SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 9. HD 2023/1986 E. 2024/243 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2023/1986

Karar No

2024/243

Karar Tarihi

28 Şubat 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

9.HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

ESAS NO: 2023/1986

KARAR NO: 2024/243

İNCELENEN DOSYANIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

KARAR TARİHİ: 05/07/2023

NUMARASI: 2022/505 Esas - 2023/380 Karar

DAVA: (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)

DAVA TARİHİ: 07/01 2015

BİRLEŞEN İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

2018/148 ESAS 2018/232 KARAR

DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan )

KARAR TARİHİ: 28/02/2024

Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 29/05/2006 günü saat 19:30 sıralarında müvekkillerinin müşterek çocukları ...'nun sevk ve idaresindeki motosiklet ile ...'a ait ve ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç arasında ... sitesi .... Cadde ile ... Caddenin kesiştiği kavşakta kaza meydana geldiğini, meydana gelen trafik kazası sonucu davacıların oğlu ...'nun kaldırıldığı hastanede vefat ettiğini, kazaya karışan ... plaka numaralı araç işleteni ... ile davalı ... Sigorta A.Ş. arasında akdedilen ZMMS poliçesi gereğince aracın sigortalandığını, müteveffanın çalışarak aile bütçesine katkı sağladığını, kaza gerçekleşmese idi müteveffanın çalışmaya devam edeceğini, bu nedenle müvekkillerinin destekten yoksun kalma zararlarının oluştuğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 50.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 20.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Asıl davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Mahkemenin iş bu davada yetkisiz olup yetkili mahkemenin Çorum Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, müvekkili adına kayıtlı ... plakalı aracın özel protokol ile 24/11/2005 tarihinde dava dışı ...'a satıldığını, kazanın meydana geldiği 29/05/2006 tarihinde müvekkilinin fiilen malik olmadığı ve işleten sıfatının da bulunmadığı nazara alındığında müvekkiline izafe edilebilecek herhangi bir kusur bulunmadığını, davacıların taleplerinin zamanaşımına uğradığını, müvekkiline atfedilecek herhangi bir kusur olmadığını, Çorum 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2006/314 Esas sayılı dosyasında verilen kararda tüm kusurun vefat eden ...'nda olduğunun tespit edildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Asıl davada davalı ... cevap dilekçesinde özetle; Olayın 29/05/2006 tarihinde meydana geldiğini, taleplerin zamanaşımına uğradığını, ceza mahkemesi tarafından hakkında beraat kararı verildiğini, kusur ve sorumluluğu bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Asıl davada davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; her ne kadar davacı taraf kaza tarihi itibariyle aracın müvekkili nezdinde sigortalı olduğunu beyan etmiş ise de trafik poliçesinin eki iptal zeylinden de anlaşılacağı üzere kazadan çok önce 17/09/2005 tarihinde sigortalının talebi üzerine poliçenin başlangıç tarihinden itibaren iptal edildiğini, dolayısıyla müvekkilinin kaza nedeniyle herhangi bir sorumluluğunun olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; aynı kaza nedeniyle dava açıldığı açıklanarak kazaya karışan ... plakalı araç işleteni ... ile ... Sigorta A.Ş. arasında ZMMS sözleşmesi akdedildiğini, bu sebeple sigorta şirketi aleyhine İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/13 Esas dosyası ile dava açıldığını, yargılama esnasında iş bu poliçenin kazadan önce zeyledildiğinin öğrenildiğini, kazanın olduğu dönemde ... plaka numaralı aracın geçerli bir ZMMS poliçesi olmadığından ...na başvuruda bulunulduğunu ancak başvurunun reddedildiğini belirterek davanın İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/13 Esas dosyası ile birleştirilmesine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 21.474,58 TL destekten yoksun kalma tazminatının faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu kazanın üzerinden 12 yıl geçmiş olduğunu, dolayısıyla talebin zamanaşımına uğradığını, ... plakalı araç sürücüsünün kazada kusursuz olduğunu, bu nedenle müvekkilinin zarardan sorumlu olmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla kusur incelemesi yapılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, " Asıl davada davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden davacıların maddi tazminat taleplerinin reddine, asıl davada davacı ...'nun maddi tazminat talebinin davalılar ... ve ... yönünden kabulü ile 25.000,00 TL tazminatın 30/05/2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, asıl davada davacı ...'nun vefat etmiş olması mirasçıları olan ... ve ...'ın maddi tazminat talebinin davalılar ... ve ... yönünden kısmen kabulü ile 17.113,18 TL tazminatın 30/05/2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Bakırköy ... Noterliği'nin 20/12/2019 tarih ve ... yevmiye numaralı mirasçılık belgesindeki miras payları oranında ... ve ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, asıl davada davacı ...'nun manevi tazminat talebinin davalılar ... ve ... yönünden kısmen kabulü ile 2.000,00 TL tazminatın 30/05/2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,fazlaya ilişkin talebin reddine, asıl davada davacı ...'nun vefat etmiş olması nedeniyle mirasçıları ... ve ...'ın manevi tazminat taleplarinin davalılar ... ve ... yönünden kısmen kabulü ile 2.000,00 TL tazminatın 30/05/2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Bakırköy ... Noterliği'nin 20/12/2019 tarih ve ... yevmiye numaralı mirasçılık belgesindeki miras payları oranında ... ve ...a verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, mahkememiz dosyası ile birleşen İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/148 Esas sayılı dosyasındaki davada davacı ...'nun maddi tazminat talebinin davalı ... yönünden kabulü ile 25.053,67 TL tazminatın 15/02/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, birleşen davada davacı ...'nun vefat etmiş olması mirasçıları olan ... ve ...'ın maddi tazminat talebinin davalı ... yönünden kısmen kabulü ile 17.113,18 TL tazminatın 15/02/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davalıdan tahsili ile Bakırköy ... Noterliği'nin 20/12/2019 tarih ve ... yevmiye numaralı mirasçılık belgesindeki miras payları oranında ... ve ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacılar vekili ve davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Dosya kapsamında davalı ... Sigorta A.Ş. İlk derece mahkemesinin 23/10/2019 tarihli ilk kararına karşı istinaf kanun yoluna başvuru yapmadığını, bu sebeple ilk hüküm davalı taraf ... Sigorta A.Ş. tarafından istinaf edilmemiş olduğundan, vekâlet ücreti bakımından kurulan hüküm nedeniyle davacı yararına kazanılmış hak doğduğunu, istinaf mahkemesi kararından sonra kazanılmış hak olgusu ortadan kalkmayacağından, istinaf kararından sonra kurulan hükümde davalı lehine ilk karardaki gibi avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğini, Mahkeme tarafından verilen manevi tazminat miktarı 2019 tarihinde verilen kararda kurulan manevi tazminat ile aynı olduğu, değişen ekonomik koşullar enflasyon asgari ücret artışları ile 2023 yılında aynı miktarlara hükmedilmesi açıkça hukuka aykırı olduğunu, davacılar lehine verilen manevi tazminat ile karşı vekile verilen vekalet ücreti miktarının aynı olması açıkça hakkaniyete aykırı bir karar olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Yerel mahkemece kurulan hükmün gerekçesinde müvekkili ... yönünden davanın hangi hukuki gerekçe ile kabulüne karar verildiğine ilişkin değerlendirme veya açıklama yapılmadığını, kaldırma kararında ceza yargılamasında alınan kusur raporu ile ilk derece mahkemesinde alınan kusur raporu arasında mübayenet bulunduğu belirtilerek kazanın oluşumunda kusur dağılımını belirleyen çelişkiden uzak, açık, net ve gerekçeli rapor alınarak karar verilmesi gerektiği belirtildiği halde, raporda karar gereği yerine getirilmemesine rağmen rapor hükme mesnet edildiğini ve itirazları nazara alınmadığı gibi nazara alınmama sebepleri de hükümde açıklanmadığını, raporun hükme esas alınması hukuka aykırı olduğunu, ...’nun tam kusurlu olduğu beyanı ile dava ikame edildiğini, Çorum 3. Asliye Ceza Mahkemesi dosyasında alınan 18/12/2006 ve 02/04/2007 tarihli raporlarda sanık ...’ın kusurunun bulunmadığı, davacıların murisi müteveffa ...’nun ise tamamen kusurlu olduğu tespit edilerek sanığın beraatine karar verildiği ve bu kararın kesinleştiğini, davacı tarafın dava dilekçesinde talep ettiği alacakları zamanaşımına uğradığını, somut vakıada davanın Çorum 3. Asliye Ceza Mahkemesinin ilamı ile de sabit olduğu üzere, cezayı gerektiren bir fiilden doğmadığı, bu doğrultuda uzamış ceza zamanaşımının uygulanmasının mümkün olmadığını, ... plakalı araç özel protokol ile 24/11/2005 tarihinde dava dışı ...’a satılmış olup kaza tarihi itibariyle müvekkilinin fiilen malik ve işleten sıfatı bulunmadığını, KTK’nun 86. maddesine göre de sorumlu olmadığını yine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi'nin kaldırma ilamında "Mahkemece önceden ödetilmesine karar verilen bu miktarı geçmemek ve tahsilde tekerrür etmemek kaydıyla tahsile karar verilmesi" gerektiği yönünde karar verildiğini ancak mahkemece hüküm kurulurken yine müvekkil ... ve diğer davalı ... ile birleşen dosya davalısı ...nın sorumlulukları farklıymış gibi hüküm kurulduğunu, asıl dava ile birleşen davada hükmolunan tazminat aynı zarar iddiasına karşılık olarak hukuka aykırı olarak mükerrer olarak hükmolunan tazminat olup tek alacak için ayrı ayrı mükerrer olarak tazminata ve vekalet ücretine hükmolunduğunu, ilamın 12. maddesinde "Asıl davada davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca reddolunan manevi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 2.000,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine" karar verilmiş ise de, iki davacı arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığını, iki davacı yönünden reddolunan manevi tazminat tutarı yönünden ayrı ayrı ve nispi vekalet ücretine hükmolunması gerektiğini tazminat miktarı kadar ve tek vekalet ücretine hükmolunmuş olması da hukuka aykırı olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Mahkemece ilk verilen hükmün davacılar vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili, davalı ... tarafından istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 21/04/2022 tarih, 2020/385 Esas ve 2020/796 Karar sayılı kararı ile "... Davalı tarafın zamanaşımına yönelik istinaf itirazı yerinde değildir. Davalı ..., ... plakalı aracın maliki olduğuna göre, işleten olarak kaza anında bu aracı kullanan sürücünün kusurundan dolayı doğan zarardan davacıya karşı müteselsilen sorumludur. Aracın bir başkası tarafından işletilmesi de bu sorumluluğu kaldırmayacaktır. Bu nedenle Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur. Davalı ... vekilinin, müvekkilinin sürücünün ağır kusurundan etkilenmeyeceğine, illiyet bağının kesildiğine ilişkin itirazları yerinde değildir. Kazaya karışan ... plaka sayılı aracın kaza tarihi kapsar ZMMS poliçesi bulunmadığı için birleşen davada ...ndan destekten yoksun kalma tazminatı talep edilmiş sonuç olarak asıl ve birleşen davada kazaya karışan ... plakalı aracın işleten, sürücü ve ... davalı olarak gösterilerek tazminatın müteselsilen tahsili talep edilmiştir.Desteğin kullandığı plakasız motosiklet nedeni ile ...ndan maddi tazminat talebinde bulunulmamıştır. Hükme esas alınan kusur raporunda davalı sürücü ...'ın tali ve %30 oranında kusurlu olduğu, ölen motosikletli ...'nun asli ve %70 oranında kusurlu olduğu tespit edilerek bildirilmiştir. ...Somut uyuşmazlıkta Ceza dosyası kapsamında alınan kusur bilirkişi raporunda davalı sürücü ...'ın kusursuz olduğu bildirilmiş ve ceza mahkemesince ... hakkında kusuru bulunmadığından beraat kararı verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince İTÜ'den seçilen bilirkişi heyetinden alınan kusur raporunda ise davalı sürücü ...'ın tali ve %30 oranında kusurlu olduğu, ölen motosikletli ...'nun asli ve %70 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Bu durumda aynı olay nedeniyle ceza yargılama aşamasında alınan kusur bilirkişi raporları ile İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan kusur raporu arasında kusur oranlarında çelişki ortaya çıktığı, halde İlk Derece Mahkemesince ceza dosyası da getirtilerek kesinleşip kesinleşmediğinin denetlenmesi, kusur oranları bakımından bilirkişi raporları arasında oluşan çelişkinin giderilmesi için Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyetinden oluşturulacak uzman bilirkişi kurulundan kusur raporları arasındaki çelişkiyi giderecek şekilde kazanın oluşumunda kusur dağılımını belirleyen çelişkiden uzak, açık, net ve gerekçeli rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde sonuca gidilmesi doğru olmamıştır. ... Somut uyuşmazlıkta asıl davada işleten ve sürücü, birleşen davada ise ...ndan destekten yoksun kalma tazminat talep edildiği halde İlk Derece Mahkemesince kabul edilen maddi tazminatlar için "tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davalıdan tahsile" karar verilmemiş olması doğru olmamıştır. Kabule göre de davacı ...'nun yargılama sırasında (karar tarihinden önce) öldüğü halde, HMK' nın 55/1.maddesi gereğince işlem yapılmamış olması usul ve yasaya aykırı olmuştur. " gerekçesiyle kararın kaldırılmasına karar verilmiştir. KTK 20/d maddesi içeriğine göre araçların satışı noter sözleşmeleri ile mümkündür. Harici satış geçersizdir. Somut uyuşmazlıkta kaza tarihinde ... plakalı araç davalı ... adına kayıtlıdır. Davalı vekili, sigortalı aracın 24/11/2005 tarihinde özel protokol ile dava dışı kişiye satılarak teslim edildiğini iddia ederek tazminat sorumluluğu bulunmadığını savunmuştur. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 20/d maddesinde, trafikte kayıtlı motorlu araçların her çeşit satış ve devirlerinin araç sahibi adına düzenlenmiş tescil belgesi esas alınarak noterce yapılacağı, noter tarafından yapılmayan satış ve devirlerin geçersiz olduğu düzenlenmiş olup, dosyadaki bilgi ve belgelere göre davalının aracı kaza tarihinden önce yasal prosedüre uymaksızın harici olarak sattığı yönündeki savunması hukuki sorumluluğu kaldırmayacağından davalının 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 85. maddesi gereğince araç maliki, işleten sıfatıyla sorumluluğu devam edecektir. Davalı vekilinin zamanaşımı itirazının Dairemiz kararında karşılanmıştır. Kaldı ki 2918 S.K.nun 109/2.maddesindeki düzenlemenin gözden kaçırılmaması gereken yönü, ceza kanununda öngörülen daha uzun zamanaşımı (uzamış zamanaşımı) süresinin tazminat talebiyle açılacak davalar için de geçerli olabilmesinin, sadece eylemin ceza kanununa göre suç sayılması koşuluna bağlanmış bulunmasıdır. Eylemin ceza kanununda suç sayılmış olup olmadığı, kural olarak hukuk hakimince belirlenecektir. Söz konusu hüküm, ceza zamanaşımının uygulanabilmesi için, sadece eylemin aynı zamanda bir suç oluşturmasını yeterli görmekte; fail hakkında mahkumiyet kararıyla sonuçlanmış bir ceza davasının varlığı, hatta böyle bir ceza davasının açılması ya da zarar görenin o davada tazminat yönünden bir talepte bulunmuş olması koşulu aranmamaktadır. Ceza davasının açıldığı hallerde, sanığın mahkûmiyet kararından önce veya sonra ölmüş olması da, sonuca etkili değildir. Yine, söz konusu hükümde, ceza zamanaşımının uygulanması bakımından, sürücü ve diğer sorumlular (örneğin işleten) arasında bir ayırım da yapılmamış; böylece, kuralın bunların tümü için geçerli olduğu öngörülmüştür. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 16.04.2008 tarih, 2008/4-326 E. ve 2018/325 K. sayılı kararı) Bu nedenle davalı ... vekilinin beraat kararı verilmesi nedeniyle uzamış zamanaşımının uygulanmayacağına ilişkin istinaf talebi yerinde görülmemiştir. Hukuk hâkimi kural olarak ceza mahkemesinin beraat kararı ile bağlı değildir. Ancak; aynı olay nedeniyle ceza yargılamasında hükme dayanak yapılan maddi olgular ile bağlıdır. İlk Derece Mahkemesince; Dairemiz kararı doğrultusunda alınan Karayolları Fen Heyeti'nden oluşan bilirkişi heyet raporunun ceza mahkemesinde alınan ifadeler, kusur raporları, kaza tespit tutanağı ve dosya kapsamı ile incelenerek davalının kazanın oluşumunda tali kusurlu olduğu tespit edilmiştir ayrıca davalı sürücü hakkında beraat kararı verilmekle maddi olgunun kesinleştiğinden söz edilemeyeceğinden kusura yönelik istinaf itirazı yerinde görülmemiştir. Davacılar vekili ile davalı ... vekili mahkemenin ilk kararında hüküm altına alınan manevi tazminat miktarına karşı istinaf itirazında bulunmadıklarından karar bu yönden kesinleşmiştir. Kaldı ki manevi tazminatın belirlenirken karar tarihi değil kaza tarihindeki paranın satın alma gücü kriter olarak alınır. Çelişkinin giderilmesi için alınan kusur raporuna göre hükme esas alınan kusur oranları da değişmediğine göre İlk Derece Mahkemesince usuli kazanılmış haklar ve manevi tazminatın belinlenmesine ilişkin kriterler esas alınarak ilk kararda hükmedilen aynı miktarlarla manevi tazminata hükmedilmiş olmasında isabetsizlik