Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
bam
2024/1470
2024/1517
20 Eylül 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
ESAS NO: 2024/1470
KARAR NO: 2024/1517
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: 22/04/2024
NUMARASI: 2024/85 Esas - 2024/280 Karar
DAVA: Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 20/09/2024
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davaya ve takibe konu 01.07.2022 tarihli kazaya ilişkin İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının dosyası ile soruşturma yürütülmekte olduğunu, ilgili soruşturma dosyasında gerek müvekkili davacının, gerek kazaya tanıklık eden şahısların gerekse de kazaya sebebiyet veren dava dışı şahsın kollukta ve savcılıkta vermiş oldukları ifadeler incelendiği takdirde aslen araç sürücüsünün müvekkili olmadığını ve söz konusu rücunun da tarafı olmadığının anlaşılacağını, davalı şirketçe müvekkili aleyhine 12.10.2022 tarihinde meydana gelen kaza neticesinde ödemiş olduğu tutarların rücu edilmesi maksadıyla İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasından icra takibi başlattığını, takibin haksız olduğunu, müvekkilinin böyle bir borcu bulunmadığın belirterek İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasında müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ile takibin iptaline, icra dosyasında davalı tarafından tahsilat yapılması durumunda (yapılan tahsilatlar yönünden de) davanın istirdat davası şeklinde devamına ve istirdat edilecek meblağa tahsilat tarihi itibariyle en yüksek banka mevduat faizinin uygulanmasına, davaya konu icra takibinin kötü niyetli olarak başlatılması nedeniyle %20'den aşağı olmamak kaydıyla hükmedilecek kötü niyet tazminatının davalıdan tahsiliyle müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;dava açılmadan önce dava şartı arabuluculuk başvurusu yapılmadığından davanın usulden reddi gerektiğini, yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, dava dışı ...'e ait ... plakalı aracın, davacı ... sevk ve idaresindeyken ... plakalı araç ile 01.07.2022 tarihinde kazaya karıştığını, işbu kazanın meydana gelmesine sürücü ... %100 oranda asli kusurlu olarak sebebiyet verdiğini, davacı ...'in kaza tarihinde geçerli ve yeterli bir sürücü belgesine sahip olmamasına ve alkollü olmasına rağmen araç kullandığını, bu nedenle davacı işbu kazada ağır kusurlu olduğunu, davacının ağır kusuru ile zarar verdiği araç için müvekkili şirket tarafından 21.09.2022 tarihinde 100.000-TL, 12.10.2022 tarihinde 6.423,64-TL ve 21.09.2022 tarihinde 66.025,00-TL miktarlarındaki hasar ödemeleri yapıldığını, müvekkili şirketin yapmış olduğu ödemelerin, kazanın meydana gelmesinde kusurlu olan ve kaza tarihinde hem ehliyetsiz hem de alkollü araç kullanan davacıdan ve araç malikinden, ödeme tarihlerinden itibaren işleyen avans faiziyle birlikte rücuen tahsili amacıyla İstanbul ... İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 2022/135819 Sor. numaralı dosya ile yürütülen soruşturmanın henüz tamamlanmadığın, davacının işbu davayı açmasında hukuki yararı da bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "TTK 5a/1, HMK 114/2, 115/2 Maddeleri gereği dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurma dava şartı yerine getirilmediğinden davanın usulden reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Huzurdaki davada her ne kadar arabuluculuk dava şartı, dava açıldığı esnada mevcut değilse de bu eksikliğir ilk derece mahkemesince davanın esasına girmesinden önce farkedilmiş ve bu noksanlık giderilerek arabuluculuk başvurusunun yapıldığını, ilgili arabuluculuk görüşmeleri anlaşmama şeklinde sonuçlanmış olup bu hususun 22.04.2024 tarihli duruşmada da açıkça beyan edildiğini, başlangıçtaki dava şartı noksanlığından dolayı davanın usulden reddedilmemesi gerektiği hususunun açıkça hüküm altına alındığını belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere yapılan inceleme sonucunda: Dava, davacı sigorta şirketi tarafından ZMMS sigorta poliçesine istinaden sigortalısına ödenen tazminatın TTK'nın 1472. maddesi gereği davacı sürücüden rücuan tahsili için başlatılan ve kesinleşen ilamsız icra takibinden dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkin olup İlk Derece Mahkemesince davanın 6325 sayılı Yasa'nın 18/A maddesi uyarınca davadan önce arabuluculuğa başvurulmamış olması sebebiyle özel dava şartının yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir. Türk Ticaret Kanunu'nun 5A/1 maddesine göre "Bu Kanunun 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.". 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na (HUAK) "Dava Şartı Olarak Arabuluculuk" başlığı ile eklenen 18/A maddesinin 2. fıkrasında; "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." düzenlemesi getirilmiştir. Bu yasal düzenlemeler gereğince 01/01/2019 tarihinden sonra konusu bir miktar paranın ödenmesi talebi ile açılan ticari davalarda dava açılmadan önce uyuşmazlıkla ilgili arabulucuya başvurup anlaşılamaması halinde son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin dava dilekçesine eklenmesi zorunludur. Somut olayda, ZMMS sigortacısı olan davalı bakımından arabulucuya başvuru yapılmaksızın dava açıldığı anlaşılmaktadır. 6325 sayılı HUAK'nın 18/A maddesinin 2. fıkrasına göre dava açılmadan önce arabulucuya başvurup anlaşamama tutanağının aslının veya onaylı örneğinin dava dilekçesine eklenmesi zorunlu olduğu halde davanın arabulucuya başvuru yapılmadan doğrudan açılmış olması nedeniyle İlk Derece Mahkemesince tensip 2 nolu ara kararı ile davacı vekiline 6325 sayılı HUAK 18/A. 2. fıkrası gereğince arabuluculuk son tutanağını bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması konusunda mehil verilmiş olup, tensip zaptı davacı vekiline 13/02/2024 tarihinde tebliğ edilmiş, davacı vekili 13/03/2024 tarihinde arabuluculuk başvurusu yapmış ve bu başvuruya ilişkin evrakları dosyaya sunmuştur. Bu halde davalı Sigorta Şirketi yönünden zorunlu dava şartı arabuluculuk koşulu yerine getirilmediğinden ve 6325 sayılı Kanun'un ek 18/A/2. fıkrası gereğince davanın usulden red kararı verilmiş olmasında usul ve yasaya aykırılık yoktur. Bu nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davacı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Peşin alınan harç yeterli olduğundan başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.20/09/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:15