SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 9. HD 2021/2293 E. 2024/281 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/2293

Karar No

2024/281

Karar Tarihi

29 Şubat 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

9.HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

ESAS NO: 2021/2293

KARAR NO: 2024/281

İNCELENEN DOSYANIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

KARAR TARİHİ: 22/09/2021

NUMARASI: 2016/1029 Esas - 2021/794 Karar

DAVA: Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat

KARAR TARİHİ: 29/02/2024

Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 19/07/2016 tarihinde ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın E-90 Tem otoyolunda Ceyhan istikametinden gelip orta şeritten Adana istikametine doğru seyir halindeyken önüne çıkan bir çekiciye çarpmamak için kontrolsüzce önce sola, sonra sağa manevra yaptığı sırada aynı yönde seyir eden ve müvekkilinin de yolcu konumunda bulunduğu ...'ın sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı araçla çarpışması sonucunda meydana gelen trafik kazası sonucu müvekkilinin yaralandığını ve kısmi olarak iş göremez hale geldiğini, dava konusu trafik kazasının meydana gelmesinde ... plakalı araç sürücüsünün asli kusurlu olduğunu, davalı ... şirketinin kaza tarihinde ... plakalı aracın ZMSS sigortacısı olduğunu, 20/09/2016 tarihinde sigorta şirketine başvuru yapılmasına rağmen herhangi bir ödeme yapılmadığını belirterek HMK'nın 107.maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak ikame edilen davada şimdilik 1.000 TL geçici, 6.000 TL daimi iş göremezlik olmak üzere toplam 7.000 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.Davaca vekili talep artırım dilekçesi ile talebini 13.554,81 TL olarak artırmıştır. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; sorumluluklarının, sigortalılarının kusuru oranında olmak üzere bedeni zararlarda şahıs başına azami 290.000 TL ile sınırlı olduğunu, sigorta şirketinin sigortalısının kusuru oranında gerçek hasarı ödemekle yükümlü olduğunu, dava konusu kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu tarafın sigortalı olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın kabulü ile geçici işgöremezlik zararı 4.709,84 TL, daimi sakatlık (efor kaybı) zararı 8.844,97 TL olmak üzere toplam 13.554,81 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi 29/09/2016 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili ile davalı ... A.Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; ATK rapor giderleri bizzat kendi taraflarınca yatırıldığını, dekontlarını sunduklarını ATK giderinin davalıdan alınarak kendilerine verilmesi gerektiğini belirterek istinaf talep etmiştir. Davalı ... A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkili sigorta şirketinin geçici iş göremezlik, bakıcı giderleri, tedavi giderleri ve buna bağlı ferilere ilişkin tazminat sorumluluğu bulunmadığını, hükme esas alınan aktüer hesaplama tümüyle hatalı olduğunu, usul ve yasaya aykırı şekilde yapılan aktüer hesaplamanın hükme esas alınmayacağını, aktüer hesaplamalarının Müsteşarlık nezdinde tutulan Aktüerler Siciline kayıtlı aktüerler tarafından yapılması gerektiğini, tazminat hesaplamalarında kişinin bakiye ömrü TRH 2010 Ölüm Tablosu esas alınarak hesaplama yapılması ve yaşam olasılıkları hesaplamaya dahil edilip, %1,8 teknik faiz kullanılması gerektiğini, sigortalı sürücünün kusuru %25 olmasına rağmen dosya %100 kusura göre karar verildiğini, müvekkilinin sigortalısının kusuru oranında karar verilmesi gerekirken tam kusur üzerinden karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, sürekli iş göremezlik tazminatı bakımından ancak daimi bir maluliyetin tespiti halinde verileceğini, mahkemece Adli Tıp Kurumu 2. ve 3. İhtisas Kurulları'ndan alınan maluliyet raporları arasındaki çelişki giderilmeden aktüer hesaplaması yapıldığını, Adli Tıp 3. İhtisas Dairesi kalıcı maluliyet olmadığını belirtirken Adli Tıp 2. İhtisas Dairesi %1 maluliyet belirlemesi yaptığını, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin KTK'nın 98.maddesinin kapsamının belirlenmesi bakımından vermiş olduğu 02/03/2022 tarih, 2022/312 E. ve 2022/3685 K. sayılı kararında; 25/02/2011 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 13/02/2011 tarihli 6111 sayılı Kanun’un 59. maddesi ile KTK’nın 98. maddesi