bulunmamaktadır. İlk Derece Mahkemesince; Dairemiz kararı doğrultusunda; davacı ...'nun vefat etmiş olması nedeniyle davada taraf olma ehliyetinin son bulduğu, davacının malvarlığına ilişkin olan tazminat haklarının mirasçısı olan kızı ...'a geçtiği, ölenin mirasçısı olan dava içindeki davacı tarafından vekaletname sunularak davaya devam edilmesinde,Çorum 3. Asliye Ceza Mahkemesi'ne yazılan müzekkereye verilen cevapta 2006/314 esas 2007/207 karar sayılı dosyada verilen kararın tebliğ işlemlerinin tamamlanmış olması nedeniyle 22/06/2007 tarihinde kesinleşmesinin gerektiği bildirilmiş olmasına göre ve Karayolları Müdürlüğü Fen Heyeti'nden oluşan bilirkişi heyetinden rapor alınarak önceki rapordaki kusur oranlarının tespit edilmiş olmasına, Dairemiz kararı sonrasında alınmış olan hesap bilirkişisi raporunda 2 seçenekli olarak hesaplama yapılmışsa da, davacı tarafça mahkemenin ilk kararının kusur durumu ve müteselsil sorumluluk ilkeleri yönünden istinaf edilmiş olduğu, hesaplama yöntemlerine ile hesaplama verilerine ilişkin istinaf başvurusunun bulunmadığı, bu nedenlerle davalılar yararına usuli kazanılmış hak oluştuğundan bilirkişi ek ve 2. ek raporundaki Dairemiz kararı öncesinde düzenlenen 25.04.2018 tarihli aktüer raporundaki veriler aynen esas alınarak yapılan hesaplama doğrultusunda tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla karar verilmiş olmasında isabetsizlik bulunmadığından davalı vekilinin istinaf itirazı yerinde görülmemiştir. Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 10/2.maddesi gereğince manevi tazminat davasının kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez. İlk Derece Mahkemesince bu hükme uygun olarak kabul ve red edilen manevi tazminat miktarı üzerinden vekalet ücreti hükmedilmiş olmasında usul ve yasaya aykırılık yoktur.İlk Derece Mahkemesinin ilk kararına karşı davalı ... vekili tarafından reddolunan manevi tazminat tutarı yönünden her bir davacı için ayrı ayrı belirlenmesi gerektiği yönünde istinaf talebi bulunmadığından davacılar yararına bu yönden usuli kazanılmış hak oluştuğu gözetildiğinde davalı vekilinin istinaf talebi yerinde görülmemiştir. Dosya kapsamından, davalı ... Sigorta A.Ş. İlk derece mahkemesinin ilk kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurmadığından, ilk hüküm davalı ... Sigorta A.Ş. için vekâlet ücreti bakımından kesinleşmiş ve davacı yararına usuli kazanılmış hak oluşmuştur. Bu nedenle mahkemece ilk karardaki gibi 5.850,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmamış, hüküm bu yönden düzeltilmiştir. Açıklanan nedenlerle; Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun reddine ve davacılar vekilinin vekalet ücreti yönünden istinaf başvurusunun kabulüne HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: A-Davalı ... vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, B- Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere KALDIRILMASINA, Buna göre: A-1-Asıl davada davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden davacıların maddi tazminat taleplerinin REDDİNE, 2-Asıl davada davacı ...'nun maddi tazminat talebinin davalılar ... ve ... yönünden KABULÜ ile 25.000,00 TL tazminatın 30/05/2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 3-Asıl davada davacı ...'nun vefat etmiş olması mirasçıları olan ... ve ...'ın maddi tazminat talebinin davalılar ... ve ... yönünden KISMEN KABULÜ ile 17.113,18 TL tazminatın 30/05/2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Bakırköy ... Noterliği'nin 20/12/2019 tarih ve ... yevmiye numaralı mirasçılık belgesindeki miras payları oranında ... ve ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine 4-Asıl davada davacı ...'nun manevi tazminat talebinin davalılar ... ve ... yönünden KISMEN KABULÜ ile 2.000,00 TL tazminatın 30/05/2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine 5-Asıl davada davacı ...'nun vefat etmiş olması nedeniyle mirasçıları ... ve ...'ın manevi tazminat taleplarinin davalılar ... ve ... yönünden KISMEN KABULÜ ile 2.000,00 TL tazminatın 30/05/2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Bakırköy ... Noterliği'nin 20/12/2019 tarih ve ... yevmiye numaralı mirasçılık belgesindeki miras payları oranında ... ve ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine B- 1-Birleşen İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/148 Esas sayılı dosyasındaki davada davacı ...'nun maddi tazminat talebinin davalı ... yönünden KABULÜ ile 25.053,67 TL tazminatın 15/02/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 2-Birleşen davada davacı ...'nun vefat etmiş olması mirasçıları olan ... ve ...'ın maddi tazminat talebinin davalı ... yönünden KISMEN KABULÜ ile 17.113,18 TL tazminatın 15/02/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davalıdan tahsili ile Bakırköy ... Noterliği'nin 20/12/2019 tarih ve ... yevmiye numaralı mirasçılık belgesindeki miras payları oranında ... ve ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine 3-Asıl davada maddi tazminat açısından karar tarihi itibariyle alınması gereken 2.876,75 TL' karar ilam harcından peşin alınan 239,09 TL harcın mahsubu ile kalan 2.637,66 TL'nin davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydedilmesine, 4-Asıl davada manevi 273,24 TL karar ilam harcının davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydedilmesine, 5-Asıl ve birleşen davada davacılar tarafından yapılan toplam 8.600,00 TL bilirkişi ücreti, 924,00 TL ATK rapor ücreti, 1.023,00 TL posta ve tebligat masrafı olmak üzere toplam 10.524,00 TL yargılama giderinden asıl ve birleşen davanın kabul edilen kısmı üzerinden hesaplanan 8.840,16 TL'lik kısmının davalılar ..., ... ve ...ndan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, 6-Asıl davada davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen maddi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 7-Asıl davada davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen maddi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 8-Asıl davada manevi tazminat acısından davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen manevi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 2.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 9-Asıl davada davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen manevi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 2.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 10-Asıl davada davalı ... Sigorta A.Ş. kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 5.850,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, 11-Asıl davada davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca reddolunan maddi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 7.886,82 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, 12-Asıl davada davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca reddolunan manevi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 2.000,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, 13-Birleşen davada karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 2.880,41 TL harçtan peşin alınan 283,85 TL harcın mahsubu ile kalan 2.596,56 TL'nin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydedilmesine, 14-Birleşen davada davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen maddi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 15-Birleşen davada davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen maddi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 16-Birleşen davada davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 7.940,49 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, 17-Taraflarca yatırılan gider avansından kalan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,

B-İSTİNAF İNCELEMESİ BAKIMINDAN; 1-Davacılar tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından kendisine iadesine, 2-a-İstinaf aşamasında davacılar tarafından yapılan 162,10 TL istinaf başvuru harcının davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine, b-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 3.149,99 TL harçtan peşin alınan 239,09 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.910,90 TL harcın davalı ...'dan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 4-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.28/02/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kaldırılmasınaesastan(ÖlümAçılanreddineistanbulVeincelemesiZararbakımındandüşünüldüCismanikısmengereğibistinafkabulüSebebiylenumarasıTazminat)hüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:47:39

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim