İstanbul BAM 9. HD 2021/1850 E. 2024/228 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
bam
2021/1850
2024/228
28 Şubat 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
ESAS NO: 2021/1850
KARAR NO: 2024/228
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: 15/06/2021
NUMARASI: 2017/81 Esas - 2021/428 Karar
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan )
KARAR TARİHİ: 28/02/2024
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: 25/11/2016 tarihinde sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile ... istikametinden Stad kavşağı istikametine seyir halinde iken Altıparmak caddesi istikametine dönüş yapmak istediği esnada yine aynı yönde seyir halinde olan davacının sevk ve idaresindeki ... plakalı araca çarpması neticesinde çift taraflı yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazanın meydana gelmesinde ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın 2918 sayılı KTK' nun 53/1-B ''sola dönüş kuralına riayet etmemek'' kuralını ihlal ettiği kanaatine varıldığını, söz konusu aracın 25/11/2016 tarihinde trafik sigortasının olmaması nedeniyle 2918 sayılı KTK' nın 97.maddesine göre müvekkili adına tazminat taleplerinin karşılanabilmesi amacıyla 17/12/2016 tarihinde ...na başvuru yapılmış ancak davalı ... 15 günlük yasal süre geçmesine rağmen talebi sonuçlandırmadığını, meydana gelen trafik kazası nedeniyle müvekkilinin yaralandığını, bu nedenlerle müvekkilinin bedensel zarara uğraması nedeniyle maddi tazminat tutarı belirlenerek zararın kapsamı belli olduktan sonra miktarı açıklanacak geçici iş göremezlik ve sürekli iş gücü kaybı için 50'şer TL toplam 100 TL tazminatın davalı şirketin sigorta limitini aşmamak üzere temerrüt tarihinden itibaren işletilecek faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Müvekkili kurumun geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadığını, davacının trafik kazası esnasında ... plakalı motosikletle kasksız olarak binmiş olması halinde müterafik kusurlu olduğunun sabit olduğunu, davacı tarafın kazaya sebebiyet veren her iki araç açısından kusurunu ve bunun sonunda bir zararın oluştuğunu ispatlamasının gerektiğini, müvekkilinin sorumluluğunun teminat limiti ve kusur oranı ile sınırlı olduğunu, davacı tarafın avans faizi talep etmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda,"Davanın kısmen kabulü ile, 6.774,44-TL geçici iş göremezlik tazminatının 02/01/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, sürekli iş göremezlik tazminat talebinin reddine," karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili ve davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkilinin yaşanan olay neticesinde vücuduna takılan vida ile yaşamak durumunda olduğunu ve vida takılmış hali ile önceki hali arasında fark görülmemesi anlaşılır bir durum olmadığını, itiraza konu olan raporda müvekkilin maluliyetinin olmaması ve iyileşme süreci hatalı olarak hesaplandığını belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Müvekkili kurumun geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte, söz konusu rapor özürlülük ölçütü sınıflandırması ve özürlülere verilecek sağlık kurulu raporları hakkındaki yönetmelik usulüne uykun alınmadığını, dosya içeriğinden anlaşılacağı üzere davacı motosiklet sürücüsü olup yeterli sürücü belgesi bulunmadığından müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, Adli Tıp Raporunda bulunan arazlara istinaden kask vc dizlik takmadığı anlaşılmış olup kişi kendi kusurundan yararlanamayacağı için indirim yapılması gerektiğini, davacı ile 16 J 5924 plakalı araç sürücüsü ... uzlaşmasından kaynaklı olarak CMK M, 253/19 gereğince davanın reddine karar verilmesini, ...'nın temerrüdü bulunmadığını, kurum temerrüde düşmediğini, bu yüzden de bir an için, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacıların alacağına faiz yürütülemeyeceğini faizin de ancak aleyhine ikame edilen dava tarihinden itibaren yürütülmesi gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Dosya kapsamından, 25/11/2016 günü, saat 22:00 sıralarında, Bursa, Osmangazi, ... Mahallesi'nde, dava dışı sürücü ... yönetiminde, ... caddesi'ni takiben Stadyum kavşağı istikametine doğru seyretmekte iken, adı geçen cadde üzerinde yer alan Stad taksi hizalarına geldiğinde, buradaki Bozkurt Caddesi kavşağından, sola, ... Caddesi'ne doğru dönüş manevrası yapmakta olan, ... plaka numaralı hususi kamyonetle, davacı sürücü yönetiminde bulunan ... plakalı motosiklet ile kavşakta çarpışması ile meydana gelen trafik kazasında davacının yaralanması nedeniyle karşı araçtan tazminat talep edildiği anlaşılmıştır.Yargıtay 17. Hukuk Dairesi genel şartlar değişikliğinden önce ve halen yürürlükte bulunan KTK'nın 98.maddesinin kapsamının belirlenmesi bakımından vermiş olduğu 27/03/2014 tarih, 2013/ 4616 E. ve 2014/4465 K. sayılı kararında; "2918 sayılı Yasa'nın 98. maddesi kapsamında kalan tedavi giderlerinden Sosyal Güvenlik Kurumu, yasa kapsamı dışında kalan bakıcı veya tedaviye bağlı sair giderlerden varsa trafik şirketi yoksa ... ve her iki halde de diğer haksız fiil sorumlularının (işleten ve sürücü gibi) sorumlulukları devam edecektir" yönünde; 14.10.2014 tarih, 2014/ 16455 E. ve 2014/13330 K. sayılı kararında ise "Geçici iş göremezlik zararı bedeni zarar teminatı ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi kapsamında olup, 6111 sayılı yasa uyarınca tedavi gideri kapsamında değerlendirilemez" yönünde karar vermiştir. Bu nedenle davalı vekilinin geçici iş göremezlik tazminatına ilişkin istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerekmiştir (Benzer yönde Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/5305 E. ve 2021/7685 K. sayılı kararı). Yine kazaya karışan araç sigortasız olup davacı vekili, ...na başvurusunu yaptıktan sonra verilen olumsuz yanıt üzerine dava açıldığına göre KTK'nın 97.madddesindeki başvuru koşulu yerine getirildiğinin kabulü ile başvuru tarihinden itibaren 8 gün sonrasının faize başlangıç tarihi olarak kabul edilmesinde usul ve yasaya bir aykırılık görülmemiştir.5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253. maddesinin 19. fıkrasının 5. cümlesi olan "Uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz" bölümü, 18/10/2023 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 26/07/2023 tarih, 2023/43 Esas ve 2023/141 Karar sayılı kararı ile iptal edilmiştir. Anayasa Mahkemesi’nin somut norm denetimi neticesinde verdiği iptal kararlarının Resmi Gazete’de yayımlanması ile sonuç doğuracağı ve bu durumun da bozma kararına uyulmakla meydana gelen usuli müktesep hakkın istisnası olduğu ve uyuşmazlığa dair iptal kararının diğer mahkemelerde derdest olan davalar bakımından da uygulanması gerekir (Yargıtay HGK'nun 16.05.2018 tarih, 2017/20-1121 E.- 2018/1104 K. sayılı kararı, Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 24.06.2020 tarih, 2020/1029 E. - 2020/6255 K. sayılı kararı). Bu açıklamalar çerçevesinde Anayasa Mahkemesinin26/07/2023 tarih, 2023/43 Esas ve 2023/141 Karar sayılı iptal kararının Dairemiz içinde bağlayıcı olduğunun, somut norm denetimi içerdiğinden istinaf aşamasında bulunan ve henüz kesinleşmeyen eldeki uyuşmazlık bakımından da uygulanması gerektiğinin kabulü gerekir. Bu bağlamda yapılan değerlendirmeye göre de CMK'nın 253/19 fıkrasının 5. cümlesi olan "Uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz" hükmünün iptali nedeniyle uzlaşma sağlansa bile tazminat davası açılabileceğinden aksi yöndeki davalı vekili istinaf talebi yerinde görülmemiştir. Kaza tespit tutanağında her iki sürücünün de ehliyet numaraları yazılmış ancak koruyucu ekipman ile ilgili belirtmede bulunulmadığından müterafik kusura ilişkin davalı vekili itirazı da yerinde değildir.Trafik kazası nedeniyle açılan tazminat davalarında maluliyete ilişkin alınacak raporların nasıl düzenleneceğine ilişkin ne Karayolları Trafik Kanun’un da ne de Türk Borçlar Kanun’unda düzenleme yapılmamış, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin içtihatları ile kaza tarihine göre dönemsel olarak uygulanması gereken Yönetmelikler açıklanmıştır. Buna göre maluliyete ilişkin alınacak raporların, 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik'i, 01/09/2013 tarihi ile 01/06/2015 tarihleri arasında sonrada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmelik'i, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonrada Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. (Yargıtay 4.Hukuk Dairesinin 2021/12907 E. ve 2022/6237 K., 2021/12288 E. ve 2022/6235 K., 2021/11515 E. ve 2022/5238 K. sayılı kararları). Somut uyuşmazlıkta mahkemece tazminatın belirlenmesinde kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre ATK tarafından düzenlenen maluliyet raporunda mevcut tıbbi belgeler incelenerek davacı vekilinin maluliyet raporuna itirazında ve istinaf dilekçesinde belirttiği; "...sağ femur boynunda operasyon materyali, " bulunduğunun da yazıldığı ve yapılan bu operasyon da değerlendirilerek davacının trafik kazasına bağlı maluliyet durumu ve oranının belirlendiği anlaşılmakla davacı vekilinin bu yöndeki istinaf itirazı yerinde görülmemiştir. Bu nedenlerle; davacı vekili ile davalı vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davacı vekili ile davalı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-a-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, b-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 462,76 TL harçtan peşin alınan 174,99 TL harcın mahsubu ile bakiye 287,77 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.28/02/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:47:39