İstanbul BAM 9. HD 2021/2365 E. 2024/755 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
bam
2021/2365
2024/755
30 Nisan 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
ESAS NO: 2021/2365
KARAR NO: 2024/755
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
KARAR TARİHİ: 17/06/2021
NUMARASI: 2017/596 Esas - 2021/469 Karar
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)
KARAR TARİHİ: 30/04/2024
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 05/01/2016 tarihinde, Konya-Ereğli yakınlarında davalılardan ... San. Ve Tic. Ltd. Şti adına kayıtlı ve davalılardan taşıma şirketi teşebbüs sahibi ... Tic. A.Ş tarafından işletilen ... plakalı araç ile, diğer davalı ... Nak. San. Ve Tic. Ltd. Şti'nin maliki olduğu ... plakalı araçların çarpışmaları sonucu, ... plakalı yolcu otobüsünde yolcu olarak bulunan müvekkilinin ağır yaralandığını, kaza tutanağına göre kazanın oluşumunda her iki araç sürücüsünün de kusurlu olduğunu, ... plakalı araca ait 20/02/2015-2016 tarihleri arasında geçerli zorunlu karayolu taşımacılık mali sorumluluk sigorta poliçesi davalı ... Sigorta A.Ş nezdinde tanzim edildiğini, davadan önce davalı ... Sigorta A.Ş ne başvrulduğunu ve bir kısım tazminat tahsil edildiğini, fakat ödenmiş olan bedelin gerçek zararı karşılamadığını, ... plakalı aracın trafik sigorta poliçesi ise davalılardan ... Sigorta A.Ş nezdinde tanzim edildiğini, davalı ... Sigorta A.Ş ne de davadan önce başvuru yapıldığını fakat zararın karşılanmadığını, müvekkilin tedavi sürecinin halen devam ettiğini, bir dizi ameliyatlar geçirdiğini, tam bir iyileşmesinin olmadığını, kaza tarihinden bu yana çalışamadığını, Hatay Devlet Hastanesinden alınmış olan kurul raporuna göre % 47 oranında sürekli sakat kaldığını, aslında maluliyet oranının daha fazla olduğunu, mahkemece alınacak rapor doğrultusunda tespit edileceğini, beden gücü kaybı - iş göremezlik ve bakıcı giderleri maddi zararlarının oluştuğunu, kusurlu aracın işleten sıfatıyla davalı sigorta şirketleri hariç diğer davalılardan 150.000,00 TL manevi tazminatın müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının şirkete davadan önce yaptığı başvuru üzerine şirket nezdinde hasar dosyası açıldığını, davacının maluliyet talebi ile ilgili yapılan aktüer raporunda, davacı için 72.350,00 TL maluliyet tazminatı hesaplandığını, davacıya 16/03/2017 tarihinde ibraname mukabilinde ödendiğini, müvekkil şirket tarafından ödeme yapıldığı halde aleyhe dava açıldığını davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla, davacı tarafın araçta yolcu olarak bulunduğunu ve yolcu biletinin olduğunun ispatlanması gerektiğini, davacı tarafın bakıcı gideri tazminatı talep ettiğini, davacının bakıcı gideri zararına ilişkin talepleri tedavi gideri kapsamında olup tedavi gideri talepleri Trafik Sigortası yeni genel şartları gereği teminat dışında olduğunu, davacı taraf, sigortalının kusurunu ve zararını usulen ispat etmesi gerektiğini, zira müvekkil şirketin sigortalısının kusuru oranında sorumlu olduğunu, davanın kabulü anlamına gelmemekle birlikte müvekkil şirket faizden dava tarihinden itibaren yasal faizle sorumlu olduğunu ve müvekkil şirket yapılan ödemenin güncellenmesinden kalan bakiye poliçe limiti ile sorumlu olduğunu, davacıların kaza sebebiyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubunun gerektiğini, teminatın tek, hasar görenlerin birden fazla olması durumunda Karayolları Trafik Kananu 96. Madde gereğince teminatın paylaştırılması gerektiğini, tüm bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu olayda ... plaka sayılı araç, müvekkili nezdinde 15/10/2015-15/10/2016 tarihlerini kapsayan zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, sigortalı araç sürücüsüne %50 kusur yüklenmesi hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, kazada yaralanan davacı ...'ın kendi can güvenliği için kaza anında güvenlik önlemlerini alıp almadığı dosya kapsamından anlaşılmadığını, davacının zararın meydana gelmesinde/artmasında müterafik kusuru bulunduğu tespit edilmesi halinde TBK 51-52 maddelerinin uygulanması ve hesaplanacak maddi tazminattan ayrıca müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, müvekkil şirket geçici iş göremezlik ve bakıcı giderlerinden sorumlu olmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla mahkemece faize hükmedilecek olması halinde, faiz başlangıcı olarak dava tarihi esas alınması gerektiğini davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... Tic Ltd. Şti vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle mahkemece yetkisizlik kararı verilerek dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesini talep ettiklerini, davacı tarafından her ne kadar davada müvekkil şirket davalı olarak gösterilmişse de bunun kabulü mümkün olmadığnı, zira Ereğli Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/28 Sor. ve 2016/1992 karar numaralı takipsizlik kararı ile müvekkil şirket Ankara ATK dan alından 20/04/2016 tarihli rapor ve yine Savcılıkça İTÜ den alınan 21/08/2016 tarihli raporda müvekkil şirketin (malen sorumlu) ve müvekkil şirket sürücüsü kusursuz olduğundan haklarında kovuşturmaya yer olmadığı karar verilmiş ve söz konusu karar kesinleştiğini, müvekkil şirketin söz konusu kazada herhangi bri sorumluluğu olmadığından davanın esasta reddine karar verilmesi gerektiğini davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... San. Ve Tic. Ltd. Şti ve ... Tic. A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; işbu davaya bakma yetkisinin trafik olayının meydana geldiği yer mahkemesi olan Konya - Ereğli Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, bu nedenle dosyanın yetkisizlik kararı verilerek ismi geçen mahkemeye gönderilmesini, dava konusu trafik olayının meydana gelmesinde olaya karışan ... plaka sayılı yolcu otobüsünün maliki olan ... San. Tic. Ltd. Şti'nin ve yolcu otobüsünün taşıma şirketi teşebbüs sahibi olan ... Tic. A.Ş nin tüzel kişiliğinin olayda herhangi bir kusurunun bulunmadığını, olayın her iki aracı kullanan araç sürücülerinin kusurları sonucunda meydana geldiğini davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Maddi Tazminat yönünden; davanın ... San ve Tic. Ltd. Şti ve ... Sigorta A.Ş ( ... Sigorta A.Ş ) yönünden reddine, maddi tazminat yönünden davanın ... Tic. A.Ş, ... San ve Tic. Ltd. Şti ve ... sigorta A.Ş yönünden kabulü ile 7.064,76 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 74.249,30 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 9.882,00 TL bakıcı gideri tazminatının davalılar ... Tic. A.Ş, ... San ve Tic. Ltd. Şti yönünden kaza tarihi olan 05/01/2016 tarihinden, ... sigorta A.Ş yönünden ise 16/03/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte ( davalı ... sigorta A.Ş nin sorumluluğu poliçe limitleri ile sınırlı olmak kaydı ile ) müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, Manevi Tazminat Yönünden; manevi tazminat davası yönünden davanın davalı ... İnş. Nak. San ve Tic. Ltd. Şti yönünden reddine, ... Tic. A.Ş ve ... San ve Tic. Ltd. Şti yönünden kısmen kabulü kısmen reddi ile , 20.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 05/01/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte işbu davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, " karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili, davalılar ... Tic. A.Ş. ve ... San. Ve Tic. Ltd. Şti. vekili, davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince hükmedilen manevi tazminat miktarı son derece düşük olup hakkaniyete uygun olmadığını, maddi ve manevi tazminat bakımından davalılar ... Ltd. Şti. ve ... Sigorta A.ş. lehine ret vekalet ücretine hükmedilmesi hukuka aykırı olduğunu dolayısıyla kaza tespit tutanağına itibarla iş bu dava açıldığından, davanın anılan davalıya yöneltilmesinde tarafının bir kusuru bulunmadığından aleyhe ret vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Davalı ... Tic. A.ş. ve ... San. Ve Tic. Ltd. Şti. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacının maluliyet oranına ve davalı müvekkilinin araç sürücüsüne atfedilen kusur oranı isabetsiz ve fahiş olduğunu, bu husustaki itirazların değerlendirilmediğini, 10.05.2021 tarihli aktüerya bilirkişi raporuna beyan ve itirazları dikkate alınmadığını, bir önceki 06.01.2021 tarihli aktüerya bilirkişi raporu ile aralarındaki çelişki giderilmediğini, raporda yapılan hesaplamaya dayanarak, davacıya 6 aylık, geçici bakıcı gideri sebebiyle maddi zararının hesaplanarak hüküm altına alınmış olmasına itiraz ettiğini, bu konuda, davacı taraf, bakıcı görevlendirdiğine ve ücret ödediğine ilişkin herhangi bir belge, makbuz dosyaya sunmadığını, davacı tarafından bu minvalde yapılmış bir ödeme yokken, farazi bir şekilde hesaplama yapılması ile dava konusu olay, haksız fiilden kaynaklandığından faiz türünün, ticari olarak değerlendirilmesi ile avans faizi olarak hüküm altına alınması haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacı lehine hükmedilen 20.000,00 TL manevi tazminat miktarı fahiş olduğunu, manevi tazminat meblağına da avans faizi işletilmesine dair hüküm kurulması da hukuka aykırı olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kaza tarihi gözetildiğinde, hükme esas alınan maluliyet raporu hatalı mevzuat hükümleri referans alınarak düzenlendiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacı ...'ın geçici iş göremezlik zararının bulunduğundan bahisle geçici iş göremezlik tazminatı hesaplanmış olması hukuka aykırı olduğunu, zira davacı, ev hanımı ve pasif dönem içerisinde yer alması nedeniyle yani gelir getirici bir işte çalışmadığından, gelir elde etmediğinden geçici iş göremezlik zararı doğmadığnı, müvekkil şirketin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, dolayısıyla bilirkişi tarafından hesaplanan tazminatın müvekkili şirket açısından reddi gerektiğini, Yerel Mahkeme esasında dikkate alınan hesaplama bilirkişi raporunda yeni trafik sigortası genel şartlarını işbu genel şartlar yürürlüğe girmeden önceki Yargıtay kararlarını nazara alarak sürekli maluliyet tazminatı hesaplaması yapıldığını, bilirkişi raporunda genel şartlara TRH-2010 tablosu ve teknik faiz 1,8 olarak uygulanması gerektiğini, bu sebeple eksik ve hatalı düzenlenen hesaplama bilirkişi raporunun kabulü mümkün olmadığını, müvekkili şirket tarafından davacıya ibraname mukabilinde ödeme yapıldığını, ödeme tarihine göre yapılan hesaplamada tespit edileceği üzere “fahişlik” olgusu ortaya çıkmadığından ibranamenin iptali söz konusu olmayacağını, davacının geçici iş göremezlik süresinde bakıcıya ihtiyaç duyacağına ilişkin bir tespit, rapor bulunmamasına rağmen geçici iş göremezlik süresi boyunca bakıcı giderinin de talep edilebileceğinden bahisle bakıcı gideri tazminatına hükmedilmesi yasaya ve usule aykırı olduğunu, bu nedenle istinaf kanun yoluna başvurma zorunluluğu hasıl olduğunu, Yerel Mahkeme tarafından verilen hüküm ile avans faiz işletilmesine hükmolunması haksız ve hukuki mesnetten yoksun olup kaldı ki avans faizine hükmedilecekse bile HMK 26.maddesi gereğince dava dilekçesinde talep edildiği üzere en fazla %12 ticari faiz olmak üzere değişicek oranlarda avans faizine hükmedilmesi gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Dosya kapsamından, 05.01.2016 günü, saat 03:30 sıralarında sürücü ... yönetimindeki ... plaka sayılı otobüs ile bölünmüş D-330 Devlet Karayolunu takiben Konya istikametinden Adana istikametine doğru seyretmekte iken olay mahalline geldiğinde, ıslak ve buzlu zeminde vasıtasının hakimiyetini kaybedip bölünmüş yolun karşı yol platformuna geçerek devirmiş olduğu otobüse karşı yönden gelmekte olan sürücü ... yönetimindeki ... plaka sayılı otobüsün çarpması sonucunda dava konusu kaza meydana geldiği ve ... plaka sayılı otobüste yolcu olan davacının yaralanması nedeniyle davadan önce yapılan ödemenin yetersiz olması nedeniyle tazminat talep edildiği anlaşılmıştır. Mahkemece ATK dan alınan kusur raporunda ... plaka sayılı otobüs sürücüsünün tam kusurlu olduğu diğer otobüs sürücüsünün kusuru bulunmadığını belirten kusur raporu ile Hatay Devlet Hastanesinden düzenlenen rapor ile ATK raporu arasındaki çelişkinin giderilmesi yönünden ATK üst kurulundan alınan 29/04/2020 tarihli raporunda E cetveline göre maluliyetinin % 38,2 iyileşme süresinin ise 6 aya kadar uzayabileceği yönündeki maluliyet raporu hükme esas alınmıştır. Yargıtay 17. (kapatılan) ve 4. Hukuk Dairelerinin Anayasa Mahkemesi'nin yukarıda bahsedilen kararı sonrasında vermiş olduğu güncel kararları gereğince tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosu uygulanacak, bilinmeyen (işleyecek) devre bakımından da "progresif rant" formülü kullanılarak tazminatın hesaplanması gerekecektir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2022/6135 E. ve 2022/10604 K., 2021/16078 E. ve 2022/10550 K., 2021/13398 E. ve 2022/10498 K.,Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2020/2598 E. ve 2021/34 K., 2019/3713 E. ve 2020/2420 K. sayılı kararları). Somut uyuşmazlıkta, İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan aktüerya bilirkişi raporunda TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi esas alınarak tazminat belirlenmiştir. Anayasa Mahkemesi iptal kararı gereğince genel şartlarda belirtilen 1,8 teknik faiz esas alınarak hesaplama yapılması olanaklı olmadığından, bu hususa değinen istinaf talebi yerinde değildir. HMK'nun 357/1. maddesi uyarınca, Bölge Adliye Mahkemesince re'sen göz önünde tutulacaklar dışında, İlk Derece Mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar dinlenemez, yeni delillere dayanılamaz. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili tarafından yargılama safahatı sürecinde maluliyet raporu ile hükme esas alınan ek aktüerya bilirkişi raporuna karşı süresinde itiraz ya da talepte bulunmamış ve bu suretle maluliyet raporu ile hükme esas alınan ek aktüerya raporundaki hesaplama bakımından davacı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu gibi HMK'nın 357/1. maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesince re'sen göz önünde tutulacaklar dışında İlk Derece Mahkemesinde ileri sürülmeyen iddialar ve savunmalar dinlemeyeceğinden maluliyet raporu ile tazminat hesabına ilişkin istinaf itirazı değerlendirilmeye alınmamıştır.Yine davalı ... Tic. A.ş. ... San. Ve Tic. Ltd. Şti.vekiline kusur raporu 30/03/2019 tarihinde tebliğ edildiği halde yargılama safahatı sürecinde kusur bilirkişi raporuna karşı süresinde itiraz ya da talepte bulunmamış ve bu suretle kusur oranları bakımından davacı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu gibi HMK'nın 357/1. maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesince re'sen göz önünde tutulacaklar dışında İlk Derece Mahkemesinde ileri sürülmeyen iddialar ve savunmalar dinlemeyeceğinden kusura ilişkin istinaf itirazı değerlendirilmeye alınmamıştır. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin KTK'nın 98.maddesinin kapsamının belirlenmesi bakımından vermiş olduğu 02/03/2022 tarih, 2022/312 E. ve 2022/3685 K. sayılı kararında; geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri yönünden sigorta şirketlerinin sorumluluğu devam ettiği yönünde karar vermiştir. Bu nedenle davalı Sigorta şirketi vekilinin geçici iş göremezlik tazminatının teminat dışı olduğuna ilişkin istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir (Benzer yönde Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/6911 E. - 2021/10351 K., 2021/5305 E. - 2021/7685 K. sayılı kararları). Davacı vekilinin ıslah dilekçesinde %12 ve artan oranlarda şeklinde faizi belirttiğinden mahkemece talep gibi faiz yönünden karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık görülmemiştir. Mahkemenin hükme esas aldığı ATK maluliyet raporunda bakıcıya ihtiyacı olup olmadığı hakkında bir değerlendirme yapılmamıştır. Hükme esas alınan aktüerya uzman raporunda da (6) aylık geçici iş göremezlik süresi aynı zamanda bakıcıya ihtiyaç duyduğu süre olarak kabul edilerek hesaplama yapılmıştır. Ancak, davacının geçici işgöremezlik dönemi için yaralanmasının niteliği gereği bakıcıya ihtiyaç duyup duymayacağı konusunda İstanbul ATK dan ek rapor alınması, bakıcı ihtiyacı tespitinin yapılması halinde, aktüerya uzmanından ek rapor alınıp oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle geçici bakıcı ihtiyacı konusunda değerlendirme içermeyen maluliyet raporunda belirlenen 6 ay olan geçici iş göremezlik süresinin tamamı için hesaplanan geçici bakıcı giderine hükmedilmiş olması eksik incelemeye dayalı olmuştur (Benzer yönde Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 15/10/2018 tarih, 2015/17264 E.ve 2018/9039 K.sayılı kararı). Davacı yönünden somut uyuşmazlıkta olay tarihi, kazanın oluş şekli, kusur durumu, davacının yaralanması, maluliyet oranı, iyileşme süresi, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, manevi tazminatın belirlenmesine hakim olan ilkeler ile İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesi birlikte değerlendirildiğinde, İlk Derece Mahkemesince davacı lehine hükmedilen manevi tazminat miktarının bir miktar düşük olduğu kanaatine varıldığından bu yöne değinen davacı vekili istinaf talebi yerinde görülmüştür. Ancak mahkemece kazaya karışan diğer otobüs yönünden olayda kusuru bulunmadığından davanın reddine karar verilmiş olduğundan, red vekalet ücretine hükmedilmesinde usul ve yasaya aykırılık yoktur. Açıklanan nedenlerle, davacı vekili, davalılar ... Tic. A.ş. ... San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili, davalı ... Sigorta A.ş. vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davacı vekili, davalılar ... Tic. A.ş. ... San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili, davalı ... Sigorta A.ş. vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana iadesine, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Davacı vekili, davalılar ... Tic. A.ş. ... San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili, davalı ... Sigorta A.ş. tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.30/04/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:43:41