SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/2003

Karar No

2024/1636

Karar Tarihi

9 Ekim 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

9.HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

ESAS NO: 2024/2003

KARAR NO: 2024/1636

İNCELENEN DOSYANIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

KARAR TARİHİ: 23/11/2023

NUMARASI: 2022/599 Esas - 2023/883 Karar

DAVA: Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ: 09/10/2024

Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait olan ... plaka sayılı 2017 model ... marka araç, 05.02.2022 günü, saat 22.00 sularında, müvekkilinin ... mahallesi ... Sokak No: ... Yenibosna/İstanbul adresindeki binanın önüne park etiğini, müvekkili 06.02.2022 günü sabah saat 10.00 sularında aracının yerinde olmadığını gördüğünü, müvekkili aynı gün ... Polis Merkezine müracaat ederek suç duyurusunda bulunduğunu, şikayetçi olduğunu, çalınan aracın yedek kontak anahtarının mevcut olmadığını, mevcut olan bir adet kontak anahtarın müvekkilinde bulunduğunu, GPS sistemi bulunmayan aracın ne şekilde çalınmış olduğu hakkında davacının herhangi bir bilgisinin olmadığını, hırsızlık sonucu çalınan araç ... poliçe numarası ile davalı sigorta şirketi tarafından ‘Bireysel Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi’ sigortalandığını, hırsızlık olayında müvekkiline ait bulunan ... plaka sayılı aracın çalınması sonucu, müvekkili aracın kaskolu bulunduğu davalı sigorta şirketine, hasar ihbarında bulunduğunu, H.M.K 107.madde uyarınca belirsiz alacak davası olarak görülmesini, aracın çalınması nedeniyle oluşan zararın tazmini için ileride dava değerini belirlemek üzere şimdilik 100,00 TL alacağın davalı taraftan alınarak davacıya verilmesini, yargılama aşamasında ortaya çıkacak olan fazlaya ilişkin tüm hak ve alacakları dava ve talep haklarının saklı tutulmasını talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; belirsiz alacak davası açılmasında hukuki menfaat bulunmadığından davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili sigorta şirketi teminat dışında kalan bir durumdan dolayı davacıya ait aracın kasko bedelini ödemekle yükümlü olmadığını, ticari işlerde uygulanacak faiz işletilmesini talebinin de kabulünün mümkün olmadığını, uyuşmazlık konusu alacak haksız fiilden kaynaklandığını, haksız fiillerden doğan alacaklara yasal faiz işletilmesinin gerektiğini, öncelikle usule ilişkin itirazlarının kabulü ile davanın usulden reddini, usulden ret kararı verilmediği takdirde, haksız, mesnetsiz, yasal mevzuata, hukuka ve hukukun genel ilkelerine aykırı olarak açılmış olan davanın esastan reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davacının davasının sübut bulmadığından reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Sigorta poliçesindeki genel ve özel şartların ortaya çıkarabileceği hukuki sonuçların tereddüte yer bırakmayacak şekilde açıklanması gerektiğini, Türkiye'de yapılan ikinci el araç alım satımı noter işlemleri sırasında aracın yedek anahtarlarının bulunup bulunmadığı sorulmamakta ve satış evrakına bununla ilgili bir beyan yazılmamakta olduğunu, bu eksikliğin vatandaşın aleyhine hukuki bir durum oluşturacağı ile ilgili bir algı olmadığını, poliçenin düzenlenmesi sırasında sigortacının vatandaşı açıkça uyarması ve bilgilendirmesi halinde vatandaşın sorumluluğuna gidilebileceğini, bilgilendirme yükümlülüğünü yerine getirmeyen sigortalının kendi kusurundan kaynaklanan bir durumdan fayda sağlamasının hukuka aykırı olduğunu, bilirkişi raporuna dayanarak immobilizer aracın asıl anahtar olmadan çalıştırılamayacağı tespitinin eksik olduğunu, immobilizer sistemler konusunda uzman teknik bilirkişi tarafından düzenlenecek bir raporla tereddüte yer bırakmayacak şekilde netleştirilmesi gerektiğini, bilirkişi raporundaki eksik incelemeye bu tespite dayanılarak, aracın asıl anahtarla hırsızlandığının kabulü ve sigortalınında yedek anahtarı teslim edememesi nedeni ile teminat harici olduğunun kabulünün hukuka aykırı olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, kasko poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. HMK'nın 1.maddesine göre göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir. HMK'nın 114/1-c bendi ile mahkemenin görevli olması dava şartı olarak kabul edilmiş olup 115/1. maddesine göre de mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Dava tarihi itibarı ile yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK' nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; bu Kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır. 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar asliye ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Aynı Kanun'un 5/3. maddesi ile " Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır." hükmü getirilerek asliye ticaret mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisi haline getirilmiştir. 28.11.2013 tarihli Resmî Gazetede yayımlanan ve 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun (TKHK) 2. maddesinde Kanunun kapsamı “Bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar” şeklinde açıklanmıştır. Kanunun “tanımlar” başlıklı 3. maddesinin (l) bendinde ise tüketici işlemi, “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukukî işlemi ifade eder” biçiminde tanımlanmıştır. 6502 sayılı TKHK'nın 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesi görevli kılınmıştır. Bir hukuki işlemin 6502 sayılı Kanun kapsamında kaldığının kabul edilmesi için Kanunun amacı içerisinde yukarıda tanımı verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta davalı sigorta şirketi ile sigortacısı olan davacı arasında ... plakalı otomobil için Kasko Sigorta Poliçesi düzenlenmiştir. Davalı tacir olmakla birlikte davacı gerçek kişi olup sigorta sözleşmesine konu araçta ticari vasıfta olmadığından açılan dava TTK'nın 4/1. maddesinde açıklandığı şekilde ticari dava niteliğinde değildir. Davacı gerçek kişiler, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 3.maddesinin k bendi kapsamında tüketici olduğundan ihtilafın çözümünde Tüketici Mahkemesi görevlidir. Bu nedenlerle davanın Tüketici Mahkemesinde görülmesi için görevsizlik kararı verilmesi gerekirken bu husus göz ardı edilerek davanın esası hakkında yargılama yapılarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olduğundan mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a/3. ve 355. maddesi gereğince kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.

KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/3. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 2-Dosyanın, yukarıda belirtildiği şekilde işlem yapılarak yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana iadesine 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.09/10/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

karargereğiSigorta(ÖzelSözleşmesindenistanbulkaldırılmasınaTazminatdüşünüldüKaynaklanan)numarası

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:15

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim