İstanbul BAM 9. HD 2021/2139 E. 2024/580 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
bam
2021/2139
2024/580
8 Nisan 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
ESAS NO: 2021/2139
KARAR NO: 2024/580
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
KARAR TARİHİ: 27/04/2021
NUMARASI: 2018/967 Esas - 2021/363 Karar
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 08/04/2024
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...'ya ait davalı ...'ın himayesinde bulunan ... plakalı araç 30/09/2017 tarihinde müvekkili şirkete ait ve seyir halinde bulunan ... plaka sayılı araca %100 kusurlu olarak araca çarpmak suretiyle hasara uğrattığını, araçta 5.342,33-TL hasar , 2000,00 TL lik değer kaybı ve kaza nedeniyle müvekkili şirket aracını tamir edildiği süre içerisinde kullanılamamasından dolayı 2 günlük kira bedeli açığa çıktığını, 7.342,33 TL müvekkilinin zararının (hasar bedeli ve araçta meydana gelen değer kaybı) davalı ... ve ...'dan kaza tarihinden itibaren, davalı ... Sigorta A.Ş.'den ise dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini (... Sigorta A.Ş. teminatı ile sınırlı olması kaybıyla), 360 -TL kira geliri kaybı zararının davalı ... ve ...'dan kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından ... plakalı aracın maliki olması sebebiyle tarafına açılan davayı kabul etmediğini, mahkemenin yetkili mahkeme olmadığını, ... kusur konusunda gerek kendi trafik sigortacısından gerekse de davacının trafik sigortasından kusur değerlendirmesi yapmasının istendiğini, her iki sigorta şirketinin de aracının sürücüsü olan ...'ın kusursuz olduğunu kabul ettiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; söz konusu kazaya sebep olan aracın tramer kaydı incelenirse kaza tarihi poliçe tarihini kapsamadığından müvekkil şirketten değer kaybı ve maddi zarar talep edilmesinin mümkün olmadığını, davanın esasına girilmeden reddine karar verilmesi gerektiğini, dava konusu kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunup bulunmadığının ve kusur oranının belirlenmesinin önem taşıdığını, bilirkişi marifetiyle zararın tespit edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; Tüm kusurun davacı taraf sürücüsünde olduğunu, kusurunun bulunmadığını, davacı aracın kilometresinin 160.000 üzerinde olması halinde değer kaybı oluşmayacağını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın kısmen kabul kısmen reddi ile 5.342,33-TL maddi hasar 2.000,00-TL değer kaybı ve 200,00-TL kazanç olmak üzere 7.542,33 TL'nin tüm davalılardan müşterek ve müteselsil olarak alınarak davacı tarafa verilmesine (200 TL kazanç kaybından sigorta sorumlu değildir) Alacağa dava tarihinden itibaren yasal faizi uygulanmasına, Alacak likit ve itiraz haksız olduğundan alacağın %20 'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacı tarafa verilmesine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı ... vekili, davalı ... Sigorta A.Ş. vekili ve davalı ... istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkemenin yetkili olmadığını, davaya konu kaza meydana geldikten sonra diğer davalı sürücü ... ile karşı taraf arasında anlaşmalı kaza tutanağı tutulduğunu, kaza yerinin resimlerinin çekildiğini, tutanağın, sigorta şirketine iletilmiş ve sigorta şirketi tarafından online olarak ...'ye tutanak iletildiğini, tutanağın ...ye ulaşması sonrasında ... kusur konusunda gerek müvekkilin trafik sigortacısındnan gerekse de davacının tarafik sigortasından kusur değerlendirmesi yapmasının istendiğini, her iki sigorta şirketinin de müvekkilin aracının sürücüsü olan olan ...'