İstanbul BAM 9. HD 2023/1814 E. 2024/459 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
bam
2023/1814
2024/459
21 Mart 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
ESAS NO: 2023/1814
KARAR NO: 2024/459
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: 15/12/2022
NUMARASI: 2016/575 Esas - 2022/833 Karar
DAVA: Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
KARAR TARİHİ: 21/03/2024
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; 26/10/2014 günü Diyarbakır - Batman - Mardin üç yol ayrımında davalı ... Taş. şirketine ait ... plakalı davalı ...'ün sevk ve idaresindeki araç ile müvekkili ...'un sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı araç arasında trafik kazası meydana geldiğini, trafik kazası tespit tutanağına göre her iki araç sürücüsünün de kusurlu olduğunun belirtildiği, Çınar Cumhuriyet Savcılığının 2014/582 soruşturma nolu dosyasında soruşturmanın devam ettiğini, müvekkili ...'un Dicle Üniversiteleri Hastaneleri Engelli Sağlık Kurulu raporuna göre %92 oranında diğer davacı müvekkili ...'un işe %98 oranında engelli hale geldiklerini, şuan da ikisinin de bakıma muhtaç halde ailelerinin sorumluluğu altında bakıcı nezaretinde hayatlarına devam ettiklerini, müvekkillerinin içinde bulundukları durum, bakılma şartları ve geride kalan çocukları, çocuklarının anne ve baba yoksunlukları düşünüldüğünde tarifi imkansız manevi ızdırap ve elemlerinin yaşandığının şüphesiz olduğunu belirterek davalı ... Sigorta A.Ş. ve ...'ndan kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile limite kadar sonradan arttırılmak üzere fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 200.000,00 TL maddi tazminatın müştereken ve müteselsilen tahsilini, 1 nolu davalı işleten şirket ile 2 nolu davalı araç sürücüsünün sonradan arttırılmak üzere kaza tarihinden itibaren yasal faiz ile şimdilik 200.000,00 TL maddi tazminatın ve müvekkillerinin her biri lehine ayrı ayrı 100.000,00 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu 26/04/2014 tarihli trafik kazasına karışan ... plakalı aracın şirketleri nezdinde ZMSS poliçesi bulunduğunu, sigortacı poliçede gösterilen limit tutarının tamamını değil ancak gerçek zarar miktarını poliçe limitiyle sınırlı olarak tanzimle sorumlu olduğunu, kusur durumunun ve maluliyet derecesinin tespit edilmesi ve davacıların gelirinin tespiti gerektiğini, geçici iş göremezlik zararının teminat içinde olmadığını, SGK tarafından yapılan ödeme varsa tazminattan düşülmesi gerektiğini, dava tarihinden itibaren yasal faiz talep edilebileceğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin kurum geçici iş görememezlik tazminatından ve bakıcı giderlerine ilişkin sorumluluğu bulunmadığını, tedavi gideri teminatının artık sigorta şirketleri ve ... sorumluluğunda olmadığını, kusur durumunun ve maluliyet derecesinin tespit edilmesi ve kaza tarihindeki bilinen ücret üzerinden aktüerya raporu alınması gerektiğini, ...'un araç sürücüsü olduğu anlaşılsa bile diğer davacıların kazadaki konumunun anlaşılamadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Islah dilekçesinde talep edilen miktar ve taleple bağlı kalınarak davacı ... yönünden; 327.104,78 TL iş göremezlik tazminatı ve 385.785,64 TL bakıcı tazminatı olmak üzere toplam 712.890,42 TL nin davalılar ... Ltd. Şti. ve ...'ten haksız fiil tarihi olan 26.10.2014 tarihinden, davalı ... Sigorta A.Ş., yönünden ise poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere dava tarihi olan 25.05.2016 tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 15.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ...Ltd. Şti. ve ...ten haksız fiil tarihi olan 26.10.2014 tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davalı ... Birliği (...) ne yöneltilen maddi tazminat talebinin reddine, Islah dilekçesinde talep edilen miktar ve taleple bağlı kalınarak davacı ... yönünden; 2.231.280,41 TL iş göremezlik tazminatı ve 2.655.509,04 TL bakıcı tazminatı olmak üzere toplam 4.886.789,45 TL nin davalılar ...Ltd. Şti. ve ...ten haksız fiil tarihi olan 26.10.2014 tarihinden, davalılar ... Sigorta A.Ş., ... Birliği (...) yönünden ise poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere dava tarihi olan 25.05.2016 tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 50.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ...Ltd. Şti. ve ...ten haksız fiil tarihi olan 26.10.2014 tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Davacı ... yönünden; 10.000,00 TL manevi tazminatın, ... davacı ... yönünden; 10.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ...Ltd. Şti. ve ...'ten haksız fiil tarihi olan 26.10.2014 tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine," karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkili şirket sorumluluğunun tanzim edilen sigorta poliçesi kapsamında sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında mümkün olabileceğini, dava kapsamında sigortalı araç sürücüsünün %20 kusurlu olarak tespit edilmesine karşılık mahkemece kurulan hükümde bu hususun göz önünde bulundurulmaksızın müvekkili şirket aleyhine %80 kusur oranı üzerinden hüküm kurulduğunu, müvekkilinin poliçe dahilinde davacının geçici iş göremezlik tazminatı talebinden sorumlu olmadığını, mahkemece yapılacak yargılama sırasında, davacının kaza sebebiyle elde ettiği gelir ve tazminatlar tespit edilerek tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini, tazminat hesabının da uzmanlık gerektirdiğinden, hazine müşteşarlığı tarafından kabul edilen bir aktüer uzmanı seçilerek anılan hesaplamalar yaptırılması gerektiğini, destekten yoksun kalma ve sürekli sakatlık hallerinde tazminat hesaplamasında TRH 2010 Tablosu kullanılması, %1,8 teknik faiz uygulanması ve hesaplamanın progresif rant yöntemi yerine aktüeryal yöntemlerle yapılması gerektiğini, yeni kanun hükümlerinin uygulanmaması halinde dahi progresif rant yöntemi ile hesaplama yapılması ve teknik faizin hesaba katılmamasının açık bir şekilde gerçek zarar ilkesine aykırı olup ülkenin ekonomik yapısı ve koşulları da gözetilerek irat halinde yapılması gereken ödemenin peşin yapılması halindeki reel getirisi hesaplamada gözetilmeli ve aktüeryal hesaplama yöntemi kullanılması gerektiğini, hükmedilecek olan yargılama gideri ve vekalet ücretinin mutlak suretle müvekkilinin şirket sorumluluğu uyarınca hesaplanması gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Dosya kapsamından 26.10.2014 günü saat 12.50 sıralarında davacı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobil ile Diyarbakır istikametinden istikametine seyir halinde iken olay mahalli sinyalizasyon lambaları çalışmayan kavşağa geldiğinde kavşaktan Batman istikametine dönüş yaptığı esnada aracının sağ ön ve yan kısımları ile seyir istikametine göre, Mardin istikametinden Diyarbakır istikametine seyreden davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı yarı römork takılı ... plakalı çekicinin sol ön ve teker kısımlarının çarpışmasıyla meydana gelen trafik kazasında davacılar ... ile ...'un yaralandığı, yaralanan davacıların maddi ve manevi tazminat, diğer davacıların, anne babaları olan ... ve ...'in yaralanması nedeniyle manevi tazminat talep ettiği anlaşılmıştır. Kazaya karışan araçlardan ... plakalı çekici, kaza tarihini kapsar şekilde ZMSS poliçesi ile davalı ... Sigorta A.Ş.'ye (eski ünvanı ... Sigorta A.Ş.) sigortalıdır. Aracın maliki ... Limited Şirketi, kaza anında sürücüsü ...'tür. Sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın maliki dava dışı ...'dır. Kaza tarihinde ZMMS bulunmadığından ...'ndan tazminat talep edilmiştir. İlk Derece Mahkemesince ATK'dan alınan kusur raporuna itibar edilerek kazanın oluşumunda davacı sürücü ...'un %80 oranında, davalı sürücü ...'ün %20 oranında kusurlu olduğu kabul edilmiştir. TBK'nın 54. m. ile KTK'nın 98. m. hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, kazadaki yaralanmadan kaynaklanan iyileşme sürecindeki geçici bakıcı gideri, geçici işgöremezlik ve belgesiz tedavi giderlerine ilişkin zarardan sorumluluk, zarara neden olanlar ile bu kişilerin sorumluluğunu poliçe ile üstlenen sigorta şirketine aittir. Geçici ve kalıcı bakıcı giderleri zararlarının, poliçedeki tedavi giderleri teminatından, kalıcı işgöremezlik zararının ise sakatlık ve ölüm teminatından karşılanması gerektiğinden davalı Sigorta Şirketinin sorumluluklarının sona erdiğine ilişkin istinaf talepleri yerinde değildir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/13975 E. - 2022/7544 K. ve 2021/15255 E. - 2022/7709 K. sayılı kararları). Hükme esas alınan bilirkişi raporunu düzenleyen bilirkişinin uzmanlığının teslim tutanağında aktüerya uzmanlığı olarak gözükmesi nedeni ile bu yöne değinen istinaf başvurusu yerinde değildir. Trafik kazası sonucu cismani zarar nedeniyle maddi tazminat ya da ölüme bağlı destekten yoksun kalma tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde Anayasa Mahkemesinin 17/07/2020 tarih, 2019/40 Esas ve 2020/40 Karar sayılı iptal kararından sonra Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 24/05/2021 tarih, 2021/3033 Esas ve 2021/1560 Karar sayılı güncel kararında TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre belirlenmesi ve prograsif rant tekniği kullanılmak suretiyle tazminat miktarının hesaplanması gerektiği yönünde karar verilmiştir (Aynı yönde 14/01/2021 tarih, 2020/2598 E. ve 2021/34 K. sayılı kararı). Hükme esas alınan bilirkişi raporunu düzenleyen bilirkişinin uzmanlığının teslim tutanağında aktüerya uzmanlığı olarak gözükmesi nedeni ile bu yöne değinen istinaf başvurusu yerinde değildir. İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan aktüerya ek raporunda bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 Yaşam Tablosu - prograsif rant ve TRH 2010 Yaşam Tablosu - 1.8 teknik faiz yöntemi kullanılarak alternatifli olarak hesaplama yapılmış, mahkemece TRH 2010 Yaşam Tablosu ve Progresif Rant Yöntemi ile yapılan hesaplama hükme esas alınmıştır. Yukarıya aktırılan güncel Yargıtay içtihatları doğrultusunda Mahkemece TRH-2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant tekniğine göre yapılan hesaplamanın hükme esas alınmasında isabetsizlik görülmemiştir. 16.11.2022 tarihli ek aktüerya raporunda; Davacı ... için, 412.120,57 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 485.881,99 TL sürekli bakıcı tazminatı, davacı ... için 2.837.746,99 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 3.369.008,16 TL sürekli bakıcı tazminatı hesaplanmıştır. İlk Derece Mahkemesince taleple bağlı kalınarak ıslah ile talep edilen miktarlara üzerinden davacı ...'un kusuru bulunmadığından hesaplanan tazminattan kusur indirim yapılmamadan 2.231.280,41 TL iş göremezlik tazminatı ve 2.655.509,04 TL bakıcı tazminatı olmak üzere toplam 4.886.789,45 TL tazminata hükmedilmiştir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesine göre işletenlerin, bu Kanun'un 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur. Aynı Kanun'un 85/1. maddesinde ise bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı düzenlenmiştir. Kaza tarihinde yürürlükte olan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nda haksız fiil halinde müteselsil sorumluların dış ilişkisi 61.maddede düzenlenerek birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanacağı kabul edilmiş, müteselsil sorumlar arasındaki iç ilişkisi ise 62.maddede düzenlenmiştir. Müteselsil sorumluluğa ilişkin TBK'nın 162/1.maddesine göre ise müteselsil borçlulardan her biri, alacaklıya karşı borcun tamamından sorumludur. Aynı Kanun'un 163.maddesine göre borç tamamen ifa edilinceye kadar alacaklıya karşı bütün borçluların sorumluluğu devam eder. Alacaklı, borçluların birinden, bir kısmından veya hepsinden alacağını talep etme ve dava açma hakkına sahiptir. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 13/06/2017 tarih, 2016/11886 E. ve 2017/6732 K. Sayılı emsal kararında da "... Karayolları Trafik Kanunu'nun 88. maddesiyle, trafik kazaları neticesi doğacak zarar sorumluluğunda müteselsillik esasının benimsendiği, davacı kusursuz olduğundan zararın tamamını isterse sorumluların tamamından isterse bir kısmından isteyebileceği, açıkça davalının kusuru oranında sorumlu tutulmasını istemeyen davacı yönünden dava dışı kişinin de kusurunun bulunmasının davalıların müteselsil sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı; somut olayda davalı sürücünün %25 oranında ve dava dışı sürücünün %75 oranında kusurlu olduğu; davalı ve dava dışı 3. kişinin kusur oranlarının birbirlerine karşı açılacak rücu davasında önem taşıyacağı ve dava dilekçesinde davacının kusursuz olduğu belirtilerek zararın müştereken ve müteselsilen tahsili talep edildiğinden davalıların zararın tamamından sorumlu tutulması gerekirken KTK 88. ve TBK 61. maddesine aykırı olarak davalıların kusuru oranında sorumlu tutulmalarının hatalı olduğu" yönünde karar verilmiştir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/12443 E. ve 2022/6192 K.,02021/11174 E. ve 2022/4055 K. sayılı kararı). Somut uyuşmazlıkta yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler gereğince trafik kazası sonucu oluşan zararlardan kusuru ile sebebiyet veren işleten, sürücü ve trafik sigortacısı ile kazaya karışan tüm araç sürücüleri ve işletenleri zarar görene karşı müteselsilen sorumludur. Zarar gören davacı, TBK'nın 162 ve 163. maddesi gereğince müteselsil sorumluların hepsine karşı dava açabileceği gibi bunlardan sadece birine karşıda tazminat davası açabilir. Bu nedenle İlk Derece Mahkemesince yolcu olan davacı ... bakımından davalı Sigorta Şirketinin zararın tamamından sorumlu tutulmasına karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. Davacı ... aynı zamanda kazaya karışan ... plakalı sürücüsü olup kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olup kabul edilen tazminat bakımından davalının kusuru oranına göre belirlenen tazminat miktarına göre hüküm kurulduğundan aksi yöndeki istinaf talebi yerinde değildir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 99. maddesinde, sigorta şirketlerinin zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde maddi tazminattan sorumlu olduğu düzenlenmiştir. Dolayısıyla zorunlu mali sorumluluk sigortacısı meydana gelen zararı limit dahilinde gidermekle sorumlu olduğundan yargılama giderlerinden de limiti oranında sorumlu olacaktır. Zarar miktarının limiti geçmesi halinde trafik sigortacısı hükmedilen miktara ilişkin yargılama giderlerinin tamamından değil sadece poliçe limitinin tazminat miktarına oranına göre sorumlu tutulmalıdır (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2019/5147 E. ve 2020/7081 K., 2020/1864 E. ve 2020/6061 sayılı kararı). İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümde davalı sigorta şirketinin poliçe limiti ile sorumlu olduğu yazılı olmakla birlikte poliçe limitinin (kaza başına sakatlık ve ölüm 2.680.000,00 TL, kişi başına sakatlık ve ölüm 268.000,00 TL) açıkça gösterilmemiş olması, yine sigorta limitini geçen maddi tazminata hükmedildiği halde poliçe limitinin tazminat miktarına oranına göre vekalet ücretinin (hükmün 7. maddesi) hesaplanmamış olması doğru olmamıştır. Davacı ... mahkemece karar verildikten sonra 20/10/2023 tarihinde vefat etmiş olup fiili durum karşısında varsayımsal olarak hesaplama yapılamayacağından ...'un ölüm tarihine kadar tazminatın belirlenmesi ve davacı olan ...'un ölümü nedeni ile aynı zamanda davacı olan mirasçılarının davayı takip etmeyecekleri bakımından beyanlarının alınması gerektiğinden istinaf başvurusu yerinde görülmüştür. Açıklanan nedenlerle, davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana iadesine, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.21/03/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:46:18