, yemek, ulaşım, belge ve raporların temini sırasında yapılacak masraflar ile benzeri masrafların müvkkilince karşılanmasının mümkün olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın kısmen kabulü ile, Davacı ... yararına 64.133,43-TL destekten yoksun kalma tazminatının 29/12/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya dair istemin reddine, Davacı ... yararına 54.583,01 TL destekten yoksun kalma tazminatının 29/12/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya dair istemin reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacılar vekili ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; iptal edilen ve yürürlükten kaldırılan hükümlerin uygulanma olanağı kalmadığından, Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilen genel şartların ekinde düzenlenen TRH 2010 tablosuna göre hesaplama yapılması gerektiğine dair tespiti kabul etmediğini, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun 2019 yılında hazırlandığını, 2019 yılı asgari ücret üzerinden hesaplama yapıldığını, Mahkemece hükme esas alınamayacağı ve cevaz verilemeyeceği belirtilen dosyadaki bilirkişi raporu 10/02/2021 tarihinde hazırlandığını, tarafınca da 09/03/2021 tarihinde dava değeri artırıldığını, mahkemece bu rapora göre hüküm tesis edilecek olsa dahi hüküm tarihindeki 2021 yılı asgari ücret tarifesi üzerinden yeniden hesaplama yapılması gerektiğini, bilirkişi raporunda destek paylarının hatalı hesaplandığını, Yerleşik Yargıtay içtihatları uyarınca, anne ve babadan biri yaşam tablosuna göre destekten çıkarsa, onun payının kalan kişinin payına ilave edilerek tazminat hesabının yapılması gerektiği belirtildiğini, bilirkişi raporunda hatalı olarak, en son 6 yılda müteveffanın babası destekten çıkınca, onun payının anneye verilmesi ve annenin destek payının 2/8 (%12,5) olması gerekirken, destekten çıkan babanın payı tüm mirasçılara paylaştırılarak müvekkili ...'nın payı eksik hesaplandığını, hesaplama yapılırken hem müteveffanın babası ...'ın payından hem de her hangi bir işte çalışmayan kayıtlı bir işi de olmayan müvekkili ...'nın tazminat payından ayrı ayrı yetiştirme gideri düşülmesi hukuka aykırı olduğunu, müteveffanın zararın doğmasına veya artmasına davacıların emniyetsiz şekilde yolculuk yapılmasına rıza verdiklerinden bahisle müterafik kusur indirimi yapılmış ise de dosya arasındaki ceza dosyası ve olay tutanakları incelendiğinde müvekkillerin emniyetsiz şekilde yolculuk yapılmasına rıza gösterdiklerine dair herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığını, kaldı ki dosyadaki tüm kusur raporlarında ve kaza tespit tutanağında da araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu, müteveffaya ya da müvekkillere herhangi bir kusur atfedilmediğini, bu sebeple, müterafik kusur indirimi yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, her bir müvekkili yönünden ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, toplam tazminat miktarı üzerinden tek bir vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; söz konusu kaza sonucunda zarar görenler için traktör sürücüsü ... tarafından 10.000,00 TL ödeme yapıldığını ve bu tutarın davacılar tarafından ibra edildiğini, davacıların ibranamede başkaca tazminat alacaklarının kalmadıklarını belirttiklerini, bu ibra nedeniyle ...’nın sorumluluğunun son bulduğunu, aksi halde hem ...’nın rücu imkanı ortadan kalkacağını hem de bu durumun davacıların sebepsiz zenginleşmesine neden olacağını, ibra ile ödenen 10.000,00 TL tazminatın güncellenerek hesaplanan tazminattan tenzili gerektiğini, kuruma başvuru şartı yerine getirilmediğinden açılmış olan davanın başvuru şartları yerine getirilmemiş olması sebebiyle reddedilmesi gerektiğini, yasa gereği davacıların davaya veya tahkim yoluna başvurmaları öngörüldüğünü, söz konusu kazanın evin avlusunda meydana geldiğini ve kamuya açık alanda meydana gelmediğinden, KTT'nin 2. maddesi uyarınca karayolu ve karayolu sayılan yerler arasında bulunmadığından davacının talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini, müteveffanın kaza tarihinde 6 yaşında olduğu, bilirkişi raporunda ise 8 yaşında olduğu dikkate alınarak hesaplama yapıldığını, kız çocukları için 22 yaşa kadar yetiştirme gideri hesaplanması gerektiğinden 10 yıl yerine 16 yıl yetiştirme gideri hesaplanması gerektiğini, 22 yaşından sonra desteklik hesabı yapılması gerektiğini, davacının anne ve babasının denetim ve gözetim yükümlülüğünü yerine getirmediğini, gerekli dikkat ve özeni gösteremeyecek yaşta ve durumda olduğu anne ve babasının denetim ve gözetim görevlerini yerine getirmediklerinden müterafik kusur indirimi yapılması ile hesaplanan tazminat üzerinden ayrıca hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, müteveffanın T.C. vatandaşı olmadığından davacının ve hak sahiplerinin kimlik belgesi ve nüfus kayıt örneğinin ilgili konsolosluk ve ilgili valilikçe tasdik edilmiş belge asılları ile noter onaylı yeminli tercümesinin davacı vekili tarafından sunulması gerektiğini, hükmolunacak tazminat tutarına dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Dosya kapsamından, 05.05.2017 günü saat 12:00 sıralarında sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı arkasında römork bağlı traktör ile tarladan ikametine doğru seyri sırasında geldiği olay yerinde traktörünün sağ çamurluğu üzerine oturtarak yolculuk yaptırdığı yolcu küçük ...'in, bulunduğu yerdeki dengesini kaybederek yere düşmesi neticesinde ölümlü trafik kazası meydana gelmesi nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı talep edildiği anlaşılmıştır. Mahkemece hükme esas alınan 16/09/2020 tarihli (asgari ücret 2.324 TL, 2. ek raporda ise 2.825,90 TL asgari ücret PMF uygulanmış, %20 müterafik indirimli) aktüerya bilirkişi ek raporunda TRH 2010 yaşam tablosu ve 1,8 teknik faiz uygulanarak davacı anne çalıştığından her iki davacı için ayrı ayrı %5 yetiştirme gideri düşülerek davacıların müteveffanın emniyetsiz şekilde yolculuk yapmasına rıza vermeleri karşısında müterafik kusurunun kabul edilmesi gerektiğinden tazminattan %20 oranında indirimi yapılarak tazminat belirlenmiştir. Davacılar vekili istinaf itirazları incelenmesinde; Kaza nedeniyle, dosya kapsamında bulunan ceza soruşturma ifade tutanağı ve ceza mahkemesi kararından davacı annenin de sürücüye ait tarlada çalıştığı ve davacıların yabancı uyruklu oldukları da gözönüne alındığında yetiştirme giderinin her iki davacı için uygulanmasında; traktör sürücü ...'nun evinin 200 m ilerisinde bulunan tarlada davacılar murisi çocuk ...’i eve götürmesi için traktörün sağ çamurluğu üzerinde yolculuk yapmasına davacıların rızası olduğunun anlaşılmasına göre müterafik kusur indirimi yapılmasında isabetsizlik bulunmamaktadır. Davacı annenin payına davacı babanın son 6 yıllık yaşam süresindeki payının eklenmesi gerektiğine ilişkin istinaf itirazında bulunmuş ise de böyle bir hesaplama yöntemi olmadığından yerinde görülmemiştir. Yargıtay 17. (kapatılan) ve 4. Hukuk Dairelerinin Anayasa Mahkemesi'nin yukarıda bahsedilen kararı sonrasında vermiş olduğu güncel kararları gereğince tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosu uygulanacak, bilinmeyen (işleyecek) devre bakımından da "progresif rant" formülü kullanılarak tazminatın hesaplanması gerekecektir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2022/6135 E. ve 2022/10604 K., 2021/16078 E. ve 2022/10550 K., 2021/13398 E. ve 2022/10498 K.,Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2020/2598 E. ve 2021/34 K., 2019/3713 E. ve 2020/2420 K. sayılı kararları). Somut uyuşmazlıkta, İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan aktüerya 1.ek bilirkişi raporunda TRH 2010 yaşam tablosuna göre düzenlenmiş ise de 10/02/2021 tarihli 2.ek rapor tarihindeki asgari ücret üzerinden ve ibranamede ödendiği belirtilen miktarın güncellenmiş tutarı tazminattan indirilmeden hesaplama yapılması doğru değildir.İhtiyari dava arkadaşı olan davacıların her birinin ayrı ayrı tazminat talebinde bulunmuş olması, her birinin davasının diğerinden bağımsız olması ve aralarında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunanların usul ekonomisi ilkesi dikkate alınarak birlikte dava açtıkları durumda da esasen birden fazla dava olduğu dikkate alınarak her bir davacı yönünden lehine hükmedilen tazminat miktarına göre ayrı ayrı vekalet ücreti verilmesi gerekir (Benzer yönde Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 25/11/2019 tarih, 2017/5605 E.ve 2019/11036 K.sayılı kararı). Bu nedenle İlk Derece Mahkemesince davacılar yararına yazılı olduğu şekilde tek vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. Davalı vekili istinaf itirazları incelenmesinde; 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kananu'nun 2/a maddesin de; Bu kanun karayollarında uygulanır. Ancak aksine bir hüküm yoksa; karayolu dışındaki alanlarda kamuya açık alanlar ile park, bahçe, park yeri, garaj, yolcu ve eşya terminali, servis ve akaryakıt istasyonlarında karayolu taşıt trafiği için ayrılan yerler ile bu kanun hükümleri uygulanır düzenlemesi karşısında davaya konu kaza her ne kadar karayolu üzerinde gerçekleşmemiş ise de, İlçe Jandarma Komutanlığının 07.05.2017 tarihli Olay Yeri İnceleme ve Araştırma tutanağında kaza mahallinin sürücünün evinin bahçesinin giriş kısmında bulunan stabilize yol olması nedeniyle, 2918 Sayılı Yasa kapsamında değerlendirilmesi ve davanın esası hakkında bir karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Davalı vekilinin bu yöndeki itirazları yerinde değildir. Davalı vekili cevap dilekçesinde davacının hatır için taşındığı yönünde iddia ve savunma ileri sürmemiştir. Mahkemece, taşımanın hatır için olduğu değerlendirilerek tazminattan hatır indirimi yapılabilmesi için davalının bu yönde savunma getirmesi ve taşımanın hatır için olup olmadığı, tarafların yakınlığı, varsa hatır için taşımanın kimin arzusu ve ne amaçla yapıldığı gibi olayın özel şartlarını ortaya koyması gerekmektedir. Davalı tarafın, süresinde dosyaya sunulan cevap dilekçesinde hatır taşıması olduğuna dair iddiası ve savunması olmadığına göre İlk Derece Mahkemesince hatır indirimi yapılmamış olmasında bir isabetsizlik yoktur. Yine mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda müterafik kusur indirimi zaten uygulanmıştır. HMK'nun 357/1. maddesi uyarınca, Bölge Adliye Mahkemesince re'sen göz önünde tutulacaklar dışında, İlk Derece Mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar dinlenemez, yeni delillere dayanılamaz. Davalı vekili tarafından yargılama safahatı sürecinde hükme esas aktüerya bilirkişi raporuna karşı itirazında desteğin yaşı ve buna bağlı hesaplamaya ilişkin itiraz ya da talepte bulunmamış ve bu suretle aktüerya raporundaki hesaplama bakımından davacı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu gibi HMK'nın 357/1. maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesince re'sen göz önünde tutulacaklar dışında İlk Derece Mahkemesinde ileri sürülmeyen iddialar ve savunmalar dinlemeyeceğinden tazminat hesabına ilişkin istinaf itirazı değerlendirilmeye alınmamıştır. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2021/13141 E. ve 2022/6709 K.sayılı kararında açıklandığı üzere "... yönünden faizin başlangıç (temerrüt) tarihi belirlenirken, ilgililerce gerekli belgeler de ibraz edilerek ... Yönetmeliğinin 9, 14. ve 15. maddelerinde yazılı biçimde fona başvurulduğu halde ödeme yapılmamışsa başvuru tarihinden itibaren ...'nın temerrüde düştüğünün kabulü gerekir. Gerekli belgeler ibraz edilmeksizin başvuruda bulunulmuş ya da hiç müracaat edilmemiş ise ...'nın temerrüdünden bahsedilemeyeceğinden faiz başlangıcının dava tarihi olarak kabulü gerekir." (Aynı yönde Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2022/4574 E. ve 2022/16962 K. sayılı kararı). Somut uyuşmazlıkta başvuru belgelerinden eksik evrak ile başvuru yapıldığı anlaşılmasına göre davalı ...'nın temerrüde düşmeyeceğinden faiz başlangıcının dava tarihi olarak kabulü gerekirken yazılı şekilde belirlenmesi doğru olmamıştır. İlk Derece Mahkemesince dosya kapsamında alınan tüm bilirkişi raporlarının tamamının gerekçeli karara aktarılarak yazılması, gerekçeli karar yazma tekniğine de uygun olmadığı görülmüş eleştiri konusu yapılmıştır.Açıklanan nedenlerle, davacılar vekili ve davalı vekili vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davacılar vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana iadesine, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Davacılar vekili ve davalı vekilinin tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.15/05/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

ZararkararÖlümgereğiAçılankabulügönderilmesineistanbulVekaldırılmasınaTazminatdüşünüldüSebebiyleCismaninumarası

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:42:19

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim