İstanbul BAM 9. HD 2023/2263 E. 2024/805 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
bam
2023/2263
2024/805
15 Mayıs 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
ESAS NO: 2023/2263
KARAR NO: 2024/805
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: 12/06/2023
NUMARASI: 2022/393 Esas - 2023/439 Karar
DAVA: Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
KARAR TARİHİ: 15/05/2024
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; 29/04/2017 tarihinde sürücü ... sevk ve idaresindeki, davalı ... A.Ş. tarafından ZMSS Poliçesi ile sigortalı ... plaka sayılı aracı ile Osmaniye ili istikametinden Gaziantep ili istikametine seyir halindeyken hangi araçtan düştüğü tespit edilemeyen jantlı büyük araç stepnesine çarpması ve direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu kendi şeridinde bir süre ilerleyerek bariyerlere çarpması buna rağmen duramayarak tekrar yola savrulup taklalar atarak durması sonucu ölümlü trafik kazası meydana geldiğini, meydana gelen kaza neticesinde ... plaka sayılı araçta yolcu olarak bulunan davacıların desteği ...in vefat ettiğini, desteğin ölümü nedeniyle davacıların maddi açıdan mağdur olduklarını, sürücü ...’ın hızlı olduğu, aracını dikkatsiz ve özensiz kullandığı, yol faktörlerini dikkate almadan seyrettiğini, bu nedenle kazanın meydana gelmesinde kusurlu olduğunu, diğer kusurlu sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen araç bakımından sigortalı da tespit edilemediğinden ...’nın kaza tarihinde geçerli limit dahilinde sorumlu olduğunu, davalı sigorta şirketlerine yaptıkları başvuruların her iki davalıya da 23/06/2017 tarihinde tebliğ edildiğini, davalıların 8 iş günü içerisinde ödeme yapmayarak 06/07/2017 tarihinde temerrüte düştüklerini belirterek fazlaya ilişkin talep ve ek dava açma hakları saklı kalmak kaydı ile ve maddi zararın tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda artırılmak üzere davacılardan eş ... 120.000 TL, çocuk ... için 10.000 TL, baba ... için 5.000 TL, anne ... için 5.000 TL olmak üzere toplam 140.000 TL maddi tazminat bedelinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt avans faizi ile birlikte diğer kusurlu kişilerin kusurlarına düşen sorumluluk dahil olmak üzere limit sınırları içerisinde davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... A.Ş. (eski ünvanı ... A.Ş.) vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dışı sigortalı ...’e ait ... plaka sayılı aracın davalı şirket nezdinde 23/06/2016-2017 tarihleri arasında olmak üzere ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, davacı tarafça davalı şirkete yapılan başvuru sonrası açılan hasar dosyasında alınan 05/07/2017 tarihli destekten yoksun kalma tazminatı raporu ile tespit edilen 173.038,94 TL üzerinden %20 hatır taşıması indirimi yapılarak ödeme yapılmasının mümkün olduğunun tespit edildiğini, davalı tarafından dosyanın sonuçlandırılması için gerekli ibraname ve belgeler teslim edilmediğinden işlemlerin tamamlanamadığını, öncelikle kusur oranlarının belirlenmesini talep ettiklerini, hatır taşıması olması nedeniyle tazminata hükmedilmesi halinde tazminattan indirim yapılması gerektiğini, tazminata hükmedilmesi halinde dava tarihinden yasal faiz işletilebileceğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; davalı kuruma sorumluluk yüklenebilmesi için kazaya karıştığı iddia olunan plakası tespit edilemeyen ikinci motorlu aracın varlığının olaya dahli somut delillerle ispat edilmesi gerektiğini, aracın varlığının ispatı veya trafik poliçesi yaptırmak zorunda olan bir araç olduğunun tespiti yapılamadığı taktirde davalı aleyhine açılan davanın reddi gerektiğini, savcılık evraklarında dahi faili meçhul sürücünün şüpheli olarak gözükmediğini, kaza tespit tutanağının aksini ispat edecek bir delil bulunmadığını, araç sürücüsü ...’ında beyanında ikinci bir aracın olaya sebebiyet verdiğini belirtmediğini, sadece aracının önünden bir şey geçtiğini ne olduğunu dahi anlamadığını, ayrıca geçen şeye de çarpıp çarpmadığını anlamadığını, sadece gördüğü için direksiyon hakimiyetini kaybettiğini belirttiğini, davalı kurumun ancak ve ancak motorlu araçların meydana getirdiği zararlar sebebiyle sorumlu tutulabileceğini, jantlı stepnenin bir araçtan düşüp düşmediği dahi kesin değilken bu cisim sebebiyle sorumluluk yüklenemeyeceğini, davalı kurumun sorumluluğunun somut delillerle ispat edilmesi halinde sigortasız araca atfedilen kusur oranı ve kaza tarihindeki teminat limiti ile sınırlı olduğunu, davalı kurumun herhangi bir temerrütü söz konusu olmadığından faize ilişkin taleplerinin de kabul edilmeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın kısmen kabulü ile, davacılardan ... için 195.052,87-TL, ... için 12.447,54-TL, ... için 25.621,35-TL olmak üzere toplam 233.121,76-TL destekten yoksun kalma tazminatının (Sigortanın Poliçe limiti 330.000,00-TL ile sınırlı olmak üzere) temerrüt tarihi 06.07.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin tazminat talebinin reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacılar vekili, davalı ... vekili ve davalı ... A.Ş. (eski ünvanı ... A.Ş.) vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dosya kapsamında istinaf kaldırma kararı sonrası düzenlenecek raporun güncel asgari ücret verilerine göre tanzim edilmesi gerektiğini, kaldırma kararından önce dosyaya kazandırılan hesap raporunun günümüz itibariyle hüküm kurmaya elverişli olmadığını, yerel mahkemenin vermiş olduğu ilk karar döneminde maddi tazminat hesaplaması ve gelir yönünden rapora esas alınan veriler doğru ise de kaldırma ilamından sonra asgari ücretteki değişiklikler ve hükme en yakın tarihteki asgari ücret verilerine göre hesaplama yapılması gerektiği kamu düzenine ilişkin olup mahkemece resen gözetilmesi gerektiğinden, güncel asgari ücret verilerine göre hesaplama yapılmamış olmasının kabul edilemeyeceğini, bilirkişi raporlarında maddi tazminat hesaplamasına ilişkin olarak kullanılan yöntem, bakiye ömür tablosu, paylar, kusur oranları, gelire ilişkin veriler ve diğer veriler de hatalı olup kararı bu yönden istinaf ettiklerini, davalı yanın, müteveffanın emniyet kemerinin takılı olduğu belirsiz olduğunu, belirsizlik durumu gözetilerek müterafik kusur uygulanması gerektiğine ilişkin söylemlerinin kabul edilemeyeceğini, davalı vekilinin davanın kısmi dava olarak açıldığına dair iddialarının yerinde olmadığını belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kazaya stepnenin sebebiyet verdiği kabulü suretiyle hüküm kurulduğunu, olayın trafik kazası olarak değerlendirilmesinin kabul edilemeyeceğini, kazaya sebebiyet veren ikinci motorlu alacağın varlığı ve kusurunun ispatlanamadığını, farazi değerlendirmelerin yapıldığını, daimi arama kararı ambulans formunun olmadığını, kaza tespit tutanağında tek taraflı kaza olduğunun belirtildiğini, soruşturma aşamasında davacının içinde bulunduğu araç sürücüsünün kusurunun olduğu başkaca sorumlu kişinin bulunmadığı tespit edilerek kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini, vekil edenin sorumluluğunu gerektirir bir trafik kazasından söz edilemeyeceğini bölge adliye mahkemesi kararının kesin olduğundan temyiz edilemediğini, hükme dayanak yapılan kusur raporunun tek bilirkişi tarafından düzenlenmiş olup ATK Trafik İhtisas Dairesinden alınmadığını, davacıların murisinin emniyet kemerinin takılı olduğunun belirsiz olduğunu, belirsizlik durumu gözetilerek müterafik kusur uygulanması gerektiğini, vekil edenin poliçe dahi düzenlemediği sorumluluğunun yasadan kaynaklandığı gözetildiğinde ispat yükünün üzerine yüklenmesi kabul edilemeyeceğini, dava kısmi dava olarak açıldığını, davacı yan talebini iki kez ıslah ettiğini belirterek istinaf talep etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. (eski ünvanı ... Sigorta A.