ın kusursuz olduğunu kabul ettiğini, kazanın meydana gelmesinde asli ve tam kusurun davacı sürücüsünde olduğunu, tüm tazminat hesaplamalarının esası kusura ilişkin olması nedeniyle değer kaybına ve ticari kazanç kaybına yönelik taleplerinin kabulünün de mümkün olmadığını belirterek istinaf talep etmiştir. Davalı ... istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Sigorta şirketlerinin kendisinin %100 kusursuz olduğunu davacı tarafın %100 kusurlu olduğunu kabul ettiğini, kaza tespit tutanağı ile bilirkişi raporunun çelişkili olduğunu, gerekçeli ve denetime açık rapor alınarak sonucuna karar verilmesi gerektiğini, kendisinin kusurunun olmaması nedeniyle değer kaybı ödemesinin yapılmasının mümkün olmadığını, ticari kazanç kaybına yönelik taleplerinin kabulünün de mümkün olmadığını belirterek istinaf talep etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Hasar poliçe vadesi içinde gerçekleşmediğinden talebin teminat dışı olduğunu, söz konusu hasarın 30.09.2017 tarihinde gerçekleşmiş olup, ... sayılı Trafik Poliçesi 11.08.2016'da tanzim edildiğini, poliçe vadesinin 11.08.2016-2017 tarihleri arasında olduğunu, poliçe vadesi dışında gerçekleşen bu hasardan müvekkil şirketin sorumlu tutulabilmesinin mümkün olmadığını, başvuruyu kabul anlamına gelmemekle beraber, kabul durumunda hükmedilmesi gereken vekâlet ücretinin 1/5 oranda olması gerektiğini, tam vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek istinaf talep etmiştir. Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.6100 sayılı HMK'nın genel yetkiyi düzenleyen 6. maddesinin birinci fıkrasına göre; "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir." Yine aynı Kanunun 16. maddesinde ise "Haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir." hükmü yer almaktadır. HMK'nın haksız fiillerde yetkiyi düzenleyen 16. maddesinde HMK'nın 7/1-2. cümlesindeki düzenleme anlamında kesin yetki söz konusu değildir. Haksız fiil halinde HMK'nın 16. maddesi gereğince birden fazla mahkemenin yetkili kılınarak davacıya bir seçimlik hak tanınmış olduğu göz önüne alındığında, davacı, bu mahkemelerden birinde dava açmak hususunda seçimlik hakka sahiptir. Davacı, davasını bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiç birisinde açmaz ve yetkisiz bir mahkeme de açarsa, o zaman seçme hakkı davalılara geçer. Somut olayda, davacının ikamet adresinin Tuzla/ İstanbul olduğu, dolayısıyla mahkemenin yetkili bulunduğu anlaşılmakla davalı vekilinin cevap dilekçesinde de öne sürdüğü yetkiye ilişkin istinaf itirazı yerinde görülmemiştir. İlk Derece Mahkemesince kusurun belirlenmesi için alınan bilirkişi raporunda kaza tespit tutanağı, aracın çarpma noktaları ile hasarlı parçaları dikkate alınarak değerlendime yapıldığı, davalının şerit ihlali yaptığı nedenle kusurlu olduğu, bu durumda bilirkişi raporunun, ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli, kazanın oluş şekli ve dosya kapsamına uygun olduğu anlaşıldığına göre Mahkemece bu bilirkişi raporunun hükme esas alınmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından davalı vekillerinin kusur raporuna ilişkin istinaf itirazı yerinde değildir. Davalı sigorta vekili cevap dilekçesinde sunduğu poliçe kapsamına göre ... plakalı aracın davalı sigorta şirketine ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğu dönemin 11/08/2016-2017 tarihleri arasında olduğu, davaya konu trafik kazasının da 30/09/2017 olduğu, dava dilekçesi ekinde sunulan poliçeninin 30/09/2017-2018 tarihlerini kapsar şekilde ... Sigorta A.Ş. tarafından düzenlendiği açıktır. Bu durumda mahkemece davalı ... Sigorta A.