değiştirilmiş, buna göre "trafik kazaları nedeniyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı", geçici 1. maddesi ile de "Bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedellerinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı, söz konusu sağlık hizmet bedelleri için bu Kanun'un 59. maddesine göre belirlenen tutarın %20'sinden fazla olmamak üzere belirlenecek tutarın üç yıl süreyle ayrıca aktarılmasıyla anılan dönem için ilgili sigorta şirketleri ve ...nın yükümlülüklerinin sona ereceği" öngörülmüştür. Sigorta şirketi, motorlu aracın işletilmesinden kaynaklanan kaza nedeniyle zarar görenlerin tedavisi için ödenen giderleri zorunlu olarak teminat altına alır. Sigorta şirketinin, işleten ve sürücünün yasadan ve sözleşmeden doğan bu yükümlülüğü, 6111 sayılı Kanun ile getirilen düzenleme ile sona erdirilmiş bulunmaktadır. KTK’nın 98. maddesinde belirtilen tedavi giderleri yönünden sorumluluğun dava dışı Sosyal Güvenlik Kurumuna geçmiştir. ... Yukarıda açıklandığı üzere geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri yönünden sigorta şirketlerinin sorumluluğu devam etmektedir. Bu nedenle davalı vekilinin geçici iş göremezlik tazminatına ilişkin istinaf başvurusu yerinde değildir (Benzer yönde Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/6911 E. ve 2021/10351 K., 2021/5305 E. ve 2021/7685 K. sayılı kararları). Müteselsil sorumluluğa ilişkin TBK'nın 162/1.maddesine göre ise müteselsil borçlulardan her biri, alacaklıya karşı borcun tamamından sorumludur. Aynı Kanun'un 163.maddesine göre borç tamamen ifa edilinceye kadar alacaklıya karşı bütün borçluların sorumluluğu devam eder. Alacaklı, borçluların birinden bir kısmından veya hepsinden alacağını talep etme ve dava açma hakkına sahiptir. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 13/06/2017 tarih, 2016/11886 E. ve 2017/6732 K. Sayılı emsal kararında da "... Karayolları Trafik Kanunu'nun 88. maddesiyle, trafik kazaları neticesi doğacak zarar sorumluluğunda müteselsillik esasının benimsendiği, davacı kusursuz olduğundan zararın tamamını isterse sorumluların tamamından isterse bir kısmından isteyebileceği, açıkça davalının kusuru oranında sorumlu tutulmasını istemeyen davacı yönünden dava dışı kişinin de kusurunun bulunmasının davalıların müteselsil sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı; somut olayda davalı sürücünün %25 oranında ve dava dışı sürücünün %75 oranında kusurlu olduğu; davalı ve dava dışı 3. kişinin kusur oranlarının birbirlerine karşı açılacak rücu davasında önem taşıyacağı ve dava dilekçesinde davacının kusursuz olduğu belirtilerek zararın müştereken ve müteselsilen tahsili talep edildiğinden davalıların zararın tamamından sorumlu tutulması gerekirken KTK 88. ve TBK 61. maddesine aykırı olarak davalıların kusuru oranında sorumlu tutulmalarının hatalı olduğu" yönünde karar verilmiştir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/12443 E. ve 2022/6192 K., 2021/11174 E. ve 2022/4055 K. sayılı kararı). Somut uyuşmazlıkta yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler gereğince çift taraflı olarak gerçekleşen trafik kazası sonucu yolcu olan davacının yaralanması ile oluşan zarardan kusuru ile sebebiyet veren ... plakalı araç ile ... araç işleten, sürücü ve trafik sigortacısı davacıya karşı müteselsilen sorumludur. Zarar gören davacı, TBK'nın 162 ve 163. maddesi gereğince müteselsil sorumluların hepsine karşı dava açabileceği gibi bunlardan sadece birine karşıda tazminat davası açabilir. Bu nedenle İlk Derece Mahkemesince davalı ... şirketinin sigorta limiti ile sınırlı olarak zararın tamamından sorumlu tutulmasına karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunu düzenleyen bilirkişinin uzmanlığının teslim tutanağında aktüerya uzmanlığı olarak gözükmesi nedeni ile bu yöne değinen istinaf başvurusu yerinde değildir. Dosya kapsamından hükme esas alınan 19/02/2020 tarihli aktüerya bilirkişi raporunun istinaf talep eden davalı ... vekiline HMK 281. maddesi gereğince ihtarat içeren tebligat ile tebliğ edildiği halde davalı vekilinin süresi içerisinde rapora TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz kullanılması gerektiğini belirterek itiraz etmediği görülmektedir. Bu durumda HMK'nın 281. maddesi çerçevesinde 19/02/2020 tarihli aktüerya bilirkişi raporunda ki hesaplama bakımından