İstanbul BAM 9. HD 2021/1831 E. 2024/37 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
bam
2021/1831
2024/37
17 Ocak 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
ESAS NO: 2021/1831
KARAR NO: 2024/37
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
KARAR TARİHİ: 08/06/2021
NUMARASI: 2018/1427 Esas - 2021/656 Karar
DAVA: Tazminat (Rücuen Tazminat)
KARAR TARİHİ: 17/01/2024
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, 22/09/2009 tarihinde meydana gelen trafik kazasında ...'ın vefatı nedeniyle eşi davalıya 13.829,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ödendiğini, ödemenin müteveffanın bakiye 29 yıl boyunca davalıya destek olacağı varsayımı ile %25 kusur oranı üzerinden ödendiğini, davalı tarafından yapılan ödemenin yetersiz olduğu gerekçesiyle İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/238 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, davalının 24/04/2011 tarihinde yeniden evlendiğinin tespit edildiğini, bu durumda müvekkili tarafından daha önce yapılan ödemenin hatalı olduğunu, destekten yoksun kalma tazminatının ancak fiili destek süresi ile sınırlı şekilde hesaplanarak tazmin edilebileceğini belirterek, 12.434,81TL ödemenin, ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın kısmen kabulü ile; 12.366,86TL tazminatın ödeme tarihi olan 02/04/2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, aşan istemin reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı istinaf başvuru dilekçesinde özetle; TTK 1268 maddesi uyarınca sebepsiz yere ödenmiş olan primin veya sigorta bedelinin geri alınması dahil sigorta sözleşmesinden doğan taleplerin iki yılda zamanaşımına uğradığını, dava konusu ödemenin 02/04/2010 tarihinde yapıldığını, davanın ise ödeme tarihinin üzerinden 2 yıldan uzun bir süre geçtikten sonra açıldığını, bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, dava konusu olayda eşini kaybettiğini, büyük bir üzüntü duyduğunu, davacı sigorta şirketinin bu parayı talep etmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığının incelenmesinde; Davalı ... zaman aşımına ilişkin istinaf itirazında bulunmuştur. HMK'nın 319. maddesine göre savunmanın değiştirilmesi yasağı cevap dilekçesinin verilmesiyle başlayacağından, zamanaşımı defi cevap dilekçesi ile ileri sürülmelidir. Cevap dilekçesinde zamanaşımı defi ileri sürülmemiş ya da süresi içince cevap dilekçesi verilmemişse ilerleyen aşamalarda HMK'nın 141/2 maddesi uyarınca zamanaşımı defi davacının açık muvafakati ile yapılabilir. Eldeki davada davalı cevap dilekçesi vererek zamanaşımı defi ileri sürmediğine ve davacı tarafından açık muvafakat bulunmadığına göre istinaf aşamasında ileri sürülen zamanaşımı def'inin nazara alınması olanaklı değildir. Bu bakımdan davalı ...'ın zamanaşımına ilişkin istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir. Destekten yoksun kalma tazminatının mahiyeti ve amacı, ölenin eylemli yardımını alanların, desteğin ölümünden sonra da bu yardımdan mahrum kalmaması olduğuna göre; destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilebilmesi için, her şeyden önce, destek alma hakkı olan kişinin destek alma ihtiyacının devam etmesi gerekir. Vefat edenin bakımından yararlanan eşin, yeniden evlenmesi veya fiili olarak bakım ihtiyacını karşılar biçimde birliktelik yaşaması halinde, bakım ihtiyacının sona erdiği ve yitirilmiş destek ediminin yeni bir destek edimiyle karşılanmış olacağı dikkate alınarak, hayatta kalan eşin desteklik süresi içerisinde yeniden evlenme durumu var ise bunun saptanması gerekir. Bu itibarla; ölenden eş sıfatıyla destek alan kişinin yeniden evlenmesi halinde, bu kişinin desteğinden yararlandığı kişinin yardımından yoksun kaldığından bahsedilemeyeceği ve desteği olan eşinden dolayı destek tazminatına hak kazanamayacağı açıktır. Somut olayda, davalının desteği eşi ...'ın 22/09/2009 tarihinde meydana gelen kazada vefatından sonra davacı sigorta şirketinden destekten yoksun kalma tazminatı aldığı, 24/04/2011 tarihinde yeniden evlendiği ve dolayısıyla dava öncesi yapılan fazla ödemenin iadesinin talep edilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2019/4715 Esas 2020/3313 Karar sayılı, 2019/2103 Esas ve 2020/7130 Karar sayılı kararları). Davalının bu hususa ilişkin istinafı yerinde değildir. Mahkemece dava konusu kazada tarafların kusuruna ilişkin alınan16/07/2018 tarihli raporda; meydana gelen trafik kazasında davalı desteği müteveffa ...'ın %70 oranında, davacı yana sigortalı araç sürücüsünün %30 oranında kusurlu olduğu kanaatine varıldığı bildirilmiş, aktüer bilirkişiden alınan 30/09/2020 tarihli raporda; davalı yanın talep edebileceği destekten yoksun kalma tazminatının 1.462,14 TL olduğu, davacı sigorta şirketi tarafından fazla yapılan ödeme miktarının 12.366,86 TL olduğu belirtilmiş, mahkemece bu rapor esas alınarak karar verilmiştir. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, kararın gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre; "... davalının ancak kaza tarihi olan 22/09/2009 tarihi ile yeniden evlendiği tarih olan 24/04/2011 tarihi arasında geçen süre içinde destek zararının oluştuğu, bilirkişi raporuna göre davalının talep edebileceği destekten yoksun kalma zararının 1.462,14 TL olarak hesaplandığı, davacı tarafça davalıya 12.366,86 TL tutarında fazla ödeme yapıldığı, bu tutarın ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili talep edilebileceğinden davanın kısmen kabulüne" karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Bu nedenlerle; davalının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:1-Davalının yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 844,78 TL harçtan peşin alınan 211,20 TL harcın mahsubu ile bakiye 633,58 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.17/01/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:51:38