İstanbul BAM 9. HD 2021/2049 E. 2024/578 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
bam
2021/2049
2024/578
8 Nisan 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
ESAS NO: 2021/2049
KARAR NO: 2024/578
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
KARAR TARİHİ: 29/06/2021
NUMARASI: 2017/759 Esas - 2021/492 Karar
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)
KARAR TARİHİ: 08/04/2024
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; müteveffa ...'a ait olan davalı ... Sigorta'nın ... poliçe numarası ile sigortalı ... plakalı traktörü müteveffanın oğlu davacı ... kullanmakta iken traktörün devrilmesi sonucu yolcu olarak bulunan desteğin vefat ettiğini, davalı sigorta şirketine destekten yoksun kalma tazminatı için başvuru yapıldığında davalı sigortalının talep konusu kazada kendi aracında vefat etmesi nedeniyle ortaya çıkan bir zarara ilişkin olarak, destek olduğu yakınlarına karşı işletenin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığı gerekçesiyle taleplerini reddettiğini, davalı sigorta şirketinin bu red kararının tamamen kötü niyete dayandığını, davanın kabulü ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik davacıların her biri için 5.000,00 TL olmak üzere toplam 25.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren en yüksek ticari faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacılara ödenmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın davalı şirket tarafından 16.03.2017-2018 vadeli ... no.lu Trafik Sigorta Poliçesi ile sigortalandığını, davalı şirketin davacılara karşı sorumluluğu bulunmadığını, davacı yanın murisinin, kaza yapan aracın işleteni olduğunu, Trafik Sigortası Genel Şartları A.3 Teminat Dışı Kalan Haller maddesi b) bendi uyarınca, işleten tarafından ileri sürülecek tazminat talepleri teminat dışı bırakıldığını, açılmış olan haksız ve mesnetsiz davanın, yerleşik Yargıtay kararları gereği sürücü kendi kusuruyla vefat eden yolcu konumunda bulunan destekten dolayı tazminat talep edemeyeceğinden davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkili ... araç işleteni ya da sürücüsü olmadığını, 3.kişi konumunda olduğunu, Zorunlu trafik sigortasıda 3.kişilerin zararını karşılamak için yapıldığını, müvekkilinin eşini ve desteğini kaybetmesi nedeniyle zarara uğradığını, işletenin yakınlarının 3.kişi konumunda olduğuna dair bir çok Yargıtay içtihatı ve Genel Kurul kararı bulunmadığını, mahkemece Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları gerekçe gösterilmiş olup Anayasa Mahkemesi'nin, 01.09.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 10.06.2020 tarihli ve ... başvuru numaralı kararı ile, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun , zorunlu mali sorumluluk sigortasına dair tazminatların “genel şartlara” göre belirlenmesine ilişkin hükümlerini iptal ettiğini, müvekkilinin zarar gören 3.kişi konumunda olması ve aksini kabul etmemekle beraber bu görüş benimsenmese dahi işleten olmasına rağmen yolcu konumunda bulunan müteveffanın Adli Tıp tarafından tespit edilen kusuru %40 olduğunu, aksi görüşte dahi müteveffanın kusuru olmayan %60'lık kısma göre müvekkilinin zararının davalı taraftan tahsili gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dosya kapsamından, 19/03/2017 tarihinde davalı sigorta şirketine 16.03.2017-2018 tarihleri arasında ZMSS poliçesi ile sigortalı, destek ...'ın işleteni olduğu ... plakalı aracın yine desteğin yolcu olarak bulunduğu davacı ...'ın sevk ve idaresindeyken tek taraflı kaza yapması sonucu, destek ...'ın vefat ettiği, davacıların bu vefat nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunduğu anlaşılmaktadır. Anayasa Mahkemesinin 17/07/2020 tarih ve 2019/40 E. ve 2020/40 K. sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu'nun 90 ve 92.maddeleri ile ilgili olarak vermiş olduğu iptal kararının Dairemiz içinde bağlayıcı olduğunun, somut norm denetimi içerdiğinden istinaf aşamasında bulunan ve henüz kesinleşmeyen eldeki uyuşmazlık bakımından da uygulanması gerektiğinin kabulü gerekir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesine göre, “İşletenlerin, bu Kanun'un 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”. Zorunlu mali sorumluluk sigortasının motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türüdür. Anayasa Mahkemesinin iptal kararından önce 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanun’unun 90. maddesi (Değişik:14/4/2016-6704/3 md.) "Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.” şeklindedir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanun’unun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “…ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresinin ve ikinci cümlesinde yer alan “…ve genel şartlarda…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline; Yine Kanun’un 92. maddesinin (i) bendi “Bu Kanun çerçevesinde hazırlanan zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ve ekleri ile tanımlanan teminat içeriği dışında kalan talepler.” ibaresinin iptaline karar verilmiştir. Karayolları Trafik Kanun’un 92. maddesinin (i) bendi “Bu Kanun çerçevesinde hazırlanan zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ve ekleri ile tanımlanan teminat içeriği dışında kalan talepler.” ibaresinin iptali ile KTK’un 92. maddesinde düzenlenen “Zorunlu mali sorumluluk sigortası dışında kalan hususlar” kapsamında genel şartlara yapılan atıf kaldırılmıştır. Böylece KTK’un 92. maddesinde “Zorunlu mali sorumluluk sigortası dışında kalan hususlar” açıkça düzenlendiğine göre artık kanunun bu hükmünde yer almayan Genel Şartlar A.6. maddesinde altında sayılan teminat dışı haller geçerli olmayacaktır. Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 31.10.2017 tarih, 2017/3610 E. ve 2018/4373 K. sayılı kararı ile Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk(Trafik) Sigortası Genel Şartlarının yürürlük tarihinden sonraki kazalarda, genel şartların yürürlüğe girdiği tarih esas alınarak bu tarihten sonra düzenlenen poliçelerde yeni Genel Şartların A.6. maddesinin (d) bendinde destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı talepleri, teminat kapsamı dışında tutulması nedeniyle sürücünün asli kusuruna isabet eden destek tazminatı sigorta teminatı kapsamında olduğu yönünde karar verilmiştir. Ancak Anayasa Mahkemesinin 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanun’unun 90. maddesinde ki "Genel Şartlar" ifadesi ile 92. maddesinin "Bu Kanun çerçevesinde hazırlanan zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ve ekleri ile tanımlanan teminat içeriği dışında kalan talepler" ifadesini içeren (i) bendini iptaline karar vermiş olması ile artık Genel Şartların 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanun’unda sigortacının sorumluluğunu daraltan hükümlerinin uygulanması olanaklı olmadığından zorunlu mali sorumluluk sigortası teminat dışında kalan hallerin belirlenmesinde poliçe tarihinde yürürlükte bulunan 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ile Genel Şartların 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na aykırı olmayan ve kanun hükmünü daraltmayan hükümlerinin esas alınması gerekecektir. Bunun doğal sonucu olarak da 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nda yer almadığı halde Genel Şartlarda yer alan teminat dışı hallerin uygulanması olanaklı değildir. 01/06/2015 yürürlük tarihli Genel Şartların A.6. maddesinin (d) bendinde destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı talepleri teminat dışı olduğu düzenlenmiş; Aynı yönde düzenleme 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 92.maddesine, 14/04/2016 tarih 6704 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile eklenen (h) bendi ile getirilmiş ve "İlgililerin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan tazminat talepleri" teminat kapsamı dışında kalan hususlardan sayılmıştır. Aynı Anayasa Mahkemesi Kararında Karayolları Trafik Kanun’un 92. maddesinin (h) bendinin iptali talebinin reddine karar verilmiştir. Anayasa mahkemesi ret gerekçesinde kanunda yer alan “ilgililerin” kim olduğuna açıklık getirmiş ve trafik kazası sonucu zarar gören kişinin dışındaki tazminat talep edebilecek kişiler olarak tanımlamıştır. Anayasa Mahkemesi ayrıca “…sigortalının sorumluluk riski…” kavramının tanımını ve kapsamını belirlemiştir. Zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortacı KTK’un 91. maddesine göre KTK’un 85. maddesinde belirtilen işletenin riskini üstlendiğine göre sigortalının sorumluluk riski KTK 85. maddesinde belirlenen risktir. Bu nedenle sigortacının sorumluluğu işletenin sorumluluğu ile sınırlıdır. Bir başka anlatımla işletenin sorumlu olmadığı bir zarardan sigortacının da sorumlu olmasının mümkün olmadığı vurgulanmıştır. İşletenin dahi sorumlu olmadığı tazminat taleplerini sigorta şirketine yöneltmelerinin önüne geçilmesinin ve sigorta şirketinin mülkiyet hakkının korunmasının amaçlandığı bu bağlamda esasen sigortalıdan talepte bulunması mümkün olmayan ilgililerin, sigorta şirketinden de talepte bulunamamasının Anayasa’nın 17. ve 35. maddelerinde düzenlenen haklarını ihlal etmediğinin belirlenmiştir. Bunun bir sonucu olarak özellikle %100 kendi kusuru ile ölen sürücü yada işleten ile yine eylemlerinden sorumlu olduğu sürücüsünün %100 kusuru ile ölen işletenin ölümü nedeniyle desteğinden yoksun kalanların zararlarından nasıl işleteni sorumlu tutamayacaksak işletenin riskini üstlenen sigorta şirketini de sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı belirlenerek bu konuda yeni bir tartışma yaratılmasının önüne geçilmiştir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Üyesi Tuztaş Hüseyin, Anayasa Mahkemesi’nin Karayolları Trafik Kanun’uda Vermiş Olduğu İptal ve Ret Kararının Sonuçları, sayfa 21). O halde 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 92.maddesine (h) bendi yürürlük tarihi olan 14/04/2016 tarihinden sonra düzenlenen poliçelerde uygulanacağı açıktır. Bu durumda ise YHGK'nun 22.02.2012 tarih, 2011/17-787 Esas ve 2012/92 Kararı gereğince "... sürücünün ya da işleten/sürücünün tam kusurlu olarak yapmış olduğu kazalarda sürücünün veya vefat eden işletenin desteğinden yoksun kalanların zararlarının aracı zorunlu mali sorumluluk sigortası ile teminat altına alan sigorta şirketinin sorumlu tutulması gerektiği yönünde hukuki değerlendirme yapmıştır. Bu sonuca ise; “KTK’nın 92. maddesinin “b” bendinde işletenin eşinin, usul ve füruunun, kendisine evlat edinme ilişkisi ile bağlı olanların ve birlikte yaşadığı kardeşlerinin mallarına gelen zararlar dışında kalan ölüm ve yaralanmaya ilişkin cismani zararların sigortacının sorumluluğu kapsamında bırakıldığı, tehlike sorumlusunun yakınlarının dahi belirtilen anlamda sigorta kapsamında olduğunun benimsendiği, destekten yoksun kalma tazminatına konu zararın, desteğin ölümü nedeniyle destekten yoksun kalan sıfatıyla doğrudan kendileri üzerinde doğan bir zarar olduğu, bu zarardan doğan hakkın desteğe ait olmamasına göre, onun kusurunun bu hakka etkili olmasının da düşünülemeyeceği, sürücü veya işleten desteğin, ister kendi kusuru ister bir başkasının kusuru ile olsun salt ölmüş olması, destekten yoksun kalanlar üzerinde doğrudan zarar doğurup; bu zararın gerek Kanun gerek Genel Şartlar kapsamıyla teminat dışı bırakılmadığı, destekten yoksun kalanların hakkına, desteklerinin kusurunun olması etkili bir unsur olarak kabul edilemeyeceği ve destekten yoksunluk zararından kaynaklanan hakkın sigortacıdan talep edilmesinin olanaklı olduğunun” kabulü gerekecektir (Benzer yönde YHGK'nun 16.01.2013 tarih, 2012/17-1491 Esas, 2013/74 Karar; 15.06.2011 tarih, 2011/17-142 Esas, 2011/411 Karar; 27.06.2012 tarih, 2012/17-215 Esas, 2012/413 Karar; 18.11.2015 tarih, 2014/17-1441 Esas, 2015/2629 Karar sayılı kararları). Somut uyuşmazlıkta, ZMSS poliçesinin başlangıç tarihi 16/03/2017, kaza tarihi ise 19/03/2017 olup yeni Genel Şartlar ve KTK'nın 92.maddesine (6704 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile 14/04/2016 tarihinde) eklenen (h) bendi yürürlükte olup Anayasa Mahkemesinin iptal kararı gereğince Yeni Genel Şartların poliçe tarihinde yürürlükte bulunan KTK'nın 92.maddesine göre sigortacının sorumluluğunu daraltan "Teminat Dışında Kalan Haller" başlıklı A.6. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince davacıların destekten yoksun kalma tazminat taleplerinin teminat dışı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Bu nedenlerle; davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davacılar vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.08/04/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:45:01