davacı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu gibi HMK'nın 357/1. maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesince re'sen göz önünde tutulacaklar dışında İlk Derece Mahkemesinde ileri sürülmeyen iddialar ve savunmalar dinlemeyeceğinden hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz kullanılması gerektiğine değinen istinaf itirazı yerinde görülmemiştir. Trafik kazası nedeniyle açılan tazminat davalarında maluliyete ilişkin alınacak raporların nasıl düzenleneceğine ilişkin ne Karayolları Trafik Kanun’un da ne de Türk Borçlar Kanun’unda düzenleme yapılmamış, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin içtihatları ile kaza tarihine göre dönemsel olarak uygulanması gereken Yönetmelikler açıklanmıştır. Buna göre maluliyete ilişkin alınacak raporların, 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik'i, 01/09/2013 tarihi ile 01/06/2015 tarihleri arasında sonrada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmelik'i, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonrada Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. (Yargıtay 4.Hukuk Dairesinin 2021/12907 E. ve 2022/6237 K., 2021/12288 E. ve 2022/6235 K., 2021/11515 E. ve 2022/5238 K. sayılı kararları). Somut uyuşmazlıkta Adli Tıp Kurumu 3.İhtisas Kurulundan alınan 25/06/2018 tarihli maluliyet raporunda, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri esas alınarak davacıda dava konusu edilen trafik kazasına bağlı olarak oluşan yaralanmasının maluliyet oluşturmadığı ancak geçirdiği kaza nedeniyle 4 aya kadar geçici iş göremez hale geldiği bildirilmiş; Adli Tıp Kurumu 2.İhtisas Kurulundan alınan 19/02/2018 tarihli maluliyet raporunda, Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine hükümleri esas alınarak davacının dava konusu edilen trafik kazasına bağlı olarak oluşan yaralanması nedeniyle illiyet bağını da ortaya şekilde yapılan değerlendirmeye göre meslekte kazanma gücünü % 1 oranında kaybettiği ve geçirdiği kaza nedeniyle 4 aya kadar geçici iş göremez hale geldiği tespit edilerek bildirilmiştir. İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu 2.İhtisas Kurulunun düzenlediği 19/02/2018 tarihli maluliyet raporunun dosya kapsamı ve davacının kaza nedeniyle düzenlenen tüm tıbbi belgeleri de incelenerek maluliyet oranının tespiti açısından kaza ile yaralanma arasındaki illiyet bağı da açıklanarak kaza tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde düzenlenmiş olmasına; Adli Tıp Kurumu 3.İhtisas Kurulundan alınan 25/06/2018 tarihli maluliyet raporunda, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre düzenlenmiş olması nedeniyle çelişkiden de bahsedilemeyeceğine göre bu yöne değinen davalı vekili istinaf itirazı yerinde değildir. Vekaletnamesinde istinaf yasa yolundan feragat yetkisi bulunan davacı vekili 15/10/2021 tarihli dilekçesi ile istinaf başvurusundan feragat ettiğini beyan etmiştir. HMK'nın 349/2. maddesine göre istinaf başvurusu yapıldıktan ve dosya istinaf incelemesi için gönderildikten sonra istinaf yoluna başvurma hakkından feragat edilirse Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun feragat nedeniyle reddine karar verilir. Bu nedenlerle, dosyanın istinaf incelemesi için Dairemizde bulunduğu sırada vekaletnamesinde feragat yetkisi bulunan davacı vekilinin istinaf başvurusundan feragat etmiş olması nedeniyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 349/2.maddesi gereğince feragat nedeniyle reddine; davalı ... A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-a-Davalı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, b-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 349/2. maddesi uyarınca FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE, 2-a-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 925,92 TL harçtan peşin alınan 231,48 TL harcın mahsubu ile bakiye 694,44‬ TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, b-Davacı tarafından peşin alınan istinaf karar harcının talep halinde mahkemesince yatıran tarafa iadesine, 3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.29/02/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

ZararkararÖlümgereğinedeniyleAçılanreddineistanbulVeferagatTazminatdüşünüldüesastanSebebiylenumarasıCismani

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:47:39

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim