Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
bam
2024/1567
2024/1526
20 Eylül 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
ESAS NO: 2024/1567
KARAR NO: 2024/1526
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
KARAR TARİHİ: 19/12/2023
NUMARASI: 2022/452 Esas - 2023/1038 Karar
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)
KARAR TARİHİ: 20/09/2024
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 10/07/2020 tarihinde, sürücü ...'ün sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı kamyonet ile kaza mahalline geldiği esnada aracın sol arka lastiğinin patlaması neticesinde aracın direksiyon hakimiyetini kaybetmesi ve yoldan çıkarak takla atması sonucu yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, ... plaka sayılı araçta yolcu konumunda bulunan davacının kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmadığını, dava konusu trafik kazasına sebebiyet veren ... plakalı aracın kaza tarihi itibariyle ... Sigorta A.Ş. nezdinde ZMMS Poliçesi ile sigortalı olduğunu belirterek ...'ın yaralanması nedeniyle geçici ve sürekli iş göremezliği sebebiyle şimdilik 100.000,00-TL bakiye maddi tazminatın ve tedavi süresince bakım ihtiyacı doğduğundan şimdilik 1.000,00-TL bakiye bakıcı gideri tazminatının, kaza tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu kazaya karıştığı ifade edilen ... plakalı aracın ZMMS Poliçesi kapsamında müvekkili şirket ancak sigortalısının kusuru oranında ve ancak teminat limitleriyle sorumlu olduğunu, daha öncesinde davacı ...' ın ihtiyari arabulucuğa başvurması neticesinde ZMMS sigortacısı olan müvekkili şirket ile anlaşma sağlanmış olup 129.000,00-TL tazminat ödemesi yapıldığını, işbu anlaşma neticesinde davacı ... maluliyete ilişkin tüm maddi tazminat haklarından feragat ettiğini belirterek davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın HUAK 18/5 maddesi gereğince reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dosya kapsamında eksik inceleme sonucunda karar verildiğini, müvekkiline yapılan ödemenin yetersiz, eksik ve müvekkilinin zararlarını karşılamaktan uzak olması sebebiyle bakiye kalan değer kaybı tazminatı yönünden bakiye maddi tazminat başvurusunun yapılmasının zorunlu olduğunu, mahkemece yapılan ödemenin yetersizliğine ilişkin araştırma yapılmaksızın bu şekilde davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, işbu kararın kaldırılması gerektiğini, anlaşma ile müvekkiline yapılan ödemenin 129.000,00 TL olup ödemenin yetersiz olduğunu, anlaşma sonrasında müvekkilinin maluliyetinin arttığını, dolayısıyla işbu davanın açılması zorunluluğunun hasıl olduğunu, zira mahkemece müvekkilinin maluliyetine ilişkin rapor alındığında ve anlaşma tarihine göre hesaplama yapıldığında ödemelerin KTK'nın 111. Maddesi gereğince yetersiz olduğu ve müvekkilin maluliyetinin arttığının subuta ereceğini gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Dosya kapsamından 10/07/2020 tarihinde, dava dışı sürücü ...'ün sevk ve idaresindeki davalı sigorta şirketine ZMMS poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın tek taraflı olarak kaza yapması nedeniyle araçta yolcu olan davacının yaralandığı ve davacının bu yaralanması nedeni maddi tazminat talep ettiği anlaşılmıştır.2918 sayılı KTK’nin "sorumluluğa ilişkin anlaşmalar" başlığını taşıyan 111. maddesi gereği, “Karayolları Trafik Kanunu ile öngörülen hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmalar geçersizdir. Tazminat miktarlarına ilişkin olup da, yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebilir”. Bu madde hükmü gereğince, tazminat miktarlarına ilişkin olup da yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten itibaren 2 yıl içinde iptal edilebilirler. Yasadaki bu hükmünden yararlanmak için ibra belgesinin iptalinin açıkça ve ayrıca istenmesine gerek olmayıp, dava sırasında bu husus ileri sürülebileceği gibi, yapıldığı tarihten itibaren 2 yıl içinde hükümlerinin kabul edilmediğine ilişkin bir irade açıklaması da yeterlidir. Yasada belirtilen 2 yıllık süre hak düşürücü süre olup, mahkemece res'en dikkate alınması gerekir. Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri hususlarda arabuluculuğa başvurarak uyuşmazlığı çözmeleri mümkündür. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/4. maddesinde; "Taraflar ve avukatları ile arabulucunun birlikte imzaladıkları anlaşma belgesi, icra edilebilirlik şerhi aranmaksızın ilam niteliğinde belge sayılır." denildiği, aynı maddenin 5. fıkrasında "Arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde, üzerinde anlaşılan hususlar hakkında taraflarca dava açılamaz." şeklinde belirtilmiştir. 18/5. maddesinde ise "Arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde, üzerinde anlaşılan hususlar hakkında taraflarca dava açılamaz" düzenlemesi getirilmiştir. Buna göre arabuluculuk faaliyeti sonunda imzalanan anlaşma belgesinin taraflar için bağlayıcı olacağı ve dava açma yasağı teşkil edeceği, arabuluculuk anlaşmasının usul hukukuna ilişkin bir sözleşme olduğu ve ilam gücünde ve doğrudan icra kabiliyetine sahip olduğu kabul edilmiştir. 6325 sayılı HUAK gereğince düzenlenen arabuluculuk anlaşma belgesinin koşulları ve sonuçları 6325 sayılı HUAK hükümlerine tabii olup taraflar arasında yapılan ve borcu sona erdiren "sorumluluğa ilişkin anlaşma" niteliğinde olmadığından KTK'nın 111. maddesi gereğince iptali mümkün değildir. Somut uyuşmazlıkta; 28/12/2020 tarihli İhtiyari Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Anlaşma Belgesi içeriğine göre taraflar 10/07/2020 gerçekleşen trafik kazası nedeniyle davacının uğradığı bedensel zararlardan dolayı karşılıklı olarak mutabık kalarak 129.000,00 TL maddi tazminat ödenmesi konusunda anlaşmış ve arabuluculuk son tutanağı düzenlenerek imza altına alınmıştır. Açılan dava da sunulan dava dilekçesinde bakiye tazminat talep edildiği yazılmış, davacının maluliyetinin arttığı ve artan maluliyet nedeniyle maddi tazminat talep edildiği belirtilerek açıkça artan maluliyet nedeniyle tazminat talebinde de bulunulmamıştır.Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, kararın gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre; dava dilekçesinde artan maluliyete ilişkin bir talep olmaması, davacı ile davalı sigorta şirketi arasında davalı sigorta şirketine ZMMS poliçesi ile sigortalı ... plakalı kusuru ile 10/07/2020 tarihinde gerçekleşen trafik kazasında davacının yaralanması nedeniyle tazminat talebi için ihtiyari arabuluculuk yoluna başvurularak arabuculuk son tutanağı (ihtiyari arabuluculuk) ile anlaşma sağlanmış olması nedeniyle HUAK 18/5. maddesi gereğince davacının davalı sigorta şirketinden tazminat talebinde bulunması olanaklı olmadığından İlk Derece Mahkemesince yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş olmasında isabetsizlik bulunmamaktadır. Bu nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davacı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.20/09/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:15