SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 9. HD 2021/1920 E. 2024/612 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/1920

Karar No

2024/612

Karar Tarihi

18 Nisan 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

9.HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

ESAS NO: 2021/1920

KARAR NO: 2024/612

İNCELENEN DOSYANIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

KARAR TARİHİ: 09/03/2021

NUMARASI: 2017/297 Esas - 2021/143 Karar

DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)

KARAR TARİHİ: 18/04/2024

Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 22/11/2015 tarihinde sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araçla davacı ...'e çarpması sonucunda davacının yaralandığını, kaza tespit tutanağında ... plaka sayılı araç sürücüsünün asli kusurlu bulunduğunun belirlendiğini, kaza sonucu ağır yaralanan müvekkilinin ilk ve acil müdahalesinin yapılmak üzere Maçka Devlet Hastanesine kaldırıldığını, oradan da KTÜ Farabi Hastanesine sevk edildiğini, burada yapılan muayenesinde vücudunda birden fazla parçalı kırık ve his kaybı olduğu tespit edilen müvekkilinin uzun süre yatarak tedavi gördüğünü, birden fazla cerrahi operasyon geçirdiğini, halen yürümekte zorlandığını, ... plaka sayılı aracın ZMMS poliçesi ile ... Sigorta A.Ş. tarafından sigorta edildiğini, dava açılmadan evvel müvekkili adına davalı sigorta şirketine 28/10/2016 tarihinde başvuru yapıldığını ancak yasal süresi içerisinde cevap verilmediğini belirterek fazlaya ilişkin talep ve dava haklarının saklı kalması kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili ıslah dilekçesi ile talep ettiği 500,00 TL geçici iş göremezlik tazminatını 17.202,18 TL, 500,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatını ise 290.000,00 TL olmak üzere toplam 307.202,18‬ TL'ye yükseltmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; başvuru şartının yerine getirilmediğini, müvekkili şirkete sigortalı ... plakalı aracın işleteni ...'a davanın ihbarını istediklerini, müvekkil şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, poliçede sadece sürekli maluliyet hallerinin teminat altına alındığını, müvekkili şirketin sorumlu bulunması durumunda sorumluğunun azami limit ile sınırlı olacağını, taraf kusurlarının tespiti için dosyanın ATK Trafik İhtisas Dairesine sevkinin ve maluliyet raporunun Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi’nden alınması, tazminat raporunun hazineye kayıtlı aktüer aracılığı ile yaptırılması, müterafik kusur indirimi yapılması, SGK'ya yazı yazılarak davacıya yapılan ödemenin tamamının sorulması ve tazminat hesaplanması halinde bu tutarın düşürülmesini gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davacının davasının kabulü ile; Sürekli iş göremezlik nedeniyle 290.000,00 TL tazminatın (sürekli sakatlık teminat limiti ile sınırlı olmak üzere) 28/02/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, Geçici iş göremezlik nedeniyle 17.202,18 TL tazminatın (sağlık giderleri teminat limiti ile sınırlı olmak üzere) 28/02/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacı tarafça başvuru şartının usulüne uygun olarak yerine getirilmediğini, dava açılmasının kanunen aranan sigorta şirketine başvuru niteliğini haiz olmadığını ve başvuru yerine geçmeyeceğini, mahkemece müvekkili şirket aleyhine geçici iş göremezlik tazminatına hükmolunmuş olmasının hatalı olduğunu, poliçede sadece sürekli maluliyet hallerinin teminat altına alındığını, Trafik Sigortası Genel Şartları'na göre; maluliyet oranının kesin olarak saptandığı tarihe kadar geçen süre içerisinde tedavi gideri ve geçici iş göremezliğe ilişkin taleplerin poliçe kapsamında olmayıp, müvekkili şirketin sorumlu olmadığını, bu talepler bakımından SGK'nın sorumluluğu bulunduğunu, eksik ve hatalı maluliyet raporunun hükme esas alınmasının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davacının maluliyet oranının belirlendiği 28/08/2019 ve 30/01/2020 tarihli Adli Tıp Kurumu raporlarının hatalı olup bu raporlardaki tespitlerin gerçek durumu yansıtmadığını, mahkeme tarafından kurulan hükümde müvekkili şirketin 28/02/2017 tarihinden itibaren faizden sorumlu tutulmasının haksız ve hatalı olduğunu, davalının yalnızca dava tarihinden itibaren faizden sorumlu olabileceğini ve dava konusu olaya uygulanması gereken faizin yasal faiz olduğunu, davalının poliçe teminatının tek olup 290.000,00 TL'lik limit ile sınırlı olarak tazminata hükmolunması gerektiğini, geçici iş göremezlik taleplerinin sakatlanma ve ölüm teminatından ödendiğini, yoksa geçici iş göremezlik adı altında ayrıca bir teminat bulunmadığını, bakiye ömrün belirlenmesinde PMF yaşam tablosu uygulandığını oysa TRH Yaşam Tablosuna göre hesaplama yapılması gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Dosya kapsamından 22/11/2015 tarihinde sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki davalı ... plakalı araçla yaya olan davacı ...'e çarpması sonucunda davacının yaralandığı ve bu yaralanması nedeni maddi tazminat talep ettiği anlaşılmıştır. Somut uyuşmazlıkta, dava tarihi itibariyle 2918 sayılı KTK'nın 97. maddesinde yapılan değişiklik yürürlükte olup, davacı vekilinin dava tarihinden önce davalı sigorta şirketine başvurduğu, ancak eksik belge verildiğinden işlem yapılamadığı belirtilmektedir. Eksik belge ile müraacat yapılmış olsa dahi başvuru koşulunun yerine getirildiğinin kabulü gerekir. Ancak davacının eksik belge ile müracaatı nedeni ile davalı temerrüdünden bahsedilemeyeceğinden tazminat yönünden faiz başlangıcının dava tarihi olarak kabulü yerine yazılı şekilde belirlenmesi doğru olmamıştır. Davalı vekilinin faizin başlangıç tarihine ilişkin istinaf itirazı yerindedir.Kazaya karışan aracın zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olan davalı sigorta şirketi poliçe hükümlerine göre, bedeni zararlarda kişi başına 290.000,00 TL, yine tedavi giderlerinde de kişi başına 290.000,00 TL poliçe limiti ile davacıya karşı sorumludur. Bu iki limit birbirinden bağımsız olup, birinin tüketilmesi halinde sigorta şirketinin poliçeden kaynaklanan tüm yükümlülüklerini yerine getirerek sorumluluğunun sona erdiğinden bahsetmek olanaklı değildir. Kazada yaralanan kişi, maluliyetinin oluşması halinde oluşacak sürekli iş göremezlik zararını bedeni zararlar klozundan, bakıcı gideri, tedavi giderleri ve geçici iş göremezlik zararlarını ise tedavi giderleri klozundan karşılanmak üzere sigorta şirketinden talep edebilir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin KTK'nın 98. maddesinin kapsamının belirlenmesi bakımından vermiş olduğu 02/03/2022 tarih, 2022/312 E. ve 2022/3685 K. sayılı kararında; geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri yönünden sigorta şirketlerinin sorumluluğunun devam ettiği yönünde karar vermiştir. Bu nedenle davalı sigorta şirketinin tedavi gideri teminatı kapsamında poliçe limiti ile geçici iş göremezlik tazminatından sorumluluğu bulunduğundan, davalı vekilinin geçici iş göremezlik tazminatının teminat dışı olduğuna, sakatlanma ve ölüm teminatından karşılanması gerektiğine ve limitin tükendiğine ilişkin istinaf başvuruları yerinde görülmemiştir. (Benzer yönde Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/6911 E. ve 2021/10351 K., 2021/5305 E. ve 2021/7685 K. sayılı kararları). ATK 2.İhtisas Kurulu tarafından hazırlanan 16/09/2019 tarihli raporda; davacı ...'in 22/11/2015 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanması sebebiyle Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu raporları hakkında yönetmeliği, Zihinsel, İşitsel, Davranışsal Bozukluklar, geçici fonksiyon kaybına neden olan ruhsal bozukluklar B-2...%40x 3/5= %24, KBB A-İşitme, Tablo 1-A ve Tablo 2 ye göre %12, Baltazard formülüne göre: %33,12 olduğuna göre; kişinin tüm vücut engellilik oranın %33 olduğu, iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 12 aya kadar uzayabileceği belirtilmiştir. ATK Adli Tıp İkinci Üst Kurulu tarafından hazırlanan 09/03/2020 tarihli raporda; davacı ... hakkında düzenlenmiş adli ve tıbbi belgelerde bildirilen veriler İkinci Üst Kurulca tekrar değerlendirildiğinde; ...'in 22/11/2015 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanması ile işitme kaybının uyumlu olduğu, illiyet olduğu Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu raporları hakkında yönetmeliği, Zihinsel, İşitsel, Davranışsal Bozukluklar, geçici fonksiyon kaybına neden olan ruhsal bozukluklar B-2...%40x 3/5= %24, KBB A-İşitme, Tablo 1-A ve Tablo 2 ye göre %12, Baltazard formülüne göre: %33,12 olduğuna göre; kişinin tüm vücut engellilik oranın %33 olduğu, iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 12 aya kadar uzayabileceği yönünde görüş bildirilmiştir. İlk Derece Mahkemesince alınan her ki maluliyet raporunda davacının daha önceki psikiyatri tedavisine ilişkin hastalığı varsa tüm tedavi evrakları incelenmediğinden rapor bu hali ile karar vermeye elverişli değildir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/13613 E. - 2022/7893 K. sayılı kararı). Trafik kazası sonucu bedensel zarara uğrayan ve buna dayalı olarak iş gücü kaybı tazminatı isteminde bulunan hak sahiplerinin bakiye ömürlerinin belirlenmesi gerekmektedir. Gerçek zarar hesabı, özü itibariyle varsayımlara dayalı bir tespit olduğundan gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu nedenle yapılan bilimsel çalışmalar sonucu TRH 2010 adı verilen “Ulusal Mortalite Tablosu” hazırlanmış olup bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içermesi ve yargı mercileri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından Yargıtay 4. Hukuk Dairesi tazminata esas bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinde TRH 2010 Yaşam Tablosu’nun kullanılmasının uygun olacağına karar vermiştir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2020/2598 E. ve 2021/34 K., 2021/3033 E. ve 2021/1560 K., 2023/376 E. ve 2023/4016 K. sayılı kararları). Somut uyuşmazlıkta hükme esas alınan aktüerya raporunda; tazimnat hesaplamasında PMF 1931 Yaşam Tablosu ve prograsif rant yöntemi esas alınarak yapılarak davacının talep edebileceği geçici iş göremezlik zararının 17.202,18 TL, sürekli iş göremezlik zararının 290.000,00 TL olduğu belirtilmiştir. Tazminat hesaplamasının PMF 1931 mortalite tablosu esas alınarak belirlenmesi doğru olmadığından istinaf talebi yerinde görülmüştür.O halde İlk Derece Mahkemesince yapılması gereken, Davacının daha önceki psikiyatri tedavisine ilişkin tüm tedavi evrakları dosya arasına getirtildikten sonra, davacının muayenesi de yapılarak aralarında psikiyatr doktorun da bulunduğu yeni bir heyetten rapor alınarak, kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre kazadan sonra oluştuğu belirtilen psikolojik rahatsızlıkların kaza ile illiyet bağının olup olmadığı, maluliyet oranına etki edip etmediği, hastalığa ilişkin tespit edilen maluliyet oranının davacının bakiye ömrü boyunca aynı oranda devam edip etmeyeceğinin tespitini de içeren maluliyet raporu alınması, Maluliyet raporu alındıktan sonra hükme esas alınan 30/11/2020 tarihli aktüerya rapor tarihi itibariyle aktüer bilirkişiden bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosu uygulanarak bilinmeyen (işleyecek) devre bakımından da "progresif rant" formülü kullanılarak tazminatın hesaplanması için ek rapor alınması ve sonucuna göre usuli kazanılmış haklarda gözetilerek karar verilmesi olmalıdır. Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana iadesine, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.18/04/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

ZararkarargereğiAçılan)kabulüistanbulVeTazminatdüşünüldüSebebiylenumarasıCismani(Ölüm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:43:41

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim