SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 9. HD 2021/1906 E. 2024/231 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/1906

Karar No

2024/231

Karar Tarihi

28 Şubat 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

9.HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

ESAS NO: 2021/1906

KARAR NO: 2024/231

İNCELENEN DOSYANIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

KARAR TARİHİ: 02/06/2021

NUMARASI: 2018/253 Esas - 2021/613 Karar

DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)

KARAR TARİHİ: 28/02/2024

Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 23.02.2017 tarihinde saat 18.15 sıralarında İstanbul Tuzla Eski Ankara asfaltı yolu üzerinde meydana gelen trafik kazası sonucu araç içinde bulunan ... ' in vefat ettiğini, kazaya karışan ... plakalı aracın sahibi ve şoförü davalı ...' in aşırı hız ve hatalı sollama yapması üzerine diğer şeride geçerek karşı istikametten gelen ... yönetimindeki ... plakalı araç ile kafa kafaya çarpıştığını, araçta bulunan müteveffa ...'in araçtan fırlaması sonucu ağır yaralandığını ve kaldırıldığı hastanede kafatası kırıklarına bağlı olarak gelişen kanama sonucu vefat ettiğini, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/29446 soruşturma dosyasında alınan bilirkişi raporunda da davalı/sürücü ...' in kazanın oluşumunda asli kusurlu olduğunun tespit edildiğini, 26.04.2017 tarihinde davalı ... Şirketine yazılı başvuru yapıldığını, müvekkilinin de gönderilen ibranameyi "kaza ile ilgili açacağımız davada mahkemece hesaplanan tazminattan mahsup edilmek üzere sigorta şirketi tarafından hesaplanan tazminatın kabul edileceğini şerh düşerek imzalamıştır" denildiğini, sigorta şirketinin 16.02.2018 tarihinde 172.686,00 TL ödeme yaptığını, müteveffanın eşi ... ve çocukları için 75.000,00 TL den olmak üzere toplam 300.000,00 TL manevi tazminatın davalı ..., müteveffanın eşi .... ve çocukları için şimdilik 1.000'er TL maddi tazminat olmak üzere bilirkişi raporundan sonra arttırılmak ve fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydı ile toplam 4.000 TL'nin müteveffanın ölüm tarihinden işlemiş faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı sigorta şirketi cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu kazaya konu talebin zamanaşımına uğradığını, davacı yana 172,686.13 TL (16.02.2018 tarihli) ödeme yapılarak sorumluluğun yerine getirildiğini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkil şirketin sorumluluğunun trafik poliçesindeki limitler ve sigortalının kusuru ile sınırlı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... cevap dilekçesi sunmamıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda,"Maddi tazminat istemi yönünden; Davacı ... tarafından açılan davanın kabulü ile, 206.439,87 TL tazminatın (davalı sigorta 102.878,36 TL’sinden sorumlu olmak üzere), davalı ... yönünden 23/02/2017 tarihinden itibaren, davalı sigorta yönünden 09/05/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken müteselsilen tahsili ile davacı ...’e verilmesine davacı ... tarafından açılan davanın, davalı ... yönünden tam, davalı sigorta açısından ise kısmen kabulü ile, 25.221,24 TL tazminatın (davalı sigorta 9.866,38 TL’sinden sorumlu olmak üzere), davalı ... yönünden 23/02/2017 tarihinden itibaren, davalı sigorta yönünden 09/05/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken müteselsilen tahsili ile davacı ... verilmesine, fazlaya ilişkin istemin davalı sigorta yönünden reddine, davacı ... tarafından açılan davanın, davalı ... yönünden tam, davalı sigorta açısından ise kısmen kabulü ile, 32.455,09 TL tazminatın (davalı sigorta 13.429,25 TL’sinden sorumlu olmak üzere), davalı ... yönünden 23/02/2017 tarihinden itibaren, davalı sigorta 09/05/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken müteselsilen tahsili ile davacı ... verilmesine, fazlaya ilişkin istemin davalı sigorta yönünden reddine, davacı ... tarafından açılan davanın, davalı ... yönünden tam, davalı sigorta açısından ise kısmen kabulü ile, 51.874,09 TL tazminatın (davalı sigorta 24.391,89 TL’sinden sorumlu olmak üzere), davalı ... yönünden 23/02/2017 tarihinden itibaren, davalı sigorta yönünden 09/05/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken müteselsilen tahsili ile davacı ...’e verilmesine, fazlaya ilişkin istemin davalı sigorta yönünden reddine, Manevi tazminat istemi yönünden; Davacı ... tarafından açılan davanın kısmen kabulü ile, 40.000 TL tazminatın 23/02/2017 tarihiden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...’den tahsili ile davacı ... ’e verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacı ... tarafından açılan davanın kısmen kabulü ile, 30.000 TL tazminatın 23/02/2017 tarihiden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... ’den tahsili ile davacı ...’e verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacı ... tarafından açılan davanın kısmen kabulü ile, 30.000 TL tazminatın 23/02/2017 tarihiden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... ’den tahsili ile davacı ...’e verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacı ... tarafından açılan davanın kısmen kabulü ile, 30.000 TL tazminatın 23/02/2017 tarihiden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... ’den tahsili ile davacı ...’e verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine," karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı .... Şirketi vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı ... Şirketi vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Şirket tarafından 16.02.2018 tarihinde 172.686,13 TL ödeme yapıldığını, 27.01.2020 tarihli ek bilirkişi raporu tarihi itibariyle, bu ödemenin güncellenmiş hali 202.918,01 TL olduğunu, poliçe teminatı ise 330.000 TL olup, ödemenin güncellemiş halinin mahsubu ile 127.081,99 TL olduğunu, bu teminatın üzerinde kalan her bir tutar yönünden davanın her durumda reddi gerektiğini, TRH 2010 yaşam tablosu ve %1,8 teknik faiz ile hesaplama yapılması gerektiğini, sigortalı araç sürücüsü kendisinden beklenebilecek tüm özen ve yükümlülüklere uygun davrandığını, kazanın meydana gelmesinde kusuru olmadığını, davacı arkadaşı tarafından hatır için taşındığından hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, hatır taşıması itirazı ilk itirazlardan olmadığını, kaldı ki ıslah dilekçesine karşı itirazlarında da hatır taşıması itirazı olduğunu, emniyet kemeri takılmaması müterafik kusur olup, en az %20 oranında indirim yapılması gerektiğini, babanın ve annenin payı da garameten ayrılması gerektiğini, ancak talebinin hiçbir koşulda kabul görmediğini, bilirkişi raporunda bu yönde hiçbir inceleme yapılmadığını, ödeme tarihi verilerine göre davacıların zararının giderilip giderilmediğinin incelenmediğini, 2018 verileri ile hesaplama yapılıp, anne ve baba da hesaplamaya ve garameten paylaşıma dahil edilip, hatır taşıması indirimi de yapıldığında bakiye zararın mevcut olmadığının görüleceğini, esasen bu davacılar için geçmişte yapılan ödemeyle zarar karşılandığından, davanın reddi gerektiğini, dosyada esas alınan maaş tutarını kabul etmediğini, hesaba esas alınacak gelirin, somut belgelerle, tereddüte yer vermeyecek şekilde ispatı gerektiğini, kişinin fiilen çalıştığı yer belli ise, iş yeri kayıtları, SGK kayıtları, maaş bordrosu, banka dekontları gibi belgelerle gelirin tespiti gerektiğini, kaldı ki, bilirkişi ek raporda hesaplamanın 2.064,76 TL'ye göre yapıldığını, oysa kök raporda 2.775,96 TL'nin esas alındığını ve hesaplamanın da bu şekilde yapıldığının görüldüğünü, bu husus açıkça çelişki oluşturduğunu, çelişkinin giderilmesini, poliçe limiti, ölen kişinin tüm destekten yoksun kalanlarına ödenebilecek üst sınır olduğunu, müteveffanın anne-babası hayata ise poliçe limiti, eş, çocuklar, anne ve babaya ödenebilecek toplam tutar olduğunu, bu nedenle toplam zarar anne ve baba da dahil edilerek poliçe limitine oranlanarak garame hesabı yapılması gerektiğini, dosyada mevcut raporları hazırlayan bilirkişinin uzmanlık alanı belirsiz olduğunu, aktüer siciline kayıtlı bilirkişiden yeni rapor alınması gerektiğini, bakiye ömür süreleri rapor tarihi itibariyle tespit edilmesi ve hesaplamanın rapor tarihi itibariyle bakiye ömür üzerinden yapılması gerektiğini her bir davacı için ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi hatalı olduğunu, temerrüt tarihine itirazlarını sunduklarını, hesaplanan vekalet ücreti, harç, yargılama giderleri hatalı olup düzeltilmesini talep ettiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dosya kapsamından, 23/02/2017 tarihinde ... plaka sayılı araç ile ... plaka sayılı aracın çarpışması ile meydana gelen trafik kazasında, davacılar desteği ...’in ... plaka sayılı araçta yolcu olduğu, kaza tarihinde vefat etmesi nedeniyle ... plaka aracın sürücüsü ve işleteni ile zorunlu trafik sigortacısından tazminat talep edildiği anlaşılmıştır. Kaza nedeniyle davalı sürücünün yargılandığı ceza mahkemesinde ve mahkemece alınan hükme esas kusur raporunda, davalı sürücünün kazanın oluşumunda tam kusurlu olduğu belirlenmiştir. Alınan rapor ceza dosyasındaki rapor ile ve dosya kapsamı ve olayın oluşuna uygun olduğu anlaşılmakla kusura ilişkin istinaf itirazı yerinde görülmemiştir. Kaldı ki davacı yolcu olduğundan kusura etkisi bulunmamaktadır. Yine kaza tespit tutanağında emniyet kemeri belirsiz işaretli olduğundan mahkemece müterafik kusur indirimi uygulanmamış olmasında isabetsizlik görülmemiştir. Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde davacının hatır için taşındığı yönünde iddia ve savunma ileri sürmemiştir. Mahkemece, taşımanın hatır için olduğu değerlendirilerek tazminattan hatır indirimi yapılabilmesi için davalının bu yönde savunma getirmesi ve taşımanın hatır için olup olmadığı, tarafların yakınlığı, varsa hatır için taşımanın kimin arzusu ve ne amaçla yapıldığı gibi olayın özel şartlarını ortaya koyması gerekmektedir. Davalı sigorta şirketinin süresinde dosyaya sunulan cevap dilekçesinde hatır taşıması olduğuna dair iddiası ve savunması olmadığına göre İlk Derece Mahkemesince hatır indirimi yapılmamış olmasında bir isabetsizlik yoktur.Davacı, dava açmadan önce davalı sigorta şirketine başvurmuş olup davalı sigorta şirketi tarafından davacıya 06/02/2018 tarihli ibraname( davacı adına vekili fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak ve açılacak tazminat davasında mahsup edilmek üzere kabul etmiş) uyarınca 16/02/2018 tarihinde 172.686,00 TL ödeme yapılmıştır. Mahkemenin hükme esas aldığı bilirkişi raporunda,( 01/03/2021 tarihli rapor) davacılar için toplam 575.318,29 TL tazminat hesaplanmış ve hesaplanan bu tazminattan, davalının daha önce ödediği bedel güncelleme yapılarak ve kalan limite göre garameten paylaştırılarak düşülmüştür. Bilirkişi raporunda ödeme tarihi verileri dikkate alınarak yapılan hesaplama sonucu ödeme yetersiz olduğu tespit edildiğinden KTK'nın 111.maddesi gereğince ibranamenin iptali şartları somut olayda gerçekleşmiştir. Davadan önce parayı alan ve bu dönem zarfında parayı kullanan davacıların sebepsiz zenginleşmesinin önlenebilmesi için davadan önce yapılan ödemelerin hesaplanan tazminattan güncellenerek düşülmesi gerektiğinden hükme esas alınan aktüerya bilirkişi raporunda davadan önce yapılan ödemenin yapıldığı tarih ile zarar hesabının yapıldığı tarih arasında işleyen yasal faizi hesaplanarak güncellenmesi ve güncellenmiş miktarın, tazminat miktarından mahsup edilmesi suretiyle yapılan hesaplamaya göre karar verilmiş olmasında usul ve yasaya aykırılık yoktur (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 23.10.2017 tarih, 2016/ 9924 E. ve 2017/9413 K. sayılı kararı). Ayrıca hükme esas bilirkişi raporunda desteğin anne babasının payı da göz önüne alınarak hesaplama yapılmış olmakla bu yöndeki istinaf itirazı da yerinde görülmemiştir.Hükme esas alınan ve dosyada mevcut raporları hazırlayan bilirkişinin uzmanlık alanları arasında aktüer uzmanlığı bulunduğundan ve raporlarda desteğin maaş bordrosuna göre aldığı ücretin asgari ücrete oranlamasına göre hesaplama yapılmış olduğundan buna ilişkin istinaf itirazlarının da reddi gerekmiştir.Yargıtay 17. (kapatılan) ve 4. Hukuk Dairelerinin Anayasa Mahkemesinin 17/07/2020 tarih, 2019/40 Esas ve 2020/40 Karar sayılı iptal kararı sonrasında vermiş olduğu güncel kararları gereğince tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosu uygulanacak, bilinmeyen (işleyecek) devre bakımından da "progresif rant" formülü kullanılarak tazminatın hesaplanması gerekecektir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2022/6135 E. ve 2022/10604 K., 2021/16078 E. ve 2022/10550 K., 2021/13398 E. ve 2022/10498 K.,Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2020/2598 E. ve 2021/34 K., 2019/3713 E. ve 2020/2420 K. sayılı kararları). Anayasa Mahkemesi iptal kararı gereğince genel şartlarda belirtilen 1,8 teknik faiz esas alınarak hesaplama yapılması olanaklı olmadığından, bu hususa değinen istinaf talebi yerinde değildir. Ancak hükme esas 01/03/2021 tarihli ek raporda PMF yaşam tablosuna göre bakiye ömür süresi belirlenmesi doğru olmamış ise de, istinaf eden davalı sigorta şirketinin davadan önce ödemede bulunduğu, hesaplanan tazminatın kalan limitin çok üstünde olduğundan, kalan limite göre bu davalı yönünden garameten yapılan hesaplamadaki miktara hükmedilmiş olmakla ve TRH 2010 Yaşam tablosuna göre yaşam süresi daha uzun olduğundan sonuç itibariyle bu yöndeki itirazı yerinde görülmemiştir. Yine kaza tarihine göre davacıların yaşam sürelerinin belirlenmiş olmasında da usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır.KTK'nın 99.maddesine göre, ZMSS Genel Şartları ile belirlenen belgeler ile birlikte sigorta kuruluşuna başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü içinde sigortacının tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüdün gerçekleştiği ve davalının temerrüt faizinden sorumlu olduğunun kabulü gerekir.Somut olayda; davacı tarafından dosyaya sunulan, davalı sigorta şirketinin hasar görüntüleme ekran çıktısı örneğine göre, davalıya 28/04/2017 tarihinde başvuruda bulunulmuş olup bu tarihten sonraki 8. işgününün sonu olan 09/05/2017 itibariyle davalı sigorta şirketi temerrüde düşmüştür. Sigortacı yönünden bu tarihten itibaren temerrüt faizine hükmedilmiş olmasında isabetsizlik bulunmadığından istinaf talebi yerinde değildir.İhtiyari dava arkadaşı olan davacıların her birinin ayrı ayrı tazminat talebinde bulunmuş olması, her birinin davasının diğerinden bağımsız olması ve aralarında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunanların usul ekonomisi ilkesi dikkate alınarak birlikte dava açtıkları durumda da esasen birden fazla dava olduğu dikkate alınarak her bir davacı yönünden lehine hükmedilen tazminat miktarına göre ayrı ayrı vekalet ücreti verilmesi gerekir (Benzer yönde Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 25/11/2019 tarih, 2017/5605 E.ve 2019/11036 K.sayılı kararı). Bu durumda mahkemece her bir davacı için ayrı ayrı lehlerine vekalet ücretine hükmedilmesinde usul ve yasaya aykırılık görülmemiştir. Yine kabul ve red edilen miktarlara göre harç ve yargılama giderleri hesaplanmış olmakla buna ilişkin itiraz da yerinde değildir.Bu nedenlerle; davalı ... Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davalı ... Şirketi vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 30.465,60 TL harçtan peşin alınan 7.616,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 22.849,20 TL harcın davalı ... Şirketi'nden tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.28/02/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

ZararkarargereğireddineAçılan)istanbulVeTazminatdüşünüldüesastanSebebiylenumarasıCismani(Ölüm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:47:39

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim