İstanbul BAM 9. HD 2021/2149 E. 2024/582 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
bam
2021/2149
2024/582
8 Nisan 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
ESAS NO: 2021/2149
KARAR NO: 2024/582
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: 10/02/2021
NUMARASI: 2018/517 Esas - 2021/85 Karar
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 08/04/2024
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 15/10/2015 tarihinde davacı müvekkilinin yaya olduğu bir esnada işleteni ... ve sürücüsü ... olan ... plakalı aracın müvekkiline çarpması neticesinde yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini ve müvekkilinin bedensel zarara uğradığını, ... plakalı aracın kaza tarihinde davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline, 20.000,00 TL manevi tazminatın ise davalı işleten ve sürücüden kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçe limiti ve sigortalısının kusuru oranında sınırlı olduğunu, davacının kazanın oluşumunda asli kusurlu olduğunu, bu nedenle dava konusu kazadaki kusur oranlarının ve davacının maluliyet oranının tespit edilmesi gerektiğini, davacının geçici iş göremezlik ve efor kaybı tazminat ile ilgili olarak gelir kaybını ispat etmesi gerektiğini, SGK tarafından davacıya ödeme yapılıp yapılmadığının tespit edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; görevli ve yetkili mahkemenin Çerkezköy Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, bu nedenle davanın usulden reddi gerektiğini, iş bu davada haksız fiile yönelik zamanaşımının dolmuş olduğunu, dava konusu trafik kazasının davacının kusuru sonucu meydana geldiğini bu nedenle müvekkillerine kusur atfedilemeyeceğini, kazada her ne kadar müvekkillerinin kusuru bulunmuyor ise de davacının mağdur olmaması için tüm tedavi masraflarını karşıladıklarını ve kaza ile alakası bulunmayan kalp rahatsızlığına yönelik tedavisini de manevi kayıplarına karşılık olarak karşıladıklarını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Maddi tazminat davasının kabulü ile; 9.669,55 TL'nin davalı sigorta şirketinden 06/04/2018 tarihinden itibaren, diğer davalılar bakımından ise 15/10/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili (tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) ile davacıya verilmesine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile; 3.000,00 TL manevi tazminatın 15/10/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı işleten ... ve sürücü ...'den müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; manevi tazminat taleplerinin 3.000TL'sinin kabul 17.000TL'sinin reddedildiğini, reddolan 17.000TL ile müvekkilinin zenginleşeceği düşünülemeyeceğini, müvekkilinin kaza sonucu yaşadığı korku ve 9 ay boyunca gördüğü tedavi sonucu uğradığı manevi çöküntü olağan karşılanmaması gerektiğini, müvekkilinin zenginleşmesine sebep olmayan manevi tazminatın tam kabulü gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Karayolları Trafik Kanunu'nda manevi tazminat konusunda özel bir düzenleme yapılmadığından trafik kazası nedeniyle oluşan cismani zarar nedeniyle manevi tazminat talep edilmesi halinde TBK'da manevi tazminata ilişkin hükümler uygulanacaktır. TBK'nın "manevi tazminat" başlıklı 56/1.maddesine göre, "Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir." Bu yasal hüküm gereğince, hükmedilecek para, zarara uğrayanda manevi huzur duygusunu doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, davacının uğradığı zararın kapsamı, davalının sorumluluğunun niteliği, kusur oranları ve özellikle caydırıcı bir etki doğuracak düzeyde olması gerektiği de göz önünde tutularak, meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen tutarlara hükmetmesi gerekmektedir(Yargıtay HGK'nun 23/06/2004 tarih, 13/291-370 E.-K. sayılı kararı). TBK'nın "manevi tazminat" başlıklı 56/1.maddesi ve 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı çerçevesinde, somut uyuşmazlıkta olay tarihi, kazanın oluş şekli, kusur durumu, davacının yaralanmasının mahiyeti ve iyileşme süresi ile tarafların dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları, manevi tazminatın belirlenmesine hakim olan ilkeler ile İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesi birlikte değerlendirildiğinde, İlk Derece Mahkemesince davacı lehine hükmedilen manevi tazminat miktarının bir miktar düşük olduğu, manevi tazminat müessesinin amacına ve hakkaniyete uymadığı, 8.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesinin uygun olacağı kanaatine varıldığından bu yöne değinen davacı vekili istinaf talebi yerinde görülmüştür. Bu nedenle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: A- Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere KALDIRILMASINA, Buna göre: Maddi tazminat davasının KABULÜ İLE; 1-9.669,55 TL'nin davalı sigorta şirketinden 06/04/2018 tarihinden itibaren, diğer davalılar bakımından ise 15/10/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili (tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) ile davacıya VERİLMESİNE, 2-Manevi tazminat talebinin KISMEN KABULÜ İLE; 8.000,00 TL manevi tazminatın 15/10/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı işleten ... ve sürücü ...'den müteselsilen tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, 3-Maddi tazminat yönünden; a-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 660,53 TL nispi karar harcının, 358,63 TL peşin harç ve 149,00 TL ıslah harcı toplamı 507,63 TL harçtan mahsubu ile noksan kalan 152,90 TL harcın davalılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına, b-Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen maddi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 4.080,00 TL vekalet ücretinin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, c-Davacı tarafından yapılan toplam 1.538,45 TL yargılama gideri ile 358,63 TL peşin harç, 35,90 TL başvuru harcı ve 149,00 TL ıslah harcı toplamı 2.081,98 TL'nin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine,d-Taraflarca yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatırana iadesine,4-Manevi tazminat yönünden; a-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 546,48 TL nispi karar harcının davalılar ... ve ...'den tahsili ile hazineye gelir kaydına, b-Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen manevi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 8.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'den tahsili ile davacıya verilmesine, c-Davalılar ... ve ... lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 10/2 maddesi gereğince red edilen manevi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 8.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılar ... ve ...'ye verilmesine,
B-İSTİNAF İNCELEMESİ BAKIMINDAN; 1-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından kendisine iadesine, 2-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan 95,00 TL posta ve tebligat giderinden ibaret yargılama gideri ile 162,10 TL istinaf başvuru harcının davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, 3-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 4-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.08/04/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:45:01