İstanbul BAM 9. HD 2023/1647 E. 2024/67 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
bam
2023/1647
2024/67
18 Ocak 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
ESAS NO: 2023/1647
KARAR NO: 2024/67
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: 18/01/2023
NUMARASI: 2022/487 Esas - 2023/29 Karar
DAVA: Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
KARAR TARİHİ: 18/01/2024
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, 19/07/2014 tarihinde plakası tespit edilemeyen aracın müteveffa ...'e çarpması neticesinde meydana gelen trafik kazası sonucunda ...'in vefat ettiğini, geride bıraktığı imam nikahlı eşi olan davacı ... ile ortak çocukları ...'nın destekten yoksun kaldığını, kusurlu olan araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğunu ve muris'in kusurunun bulunmadığını beyanla fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere her iki davacı yönünden şimdilik 1.000'er TL destekten yoksun kalma tazminatı ile 500,00 TL cenaze giderinin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte güvence hesabından tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı Güvence Hesabı vekili, öncelikli olarak davacı tarafın plakası meçhul araç tarafından müteveffaya kusurlu olarak çarparak kaçtığını ispat etmesi gerektiğini, öte yandan imam nikahlı eşin aile ve destek kapsamında bulunmadığından tazminat isteyemeyeceğini, diğer yandan alacaklı ve borçlu sıfatlarının davacılarda birleştiğini, cenaze ve def'in masraflarının belgelendirilmemesi nedeniyle talep edilemeyeceğini, ayrıca gerçek zararın da ispata muhtaç olduğunu, olası SGK ödemelerinin de tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın kısmen red ve kısmen kabulü ile; Davacı ... yönünden 74.729,33 TL destekten yoksun kalma tazminat Talebinin reddine, Davacı ... için 34.325,99 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihi 06/09/2016 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara ödenmesine, Def'in ve cenaze gideri 1.200,00 TL'nin de temerrüt tarihi 06/09/2016 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara ödenmesine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacılar vekili ile davalı Güvence Hesabı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, imam nikahlı eş ...'nın destekten yoksun kalma tazminat talebinin reddinin hatalı olduğunu, bilirkişi raporunda PMF 1931 Yaşam Tablosuna göre hesaplama yapıldığını, bunun hatalı olduğunu, TRH 2010 tablosu ve %0 teknik faiz hesabına göre hesap yapılması gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Davalı Güvence Hesabı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; başvuru konusunun trafik kazasına sebebiyet verdiği iddia edilen plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın varlığının ve trafik kazasına plakası tespit edilemeyen aracın sebebiyet verdiğinin başvuran tarafça ispatı gerektiğini, alacaklı ve borçlu sıfatının birleştiğini, sürücü zararlarının karşılanmasının hukuken mümkün olmadığını, Hukuk Genel Kurulu kararı uyarınca hiçbir suretle sürücü kusuruna denk düşen destek tazminatları ödenmeyeceğini, müvekkili kurumun cenaze ve defin giderlerinden sorumlu olmadığını, belediyelerin sorumlu olduğunu ve lüks harcamaların teminat dışı olduğunu, kurum tarafından yapılan ödemenin güncellenerek hesaplanan tazminattan düşülmesi gerektiğini, Güvence Hesabı'nın sorumluluğunun teminat limiti ve kusur oranı ile sınırlı olduğunu, SGK'nın ödemiş olduğu tazminat varsa tespit edilerek ödenecek tazminattan düşülmesi gerektiğini, ödenmiş olan tazminatın güncellenmesinden asgari ücret artış oranının dikkate alınmamasının hatalı olduğunu, aksi halde davacı yönünden sebepsiz zenginleşmeye yol açabileceğini, Güvence Hesabı'nın sorumluluğunun teminat limiti ve kusur oranı ile sınırlı olduğunu, Güvence Hesabı'nın temerrüdü bulunmadığını, avans faizi talep edilemeyeceğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Mahkemece ilk verilen hükmün istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 16/06/2022 tarih, 2020/2178 Esas ve 2022/1316 Karar sayılı kararı ile "...Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, kararın gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; Mahkemece kusura bilirkişi raporu ile kaza tespit tutanağının birbiri ile uyumlu oldukları, kaza tespit tutanağı içeriğinde plakası tespit edilmeyen aracın desteğe çarptığının belirtilmiş olmasına, kusura ilişkin bilirkişi raporunun gerekçeli, denetime elverişli ve dosya kapsamına uygun olmasına göre kusura yönelik istinaf talebi yerinde görülmemiştir. ... Mahkemece cenazenin defnedilmesi için yapılması zorunlu masraflardan davalı tarafın sorumlu tutulabileceği, taziyeye ilişkin giderlerden sorumlu tutulamayacağına ilişkin Yargıtayın yerleşik uygulaması göz önünde bulundurularak karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/16495 Esas 2021/5547 Karar sayılı kararı). Davacı ...'in destek ...'in boşanmış olduğu eşi olduğu, desteğin kaza tarihinde dava dışı ... ile 05/06/2012 yılından beri resmi nikahlı evli olduğu, resmi nikahlı eşin davalı Güvence Hesabından destekten yoksun kalma tazminat ödemesi aldığı gözetildiğinde davacı ... yönünden müteveffa ...'in desteklik durumunun sona erdiği gözetilmeden karar verilmesi doğru olmamıştır. Aynı şekilde mahkemenin hükme esas aldığı aktüerya bilirkişi raporunda destek payları hesaplanırken davacı ...'in dahil edilerek iki eş olarak hesaplama yapılması doğru olmamıştır. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalı tarafından diğer hak sahiplerine yapılan ödemeler ve bakiye limitin değerlendirilmiş olduğu görülmektedir. Yine davacı küçük Hayat yönünden hükmedilen destekten yoksun kalma tazminatını kapsamının küçüğün yetiştirme dönemine ilişkin yoksun kalacağı giderleri kapsadığı nedenle yetiştirme giderinin düşülmesi mümkün değildir. O halde mahkemece yapılması gereken destek pay hesabına ilişkin hatalı hesaplamanın düzeltilmesi için bilirkişiden ek rapor alınarak sonucuna göre usuli kazanılmış haklarda gözetilerek tüm dosya kapsamına göre karar verilmesi olmalıdır. ..." gerekçesiyle kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesinin ilk kararına karşı davacı vekilinin istinaf yoluna başvurmadığı nedenle tazminat hesaplama yöntemine, davalı vekili tarafından verilen istinaf dilekçesinde ise kazanın varlığına, SGK ödemesine, alacaklı ve borçlu sıfatının birleşmesine ilişkin istinaf talebi bulunmadığından karşı taraf lehine bu hususlarda usuli kazanılmış hak oluşmuştur. Taraf vekillerinin bu yöne değinen istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. Dairemiz kararı ile tarafından kusur, ödemenin güncellenerek tazminattan indirilmesi ve cenaze gideri yönünden karar verilmiş olması nedeni ile davalı vekilinin istinaf itirazı yerinde görülmemiştir. Her ne kadar Daire kararımız ile davacı ...'in desteğin boşanmış eşi olması nedeni ile destek olamayacağı kanaati ile karar verilmiş ise de Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin içtihatlarına göre birlikte yaşama olgusunun somut olayda ispatı halinde boşanmış eşinde destekten yoksun kaldığının kabulü gerektiğinden bu yöne ilişkin Daire kararımızdan dönülmesine karar verilmiştir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2021/9779 Esas-2023/55 Karar, 2021/3043 Esas 2021/4181 Karar sayılı ilamları). Bu doğrultuda dosyanın incelenmesinden, davacı ...'nın kazada vefat eden destek ...'in boşandığı eski eşi olduğu, kaza anında davacı ...'in de araç içerisinde olduğu ve 8 aylık hamile olduğu, davacı ... ile desteğin birlikte yaşadıkları, buna göre kazadan önce davacı ... ile destek arasında destek ilişkisinin mevcut olduğu anlaşılmıştır. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2021/17568 Esas-2022/9666 Karar sayılı ilamı ile "Tarafların hayatlarını ömür boyu birleştirme niyetiyle gerçekleştirdikleri hukuki nitelikli evlilik sözleşmesi olmaksızın evlenme vaadiyle yaşadıkları birliktelik evlilik dışı birliktelik olarak adlandırılmaktadır. Evlilik sözleşmesi olmaksızın birlikte yaşayan nikahsız eşin, desteğin ölümü ile nikahlı eş gibi, yaşama yaşının sonuna kadar ve özellikle yaşı, sosyal durumu, yaşadığı ortam ve aile bağları gibi nedenlerle, desteğin evinde yaşamını sürdüremeyeceği hususunun kabulü gerekmektedir. Nikahsız eşin, güçlü olmayan aile bağı nedeniyle müşterek haneyi terk edeceği, kendisine yeni bir yaşamı tercih edeceği üstün olasılık içinde olmakla, bakım ihtiyacının nikahlı eşte olduğu gibi bakiye ömrün sonuna kadar devam etmesi ihtimalinin zayıf olması varsayımının göz önünde tutulması gerekmektedir. Şu halde, İtiraz Hakem Heyetince, yukarıdaki açıklamalar ışığında Türk Borçlar Kanununun 51-52. maddeleri gereğince belirlenen tazminattan, hak ve adalete uygun bir miktar indirim yapılması gerekirken bu hususun gözetilmemiş olması doğru görülmemiştir." yönünde karar verilmiştir. Bu nedenle dosya kapsamında davacı ... yönünden hesaplanan 74.729,33 TL destekten yoksun kalma tazminatından TBK 51-52 maddeleri gereğince, hak ve adalete uygun olarak %20 oranıda indirim yapılarak davanın 59.783,46 TL üzerinden kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır. Daire kabulüne göre de tazminattan indirilen miktar, yasal düzenlemelerden kaynaklanan hakkaniyet indirimi mahiyetinde olduğundan davalı lehine bu kısım üzerinden vekalet ücretine hükmedilmemiş ve yargılama gideri hesabında nazara alınmamıştır. Bu nedenle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
A-Davalı vekilinin istinaf başvursunun HMK 353/1-b maddesi gereğince esastan REDDİNE,
B-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere KALDIRILMASINA, Buna göre: Davanın KISMEN KABULÜ ile; 1-Davacı ... yönünden 59.783,46 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihi 06/09/2016 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,2-Davacı ... için 34.325,99-TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihi 06/09/2016 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara ödenmesine,3-Def'in ve cenaze gideri 1.200,00-TL'nin de temerrüt tarihi 06/09/2016 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara ödenmesine,4-Alınması gereken 6.510,58 TL karar ve ilam harcından peşin ve ıslahla alınan 407,32-TL mahsubu ile kalan 6.103,26 TL bakiye ilam harcının davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 5-Davacı tarafından yatırılan 436,52-TL peşin, ıslah ve başvuru harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 3.783,45-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı ... kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince, kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir olunan 9.200,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı ...'ya verilmesine, 8-Davacı ... kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince, kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir olunan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalı alınarak davacı ...'ya verilmesine, 9-Tarafların gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
B-İSTİNAF İNCELEMESİ BAKIMINDAN ;1-Davacılar tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından kendisine iadesine,2-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan 128,00 TL posta ve tebligat giderinden ibaret yargılama gideri ile 492,00 TL istinaf başvuru harcının davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine, 3-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 4-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.18/01/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:51:38