İstanbul BAM 9. HD 2021/2163 E. 2024/792 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
bam
2021/2163
2024/792
15 Mayıs 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
ESAS NO: 2021/2163
KARAR NO: 2024/792
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: 04/03/2021
NUMARASI: 2018/1135 Esas - 2021/158 Karar
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 15/05/2024
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesi ile; davacıların tatil yapmak amacıyla İstanbul'a geldiklerini, davalılardan ... Malze. İnş. ve Eğitim Hiz. A.Ş. ile seyahatleri süresince yararlanmak için taşıma hizmeti temini yönünde anlaştıklarını, 17/11/2016 günü saat 11:35 sıralarında E-80 TEM otoyolu Kurtköy Gişeleri yolunda ülkelerine dönmek için Sabiha Gökçen Havaalanı yoluna girerken davalı sürücü ... yönetimindeki ... plakalı aracın otoban bariyerinin ön pencereden aracın içine girmesi nedeniyle araçtaki ... ve çocuk yaştaki kızı ...'nin öldüğünü, diğer 4 kişinin yaralandığını, İstanbul Anadolu 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2016/399 E. Sayılı dosyası kapsamında ATK Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen raporda kazanın meydana gelmesinde araç sürücüsü ...'in tam ve asli kusurlu olduğunun tespit edildiğini, meydana gelen kazada ...'ın hayatını kaybetmesi nedeniyle çocuk yaştaki kızı ...'nın annesini, ...'nın ise kızını kaybettiklerini ve desteğinden yoksun kaldıklarını, yine meydana gelen kazada ...'nın hayatını kaybetmesi nedeniyle de babası ...'nın kızının desteğinden yoksun kaldığını, meydana gelen kazada davalı ...'in, kazaya karışan aracın sürücüsü olarak, davalı ... A.Ş.'nin kazaya karışan aracın maliki ve işleteni, davalı ... Sigorta A.Ş.'nin de kazaya karışan aracın ZMMS poliçesini düzenleyen sigorta şirketi olarak zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını, vefat eden kişilerin destekten yoksun kalma tazminatının ödenmesi talebi ile sigorta şirketine başvuru yapılması üzerine sigorta şirketince ...'nın ölümü nedeniyle babası ...'ya 71.081,47-TL miktarında tazminat ödemesi yapıldığını ancak yapılan bu ödemenin meydana gelen zararı karşılamadığını, ...'ın ölümü nedeniyle hasar dosyası oluşturulduğunu ancak dava açılmış olması nedeniyle herhangi bir ödeme yapılmadığını, kazada vefat eden ...'nın çocuk yaşta olup çalışmadığını, vefat eden ...'ın da ev hanımı olup herhangi bir işte çalışmadığını, davacılar ve müteveffaların Suudi Arabistan'da yaşamaları nedeniyle Suudi Arabistan'da uygulanan asgari ücret esas alınmak suretiyle hesaplama yapılması gerektiğini, meydana gelen kazada ... ve ...'ın ölümü nedeniyle müteveffanın yakınları olan davacıların aynı zamanda büyük acı ve üzüntü yaşamış olduklarından manevi tazminat talep edildiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik müteveffa ...'ın ölümü nedeniyle davacı annesi ... için 14.182,58 Suudi Arabistan Riyali, davacı oğlu ... için 14.172,58 Suudi Arabistan Riyali destekten yoksun kalma tazminatının, müteveffa ...'nın ölümü nedeniyle babası ... için 7.091,29 Suudi Arabistan Riyali destekten yoksun kalma tazminatının olay tarihi olan 17/11/2016 tarihinden itibaren 3095 s. Yasanın 4/a maddesi gereğince 1 yıl vadeli Suudi Arabistan Riyali mevduat hesabına devlet bankalarınca uygulanan en yüksek faizin fiili ödeme günündeki T. C. Merkez Bankası efektif satış kuru karşılığı işleyecek faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinin poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olmak üzere tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, vefat eden ...'ın ölümü nedeniyle, davacı oğlu ... için 50.000,00-TL, davacı kızı ... için 50.000,00 TL, davacı oğlu ... için 50.000,00 TL, davacı annesi ... için 50.000,00-TL manevi tazminatın, meydana gelen kazada ...'nın ölümü nedeniyle babası ... için 50.000,00 TL, kardeşi ... için 35.000,00-TL, kardeşi ... için 35.000,00 TL, kardeşi ... için 35.000,00-TL, anneannesi ... için 25.000,00 TL, babaannesi ... için 25.000,00 TL manevi tazminatın, davalılar ... A.Ş. ve ...'den kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile adı geçen davacılara karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacılar vekili ıslah dilekçesi ile; davacı ... yönünden maddi tazminat talebini 81.644,29 Suudi Arabistan Riyaline, davacı ...yönünden maddi tazminat talebini 162.447,02 Suudi Arabistan Riyaline, davacı ... yönünden maddi tazminat talebini 28.278,05 Suudi Arabistan Riyaline yükseltmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesi ile; ölenin gelirinin somut belgelerle ispatlanması gerektiğini, aracın zorunlu karayolu taşımacılık sigortası olup olmadığının araştırılması gerektiğini, varsa bu sigortadan tazmin yoluna gidilmesi gerektiğini, davalı sigorta şirketin davacılara ödeme yaptığını, bu nedenle davanın reddinin gerektiğini, tazminat ve hesaplamaların 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren ZMMS genel şartlarına göre yapılması gerektiğini, faizin yasal faiz olması gerektiğini, davalı şirketin temerrüt tarihinin doğru belirlenmesi gerektiğini her bir davacı bakımından ayrı vekalet ücreti talebinin yerinde olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... cevap dilekçesi ile; ... plakalı araçla karıştığı ölümlü kazada kendisinin de yaralandığını, olay sırasında yaralıları kurtarmaya çalıştığını, kazada kastının olmadığını, büyük üzüntü yaşadığını, psikolojik sorunlardan dolayı çalışamadığını, davacının talep ettiği maddi ve manevi tazminatları ödeme gücünün olmadığını, davanın alacak taleplerinin zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, kusur yönünden bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, gerçek zararın tespiti için aktüer sıfatına sahip bir bilirkişi tarafından hesaplama yapılması gerektiğini, davacıları manevi tazminat taleplerinin afaki ve hukuk dışı olduğunu, davacıların faize ilişkin taleplerinin mesnetsiz olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Malz. İnş.ve Eğitim Hiz. A.Ş. vekili beyanlarında, açılan davayı kabul etmediklerini, davanın reddine karar verilmesini istediklerini belirtmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, 1-a) Davacı ... tarafından müteveffa ...'ın ölümü nedeniyle davalılar aleyhine açılan maddi tazminat davasının kabulü ile, 81.644,29-Suudi Arabistan Riyali'nin (davalı ... Sigorta A. Ş.'nin garameten paylaştrıma sonucu belirlenen 103.689,60-TL'den sorumlu olmak üzere) davalılar ... Eğitim Hizmetleri A. Ş. ile davalı ...'den kaza tarihi olan 17/11/2016 tarihinden itibaren, davalı ... Sigorta A. Ş.'den temerrüt tarihi olan 05/09/2018 tarihinden itibaren 3095 Sayılı Kanunun 4/a maddesi gereğince bir yıl vadeli Suudi Arabistan Riyali mevduat hesabına Devlet Bankalarının ödediği faizin fiili ödeme günündeki T.C. Merkez Bankası efektif satış kuru karşılığı işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'ye verilmesine, b) Davacı ... tarafından müteveffa ...'ın ölümü nedeniyle davalılar aleyhine açılan maddi tazminat davasının kabulü ile, 162.447,02-Suudi Arabistan Riyali'nin (davalı ... Sigorta A. Ş.'nin garameten paylaştrıma sonucu belirlenen 206.310,40-TL'den sorumlu olmak üzere) davalılar ... Eğitim Hizmetleri A. Ş. ile davalı ...'den kaza tarihi olan 17/11/2016 tarihinden itibaren, davalı ... Sigorta A. Ş.'den temerrüt tarihi olan 05/09/2018 tarihinden itibaren 3095 Sayılı Kanunun 4/a maddesi gereğince bir yıl vadeli Suudi Arabistan Riyali mevduat hesabına Devlet Bankalarının ödediği faizin fiili ödeme günündeki T. C. Merkez Bankası efektif satış kuru karşılığı işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'ya verilmesine, c) Davacı ... tarafından müteveffa ...'nın ölümü nedeniyle davalılar aleyhine açılan maddi tazminat davasının kabulü ile, 28.278,05-Suudi Arabistan Riyali'nin (davalı ... Sigorta A. Ş.'nin poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olmak üzere) davalılar ... İnşaat ve Eğitim Hizmetleri A. Ş. ile davalı ...'den kaza tarihi olan 17/11/2016 tarihinden itibaren, davalı ... Sigorta A. Ş.'den temerrüt tarihi olan 25/10/2018 tarihinden itibaren 3095 Sayılı Kanunun 4/a maddesi gereğince bir yıl vadeli Suudi Arabistan Riyali mevduat hesabına Devlet Bankalarının ödediği faizin fiili ödeme günündeki T. C. Merkez Bankası efektif satış kuru karşılığı işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'ya verilmesine, a) Davacılar ..., ..., ... ve ... tarafından müteveffa ...'ın ölümü nedeniyle, davalılar ... Eğitim Hizmetleri A. Ş. ile ... aleyhine açılan manevi tazminat davalarının kısmen kabul kısmen reddi ile, davacı ... için takdir edilen 30.000,00-TL, davacı ... için takdir edilen 30.000,00-TL, davacı ... için takdir edilen 30.000,00-TL ve davacı ... için takdir edilen 30.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 17/11/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar ... İnşaat ve Eğitim Hizmetleri A. Ş. ile ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacılar ..., ..., ... ve ...'ya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, b)Davacılar ..., ..., ..., ..., ... ve ... tarafından müteveffa ...'nın ölümü nedeniyle, davalılar ... İnşaat ve Eğitim Hizmetleri A. Ş. ile ... aleyhine açılan manevi tazminat davalarının kısmen kabul kısmen reddi ile, davacı ... için takdir edilen 30.000,00-TL, davacı ... için takdir edilen 15.000,00-TL, davacı ... için takdir edilen 15.000,00-TL, davacı ... için takdir edilen 15.000,00-TL, davacı ... için takdir edilen 10.000,00-TL ve davacı ... için takdir edilen 10.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 17/11/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar ... Eğitim Hizmetleri A. Ş. ile ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacılar ..., ..., ..., ..., ... ve ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine," karar verilmiştir. Bu karara karşı davacılar vekili ile davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; destekten yoksun kalma tazminatı Suudi Arabistan uyruklu müteveffanın ülkesindeki geçerli asgari ücret esas alınarak hesap edilmesi gerektiğinden davayı maddi tazminatlar yönünden Suudi Arabistan Riyali (SAR) para birimi ile olay tarihinden itibaren faizi ile birlikte açıldığını, gerekçeli kararda 1-b ve 1-c maddesinde sırasıyla 81.644,29-Suudi Arabistan Riyali, 162.447,02-Suudi Arabistan Riyali ve 28.278,05-Suudi Arabistan Riyali olarak kabul edilen maddi tazminat kalemlerine "... 3095 Sayılı Kanunun 4/a maddesi gereğince bir yıl vadeli Suudi Arabistan Riyali mevduat hesabına Devlet Bankalarının ödediği faizin fiili ödeme günündeki T. C. Merkez Bankası efektif satış kuru karşılığı işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak ..." şeklinde hüküm kurulduğunu ancak kararın icrası aşamasında Bankalar ve TC Merkez Bankası Türkiye'de Kamu ve/veya Özel Bankalarca Suudi Arabistan Riyali (SAR) para birimi ile vadeli mevduat işlemleri gerçekleşmediği ve dolayısıyla bu para birimine işletilecek faiz oranı uygulamada bulunmadığı bildirildiğini, kararın bu hali ile hükmün icrasında tereddüt uyandıracak olması, maddi tazminat Suudi Arabistan riyali üzerinden verildiğinden, bu para birimin vadeli mevduat hesabı açılmadığından, konvertible olmadığın ve yabancı para birimi ile hükmedilen maddi tazminata faiz işletilmesi gerektiğinden SAR olarak talep edilen ve hüküm kurulan 3 adet maddi tazminat alacağına işletilecek faiz alacağına kıyasen en yakın ve uygun USD mevduat hesabına uygulanan faiz oranı uygulanması ve gerekçeli kararın 1-a,1-b ve 1-c maddelerinin "... 3095 Sayılı Kanunun 4/a maddesi gereğince bir yıl vadeli Amerikan Doları mevduat hesabına Devlet Bankalarının ödediği faizin fiili ödeme günündeki T.C. Merkez Bankası efektif satış kuru karşılığı işleyecek faizi..." şeklinde kararın düzeltilmesini talep ettiklerini, manevi tazminatın eksik belirlendiğini, istenilen miktarların makul olup tamamına hükmedilmesi gerektiğini, tavzih kararına karşı da yargılama giderlerinden olan vekalet ücretinin de karar tarihindeki kura göre hesaplanması gerektiğini, bilirkişi rapor tarihindeki kura göre hesaplanmasının hatalı olduğunu, tavzih başvurusu üzerine eksik harç hususunda isabetli olarak önceki kararını düzelttiğini fakat vekalet ücretinin de karar tarihindeki maddi tazminat değerleri üzerinden hesap edilmesi gerekirken 02.03.2020 yılındaki bilirkişi raporunda belirtilen ( bir yıl önceki) kurlar esas alınarak hesaplama yapılması nedeniyle eksik ve hatalı hesaplandığını belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunda hesaplanan tazminat ile poliçe limiti aşılacak olup sigorta şirketi tarafından teminat limitini aşar nitelikte ödeme yapılmasının mümkün olmadığını, dava konusu olayda hatır taşıması söz konusu olduğundan davanın müvekkili kuruma yöneltilmesi yasal olarak mümkün olmadığını, aksi halde hatır taşıması indirimi uygulanması gerektiğini, her koşulda hatır taşıması TBK’nın 51. ve 52 maddesine göre bir indirim sebebi olması gerektiğini, dava konusu trafik kazasında davacıların murisinin de müterafik kusurlu olduğundan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, müterafik kusur indirimi ve hatır taşıması indirimi ayrı ayrı ve birbirinden bağımsız indirim sebepleri olduğundan tazminattan ayrı ayrı %20 şer indirim yapılması gerektiğini, davacıya 13.11.2018 tarihinde ödeme yapılmış olduğundan öncelikle müterafik kusur indirimi ve hatır taşıması indirimi yapılması, daha sonra müvekkili şirketin ödediği miktarın güncel halinin düşülmesi gerektiğini, müteveffa ... ve ... bakımından yapılan hesaplamada yabancı vatandaşlar için 2016 yılında yayımlanan sektör duyurusunun esas alınarak hesaplama yapılmamasının temel anayasal eşitlik ilkesine aykırı olduğunu, müteveffa ... bakımından yapılan hesaplamada bilirkişi raporunda esas alınan muhtemel yaşam süresinin hatalı olduğunu, müteveffa ... bakımından yapılan hesaplamada bilirkişi raporunda hesaplama yapılırken paylaştırmanın hatalı olarak yapıldığını, müteveffa ... bakımından bilirkişi raporunda hesaplama yapılırken paylaştırmanın hatalı olarak yapıldığını, bilirkişi raporunda yetiştirme gideri hesaplanmamasının hatalı olduğunu, müteveffa ... bakımından bilirkişi raporunda esas alınan muhtemel yaşam süresinin hatalı olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Dosya kapsamından, 17.11.2016 tarihinde E80 TEM otoyolu Kurtköy gişeleri 200 m geçe Akfırat ayrımı çelik aksamlı refüj başına aracın ön kısmı ile sert bir şekilde çarptığı, çarpmanın etkisiyle çelik bariyer kolunun bulunduğu noktadan koparak aracın ön cam kısmından içeri girerek aracın içinden arka cam kısmından çıkmasıyla meydana gelen trafik kazasında araç içinde arka kollukta bulunan ...'nin olay yerinde, ... isimli şahıs ise kaldırıldığı hastanede vefat ettikleri, davacıların eldeki davayı açarak destekten yoksun kalma ve manevi tazminat talep ettiği anlaşılmıştır. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde vefat eden desteklerin hatır için taşındığı yönünde iddia ve savunma ileri sürmemiştir. Mahkemece, taşımanın hatır için olduğu değerlendirilerek tazminattan hatır indirimi yapılabilmesi için davalının bu yönde savunma getirmesi ve taşımanın hatır için olup olmadığı, tarafların yakınlığı, varsa hatır için taşımanın kimin arzusu ve ne amaçla yapıldığı gibi olayın özel şartlarını ortaya koyması gerekmektedir. Davalı tarafın, süresinde dosyaya sunulan cevap dilekçesinde hatır taşıması olduğuna dair iddiası ve savunması olmadığına göre İlk Derece Mahkemesince hatır indirimi yapılmamış olmasında bir isabetsizlik yoktur. Olayın meydana geliş durumu, vefat edenlerin yolcu olarak arka koltukta bulunmaları gözetildiğinde zararın artmasını sağlayacak davranışlarının söz konusu olmadığı anlaşılmakla müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğine ilişkin istinaf talebi yerinde görülmemiştir. 6100 sayılı HMK'nın 281. maddesinde tarafların, bilirkişi raporunun, kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, raporda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını, belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilecekleri düzenlenmiştir. Bu düzenleme gereğince usulüne uygun biçimde raporun tebliği üzerine, rapora itiraz hakkı bulunan tarafların bu haklarını kullanmamış olması halinde karşı taraf lehine usuli kazanılmış hak oluşacaktır. HMK'nın 357/1. maddesinde de Bölge Adliye Mahkemesince re'sen göz önünde tutulacaklar dışında, İlk Derece Mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmaların dinlenemeyeceği, yeni delillere dayanılamayacağı düzenlemesine yer verilmiştir. Dosya kapsamından hükme esas alınan bilirkişi aktüerya raporunun istinaf talep eden davalı Sigorta Şirketine HMK 281. maddesi gereğince ihtarat içeren tebligat ile tebliğ edildiği davalı sigorta vekilinin süresi içerisinde verdiği itiraz dilekçesinde sektör duyurusunun esas alınarak hesaplama yapılmaması, müteveffa Najla bakımından yapılan hesaplamada esas alınan muhtemel yaşam süresinin hatalı olduğu, müteveffa ... ve ... bakımından hesaplama yapılırken paylaştırmanın hatalı olarak yapıldığı, yetiştirme gideri hesaplanmamasının hatalı olduğu, müteveffa ... bakımından esas alınan muhtemel yaşam süresinin hatalı olduğuna ilişkin olarak aktüerya raporuna itiraz etmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda HMK'nın 281. maddesi çerçevesinde bilirkişi raporunda itiraz edilmeyen kısımlar bakımından davacılar lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu gibi HMK'nın 357/1. maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesince re'sen göz önünde tutulacaklar dışında İlk Derece Mahkemesinde ileri sürülmeyen iddialar ve savunmalar dinlemeyeceğinden itiraz edilmeyen kısımlar bakımından istinaf itirazı yerinde görülmemiştir. Somut olayda kaza tarihinde ZMMS poliçe limiti kişi başına ölüm için 310.000,00 TL'dir. Bu şekildeki sınırlama kazada bir kişinin ölümü halinde, bu kişinin tüm destekten yoksun kalanların toplam olarak sigorta şirketinden isteyebileceği destekten yoksun kalma tazminatının azami olarak 310.000,00 TL ile sınırlı olacağı anlamına gelmektedir. Kazada birden fazla kişinin ölmesi halinde her bir ölüm için kaza başına poliçedeki yazılı 1.550.000,00 TL limit ile sınırlı olacaktır. Bu doğrultuda bir kişinin ölümü ile gerçekleşen kazada ölen müteveffa yönünden davalı sigorta şirketi kişi başı teminat limiti ile sorumlu olacaktır. Bilirkişi raporunda garameten hesaplanan miktarlar kişi başı teminat limitinin altında olduğundan Mahkemece verilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır.HMK'nın 26.maddesi gereği hakim taleple bağlı olup, talepten fazlasına karar veremez. 3095 sayılı yasada yabancı para cinsi bakımından ayrımı yapılmamış olup ıslah yapılmadan talepte belirtilen yabancı paranın cinsi Mahkemece değiştirilemeyeceğinden bu yöne ilişkin davacı vekilinin istinaf talebi yerinde görülmemiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 07.04.1993 tarih, 1993/13-41 Esas ve 1993/145 Karar sayılı yabancı para borcu ile ilgili alacaklarda talep edilen yabancı paranın dava tarihindeki efektif döviz satış kuru karşılığı Türk lirası üzerinden, karar tarihindeki tarifeye göre nispi ilâm harcının ve avukatlık ücretinin hesaplanması gerektiği yönündeki kararı gereğince bakiye harç ve vekalet ücreti hesaplanmasına karar verilmelidir. İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin istinaf dilekçesinde belirttiği gibi belirttiği gibi karar tarihinden bir yıl önceki kur üzerinden harç ve vekalet ücreti hesaplanmış olması davalının bu yönde bir istinafı olmadığından ve karar tarihindeki kurdan hesaplama yapılamayacağından verilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. TBK'nın "manevi tazminat" başlıklı 56/2.maddesi ve 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı çerçevesinde, somut uyuşmazlıkta olay tarihi, kazanın oluş şekli, kusur durumu ile tarafların dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları, manevi tazminatın belirlenmesine ilişkin ilkelerle birlikte dikkate alındığında mahkemece tüm davacılar için hükmedilen toplam miktar göz önüne alındığında İlk Derece Mahkemesince belinlenen manevi tazminat miktarlarının, manevi tazminat müessesinin amacına ve hakkaniyete uygun, yeterli ve makul olduğu kanaatine varıldığından davacılar vekilinin manevi tazminat miktarına ilişkin istinaf itirazı yerinde görülmemiştir. Bu nedenlerle; davacılar vekili ile davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davacılar vekili ile davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-a)Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın davacılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına, b)Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 24.357,56 TL harçtan peşin alınan 6.149,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 18.208,26 TL harcın davalı ... Sigorta A.Ş.'den tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 15/05/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:42:19