SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 9. HD 2024/186 E. 2024/302 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/186

Karar No

2024/302

Karar Tarihi

6 Mart 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

9.HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

ESAS NO: 2024/186

KARAR NO: 2024/302

İNCELENEN DOSYANIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

KARAR TARİHİ: 17/04/2019

NUMARASI: 2017/969 Esas - 2019/355 Karar

DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)

KARAR TARİHİ: 06/03/2024

Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 28/04/2012 tarihinde sürücü ...’in sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucunda yaralanmalı tek taraflı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkilinin araçta yolcu olduğunu, ağır şekilde yaralandığını, maluliyetinin Karadeniz Teknik Üniversitesi Adli Tıp Enstitüsü tarafından tanzim edilen rapora göre %29 oranında sürekli iş göremezlik ve 9 Ay geçici iş göremezlik olarak tespit edildiğini, müvekkilinin zararının asgari ücret üzerinden hesaplamasını talep ettiklerini, kazaya neden olan aracın ZMM sigortasının olmadığını, davalıya başvuru yapıldığı halde ödeme yapılmadığını belirterek sürekli ve geçici iş gücü kaybına maruz kalan müvekkilinin maddi zararlarının tazmini için, olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL sürekli, 1.000.00 TL geçici iş göremezlik tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile 1.000,00 TL geçici iş göremezlik talebini 6.754,68 TL olarak, 1.000.00 TL sürekli iş göremezlik talebini 133.446,82 TL artırarak toplam 140.201,50 TL tazminat talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili kurum tarafından davacıya 02.11.2017 tarihinde 79.343,00 TL tutarında maluliyet tazminatı ödemesi yapıldığını, akabinde bakiye tazminat talebiyle huzurdaki davanın ikame edildiğini, bakiye tazminat talebine ilişkin müvekkili şirkete başvuruda bulunulmadığını, müvekkili kurumun davacıya ödemede bulunarak üzerine düşen tüm sorumluluğu yerine getirdiğini ve ödeme karşılığında müvekkili şirket davacı tarafından ibra edildiğini, davacının daimi maluliyet oranının %13 olarak kabul edilmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik (kazanç kaybı) tazminat taleplerinin teminat kapsamı dışında bırakıldığını, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, kaza tarihinden itibaren avans faiz talebinin haksız olduğunu ancak dava tarihinden itibaren yasal faiz talep edilebileceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın kısmen kabul kısmen reddi ile 6.754,68 TL geçici iş görmezlik, 45.701,48 TL sürekli iş görmezlik tazminatı olmak üzere toplam 52.456,16 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 03/10/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davalı tarafın sunmuş olduğu cevap dilekçesinde hatır taşıması indirimi talebi olmadığını, davacı ...' in, araç işletenin gelini (Oğlunun eşi), araç sürücüsünün hem baldızı (Eşinin kardeşi) hemde araç sürücüsünün erkek kardeşinin eşi, yani araç sürücüsünün müvekkilin eniştesi (Kardeşinin eşi), araç işleteninin ise kayın validesi (Eşinin Annesi) olduğundan taraflar arasında hısımlık ilişkisinin de mevcut olduğunu, müterafik kusur indirimi yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, kaza sebebiyle müvekkilin emniyet kemerinin takmadığına dair herhangi bir delil veya bilginin olmadığını, hatır taşıması ve müterafik kusur indirimi nedeniyle karşı vekalet ücreti hükmedilemeyeceğini, davalı lehine hükmedilen vekalet ücretinin davacının vekalet ücretini geçemeyeceğini, hakimin takdiri ile tazminattan indirimin söz konusu olduğu durumlarda, davalı taraf tüm masraf ve harçlardan %100 oranında sorumlu olması gerekirken, yerel mahkemenin yargılama giderlerini paylaştıramayacağını, kazaya sebebiyet veren ... plakalı aracının ticari araç, kamyon olması sebebiyle avans faizine hükmedilmesi gerekirken, yasal faiz hükmedilmesinin de hukuka aykırı olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dairemizin 20/10/2021 tarih, 2019/2000 Esas- 2021/1734 Karar sayılı kararı ile "... Dosya kapsamından, 28/04/2012 tarihinde dava dışı sürücü ...’in sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın tek taraflı olarak kaza yapması sonucu araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralandığı, bu yaralanma nedeniyle maddi tazminat talep edildiği anlaşılmaktadır. Somut uyuşmazlıkta davacının yolcu olarak bulunduğu araçta seyri esnasında emniyet kemeri takıp takmadığı kaza tespit tutanağından anlaşılamıyor ise de soruşturma evrakı içeriğinden sürücü dışında diğer yolcuların takla atan araçtan düştüklerinin ifade edilmiş olması karşısında İlk Derece Mahkemesince "davacı ...' in kazanın meydana gelmesinde direkt etkisi olmasa da emniyet kemerini takmaması nedeni ile araçtan fırlaması neticesinde zararın artmasına sebebiyet verdiği, TBK'nun 52. maddesi uyarınca, davacının % 20 oranında müterafik kusurlu olduğu," yönündeki gerekçesi ve bu yöndeki kabulünde usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. ... Hatır taşıması savunmasının itiraz değil def'i olduğu ve alacağın talep edilebilirliğini engelleyici işlev gören def'ilerin ancak belirli sürelerde ileri sürülebileceği, alacağı ortadan kaldıran ve her aşamada ileri sürülebilen itirazlardan olmadığı hususları dikkate alınmak suretiyle, davalı tarafça süresinde ileri sürülmeyen ve davacının açık muvafakatı bulunmayan yeni savunmaya göre hatır taşıması indirimi yapılmaması gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle hatır taşıması indirimi yapılması doğru olmamıştır. ... İlk Derece Mahkemesince kabul edilen maddi tazminat bakımından temerrüt faizi olarak yasal faize hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin istinaf itirazı yerinde değildir. TBK'nın 52. maddesi gereği hatır taşıması ve müterafik kusur nedeniyle tazminattan indirilen miktar, yasal düzenlemelerden kaynaklanan hakkaniyet ve takdiri indirim mahiyetinde olduğundan, davalı lehine bu kısım üzerinden vekalet ücreti takdir edilemeyeceği ve yine aynı şekilde takdiri indirim nedeniyle tazminattan indirilen miktar yönünden yargılama giderleri yönünden de oranlama yapılamayacağının gözden kaçırılmış olması doğru olmamıştır. ... usul ekonomisi de gözetilerek resen aktüerya bilirkişi raporunda düzeltme ve hesaplama yapılmış tespit edilen 219.363,33 TL kalıcı iş göremezlik tazminatından davalının ödemesinin güncellenmiş tutarı olan 85.843,00 TL'nin (79.343,00 TL + 6.573,51 TL = 85.916,51 TL) düşülmesi ile kalan 133.446,82 TL'den %20 oranında müterafik kusur indirimi yapıldığında talep edilebilecek 106.757,45 TL tazminata ulaşılmıştır. Hatır indirimi yapılmamış ve davacının ıslah talebi de gözetilerek 106.757,45 TL kalıcı iş göremezlik tazminatı talebinin kabulüne karar verilmiştir. Geçici iş göremezlik tazminatı bakımından da müterafik kusur indirimi yapılması gerekir ise de bu açıdan davalı tarafça istinaf yasa yoluna başvurulmamış olduğundan davacı yararına oluşan usulü kazanılmış hak gözetilmiştir. " gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına, davanın kısmen kabul kısmen reddi ile 6.754,68 TL geçici iş görmezlik, 106.757,45 TL sürekli iş görmezlik tazminatı olmak üzere toplam 113.512,13 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 03/10/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. Dairemizin bu kararının temyiz edilmesi üzerine de Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 02/11/2022 tarih, 2022/1270 Esas ve 2022/13660 Karar sayılı ilamıyla "Tazminatın kapsamını belirleme biçimi ve tazminattan yapılacak indirimler ve sıralaması TBK.’nun 51 ve 52 maddelerinde düzenlenmiştir. TBK’nın 51. maddesine göre hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirleyecektir. Bu madde uyarınca hakim, öncelikle zarar gören kişinin/kişilerin maluliyet oranına, yaşına, bakiye ömrüne ve gelirine göre zararını tespit edecek ve bundan birlikte kusuruna isabet eden kısmı çıkaracaktır. Daha sonra Karayolları Trafik Kanunu’nun 87.maddesi gereğince eğer yaralanan kişi, hatır için karşılıksız taşınmakta ise veya motorlu araç, yaralanan kişiye hatır için karşılıksız verilmiş bulunuyorsa gerek öğreti gerekse Yargıtay içtihatlarında benimsendiği üzere TBK’nın 51. madde uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapacaktır. Son olarak da zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise TBK’nın 52. maddesine göre, tazminatı indirebilecek veya tamamen kaldırabilecektir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 14.03.2012 2011/4-824 E., 2012/134 K.; Yine HGK 16.03.2016 Tarih 2014/1018 E., 2016/326 K.). Yani, TBK’nın 51 ve 52. maddelere göre nihai tazminatı belirlemedeki indirimler; 1-Trafik kazasının oluşumunda zarar görenin kusuru varsa (birlikte kusur) bu oranda indirim yapılması, 2-Hatır taşıması varsa TBK 51 ve KTK 87. maddeleri uyarınca indirim yapılması, 3-Zarar görenin olayın oluşumunda etkili olmamakla beraber zararın oluşumunda veya artmasında kusuru varsa (müterafik kusur) kalan tazminattan bu sebeple indirim yapılması biçiminde olmalıdır. Zarar görenin birlikte kusuru, hatır ve müterafik kusur indirimleri yapıldıktan sonra sorumlular tarafından bir ödeme yapılmış ise ödenmesi gereken tazminattan en son bu ödemelerin mahsubu ve hükmedilecek tazminat