SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 9. HD 2024/751 E. 2024/781 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/751

Karar No

2024/781

Karar Tarihi

30 Nisan 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

9.HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

ESAS NO: 2024/751

KARAR NO: 2024/781

İNCELENEN DOSYANIN

MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi

ARA KARAR TARİHİ: 30/01/2024

DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)

KARAR TARİHİ: 30/04/2024

Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi ara kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesinde; 23/01/2014 tarihinde müvekkillerinin çocukları ...'ın Pınarbaşı istikametinden Malatya istikametine doğru otobüsle yolculuk yaptığı sırada, otobüs sürücüsü ...'nun direksiyon hakimiyetini kaybetmesi, aracın yoldan çıkarak uçurumdan uçması neticesinde ölümlü, yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, davalı şoför ... hakkında, taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralamasına neden olmak suçundan Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesine 2015/205 Esas sayılı dosya ile kamu davası açıldığını, sanığa 14 yıl 5 ay 10 gün hapis cezası verildiğini, ceza yargılamasında alınan ATK kusur raporunda sanık sürücünün asli ve tam kusurlu bulunduğunu belirterek, müvekkilleri için ayrı ayrı 150.000,00 TL olmak üzere toplam 300.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden işleyecek ticari faiziyle birlikte davalılar ... Ticaret Limited Şirketi ve ...'dan, maddi tazminat yönünden belirsiz alacak davası olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkilleri için şimdilik ayrı ayrı 100,00 TL olmak üzere 200,00TL destekten yoksun kalma tazminatının olay tarihinden işleyecek ticari faiziyle birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama sonunda tahsilat kabiliyeti sağlamak amacıyla davalıların menkul ve gayri menkulleri üzerine teminatsız olarak ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkemece 25/12/2023 tarihli ara karar ile, "İhtiyati haciz talebinin kısmen kabulü ile; 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanununun 257 ve müteakip maddeleri gereğince davalı sigorta şirketi haricindeki diğer davalıların 100.020,00 TL borcuna ve masraflarına yeterli miktarda taşınır ve taşınmaz malları ile 3. şahıslardaki hak ve alacaklarının üzerine takdiren teminatsız olarak ihtiyati haciz konulmasına," karar verilmiştir. Davalılar vekili tarafından ara karara itiraz edilmesi üzerine mahkemece itirazın duruşmalı değerlendirilmesine karar verilmiş, 30/01/2024 tarihli ara karar ile, "Davalılar vekilinin ihtiyati hacze itirazlarının reddine," karar verilmiştir. Davalılar vekili bu ara karara karşı istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, istinaf açısından uyuşmazlık konusu, HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere, İlk Derece Mahkemesince ihtiyati hacze itirazın reddine dair verilen ara kararın, yasaya ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. İİK'nun 257/1. fıkrasına göre “Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.” Bu hüküm gereğince alacaklı, bir para alacağı için ancak vadesinin gelmesi hâlinde ihtiyati haciz talebinde bulunabilecektir. İİK'nun 258/1. fıkrası gereğince “…Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur…” Bu hükme göre alacaklının, alacağının varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin şekilde ispat etmesi gerekmez. Bu konuda mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermesi yeterli kabul edilmektedir. Başka bir anlatımla ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için yaklaşık ispat kuralı gereğince mahkemenin alacaklının alacağı hakkında kanaat sahibi olması yeterlidir. Davacılar tarafından iddia olunan zarar, haksız fiilden kaynaklandığından, tazminat, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte muaccel hale gelmektedir. Buradaki "muacceliyet" kavramı, alacaklı tarafından talep ve dava edilebilir hale gelmiş olma anlamındadır. (Benzer yönde Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2019/2782 Esas ve 2019/11935 Karar 12/12/2019 tarihli kararı) Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2022/8964 Esas 2022/15530 Karar sayılı ilamında " ...Uyuşmazlığın giderilmesi istemine konu olan davalar, haksız eylem nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemiyle açılmıştır. Zarar haksız eylemden kaynaklandığından tazminat, haksız eylemin gerçekleştiği tarihte muaccel hale gelmektedir. Buradaki muacceliyet kavramı, alacaklı tarafından talep ve dava edilebilir hale gelmiş olma anlamındadır. Borçlunun temerrüdüne ilişkin 6098 sayılı TBK’nın 117. maddesine göre haksız eylemlerde eylemin işlendiği tarih itibariyle borçlunun temerrüde düşmüş olacağı düzenlenmiştir. Az yukarıda açıklanan yerleşik yargısal içtihatlarda da bu hususlara işaret edilmiştir. Haksız eylemden kaynaklı manevi tazminat istemiyle açılan davalarda ihtiyati haciz kararı verilmesini engelleyen yasal bir hüküm mevcut olmadığı gibi, İİK’nın 257 vd. maddelerinde de bu yönde bir hüküm bulunmamaktadır. Haksız eylem nedeniyle açılan manevi tazminat davalarında İİK’nın 257 vd. maddelerinde öngörülen ihtiyati haciz koşullarının gerçekleşmesi ve mahkemenin alacağın varlığı konusunda kanaat edinmiş olması halinde, somut olayın özelliklerine ve ölçülülük ilkesine uygun düşecek şekilde ihtiyati haciz kararı verilebilmesi mümkün olup, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8., 9. ve 40. Hukuk Dairelerinin yukarıda açıklanan ve benimsenen kararları da bu yöndedir." denilmiştir. Somut uyuşmazlıkta, dosya kapsamı, kaza tespit tutanağı, davacıların kızları olan müteveffanın vefatına ilişkin belgeler ve diğer deliller ile yaklaşık ispat kuralına göre değerlendirme yapılmak suretiyle ve ölçülülük ilkesine uygun düşecek şekilde ihtiyati haciz talebinin karara bağlandığı gözetildiğinde davalılar vekilinin ihtiyati haczin kaldırılmasına ilişkin istinaf talebi yerinde görülmemiştir. Bu nedenlerle; davalılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:1-Davalılar vekilinin yukarıda esas numarası ve ara karar tarihi belirtilen İlk Derece Mahkemesi ara kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Peşin alınan harç yeterli olduğundan başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi. 30/04/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

ZararkarargereğiAçılan)istanbulVeTazminatdüşünüldüesastanSebebiyleCismanimahkemesi(Ölüm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:43:41

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim