İstanbul BAM 9. HD 2021/2518 E. 2024/690 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
bam
2021/2518
2024/690
25 Nisan 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
ESAS NO: 2021/2518
KARAR NO: 2024/690
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: 30/09/2021
NUMARASI: 2018/222 Esas - 2021/703 Karar
DAVA: Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
KARAR TARİHİ: 25/04/2024
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 09.08.2017 tarihinde, sürücü ...’in idaresindeki ... Sigorta A.Ş.’nin ZMSS teminatı altındaki ... plakalı otomobilini evinin önünde park etmeye çalışırken davacı yaya ...’e çarparak sürekli sakat kalacak şekilde yaralanmasına neden olduğunu, 3.500 TL sürekli sakatlık tazminatı ile 100 TL geçici sakatlık tazminatının ... Sigorta A.Ş.’ye başvuru tarihi 27.09.2017 itibariyle yasal faizi ile tahsili talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; sigortalının özel mülkü olan bahçesinde kazanın meydana geldiği ve bu nedenle karayolu olmadığı için ZMSS teminatı altında olmadığı; tedavi giderlerinin ZMSS teminatı altında olmadığı; kusur ve zararı bilirkişinin belirlemesi gerektiğini belirterek davanın reddi talep edilmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "davanın kabulüne, 292.061,28 TL sürekli iş göremezlikten ve 8.683,14 TL geçici iş göremezlikten kaynaklı olarak toplam 300.744,42 TL nin 09/10/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davaya konu 2918 sayılı Kanunda kaza karayolu sayılan yerlerde meydana gelmediğinden, davacı tarafın talebinin reddedilmiş olduğunu, davaya konu kazanın özel mülk sahası içerisinde-bahçede meydana geldiğinin tespit edildiğini, hatalı sakatlık oranı üzerinden eksik inceleme ile karar verildiğini, ATK'dan rapor alınması gerektiğini, 09.06.2021 tarihinde KTK madde 90'da yapılan değişiklik sebebiyle TRH 2010 tablosu ve 1,8 teknik faiz yasal olarak KTK'da düzenlendiğini, itiraza konu raporun kanuna aykırı olduğunu, müvekkili şirketin geçici iş göremezlik tazminatından herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, dolayısıyla bilirkişi tarafından hesaplanan tazminatın müvekkil şirket açısından reddi gerektiğini, davacının tedaviye ve dolayısı ile geçici iş göremezliğe ilişkin taleplerinin muhatabının SGK olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. 2918 sayılı KTK’nun 2.maddesine göre "Bu Kanun, karayollarında uygulanır. Ancak aksine bir hüküm yoksa; (a) bendine göre, “Karayolu dışındaki alanlardan kamuya açık olanlar ile park, bahçe, park yeri, garaj, yolcu ve eşya terminali, servis ve akaryakıt istasyonlarında, karayolu taşıt trafiği için faydalanılan yerler” kanun kapsamındadır. Yargıtay emsal içtihatların da kabul edildiği üzere Karayolları Trafik Kanunu’nun uygulanması için kazanın mutlaka karayolunda meydana gelmesi gerekmeyip karayolu ile bağlantısı olan, karayolu sayılan bir alanda meydana gelmesi halinde de karayolunda meydana gelmiş gibi kabul edilmektedir. Kaza tarlanın içerisinde meydana gelmiş olsa dahi karayolu ile bağlantısının olması halinde, 2918 sayılı KTK'nın 2. maddesi gereğince karayolu bağlantısı olduğundan kazanın meydana geldiği yer karayolu sayılan yerlerdendir. (Yargıtay 17. H.D'nin 17/12/2015 tarih 2014/5898 E. 2015/14368 K) Somut olayda da, kaza özel mülkte meydana gelmiş ise de; kaza mahallinin karayolu ile bağlantısı bulunduğundan kazanın meydana geldiği yer itibariyle davalının sorumluluğu bulunduğundan davalının kaza yerinin karayolu olmadığına ilişkin istinaf talebi yerinde görülmemiştir. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi genel şartlar değişikliğinden önce ve halen yürürlükte bulunan KTK'nın 98.maddesinin kapsamının belirlenmesi bakımından vermiş olduğu 27/03/2014 tarih, 2013/ 4616 E. ve 2014/4465 K. sayılı kararında; "2918 sayılı Yasa'nın 98. maddesi kapsamında kalan tedavi giderlerinden Sosyal Güvenlik Kurumu, yasa kapsamı dışında kalan bakıcı veya tedaviye bağlı sair giderlerden varsa trafik şirketi yoksa ... ve her iki halde de diğer haksız fiil sorumlularının (işleten ve sürücü gibi) sorumlulukları devam edecektir" yönünde; 14.10.2014 tarih, 2014/ 16455 E. ve 2014/13330 K. sayılı kararında ise "Geçici iş göremezlik zararı bedeni zarar teminatı ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi kapsamında olup, 6111 sayılı yasa uyarınca tedavi gideri kapsamında değerlendirilemez" yönünde karar vermiştir. Bu nedenle davalı vekilinin geçici iş göremezlik tazminatına ilişkin istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerekmiştir (Benzer yönde Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/5305 E. ve 2021/7685 K. sayılı kararı) Trafik kazası sonucu cismani zarar nedeniyle maddi tazminat ya da ölüme bağlı destekten yoksun kalma tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde Anayasa Mahkemesinin 17/07/2020 tarih, 2019/40 Esas ve 2020/40 Karar sayılı iptal kararından sonra Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 24/05/2021 tarih, 2021/3033 Esas ve 2021/1560 Karar sayılı güncel kararında TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre belirlenmesi ve prograsif rant tekniği kullanılmak suretiyle tazminat miktarının hesaplanması gerektiği yönünde karar verilmiştir (Aynı yönde 14/01/2021 tarih, 2020/2598 E. ve 2021/34 K. sayılı kararı). Somut uyuşmazlıkta, İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan aktüerya bilirkişi raporunda TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi esas alınarak tazminat belirlenmiştir. Anayasa Mahkemesi iptal kararı gereğince genel şartlarda belirtilen 1,8 teknik faiz esas alınarak hesaplama yapılması olanaklı olmadığından, bu hususa değinen istinaf talebi yerinde değildir. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının tespiti açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ile 31.05.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihinden sonra ise Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan KTÜ Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığınca düzenlenen 08/09/2020 tarihli maluliyet raporunun davacının maluliyet oranının tespiti açısından kaza ile yaralanma arasındaki illiyet bağı da açıklanarak kaza tarihi itibari ile yürürlükte bulunan " Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik" hükümlerine uygun şekilde düzenlenmiş olmasına, maluliyet raporunun alınacağı Üniversite Hastanesinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri tarafından da düzenlenebileceğine göre İlk Derece Mahkemesince 08/09/2020 tarihli maluliyet raporunun hükme esas alınmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. Bu nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davalı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 20.543,85 TL harçtan peşin alınan 5.135,96 TL harcın mahsubu ile bakiye 15.407,89 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.25/04/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:43:41