İstanbul BAM 9. HD 2021/2364 E. 2024/648 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
bam
2021/2364
2024/648
25 Nisan 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
ESAS NO: 2021/2364
KARAR NO: 2024/648
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
KARAR TARİHİ: 22/09/2021
NUMARASI: 2017/1174 Esas - 2021/626 Karar
DAVA: Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
KARAR TARİHİ: 25/04/2024
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; 22.05.2017 tarihinde maliki davalı ... olan kaza esnasında davalı ...'un sevk ve idaresinde bulunan ... plaka sayılı kamyonetin seyri sırasında müvekkiline çarpması neticesinde tek taraflı ve yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, hastaneye kaldırılan müvekkilinin belinde kırık, beyin ve sinir sisteminde hasar tespiti yapıldığını, eski sağlığına kavuşamadığını, hala dengesini sağlamakta zorlandığını, müvekkiline atfedilecek herhangi bir kusurun mevcut olmadığını, kazanın asli ve tek müsebbibinin davalı ... olduğunu, ... plaka sayılı aracın kaza tarihini kapsayacak şekilde ZMSS poliçesinin davalı ... şirketince tanzim edildiğinden davalı ... şirketinin ortaya çıkan zararlardan teminat limitleri dâhilinde sorumlu olduğunu, müvekkilinin davalı şirkete yazılı başvuruda bulunduğunu ancak aradan geçen yasal süreye rağmen şirketçe taleplerine herhangi bir cevap verilmediğini belirterek davalarının belirsiz alacak davası olarak kabulüne, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 500,00 TL. maddi tazminatın ( geçici ve sürekli iş görememeden kaynaklı) kaza tarihi olan 22.05.2017 tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek avans faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile 50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 22/05/2017 tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek avans faizi ile (sigorta şirketi hariç olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... şirketi vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla sigortalı araç sürücüsünün davacının zarar görmesinde kusuru olmadığını, davanın müvekkili şirket açısından reddi gerektiğini, davacının yaya geçidi ve trafik ışıkları olmayan yaya yoluna kapalı ana yola aniden çıkarak sigortalı aracın sağ yan aynasına çarpıp düştüğünü, ceza dosyasına verilen ifade tutanağında da davacı tarafın yola aniden çıktığını, dalgın olduğunu, kazaya kendisinin sebebiyet verdiğini açıkça beyan ettiğini, görüleceği üzere tüm kusurun aniden yola çıkan davacı tarafta olduğunu, davacının geçici iş göremezlik giderleri talebinin trafik sigortası genel şartları gereği teminat dışında olduğunu, maluliyet hesabında genel şartlarda da açıkça belirtildiği üzere sakatlık oranının nazar alınması gerektiğini, davacı tarafı sigortalının kusurunu ve zararını ispat etmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar ... ve ... tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davaya konu kazanın davacının asli ve tam kusuru neticesinde meydana geldiğini, müvekkili ...'un, 22.05.2017 tarihinde saat 19:00 sularında ... plakalı araç ile normal hızda seyir halinde iken yayalara kapalı olan gidiş dönüş anayolda karşıdan karşıya geçmeye çalışan davacının müvekkilinin aracının sağ yan aynasına çarpması sonucu yere düşmesi neticesinde davaya konu kazanın meydana geldiğini, davaya konu kazanın meydana gelmesinde müvekkillerinin kusuru, dikkatsizliği, özensizliğinin bulunmadığını, davacının asli ve tam kusuru nedeni ile kaza ile müvekkilleri arasında illiyet bağının koptuğunu, ... hakkında takipsizlik kararı verildiğini, olayın hemen akabinde davacı tarafından verilen ifade ile davacının kendi kusurunu ikrar ettiğini, müvekkiline atfı mümkün kusur olmadığını beyan ederek müvekkilinden şikayetçi olmadığını ifadesinde belirttiğini, olayın üstünden tam 5 ay geçtikten sonra davacı tarafından kötüniyetli olarak huzurdaki davanın ikame edildiğini, davacının kaza sebebi ile elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubu gerektiğini, davacının manevi tazminat taleplerinin kabulünün mümkün olmadığını, müvekkillerinden ... aracın işleteni olup olay esnasında aracın kendisi tarafından kullanılmadığını, hal böyle iken müvekkiline atfı mümkün kusur bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkemenin kusur raporunda müvekkilinin %100 oranında kusurlu bulunduğu gerekçesiyle huzurdaki davayı reddettiğini, alınan rapor ve mahkemenin kanaatinin doğru olmadığını, dosya kapsamında bulunan maluliyet raporuna göre müvekkilinin kaza sebebiyle %19 oranında malul kaldığını, davalı araç sürüsücünün kusursuz olarak kabul edilebilmesinin mümkün olmadığını, bu hususların tamamı KTK m. 52'de de hüküm altına alındığını, yargılama sırasında mahkemeye de bildirilmesine ve ATK Trafik İhtisas Dairesi'nden rapor alınması talep edilmiş ise de mahkemece bu taleplerinin reddedilerek davanın reddine karar verildiğini bu nedenle kararın kaldırılmasını belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Dosya kapsamından, 22.05.2017 tarihide, davalı ...'un sürücüsü olduğu, davalı ...'nun sahibi olduğu, davalı ... A.Ş.'nin ZMSS teminatı altındaki ... plakalı araç ile Maltepe Başıbüyük yolunun sert virajlı kısmında hızlı karşıdan karşıya geçen davacı yaya ...'e çarpması ile meydana gelen trafik kazası sonucu davacının geçici ve sürekli sakat kalacak nitelikte yaralandığı anlaşılmıştır. Mahkemece kusur belirlenmesi için ATK Trafik İhtisas Dairesine müracaat edilmiş ise de, "...İlgi yazınız ile gönderilen dava dosyası incelendiğinde; kaza sonrası tespit tutanağı bulunmadığı ve olayın oluş şeklinin ve mahal şartlarının açık ve ölçekli bir şekilde gösteren krokinin bulunmadığı anlaşılmıştır. Sağlıklı rapor tanzimi için sürücünün gidiş istikameti, yayanın yürüyor ise yürüme noktası ile istikameti veya geçiş yapıyor ise geçiş yönü, çarpma noktasının yeri, çarpma noktasının yol kenarlarına olan mesafesi ve olay yerinin özellikleri gösteren ölçekli krokiye ihtiyaç duyulmuş olup, bu bakımdan dosyanın mahalline iadesine karar verilmiştir..." şeklinde cevap verilmiştir. Bunun üzerine yerinde keşif yapılarak alınan bilirkişi raporunda davacının tam kusurlu olduğu belirtilmiştir. İtiraz üzerine aynı bilirkişiden alınan ek raporda kök rapor tekrar edilerek, "...Kaza yerleşim yeri dışında ve metal bariyerlerle tecrit edilmiş yolda meydana gelmiştir. Çarpma noktasında bir yaya olmaması gerekir. Araç da yolun sert virajlı kısmında savrulmamak için yavaşlamalıdır. Araç yolun sert virajlı kısmına hızlı girerse savrularak yoldan çıkabilir. Somut olayda araç savrulmamıştır. Yoldan çıkmamıştır. Aracın hızı, yol şartları için uygundur. Olmaması gereken bir yerde yayanın bulunması nedeniyle kaza meydana gelmiştir..." belirlemesinde bulunulmuştur. Bu rapordan sonra dosyanın yeniden ATK Trafik İhtisas Dairesine gönderilerek rapor alınması gerekirken bu prosedür tamamlanmadan eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmamıştır. O halde Mahkemece yapılması gereken mahallinde keşif yapılmış olduğundan dosyanın ATK Trafik İhtisas Dairesine gönderilerek kusur raporu almak sonucuna göre tüm dosya kapsamına göre karar vermekten ibarettir. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana iadesine,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.25/04/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:43:41