Ş.) vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; istinafa konu yerel mahkeme kararı ile davalı tarafların müşterek müteselsil sorumlulukları hususunda karar verilirken davalı müvekkili şirket kusur oranı %100 kabul edilerek karar verildiğini ve hüküm kurulduğunu, davalı müvekkili sigortalısı araç sürücüsüne %5 kusur atfedildiğini, davacının hatır taşınması ile taşındığı tespit edildiğini, kusur oranından ilk hesaplama ile 12.991,92 TL, ikinci hesaplama ile 29.898,71 TL'sinden şirketinin sorumlu olacağının takdir edildiğini, müvekkile yapılan başvuru sebebi ile ... nolu hasar dosyası açılmış davacı tarafın destekten yoksun kalma tazminatı talebine yönelik aktüerya incelemesi yaptırıldığında 173.038,94 TL üzerinden %20 hatır taşıması indirimi yapılarak ödeme yapılmasının mümkün olduğunun tespit edildiğini, davacı taraf usule uygun başvuru bulunduğunu iddia etse de davalı müvekkili tarafından dosyanın sonuçlandırılması için gerekli ibraname ve belgeler teslim edilmediğinden işlemler tamamlanamadığını ve işbu davanın ikame edildiğini, davanın açılmasına müvekkili şirket sebebiyet vermediğinden yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmadığını, bilirkişi raporunda da davalı müvekkile sigortalı araç sürücüsüne %5 kusur atfedildiğini ancak davalı müvekkile sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığını, davalı müvekkili nezdinde sigortalı bulunan araç sürücüsünün kusuru bulunamadığını, 29.04.2017 tarihli Trafik Kazası Tespit Tutanağında da sigortalı araç sürücüne kusur atfedilmediğini, müvekkili sigortalısı araç sürücüsüne trafik kazası tespit tutanağındaki tespitlere aykırı olarak %5 kusur atfedildiğini, müvekkili sigortalısı araç sürücüsünün kazada hiçbir kusurunun bulunmadığını, kaldı ki müvekkili şirketin dava konusu olayda tazminat sorumluluğu %5 olarak kabul edilmesi gerekirken %100 kusur üzerinden değerlendirme yapılmasının da hatalı olduğunu belirterek istinaf talep etmiştir. Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Mahkemece ilk verilen hükmün istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 13/04/2022 tarih, 2020/ 1504 Esas ve 2022/ 724Karar sayılı kararı ile " ...İlk Derece Mahkemesince yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular çerçevesinde, öncelikle yargılama sırasında vefat eden davacı ...’in mirasçılık belgesi getirtilerek, mirasçılarına usulüne uygun tebligat yapılıp, mirası reddetmeyen mirasçılarının mecburi dava arkadaşı olarak yöntemince davaya katılımı sağlanmak, mirasçılar davayı birlikte takip etmekten kaçınırlarsa terekeye temsilci tayin ettirmek suretiyle, taraf teşkili sağlandıktan sonra, hasıl olacak sonuca göre, davalıların müteselsil sorumlulukları da değerlendirilmek suretiyle, her bir davacı yönünden ayrı dava olduğu gözetilerek lehine hükmedilen tazminat miktarına göre ayrı ayrı vekalet ücreti verilmesi, davacılar aleyhine de vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiği gözetilerek bir karar verilmesi gerekmektedir. ..." gerekçesiyle kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesince; Dairemiz kararından sonra davacılar vekilinin ... mirasçıları yönünden davanın tefrik edilmesi talebi doğrultusunda bu davacının mirasçıları yönünden tefrik karar verilmiş ve diğer davacılar yönünden davaya devam edilerek yeniden hüküm kurulmuştur. Kusur ve olayın meydana gelişi ile ilgili dairemizce verilen ilk kararda değerlendirme yapılarak "...