Ş 'nin kaza tarihini kapsar poliçesi bulunmadığı görülmekle bu davalı yönünden davanın husumetten reddine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemiş olması doğru olmamıştır. Tacir olan davacı, hasarlanan aracını, davalı tarafın kusuru ile gerçekleşen kazada hasar görmesi nedeniyle makul tamir süresi içerisinde kullanamamasından doğan kazanç kaybını talep edebileceğinden İlk Derece Mahkemesince kazanç kaybına hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Kaza tarihine göre Yeni Genel Şartlar yürürlükte olmakla birlikte, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı gereğince Yeni Genel Şartların " Ek 1. Değer Kaybı Hesaplaması" başlıklı kısmında açıklanan hesaplama yöntemi kullanılamayacaktır. Yargıtay 4. (kapatılan 17.) Hukuk Dairesi içtihatlarına göre değer kaybının belirlenmesinde aracın kaza tarihindeki hasar görmemiş piyasa değeri ile onarılmış haldeki piyasa değeri arasındaki fark kriteri esas alınmaktadır. Somut uyuşmazlıkta; İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda Yargıtay içtihatları gereğince fark yöntemine göre değer kaybı belirlendiğinden hesaplama yöntemine ilişkin istinaf talebi yerinde değildir. HMK'nın 26.maddesi gereği hakim taleple bağlı olup, talepten fazlasına karar veremez. Dava dilekçesinde icra inkar tazminatı talebi olmadığı, dava da tazminat davası olarak açıldığı ve itirazın iptali davası olmadığı halde icra inkar tazminatına hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan HMK'nın 355. maddesi resen yapılan inceleme ve değerlendirme sonucu hüküm düzeltilmiştir. Daire kararının kapsam ve şekline göre; davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin diğer istinaf itirazları inceleme konusu yapılmamıştır. Bu nedenle; davalı ... vekili ve davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince reddine, davalı ... Sigorta A.Ş. Vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne kabulüne, HMK'nın 355 ve 353/1-b/2. maddeleri gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: A-Davalı ... vekili,davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince REDDİNE, B-Davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun kısmen KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nın 355 ve 353/1-b/2. maddeleri gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere KALDIRILMASINA, Buna göre: 1-a.Davanın kısmen kabul kısmen reddi ile 5.342,33-TL maddi hasar 2.000,00-TL değer kaybı ve 200,00-TL kazanç olmak üzere 7.542,33 TL'nin davalılar ... ve ... müşterek ve müteselsil olarak alınarak davacı tarafa verilmesine, Alacağa dava tarihinden itibaren yasal faizi uygulanmasına, b.Davalı ... Sigorta aleyhinde açılan davanın husumet bulunmadığından USULDEN REDDİNE, 2-Alınması gereken 515,22-TL karar harcına karşılık peşin alınan 131,54-TL'den mahsubu ile bakiye 383,68-TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından sarfolunan 1.827,40-TL yargılama gideri toplamının davanın kabul kısmına isabet eden 1.789,44-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı lehine AAÜT uyarınca taktir olunan 4.080,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalı lehine AAÜT uyarınca taktir olunan 160,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Davalı ... Sigorta lehine AAÜT uyarınca takdir olunan 7.7023.33 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... Sigortaya verilmesine, 6-Karar kesinleştiğinde ve talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine,
C-İSTİNAF İNCELEMESİ BAKIMINDAN; 1-a-Davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından kendisine iadesine, b- Alınması gereken 515,22 TL harçtan peşin alınan 128,80 TL harcın mahsubu ile bakiye 386,42 TL harcın davalı ...'dan tahsili ile Hazineye irat kaydına, c-Alınması gereken 515,22 TL harçtan peşin alınan128,80 TL harcın mahsubu ile bakiye 386,42 TL harcın davalı ...'dan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 2-a-İstinaf aşamasında davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından yatırılan 162,10 TL istinaf başvuru harcının davacıdan tahsili ile adı geçen davalıya verilmesine, 4-İstinaf aşamasında davalı ... ve ...' tarafından yapılan yargılama giderlerinin istinaf edenler üzerinde bırakılmasına, 5-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 6-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.08/04/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:45:01