İstanbul BAM 9. HD 2021/2333 E. 2024/647 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
bam
2021/2333
2024/647
25 Nisan 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
ESAS NO: 2021/2333
KARAR NO: 2024/647
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
KARAR TARİHİ: 16/09/2021
NUMARASI: 2017/255 Esas - 2021/928 Karar
DAVA: Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
KARAR TARİHİ: 25/04/2024
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; 30.12.2016 tarihinde maliki ve kaza anında davalılardan ...'un sevk ve idaresinde bulunan ... plaka sayılı aracın ... Caddesi üzerinden D-100 istikametine seyir halinde iken yaya müvekkiline çarpması sonucunda yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, kaza akabinde müvekkili ...'nün Marmara Üniversitesi Pendik Eğitim ve Araştırma Hastanesine sevk edildiğini, ... plaka sayılı araç sürücüsü ... hakkında İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2017/5950 soruşturma sayılı dosyası ile taksirle bir kişinin yaralanmasına sebebiyet verme suçundan soruşturma başlatıldığını, ... plaka sayılı aracın ZMMS poliçesinin kaza tarihini kapsayacak şekilde davalı ... şirketi tarafından tanzim edildiğini, 31/01/2017 tanzim tarihli dilekçe ile davalı ... şirketine yazılı başvuruda bulunulduğu ancak taleplerinin karşılanmadığını belirterek şimdilik 1.000,00-TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 30/12/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen, 50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 30/12/2016 tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu kazanın iki yönlü trafiğe açık yolda davacının %100 kusuru ile meydana geldiğini, davacının yaya geçidi olmayan araç yolunda karşıdan karşıya geçmeye çalıştığını, kazanın araçlara ait kara yolunda ve müvekkiline ait şeritte meydana geldiğini, her iki yönde de araç trafiği varken kontrolsüz bir şekilde yola girmesi ile olduğunu, müvekkil kaçmaya çalışsa da müvekkilinin aracının sağ aynasına çarptığını, kaza saati olan 07.10'de havanın hala aydınlamamış ve karanlık olduğunu, yol zemininin ıslak ve nemli olduğunu, kaza yerinde aydınlatma olmadığını, kaza yerinde trafik işaret ve levhaları ve yaya geçidi olmamasının da, yola ait bir kusur olduğunu, sadece bu döneme ait saatlerin ileri alınmamasından kaynaklı olarak, işe gidiş ve servis araçlarına binme saatlerinde, havanın karanlık olmasından kaynaklı yüzlerce kaza meydana geldiğini, bu hatalı idari uygulama yüzünden kazalar olduğunu, trafik kaza tespit tutanağındaki aleyhte olan hususların hiçbirini kabul etmediklerini, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davacının taleplerinin reddini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının var olduğunu iddia ettiği zararları ile kazaya neden fiiller arasında nedensellik bağının tespitinin gerektiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçe limitleri ile sınırlı olduğunu, söz konusu sorumluluğa kazaya karışan tarafların kusur dağılımlarına göre hükmedileceğini, bu itibarla öncelikle kusur oranlarının tespitinin gerektiğini, davacının ek tazminata konu olduğunu iddia ettiği sakatlık halinin Adli Tıp Kurumu'nca tespit edilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin sorumluluğuna hükmedilecek tazminat oranının aktüer sıfatına sahip bir bilirkişi tarafından tespit edilmesi gerektiğini, davacının sakatlık nedeniyle herhangi bir işgücü kaybının varlığı ve bu nedenle bir zararının oluşup oluşmadığının tespiti için öncelikle davacının gelir elde ettiği bir işte çalışıp çalışmadığının çalışıyor ise söz konusu işteki gelir durumunun SGK'dan sorulması gerektiğini, davacının faiz taleplerinin reddini, aksine karar verilmesi halinde işletilecek faizin yasal faiz olarak belirlenmesine ve en erken dava dilekçesinin müvekkil şirkete tebliğ tarihinden itibaren 15 gün sonrasından itibaren başlatılmasına karar verilmesini arz ve talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Açılan davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, Maddi tazminat talebi yönünden; davalılara karşı açılan maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile, 1.140,74-TL geçici iş göremezlik tazminatının davalı ... için temerrüt tarihi olan 14/02/2017 tarihinden, davalı ... için ise kaza tarihi olan 30/12/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, sürekli iş göremezlik tazminat talebinin reddine, Manevi tazminat talebi yönünden; davalı ...'a karşı açılan manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile, 3.000-TL manevi tazminatın 30/12/2016 kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; manevi tazminat talebi yönünden; kazanın meydana gelmesinde müvekkilin %40, davalı ...'un %60 oranında kusurlu olduğunu, kazanın meydana gelmesindeki kusuru tali düzeyde kalan müvekkili lehine 3.000 TL manevi tazminata hükmedilmesinin toplumun ve müvekkilinin adalete olan inancının zedelenmesine yol açacak, davalının adeta ödüllendirilerek müvekkilinin cezalandırılması durumunun sözkonusu olacağını, mahkemece hükmedilen 3.000,00 TL'lik manevi tazminat miktarı ile müvekkilinin herhangi bir ciddi ihtiyacını giderebilmesinin dahi mümkün olmadığını, mahkemece bu hususun göz ardı edildiğini, müvekkilinin maluliyet durumu, yaşı, eğitim durumu, toplum içerisindeki saygınlığı, olayın meydana gelmesindeki kusur durumu ve paranın satın alma gücü gibi hususları yeniden değerlendirilerek somut olay adaletinin sağlanması ve müvekkilde manevi bir tatmin sağlanması bakımından mahkemece hükmedilen manevi tazminata ilişkin kararın kaldırılarak manevi tazminat davamızın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, maddi tazminat talebi yönünden; Anayasa Mahkemesinin, 09.10.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan iptal kararıyla ''maddi ve manevi tazminat'' başlıklı KTK md.90'da yer alan ''... ve bu kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda'' ifadesinin Anayasa'ya aykırı olduğundan bahisle iptaline karar verdiğinden müvekkilinin maluliyetinin Çalışma Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranları Tespit İşlemleri Yönetmeliği'nce belirlenmesi gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Dosya kapsamından, 30/12/2016 tarihinde, saat 07:20 sıralarında davalı sürücü ...'un, yönetimindeki ... plaka sayılı minibüs ile yerleşim yerinde istikametine seyir halinde iken olay yeri Yeşilova Sokak kavşağına geldiğinde istikametine göre sol taraftan yola girerek karşıdan karşıya geçmeye çalışan davacı yaya ...'ye aracının sol ön çamurluk muhtelif kısımları ile çarpması sonucu, dava konusu yaralanmalı trafik kazasının meydana geldiği anlaşılmıştır. Trafik kazası nedeniyle açılan tazminat davalarında maluliyete ilişkin alınacak raporların nasıl düzenleneceğine ilişkin ne Karayolları Trafik Kanun’un da ne de Türk Borçlar Kanun’unda düzenleme yapılmamış, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin içtihatları ile kaza tarihine göre dönemsel olarak uygulanması gereken Yönetmelikler açıklanmıştır. Buna göre maluliyete ilişkin alınacak raporların, 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik'i, 01/09/2013 tarihi ile 01/06/2015 tarihleri arasında sonrada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmelik'i, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonrada Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. (Yargıtay 4.Hukuk Dairesinin 2021/12907 E. ve 2022/6237 K., 2021/12288 E. ve 2022/6235 K., 2021/11515 E. ve 2022/5238 K. sayılı kararları). İlk Derece Mahkemesince tazminatın belirlenmesinde kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen maluliyet raporunun hükme esas alınmış olmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. Davacı olayda %40 kusurlu, davalı sürücü ise %60 kusurlu bulunmuştur. Davacının sürekli maluliyetinin bulunmadığı, iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren iki aya kadar uzayabileceği ATK raporunda belirtilmiştir. Karayolları Trafik Kanunu'nda manevi tazminat konusunda özel bir düzenleme yapılmadığından trafik kazası nedeniyle oluşan cismani zarar nedeniyle manevi tazminat talep edilmesi halinde TBK'da manevi tazminata ilişkin hükümler uygulanacaktır. TBK'nın "manevi tazminat" başlıklı 56/1.maddesinde, "Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. ". Yine 56/2.maddesinde ise "Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.” şeklinde düzenleme yer almaktadır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, davacının uğradığı zararın kapsamı, davalının sorumluluğunun niteliği, kusur oranları ve özellikle caydırıcı bir etki doğuracak düzeyde olması gerektiği de göz önünde tutularak, meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen tutarlara hükmetmesi gerekmektedir(Yargıtay HGK'nun 23/06/2004 tarih, 13/291-370 E.-K. sayılı kararı). Somut uyuşmazlıkta olay tarihi, kazanın oluş şekli, kusur durumu, davacının yaralanması, maluliyet olmamakla birlikte iyileşme süresi, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, manevi tazminatın belirlenmesine hakim olan ilkeler ile İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesi birlikte değerlendirildiğinde, İlk Derece Mahkemesince davacı lehine hükmedilen manevi tazminat miktarının bir miktar düşük olduğu, manevi tazminat müessesinin amacına ve hakkaniyete uymadığı, 6.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesinin uygun olacağı kanaatine varıldığından bu yöne değinen davacı vekili istinaf talebi yerinde görülmüştür. Bu nedenle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: A-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere KALDIRILMASINA, Buna göre: Davalılara karşı açılan maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile, 1.140,74-TL geçici iş göremezlik tazminatının davalı ... için temerrüt tarihi olan 14/02/2017 tarihinden, davalı ... için ise kaza tarihi olan 30/12/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Sürekli iş göremezlik tazminat talebinin reddine,
B-Manevi tazminat talebi yönünden; 2-Davalı ...'a karşı açılan manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile, 6.000-TL manevi tazminatın 30/12/2016 kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin talebin reddine,
HARÇLAR 3-Alınması gerekli 487,78 TL harçtan davacı tarafından dava açılışı sırasında yatırılan 174,20 TL peşin harç ve yargılama aşamasında yatırılan 0,66 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 174,86 TL harçtan mahsubu ile eksik bakiye 312,92 TL harcın davalılardan ( davalı ...'nin 77,92 TL'sinden sorumlu olacak şekilde ) tahsili ile hazineye irad kaydına,
VEKALET ÜCRETİ 4-Maddi Tazminat davası yönünden Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davacı vekili için takdir olunan 1.140,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 5-Maddi tazminat davası yönünden red edilen 50,00 TL açısından Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davalılar vekilleri için taktir olunan 50,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,6-Manevi tazminat davası yönünden kabul edilen bölüm açısından davacı vekili için Avukatlık asgari ücret tarifesinin 13/2 maddesine göre takdir olunan 6.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, 7-Manevi tazminat davası yönünden red edilen bölüm açısından Avukatlık asgari ücret tarifesinin 10/2 maddesine göre davalı ... vekili için taktir olunan 6.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'a verilmesine,
YARGILAMA GİDERLERİ 8-Davacı tarafından harç olarak yatırılan 206,26 TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 9-Davacı tarafından sarf edilen 1.350,00 TL Bilirkişi ücreti ve 337,50 TL Posta ücreti olmak üzere toplam 1.687,50 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranı gözetilerek 1.616,64 TL'nin ( davalı ...'un 235,39 TL'sinden sorumlu olacak şekilde ) davalılardan alınarak davacıya verilmesine, kalan 70,86 TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına, 10-Davalı ... tarafından sarf edilen 100,00 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranı gözetilerek 86,05 TL'nin davacıdan alınarak davalı ...'a verilmesine, kalan 13,95 TL'nin davalı ... üzerinde bırakılmasına,11-Davalı .... Tarafından yargılama gideri sarf edilmediğinden bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına, 12-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
B-İSTİNAF İNCELEMESİ BAKIMINDAN;1-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından kendisine iadesine,2-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan 105,60 TL posta ve tebligat giderinden ibaret yargılama gideri ile 162,10 TL istinaf başvuru harcının davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, 3-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 4-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.25/04/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:43:41