İlk Derece Mahkemesince alınan kusur raporunda, dava dışı sürücünün hızını far ışıkları altındaki görüş alanını kontrol edebilecek ve tedbir alabilecek düzeye düşürmediği anlaşılmış olup, mahal şartları ve yolun yatay ve düşey güzergahındaki geometrik özellikleri de dikkate alındığında, dikkatsiz ve özensiz davranışlarından dolayı olayda %5 ( Yüzde beş) oranında kusurlu, Osmaniye- Gaziantep mevkiinde yol üzerinde sağ şerit üzerinde bulunan ve ... plaka sayılı aracın çarparak seyir dengesinin bozulmasına sebebiyet veren jantlı büyük araç stepnesinin sonuç üzerine %95 oranında etken olduğu belirtilmiştir. Davalı ...nın kazaya plakası tespit edilemeyen aracın kazaya sebep olduğu hususunun somut delillerle ispat edilemediği yönündeki istinafı, resmi olarak düzenlenmiş ve aksi aynı derecede delillerle ispat edilinceye kadar geçerli kaza tespit tutanağındaki verilere göre yapılan inceleme ile hazırlanmış bilirkişi raporu karşısında yerinde değildir...." açıklaması ile istinaf talebinin reddine karar verilmiştir. Mahkemece alınan kusur raporunun kaza tespit tutanağı ve olayın oluşuna uygun düştüğü nazara alındığında kusura ve ATK Trafik İhtisas Dairesinden rapor alınması gerektiğine yönelik istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. Dava, dava tarihinde yürürlükte olan HMK'ya göre belirsiz alacak davası olarak açılmıştır. Belirsiz alacak davası olarak açılan davada harcını yatırarak bedel artırma talebinde bulunulabilir. Ayrıca bundan bağımsız olarak HMK'nun 176. maddesi gereği ıslah yapmak hakkı da mevcuttur. Mahkemece davacının ıslah dilekçesi ve bedel artırım talebi esas alınarak karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmaktadır. Davacıların desteği yolcu olup kaza tespit tutanağında emniyet kemerinin takılı olup olmadığı belirsiz olarak işaretlenmiştir. Emniyet kemerinin takılı olmadığı davalı tarafça ispatlanamadığına göre İlk Derece Mahkemesince belirlenen tazminattan müterafik kusur indirimi yapılmamış olmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Kaldı ki bu hususa değinen istinaf talebi bakımından Dairemizin ilk kararında da inceleme yapılarak istinaf talebinin reddine karar verildiğinden aynı yöndeki istinaf talebi yerinde görülmemiştir. KTK'nın 88. maddesindeki "Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur" düzenlemesi ile birden fazla kişinin zararı tazminle yükümlü olması durumunda zarar görene karşı müteselsil sorumluluk ilkesi benimsenmiştir. 6098 sayılı TBK'nın 61. (818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 51.) maddesindeki "Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır" düzenlemesine göre de, zarar gören 3. kişi konumunda olan davacı zararın tamamını, isterse sorumluların hepsinden isterse bir kısmından isteyebilir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.02.2022 tarih, 2021/(21)10-188 Esas ve 2022/87 K. sayılı kararında "Kamu düzeniyle ilgili durumlarda, kazanılmış usulî haktan söz edilemeyecektir. Bu niteliği dikkate alındığında asgari ücretteki değişiklikler de usulî kazanılmış hakkın istisnası niteliğinde bulunup aynı davada ve yargılamanın her aşamasında hâkim tarafından re'sen gözetilmesi gerekir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 28.01.2004 tarihli, 2004/10-24 E., 2004/47 K. sayılı kararında da aynı yaklaşım benimsenmiştir. Tazminat hesabında hüküm tarihine en yakın tarihteki ücretlerin esas alınmasının nedeni tazminatların hesaplanma yöntemiyle ilgili olup tazminat miktarının belirlenmesi ileriye dönük varsayımsal hesaplamaları gerektirmesi ve gerçek belli iken varsayıma dayalı hesaplama yapılıp buna göre karar verilmesinin mümkün olmaması esasına dayalıdır. Bu durumun “gerçek belli iken varsayıma gidilemez” ilkesine uygun olduğu Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 15.05.1991 tarih 1991/9-102 E., 1991/267 K. sayılı kararında da belirtilmiştir.Hüküm tarihine en yakın tarihteki ücretlerin esas alınması mahkemenin vereceği ilk hükümle ilgili olup bu hükmün yeniden rapor alınmasını gerektirmeyen bir nedenle bozulması hâlinde yeni verilecek hüküm tarihini esas alan bir hesaplama yapılması gerekmeyecek ancak bozma nedeni tazminat hesabı için yeniden rapor alınmasını gerektiriyor ise bu takdirde alınacak raporda sonradan değişen ücretler esas alınarak önceki rapordaki miktarlar itibarıyla varsa usulî kazanılmış hak oluşturan durumlarında gözetilmesi gerekmektedir. Hükme esas alınan bilirkişi raporuna yönelik maddi tazminat hesabı noktasında temyiz itirazı bulunmadığı veya Yargıtay Hukuk Dairesince maddi tazminat hesabı yönünden bir aykırılık görülmediği takdirde bu raporun esas alınması gerektiği konusunda usulî kazanılmış hak oluşacağından farklı bir hesaplama içeren yeni rapora göre karar verilmesi usulî kazanılmış hakkın ihlali niteliğinde olacaktır." şeklinde karar verilmiştir.Bu karar ışığında somut uyuşmazlıkta, İlk Derece Mahkemesinin 16/03/2020 tarih, 2017/660 Esas ve 2020/288 Karar sayılı kararına karşı davacı tarafından verilen istinaf talep dilekçesinde tazminat miktarı, hesaplama yöntemi gibi sebeplerle istinaf talebi bulunulmadığından hesaplanan tazminat miktarı bakımından davalı taraf lehine usuli kazanılmış hak oluştuğundan asgari ücrete ki artışın tazminat hesabında nazara alınmamış olmasında isabetsizlik bulunmamaktadır. Trafik kazası sonucu oluşan zararlardan kusuru ile sebebiyet veren işleten, sürücü ve trafik sigortacısı ile kazaya karışan dava dışı araç sürücüsü, işleteni ve ZMMS sigortacı (sigortalı değil ise ...) zarar görene karşı müteselsilen sorumludur. Zarar gören davacı, kaza tarihinde uygulanması gereken TBK'nın 163 vd. maddeleri gereğince müteselsil sorumluların hepsine karşı dava açabileceği gibi bunlardan sadece birine karşıda tazminat davası açabilir. Bu nedenle İlk Derece Mahkemesince davalıların zararın tamamından sorumlu tutularak karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından davalı ... A.Ş. (eski ünvanı ... A.Ş.) vekilinin davalıların kusuru oranında sorumlu tutulmaları gerektiğine değinen istinaf itirazı yerinde değildir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/12443 E. ve 2022/6192 K.,02021/11174 E. ve 2022/4055 K. sayılı kararı).Bu nedenlerle; davacılar vekili, davalı ... vekili ve davalı ... A.Ş. (eski ünvanı ... A.Ş.) vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:1-Davacılar vekili, davalı ... vekili ve davalı ... A.Ş. (eski ünvanı ... A.Ş.) vekili vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-a)Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, b)Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 15.924,54 TL harçtan peşin alınan 3.981,15 TL harcın mahsubu ile bakiye 11.943,39 TL harcın davalı ...'ndan tahsili ile Hazineye irat kaydına, c)Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 15.924,54 TL harçtan peşin alınan 3.981,15 TL harcın mahsubu ile bakiye 11.943,39 TL harcın davalı ...A.Ş.'den (eski ünvanı ... A.Ş.) tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.15/05/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:42:19