SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 9. HD 2021/2478 E. 2024/595 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/2478

Karar No

2024/595

Karar Tarihi

8 Nisan 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

9.HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

ESAS NO: 2021/2478

KARAR NO: 2024/595

İNCELENEN DOSYANIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

KARAR TARİHİ: 01/06/2021

NUMARASI: 2019/52 Esas - 2021/454 Karar

DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)

KARAR TARİHİ: 08/04/2024

Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müteveffa ...'nun 09/02/2019 tarihinde...'nın kullandığı ... plakalı ... marka araç ile D-100 Karayolunun İstanbul istikametinde Kocaeli İli, Gebze İlçesi, ... Mahallesi sınırlarında kalan yolda seyehat etmekte iken sürücünün direksiyon ve araç hakimiyetini kaybetmesinin akabinde aracın bariyerlere çarpması sonucu gerçekleşen trafik kazası sonucu ağır yaralandığını, 18/03/2019 tarihinde hayatını kaybettiğini, müvekkili olan davacıların müteveffa ...'nın yasal mirasçıları olduklarını, müteveffa ...'nun vefatından dolayı karşılaştıkları destekten yoksun kalmaya ilişkin zararlarına karşılık olarak şimdilik her bir müvekkili olan davacılar için 1.000'er TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı şirketten tahsili ile müvekkilleri olan davacılara verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu kazaya karıştığı ifade edilen ... plakalı aracın müvekkili olan davalı şirket tarafından ... numaralı zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, davacıların hiçbirinin vefat edenden destek görenler olarak değerlendirilemeyeceğini, davacılardan ...'nın araç sigorta ettireni maliki olduğunu, işbu nedenle ... yönünden alacaklı ve borçlu sıfatlarının birleştiğini, davalı ... şirketine usulüne uygun başvurunun davacı tarafça yerine getirilip getirilmediğinin ispat edilmesinin gerektiğini, kaza ile meydana gelen ölüm arasındaki illiyet bağının tespit edilmesinin gerektiğini, müvekkili olan davalı şirketin sözkonusu zarardan poliçe teminat limitleri dahilinde sorumlu olduğunu belirterek davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "davanın reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müteveffa ...; yasal mirasçısı olan her üç çocuğu ile sıkı ilişkiler içerisinde olan, çocuklarının günlük hayatlarında onlara gerek maddi gerek manevi gerekse de emeği ile ciddi destekler sağlayan bir konumda olduğunu, müteveffanın davacı müvekkillerin hayatlarına katmış olduğu maddi manevi değerlerin objektif kriterlerce değerlendirilmeden, eksik ve hatalı bilirkişi raporuhükme esas alınarak yerel mahkeme tarafından verilmiş olan davanın reddi kararı yasalara ve hukuka aykırı olduğunu, müteveffanın çocukları ve torunlarıyla olan ilişkisinin yakın olduğu, tanık anlatımlarıyla da doğrulanmış olduğunu, mahkemenin kararına esas aldığı bilirkişi raporunda, bilirkişi davacıların maddi zararlarının tespit ve hesaplamasını yapmayarak yerel mahkeme yerine karar vermiş olduğunu, mahkemece yapılması gereken, davacı müvekkillerin annelerinin vefatı neticesinde hayatlarında eksikliklerini duydukları maddi kaybın objektif olarak hayat kriterlerine göre değerlendirilmesi ve doğrultuda zararın giderilmesi olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Destek kavramı, gerçekleşmiş veya gerçekleşmesi umulan bir bakım ilişkisini gösterir. Eylemli ve düzenli olarak bir kimsenin geçimini kısmen veya tamamen sağlayacak biçimde ona yardım eden veya olayların olağan akışına göre eğer ölüm gerçek1eşmeseydi az veya çok yakın bir gelecekte de bu yardımı sağlayacak olan kimse destek sayılır. Bu manada, bir başka kişiye fiilen bakan, onu geçindiren veya ileride bakma, geçindirme ihtimali bulunan kişi, destektir. İlk durumda eylemli destek, ikinci durumda ise varsayımsal (farazi) destek kavramı söz konusudur. İfade olunan bu hususlar, gerek öğretide gerekse Yargıtay uygulamalarında kabul edilmiş olup, destek kavramının sadece mali olarak yardımı ifade etmediği, bakım ve hizmet etmek suretiyle sağlanacak katkıyı da kapsadığı genel olarak kabul edilmektedir.Desteğin, çocuklarının bakım ihtiyacından ne zaman kurtulacağını tayin etmek çocuğun yaşadığı yöreye, sosyal çevreye, çocuğun özelliklerine, cinsiyetine, ailenin sosyal ve ekonomik durumuna göre değişmektedir. Hakim, her somut olayda, destek ölmeseydi, ne kadar süre ile destek olacak idiyse bu süreyi destek süresi olarak kabul eder. Ana-babaya yardımda, onların yaşama süreleri; çocuklara yardımda ise, çocukların çalışmaya başlama süresi esas alınır. Çocuklarda, kız veya erkek olmalarına, yüksek öğrenim yapıp yapmamalarına göre farklı süreler kabul edilmektedir. Bunun dışında kız çocukları için genellikle, çalışmaya başlama veya evlenme ile destek ihtiyacı ortadan kalkar. Yargıtay 17. Dairesi'nin yerleşik uygulamasına göre, yüksek öğrenim görme durumu bulunmayan halde, kız çocuklarının 22 yaşına kadar, erkek çocuklarının 18 yaşına kadar; yüksek öğrenim gören ya da görme ihtimali bulunan çocukların ise 25 yaşına kadar destek alacağı dikkate alınarak destek tazminatı hesaplanması gerekmektedir. Somut olayda davacıların 25 yaşından büyük oldukları, yaşları itibariyle destek ihtiyacı ortadan kalktığı gibi destekliğin devamını gerektirir özel bir durumun bulunduğunun ispatlanamadığı nedenle destekten yoksun kalma maddi tazminatı yönünden davanın reddedilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Bu nedenlerle; davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davacılar vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın davacılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi..08/04/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

ZararkarargereğiAçılan)istanbulVeTazminatdüşünüldüesastanSebebiylenumarasıCismani(Ölüm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:45:01

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim