SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 9. HD 2023/1621 E. 2024/523 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2023/1621

Karar No

2024/523

Karar Tarihi

28 Mart 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

9.HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

ESAS NO: 2023/1621

KARAR NO: 2024/523

İNCELENEN DOSYANIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

KARAR TARİHİ: 20/09/2022

NUMARASI: 2019/712 Esas - 2022/618 Karar

DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)

KARAR TARİHİ: 28/03/2024

Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkiline, 19.09.2018 tarihinde ... Caddesi üzerindeki yaya geçidinin hemen yanında davalı ...'ya ait ve ...'nın kullandığı ... plaka sayılı aracın çarptığını, ağır yaralandığını, müvekkilinin yaralanma neticesinde yaşadığı kırıklar nedeniyle 10 günü hastanede olmak üzere hiç hareket etmeden 3 ay boyunca yatakta tedavi gördüğünü, çok ağır bir ameliyat geçirdiğini, neticede yaklaşık %10 oranında malul kaldığını, kazanın oluşumunda davalı sürücünün tam kusurlu olduğunu, davalı ... şirketine yapılan başvuru ile hasar dosyası açıldığını ancak evrakları tam olarak göndermelerine rağmen eksik evrak gerekçesi ile başvurunun neticelendirilmediğini, müvekkilinin müteahhitlik yaptığını, bu kaza nedeniyle sağlılığının bozulduğunu, işlerinin aksadığını ve yeni iş alamadığını belirterek fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak kaydı ile 1.000,00 TL maddi tazminatın (300,00 TL geçici iş kaybı, 300,00 TL sürekli işgöremezlik, 400,00 TL tedavi giderleri nedeniyle) her üç davalıdan, 30.000,00 TL manevi tazminatın sigorta şirketi haricindeki davalılardan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleriyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar ... ile ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili ...'ya ait olan ve olay günü oğlu ... idaresindeki ... plakalı aracın, 19.09.2018 tarihinde, 3 şerit geliş ve 3 şeritte gidiş toplam 6 şeritli yolda- ... Caddesi üzerinde olayın gerçekleştiği cadde üzerinde trafik ışıklarında durduğunu, daha sonra yeşil ışığın yanması üzerine diğer araçlarla birlikte aracını harekete geçirdiğini, müvekkilinin solunda ilerleyen aracın perdeleme etkisi yapmasıyla 5m geride bulunan trafik ışıkları önündeki yaya geçidini kullanmayan davacının, müvekkilinin hiç göremeyeceği bir noktadan müvekkilinin kontrolündeki aracın önüne çıktığını, söz konusu %10 maluliyet oranına ilişkin herhangi bir sağlık raporu bulunmadığını, davacının istemiş olduğu manevi tazminatın, trafik kurallarını hiçe sayarak hem kendisinin maddi olarak zarar görmesine hem de araç kullanan müvekkilinin psikolojik olarak yıpranmasına neden olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının iddia ettiği kalıcı sakatlığın tespiti için rapor alınması gerektiğini, poliçe genel şartlarına göre davacının talep ettiği geçici iş göremezlik, tedavi giderleri ve bakıcı giderlerinden müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davacının maddi ve manevi tazminat davasının reddine, " karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davanın seyri esnasında pandemi kapanmaları ve ileri yaşı nedeniyle korunma amaçlı İstanbul'dan Rize iline taşındığını, 29.09.2020 tarihli duruşma ara kararı ile maluliyet, işgüçten kalma ve kusur oranın tespiti için ATK'ya sevkedildiğini, Adli Tıp Kurumu 11 Ocak 2021 tarihinde davacının bir sağlık kuruluşuna sevki ile güncel görüntüleme ve tetkiklerin yapılmasını ve işlem sonrası 14 Nisan 2021 tarihinde kurumda muayene için randevu verdiğini, 09.02.2021 tarihli mahkeme hakiminin izinli /raporlu olduğu duruşmada taraflar mazeretli kabul edildiğini, eksikliklerin tamamlanmasına karar verilmiş, tarafına herhangi bir önel verilmediğini, sürecin pandemi dönemine denk geldiğini, 13.07.2021 tarihli duruşmada müvekkilin muayene olabileceği sağlık kuruluşunun bildirilmesi için süre verildiğini, hastane ismi 14.07.2021 tarihinde yani bir gün sonra sayın mahkeme ye bildirildiğini, 30.07.2021 tarihinde Mahkemece Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Rize Eğitim ve Araştırma Hastanesine müzekkere yazıldığını, anılan yazının hastaneye ulaşıp ulaşmadığını, ulaştı ise ne zaman ulaştığını, davacıya herhangi bir çağrı yapılıp yapılmadığına ilişkin herhangi bir kayıt bulunmadığını, davacının bu zaman zarfında pandemi koşulları da dikkate alınarak bir kaç defa anılan hastaneye gittiğini, Uyap çıktısı elden yazı ile değil, resmi yazışma ile evrak istenmiş, ancak sevk evrağına kendi sistemlerinde ulaşamadığından dolayı bir müddet işlem yaptıramamış, ısrar üzerine sevk evrağı hastane sistemine düşmüş ve davacı işlemi yaptırıp sonucunu CD halinde tarafınca mahkemeye sunulduğunu (12 Mayıs 2022) buna rağmen Mahkeme son duruşmada süresinde hastane başvurusu yapılmadığı gerekçesi ile davayı reddetmesi usul ve yasaya açıkça hakkaniyete aykırı olduğunu, müzekkerenin hastaneye ne zaman ulaştığını, davacıya bilgi verilip verilmediği araştırılmadığını, müvekkile atfedilebilecek kusur olmadığını, kaldı ki eldeki veriler ile de yetinilerek tazminata hükmedileceğini, zira davacının mevcut hastane rapor ve tetkikleri, kaza tutnağı, ceza dosyası, faturalar gibi veriler mevcut olup sadece güncel tetkiklerin bulunmaması davanın tümden reddini gerektirmediğini, belki malul sayılmama nedeniyle maddi tazminat miktarını azaltabilir ama tedavi giderleri, geçici iş kaybı nedeniyle maddi, çekilen acılar ve üzüntü nedeniyle talep edilen manevi tazminat talebine dayalı davanın tümden reddini gerektirmeyeceğini, eldeki verilere göre geçici işgöremezlik süresi, tedavi giderleri hesaplanabileceğini, zaten ara kararda müeyyide olarak "malul olmadığı" sayılmasına şeklinde olduğunu, bu durumda kabul anlamına gelmemek kaydı ile malullukle ilgili talep dışlanarak, diğer talepler hakkında yargılama yapılıp hüküm kurulması gerekirken davanın tümden reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. 6098 sayılı TBK'nun 50.maddesine göre "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa, hakim olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri gözönünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler." Konuya ilişkin Yargıtay Hukuk Genel Kurulu´nun 22.06.2021 tarih ve 2017/3-3179 E, 2021/806 K. sayılı kararında da "...mahkemelerin gerek maddi hukuka ve gerekse usul hukukuna ilişkin hak düşürücü ara kararlarının hiçbir duraksamaya yer vermeyecek biçimde açık olması ve sonuçlarının, sıfatı ne olursa olsun ilgilisine bildirilmesi zorunludur. ... HMK’nın 94. maddesinde belirtildiği gibi usulüne uygun olarak bilirkişi incelemesi amacıyla ara karar kurulup, müteakip işlemler de tamamlanmak suretiyle varılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, usulüne uygun olmayan kesin süreye sonuç bağlamak suretiyle davanın ispatlanamadığından bahisle reddine karar verilmesi isabetsizdir. ..." şeklinde karar verilmiştir. Kesin süreye rağmen davacı maluliyet raporu alınması için hazır edilmediğinden, bu konuda davacı tarafa yeniden süre verilemez ise de yaralanmasına ilişkin tedavi gördüğü Hastanelerden tüm tıbbi belgeleri, film, grafi v.s. getirilerek mağdur hazır olmaksızın davacının maluliyet durumuna ilişkin rapor alınabilecektir (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2016/6297 Esas-2019/1469 Karar sayılı ilamı). Dosyadaki belgelere göre davada davacının trafik kaza nedeni ile yaralandığı ve zararının doğduğu anlaşılmaktadır. Zarar miktarının tam olarak ispat edilemediği hallerde TBK'nun 50.maddesi gereğince, mahkeme hakkaniyete uygun olarak zararı tespit eder. Somut olayda mahkemece davacının kesin süre içinde muayeneye gitmediği, 27/12/2021 tarihinde muayeneye gitmiş olduğu, süresinden sonra muayeneye gidildiğinden, 19/04/2022 tarihli celse ara kararları uyarınca dosyanın ATK'ya gönderilmediğinden İlk Derece Mahkemesince mevcut dosya kapsamıyla davacının kaza sebebiyle malul olmadığı kabul edilerek maluliyetinin bulunmaması ve "kesin sürenin gereklerinin yerine getirilmediği" gerekçesi ile sebebiyle ispatlanamayan maddi ve manevi tazminat davasının reddine karar verilmiştir. O halde İlk Derece Mahkemesince, davacı tarafın kesin sürede muayeneye gitmemiş olsa bile sonrasında muayeneye gittiği, kesin süreye uyulmaması halinde davacının malul olmadığının kabul edileceğine ilişkin kesin sürenin usul ve yasaya uygun olmadığı, kaldı ki davacının tüm tedavi evraklarının celbi ile bu evraklar üzerinden inceleme yapılmak üzere Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesinden veya en yakın üniversitenin Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'ndan davacının geçici iş göremezlik süreleri ile oluşmuş ise sürekli iş gücü kaybının tespiti için rapor alınıp sonucuna göre tüm talepler hakkında hüküm kurulması gerekirken yazılı olduğu şekilde kesin süre verilmesi ve sonucunda davanın ispat edilemediği gerekçesiyle reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana iadesine, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,6-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.28/03/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

ZararkarargereğiAçılan)kabulüistanbulVeTazminatdüşünüldüSebebiylenumarasıCismani(Ölüm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:45:01

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim