Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
bam
2024/2018
2024/1638
9 Ekim 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
ESAS NO: 2024/2018
KARAR NO: 2024/1638
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: 22/05/2024
NUMARASI: 2023/764 Esas - 2024/325 Karar
DAVA: Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
KARAR TARİHİ: 09/10/2024
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 13/10/2018 tarihinde Sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen aracın yaya...'e çarpması neticesinde trafik kazası meydana geldiğini, kaza nedeniyle müvekkil ... yaralandığını, ZMMS Poliçesi kapsamında plakası tespit edilemeyen araç ...nın sorumluluğunda olduğunu, müvekkilinin tarafından davalıya başvuru yapılmış olup davalı sigorta şirketi tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını beyanla 50 TL sürekli iş göremezlik, 25 TL sürekli bakıcı gideri, 25 TL tedavi gideri tazminatı olmak üzere şimdilik toplam 100 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacı müvekkile ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından sigorta tahkim komisyonuna aynı kazaya istinaden aynı başvurucu ile ilgili olarak ayrı ayrı iki başvuru talebinde daha bulunulduğunu, başvurularda sigorta tahkim komisyonu tarafından usul yönünden red kararı verildiğini, davacı ... bvtarafından Sigorta Tahkim Komisyonunda ... Başvuru Sayılı dosya çerçevesinde 08/10/2021 tarihli, ... Sayılı kararı ile eldeki dosyada ise başvuran velisi tarafından kazaya neden olan kişi bilindiği halde zamanında tutanak tutulmadığı, şikâyetçi olunmadığı anlaşılmakla, davalıya karşı uyuşmazlığın mahiyeti itibarıyla yerinde inceleme de dahil olmak üzere keşif ve sair usule ait işlemlerin yapılmasını gerektiren bir dava olması sebebiyle, davanın husumet yokluğundan usul yönünden reddine karar verilmiş olduğunu, poliçe teminatına girmeyen geçici iş göremezlik tazminatı, tedavi gideri, bakıcı gideri ve diğer dolaylı zararların tümden reddine, davacının haksız ve mesnetsiz talebinin tümden reddine karar verilmesini talep etmiş ve savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvurulduğunu, Uyuşmazlık Hakem Heyetince; davanın reddine karar verildiğini, daha sonrasında bu karara itiraz ettiklerini ve İtiraz Hakem Heyetince de aynı gerekçelerle itirazlarının reddedildiğini, Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvuru hukuk uyuşmazlıklarında alternatif bir çözüm yolu olup komisyonda genel mahkemelere göre daha sınırlı bir incelemeyle karar verildiğini, söz konusu başvurularının da yine komisyonunun sınırlı inceleme alanı içerisinde delillerin yetersiz kalması nedeniyle reddedildiğini, oysa genel mahkemelerin inceleme alanı daha geniş olup taraflarca sunulamayan delillerin dahi mahkeme kararıyla temin edilebildiğini, Sigorta Tahkim Komisyonunca verilen kararın bir nevi el çekme kararı niteliğinde olduğunu, dolayısıyla tahkim komisyonu tarafından esasa ilişkin inceleme yapılamadan verilmiş olan ret kararının genel mahkemelerde açılan dava açısından bir bağlayıcılığının olmadığını, tahkimin incelemesinin yetersiz kalması nedeniyle başvurularının reddedilmesinin genel mahkemede dava açma haklarını engellemeyeceğini, söz konusu dava ile mahkemece araştırma yapıldığı takdirde söz konusu trafik kazasının ispatlanmasının mümkün olacağını belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Dosya kapsamından, 13/10/2018 tarihinde sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen aracın yaya ...'e çarpması neticesinde trafik kazası meydana geldiği iddiası ile yaralanan ...için sürekli iş göremezlik, sürekli bakıcı gideri, tedavi gideri tazminatı talep edilmiştir. HMK'nın 303/1. maddesine göre, bir davaya ait şekli anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir. Konuya ilişkin Yargıtay HGK'nun 2019/(7)9-759 Esas ve 2021/1663 Karar sayılı kararında " Kesin hüküm, hükmü veren mahkeme de dâhil bütün mahkemeleri bağlar. Daha açık bir şekilde ifade etmek gerekirse mahkemeler aynı konuda, aynı dava sebebine dayanarak, aynı taraflar hakkında verilmiş olan hüküm ile bağlıdırlar; aynı uyuşmazlığı bir daha (yeniden) inceleyemezler; bu haliyle kesin hüküm bir def’i değil itirazdır. Bu bağlılık kural olarak hüküm fıkrasına münhasırdır ve gerekçeye sirayet etmez. Ancak gerekçe hükme ulaşmak için mahkemece yapılan hukukî ve mantıki tahlil ve istidlallerden (delillerden yargıya varma) ibaret kalmayıp, hüküm fıkrası ile ayrılması imkânsız bir bağlılık içinde bulunuyor ise istisnaen bu kısmın da kesin hükme dahil olduğunu kabul etmek gerekir. Hangi gerekçenin hüküm fıkrasına sıkı sıkıya bağlı olduğu her olayın özelliğine göre belirlenir. (HGK'nın 06.05.2018 tarihli ve 2017/19-1628 E.-2018/1098 K. sayılı kararı) Maddi anlamda kesin hükmün amacı da bu hali ile mahkeme kararlarına güvenilmesini ve uyulmasını sağlamak, taraflar arasındaki uyuşmazlığı kararın maddi anlamda kesinleştiği andan itibaren geleceğe yönelik olarak sona erdirmek ve nihayet çelişkili kararlar verilmesini önleyerek toplum hayatında hukukî istikrar ve güvenliği tesis etmektir." açıklamasına yer verilmiştir. Somut uyuşmazlıkta davacı tarafından eldeki davanın açıldığı 01/12/2023 tarihinden önce, sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı ilişkin olarak davalı ...'na karşı 09/08/2021 tarihinde Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvurulduğu, Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından 08/10/2021 tarih ... sayılı karar ile uyuşmazlığın mahiyeti ve davalı ...nın sorumluluk alanı itibariyle davanın tahkimde görülemeyeceği, bu kapsamda başvurunun husumet yokluğundan reddine karar verildiği ve karara itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyeti'nin 02/03/2022 tarih 2022/İHK-10320 karar sayılı kararı ile itirazın reddine karar verildiği görülmektedir. Somut olayda, kesin hüküm oluşturduğu iddia edilen Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından 08/10/2021 tarih K-2021/145788 sayılı karar uyuşmazlığın mahiyeti ve davalı ...nın sorumluluk alanı itibariyle davanın tahkimde görülemeyeceği gerekçesi ile reddine karar verildiğinden, karar kesin hüküm sonuçlarını doğurmayacağından başka bir ifadeyle maddi hukuk bakımından dava mevcut kabul edilmeyeceğinden Mahkemece, davanın esastan incelenmesi gerekirken, daha önceden kesin hükme bağlanmış olmasının, dava şartlarından olduğu gerekçesi ile davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine dair karar verilmesi doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana iadesine, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.09/10/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:15