miktarının belirlenmesi gerekir. İlgili Kanun maddeleri incelendiğinde kusur, hatır ve müterafik kusur bir indirim sebebi olarak sayılmasına karşın zarar sorumlularınca yapılan ödemeler bir indirim nedeni olarak gösterilmemiştir. Kaldı ki ödemeler tazminatı belirlemede bir indirim sebebi olmayıp Yargıtay uygulamaları ile artık yerleşik hale geldiği gibi borcu söndüren bir nitelik taşımaktadır (Hukuk Genel Kurulu 03.05.2017 Tarih 2017/2097 E., 2017/894 K.). ... Şu halde; yukarıdaki açıklamalar dikkate alınarak mahkemece, hesaplanan zarar bedelinden (219.363,33 TL) önce müterafik kusur indirimi yapılması ve sonrasında davalı tarafından yapılan ödemenin güncel değirinin düşülmesi gerektiği dikkate alınmadan yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir. "gerekçesiyle Dairemiz kararının bozulmasına karar verilmiştir. Dairemiz tarafından bozma ilamına uyularak yargılamaya devam olunmuştur. Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Dosya kapsamı ve uyulmasına karar verilen Yargıtay 4. Hukuk Dairesi Başkanlığının bozma ilamı doğrultusunda; hükme esas alınan bilirkişi raporunda hesaplanan 219.363,33 TL sürekli iş göremezlik tazminatından önce %20 müterafık kusur indirimi yapılmış (175.490,66 TL), sonrasında davalının ödemiş olduğu miktarın güncel değeri olan 85.843,00TL düşülerek 89.574,15TL sürekli iş görmezlik tazminatı hesaplanmıştır (175.490,66 TL- 85.843,00 TL = 89.574,15 TL). Davacı ve davalı taraf lehine oluşan usuli kazanılmış haklarda gözetilerek geçici iş göremezlik tazminatı bakımından da müterafik kusur indirimi yapılmamış; Müterafik kusur nedeniyle tazminattan indirilen miktar, yasal düzenlemelerden kaynaklanan hakkaniyet ve takdiri indirim mahiyetinde olduğundan davalı lehine bu kısım üzerinden vekalet ücretine hükmedilmemiş ve yargılama giderlerinin hesabında nazara alınmamış; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2021/2-96 Esas ve 2021/205 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere temyiz incelemesi sonucunda verilen Yargıtay bozma ilamına yönelik karar vermek üzere alt derece hüküm mahkemesi olarak hukuki dinlenilme hakkı kapsamında aynen ilk derece mahkemesi gibi duruşma açmak zorunda olunduğu, açılan bu duruşmada istinaf kanun yolu incelemesi yapılmadığı nedeniyle taraflar yararına ayrıca vekâlet ücretine hükmedilemeyeceği gözetilerek taraf vekilleri yararına ayrıca istinaf incelemesi bakımından vekalet ücretine hükmedilmemiş ve davacı ıslahı da dikkate alınarak aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davanın kısmen kabulüne 6.754,68 TL geçici iş görmezlik, 89.574,15 TL sürekli iş görmezlik tazminatı olmak üzere toplam 96.328,83 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 03/10/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 7.754,00 TL karar ilam harcından peşin alınan 31,40 TL ile ıslah harcı: 475,00 TL'nin mahsubu ile eksik kalan 6.073,82 TL bakiye ilam harcının davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,3- Davacının yatırmış olduğu 31,40 TL peşin harç ile 475,00 TL ıslah harcı toplamı 508,40 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bunun dışında davacı tarafından yapılan dava açılış gideri: 36,00 TL (başvurma ve vekalet harcı), davetiye, posta gideri: 227,65 TL, bilirkişi ücreti: 1.000,00 TL, ATK fatura bedeli: 400,00 TL olmak üzere toplam: 1.663,65 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden daire kararı tarihinde yürürlükte bulunan 2024 yılı AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Reddedilen kısım takdiri indirim nedenine dayandığından davalı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Davacı tarafça yatırılan gider ve delil avansından bakiye kalan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,

B-İSTİNAF İNCELEMESİ BAKIMINDAN; 1-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından kendisine iadesine,2-İstinaf aşamasında bozmadan önce davacı tarafından yapılan 34,38 TL posta ve tebligat giderinden ibaret yargılama gideri ile 121,30 TL istinaf başvuru harcının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 3-İstinaf aşamasında davalı tarafından bozmadan önce yapılan 5,50 TL, bozmadan sonra 54,00 TL posta ve tebligat giderinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 4-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda, kesin olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 06/03/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

ZarargereğibistinafAçılan)istanbulVeTazminatbakımındandüşünüldüSebebiylenumarasıCismani(Ölümhükümincelemesi

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:47:39

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim