SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 9. HD 2021/2479 E. 2024/596 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/2479

Karar No

2024/596

Karar Tarihi

8 Nisan 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

9.HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

ESAS NO: 2021/2479

KARAR NO: 2024/596

İNCELENEN DOSYANIN

MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi

KARAR TARİHİ: 04/02/2021

NUMARASI: 2018/295 Esas - 2021/80 Karar

DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar

Nedeniyle)

KARAR TARİHİ: 08/04/2024

Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkili şirketin "..." markası altında uzun süreli filo araç kiralama işiyle iştigal ettiğini, davalının sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın 13/06/2017 tarihinde müvekkili şirketin park halinde bulunan ... plaka sayılı aracına %100 kusurlu olarak çarpmak suretiyle hasara uğrattığını, davalının bu zarardan, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu gereği sorumlu olduğunu, davalı tarafın hasar bedelini ödememesi üzerine, davalı aleyhine İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğümün ... Esas sayılı dosyası ile yapılan takibe yönelik davalı-borçlunun haksız ve yersiz itirazının iptali ile takibin davalıya gönderilen "ödeme ihtarının tebliğ tarihinden" itibaren ticari avans faizi ile birlikte devamını, davalının en az %20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkiline ait ... plakalı aracın ... Sigorta A.Ş tarafından sigortalı olduğunu, müvekkili ile ... Sigorta A.Ş. birlikte müteselsilen ve doğrudan sorumlu olduğunu, davanın ... Sigorta A.Ş ye ihbarı gerektiğini, davaya konu kazanın bayram arifesinde gerçekleştiğini, kaza sonrası trafiğin aşırı yoğun olması ve kazada yaralı bulunmaması sebebiyle tutanak tutulmak istenmiş ise de davacı tarafın kabul etmemesi sebebiyle bunun mümkün olmadığını, bu sebeple müvekkili şirkete ait aracın olay yerinden ayrıldığını, davacı şirketin aracında oluşan hasarın müvekkili şirketin aracının çarpması sonucu değil, davacı şirket aracının takip mesafesini korumaması sebebiyle öndeki araca çarpması neticesinde oluştuğunu, kazanın oluşumunda asıl kusurlu olanın davacı taraf olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte icra takibine konu hasar bedeli ve değer kaybı bedelinin fahiş olduğunu, plastik parçalar zarar gördüğünden değer kaybı oluşmayacağını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın kısmen kabulüne, Davalının İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının kısmen iptaline, takibin 4.752,57 TL hasar bedeli, 3.000,00 TL değer kaybı ve 250,00 TL kira kaybı olmak üzere toplam 8.002,57 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, alacak yargılamayı gerektirdiğinden inkar tazminatı talebinin reddine " karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili ile davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporuna karşı süresi içerisinde sunulan itirazlarının İlk Derece Mahkemesince değerlendirilmediği gibi red gerekçesinin de açıklanmaksızın hüküm tesis edilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, gerekçeli kararda belirtilen ön kısım hasarına yönelik tespit edilen kusur oranının kabulünün mümkün olmadığını, kolluk kuvvetleri tarafından tutulan kaza tespit tutanağında da ... plakalı araç sürücüsü 2918 sayılı Trafik Kanunu'nun 84. maddesi uyarınca asli kusurlu olduğunu, davalı araç sürücüsü %100 kusurlu olarak kazanın oluşumuna sebebiyet verdiğinden asli kusurlu olduğunu, davalı araç sürücüsünün kazanın oluşumuna sebebiyet verdiğini ve olay yerinden firar ettiğini, kusur oranlarının tespiti için ayrıntılı ve yeterli bir inceleme yapılmadığını, kusur oranlarının hesaplanması için Trafik Karayolları uzmanlarından oluşan kurula başvurulması gerekirken, tek bir bilirkişi olan makine mühendisi tarafından hesaplanmasının hatalı olduğunu, kaza tespit tutanağında davalının asli kusurlu olduğunun açıkça görüldüğünü, hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise müvekkili şirketin araç sürücüsünün ön kısım hasarı açısından %100 kusurlu olduğunun tespit edildiğini, iki rapor arasında çelişki olduğunu, bu çelişkinin giderilmesi gerektiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda araçta meydana gelen hasar bedeline yönelik eksik inceleme yapıldığını, İlk Derece Mahkemesinin kararının gerekçeli karar niteliğine haiz olmadığını, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Ön inceleme duruşmasında uyap sisteminden gönderdikleri mazeret dilekçesi nazara alınmadan ön inceleme yapılmış olmasının hatalı olduğunu, yetki itirazlarının gerekçesiz ve haksız olarak ret edildiğini, Yerel mahkemenin yetkili olmadığını, müvekkili şirkete ait aracın kazanın oluşumunda kusuru bulunmadığını, bilirkişi raporuna karşı yaptıkları itirazlarının mahkeme tarafından nazara alınmayarak yeni bir bilirkişi raporunun tanzim edilmediğini, belirlenen miktarların da hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, tespit edilen miktarların fahiş olduğundan kabulünün mümkün olmadığını, müvekkilinin davacının aracına zarar vermediğinin açık olduğunu, kusur oranlarının makine mühendisi tarafından belirlenmesinin de hukuka aykırı olduğunu, kusur raporunu kabul etmediklerini, müvekkili ile davacı arasında meydana gelen kazada, davacının ani fren yapması ve duramayarak öndeki araca çarptığı, kazanın bu nedenle meydana geldiği, müvekkil şirkete ait aracın kusurunun bulunmadığının nazara alınmadığını, hasar bedelinin, değer ve kira kaybı miktarlarının fahiş olarak hesaplanmış olması, kazanın, davacının aracının öndeki araca çarpması ve sonrasında müvekkilin aracının davacının aracına çarpması şeklinde iki farklı bölümden oluşması ve oluşan hasarların da iki farklı bölümden kaynaklanan hasarlardan oluştuğu ancak hasarların iki farklı bölüme göre değerlendirmenin yapılmadığını, bu nedenle kusur oranı ve araçlara ilişkin miktarların yeniden tespit edilmesi gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. 6100 sayılı HMK'nın genel yetkiyi düzenleyen 6. maddesinin birinci fıkrasına göre; "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir." Yine aynı Kanunun 16. maddesinde ise "Haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir." hükmü yer almaktadır. HMK'nın haksız fiillerde yetkiyi düzenleyen 16. maddesinde HMK'nın 7/1-2. cümlesindeki düzenleme anlamında kesin yetki söz konusu değildir. Haksız fiil halinde HMK'nın 16. maddesi gereğince birden fazla mahkemenin yetkili kılınarak davacıya bir seçimlik hak tanınmış olduğu göz önüne alındığında, davacı, bu mahkemelerden birinde dava açmak hususunda seçimlik hakka sahiptir. Davacı, davasını bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiç birisinde açmaz ve yetkisiz bir mahkeme de açarsa, o zaman seçme hakkı davalılara geçer. Somut olayda, davacı şirketin adresinin Tuzla olduğu, davanın davacı şirketin adresinin bağlı bulunduğu İstanbul Anadolu Asliye Hukuk Mahkemesinde açıldığı, dolayısıyla mahkemenin yetkili bulunduğu anlaşılmakla davalı vekilinin cevap dilekçesinde de öne sürdüğü yetkiye ilişkin istinaf itirazı yerinde değildir. Dosya kapsamına sunulan kaza tespit tutanağında davacıya ait araç sürücüsünün beyanına göre aracı ile ... plakalı aracın arka kısmına çarptığını beyan ettiğinin not olarak geçtiği, kaza tespit tutanağı anlatımına göre davacıya ait aracın ön kısımın hasarlanması ile davalı aracın çarpması arasında illiyet bağı saptanamamıştır.İlk Derece Mahkemesince kusurun belirlenmesi için alınan bilirkişi raporunda olay yeri, kaza tespit tutanağı, aracın davalı aracın çarpması ile gerçekleşen hasarlı parçaları dikkate alınarak değerlendime yapıldığı, bu durumda bilirkişi raporunun, ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli, kazanın oluş şekli ve dosya kapsamına uygun olduğu anlaşıldığına göre Mahkemece bu bilirkişi raporunun hükme esas alınmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından davalı ve davacı vekilinin kusur raporuna ilişkin istinaf itirazı yerinde değildir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunu düzenleyen bilirkişinin uzmanlığının teslim tutanağında adli trafik, trafik kazasına sebebiyet veren teknik sorunlar uzmanlığı olarak gözükmesi nedeni ile bu yöne değinen istinaf başvurusu yerinde değildir. İlk Derece Mahkemece davacı vekilinin mazereti hakkında karar verilmeksizin yokluğunda ön inceleme aşaması tamamlanarak tahkikat aşmasına geçilmesi doğru olmamış ise de davalı vekiline ön inceleme duruşma zaptının tebliğ edildiği davalı vekilinin HMK 140/5. maddeye göre delillerini sunduğu, ön inceleme tutağındaki tespitlere ilişkin bir istinafın bulunmadığı görülmekle istinaf başvurusunun sonuca etkili olmadığı nedenle reddine karar verilmiştir. Bu nedenlerle; davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davacı ve davalı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-a-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, b-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 546,66 TL harçtan peşin alınan (77,36 TL+59,30 TL)=136,66 TL harcın mahsubu ile bakiye 410,00 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.08/04/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

ZararkarargereğireddineKaynaklananİptaliistanbul(HaksızdüşünüldüesastanEylemdenmahkemesinumarasıİtirazın

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:45:01

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim