İstanbul BAM 9. HD 2021/2348 E. 2024/418 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
bam
2021/2348
2024/418
20 Mart 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
ESAS NO: 2021/2348
KARAR NO: 2024/418
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: 07/09/2021
NUMARASI: 2019/1166 Esas - 2021/611 Karar
DAVA: Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)
KARAR TARİHİ: 20/03/2024
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirkete ait ... plakalı 2013 model, Hyundai marka araç 05.03.2019 tarihinde ... plakalı aracın arkadan vurması sonucu maddi hasarlı trafik kazasına karışmış olup, aracın hareket kabiliyeti tamamen ortadan kalkarak kullanılamaz hale geldiğini, araçta oluşan maddi zarar bedeli olarak fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 5.000.-TL.’nin kazanın meydana geldiği tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı sigorta şirketi tarafından tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; maddi hasarın belirlenememesi mümkün olmadığından huzurdaki davanın usulden reddi gerektiğini, maddi zarar miktarı belirlenebilir olup, belirsiz alacak davası açılmasının şartları oluşmadığını, müvekkilinin onarım bedeli olan 18.000-TL tutar davacı hesabına yatırdığını, öncelikle haksız davanın usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın kabulü ile; Hasar bedeli 22.000,00-TL'nin temerrüt tarihi olan 03/06/2019 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine " karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; söz konusu davanın davacı tarafından maddi zarar talebiyle belirsiz alacak davası olarak ikame edilmiş olup; davacının dava tarihi itibari ile araçtaki hasarı belirlemesinin mümkün ve kendisinden beklenebilir olduğundan, huzurdaki davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının mümkün olmadığını, müvekkili tarafından davacıya 18.000 TL ödeme yapılmışken ayrıca 22.000 TL'ye daha hükmedilerek poliçede yer alan teminat limitinin aşılmasının kanunen mümkün olmadığını, yargılama süresince alınan bilirkişi raporları arasında çelişki olduğunu, yerel mahkemece hazırlanan gerekçeli kararın, olduğu gibi bu raporların bir örneği olup raporlarda yer alan belirlemelerden farklı bir tespit ve/veya gerekçe yer almadığını, bilirkişi raporuna atfın kararın gerekçeli olduğunu göstermeyeceğini, davacının talebinin zamanaşımına uğradığını, zamanaşımı definin mahkemece dikkate alınmadan karar verildiğini, bir an için müvekkilinin sorumluluğuna gidilecekse dahi, herhangi bir temerrüt durumu söz konusu olmadığından müvekkilinin sorumluluğunun dava tarihinden itibaren başlayıp uygulanacak olanın yasal faiz olduğunu, mahkemece hatalı şekilde 03/06/2019 tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verildiğini, mahkemece hükmedilen vekalet ücreti, yargılama giderleri ve sair fer'ilerin hesaplanmasının hatalı olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, karayolları motorlu araçlar ZMSS genel şartları 'na göre hükmolunan tazminat sigorta bedelini geçerse, sigortacının bu masrafları sigorta bedelinin tazminata oranı dahilinde ödeyeceğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinafaçısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Mahkemece kusur ve hasara ilişkin aldırılan 28/04/2020 tarihli bilirkişi kök ve ek raporunda hasar değerlendirilmesinin eksper raporundaki değerlendirme doğrultusunda yapıldığı, aldırılan 01/02/2021 tarihli bilirkişi raporunda ise hasar bedeline uygulanan %66 iskonto tartışılarak hesaplama yapıladığı görülmektedir. İki rapor arasında iskonto yönünden fark olduğu hasar miktarlarının aynı olduğu görülmekle raporlar arasında çelişki bulunmadığı nedenle bu yöne ilişkin istinaf başvurusu yerinde değildir. 2918 sayılı KTK’nin “sorumluluğa ilişkin anlaşmalar” başlığını taşıyan 111. maddesi gereği, “Karayolları Trafik Kanunu ile öngörülen hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmalar geçersizdir. Tazminat miktarlarına ilişkin olup da, yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebilir”. Bu madde hükmü gereğince, tazminat miktarlarına ilişkin olup da yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten itibaren 2 yıl içinde iptal edilebilirler. Somut uyuşmazlıkta ödemeye ilişkin ibraname bulunmadığı yalnızca dekont ibraz edildiğinden KTK 111. maddeye dayalı istinaf itirazları yerinde değildir. 6100 sayılı HMK’nın kısmi davayı düzenleyen 109. maddesine göre, talep konusunun niteliği itibarıyla bölünebilir olduğu durumlarda, sadece bir kısmı da dava yoluyla ileri sürülebilir. Davacı vekili dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak davasını kısmi dava olarak açmıştır. Davalı vekilnin belirsiz alacak davasına yönelik istinafları yerinde değildir. Dava konusu maddi hasara ilişkin olduğu ancak kaza tespit tutanağına göre kazanın aynı zamanda yaralamalı kaza olduğundan KTK 109 maddesi ve uzamış ceza zamanaşımı geçerli olduğundan, dava kısmi dava olarak açılmış olsa da, kaza tarihi ola 05/03/2019 tarihi ile 17/03/2021 ıslah tarihinde 8 yıllık ceza zamanaşımı dolmadığı anlaşılmaktadır. Mahkemenin gerekçesinde zaman aşımı defini değerlendirmemesi doğru olmamış ise de sonuç itibariyle ıslah zaman aşımının dolmamış olması nedeniyle davalı vekilinin bu yönden itirazı yerinde değildir. Mahkemece Karayolları Trafik Kanunun 99. maddesi gereğince 21/05/2019 başvuru tarihine 8 iş günü eklenmek 03/06/2019 itibaren faize hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2015/13291 E.- 2018/7268 K., 2019/1095 E. - 2020/4563 K. sayılı kararında "2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 99. maddesinde, sigorta şirketlerinin zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları (limiti) dahilinde maddi tazminattan sorumlu olduğu düzenlenmiştir. İlk Derece Mahkemesinin hükme esas aldığı aktüer bilirkişi raporunda davalı ... A.Ş.'nin davadan önce yaptığı ödemeler (güncelleme yapılmaksızın) kaza tarihindeki poliçe limiti olan 200.000,00 TL'den düşülerek sigorta şirketinin sorumlu olduğu tazminatın belirlenmesi gerekirken ödemenin güncel değeri tazminattan düşülerek sigorta limitini aşacak şekilde tazminat belirlenmesi doğru olmamıştır." şeklinde karar verilerek yapılan ödemenin faizinin limitten düşülemeyeceği vurgulanmıştır. Yine sigorta şirketinin kalan limiti belirlenirken yapılan asıl alacak miktarı limitten düşülecek yargılama gideri, vekalet ücreti, harç vs feriler limitten düşülmeyecektir. Somut uyuşmazlıkta, ... plakalı aracın davacı sigorta şirketi tarafından ZMMS Poliçesi ile sigortalandığı, poliçeye göre maddi tazminat limitinin 36.000,00 TL olduğu ancak kaza tarihi itibariyle güncellenen maddi tazminat limitinin 39.000,00 TL olduğu, davalı sigorta şirketi tarafından 18.000,00 maddi tazminat ödemesi yapıldığı, bu miktar düşüldüğünde kalan limitin 21.000,00 TL olduğu gözetilmeden karar verilmesi doğru olmamıştır. Bu yönden hükmün düzeltilmesine karar verilmiştir. Limitten sadece tazminatlar düşüleceğinden davalı vekilinin yargılama gideri, vekalet ücreti, harç vs feriler limitten düşülmesi gerektiği yönündeki istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir. Vekalet ücretine yönelik inceleme yapıldığında; Daire karar tarihimiz itibariyle yürürlükte bulunan 2024 yılı AAÜT tarifesine göre kabul edilen miktar üzerinden davacı lehine 17.900 TL vekalet ücretine karar verilmesi gerekmektedir. Ancak bu miktar İlk derece mahkemesi tarafından verilen kabul kararı üzerine davacı vekili lehine hükmedilen 4.080,00 TL'den fazla olup mahkeme kararı davacı tarafından istinaf edilmemiş olmakla hükümdeki miktarlar yönünden davalı lehine usuli kazanılmış hak doğuracağı nedenle davacı lehine 4.080,00 TL vekalet ücretine hükmedilmiştir.Bu nedenle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararı davalı sigorta şirketinin bakiye poliçe limiti olan 21.000,00 TL olarak düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
A- Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere KALDIRILMASINA, Buna göre:
Davanın KABULÜ ile; 1-)Hasar bedeli 21.000,00-TL'nin temerrüt tarihi olan 03/06/2019 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-)Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 1.434,51-TL nisbi karar harcından başlangıçta yatırılan 85,39-TL peşin ve 290,22-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 375,61-TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 1.058,9-TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-a-)Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 4.080,00-TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
B-)Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 1.000,00-TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya tarafa verilmesine, 4-)Davacı tarafça yatırılan 44,40-TL başvuru 85,39-TL peşin ve 290,22-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 420,01-TL harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 5-)Davacı tarafından yatırılan 1.800,00-TL bilirkişi ücreti ve 188,80-TL posta giderinden ibaret toplam 1.988,8-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 6-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 1.320,00-TL'nin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine, 7-)Taraflarca yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatıran tarafa re'sen iadesine,
B-İSTİNAF İNCELEMESİ BAKIMINDAN;1-Davalı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından kendisine iadesine,2-İstinaf aşamasında davalı tarafından yatırılan 162,10 TL istinaf başvuru harcının davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 3-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 4-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.20/03/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:46:18