Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
bam
2024/403
2024/1370
11 Eylül 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
ESAS NO: 2024/403
KARAR NO: 2024/1370
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: 21/11/2023
NUMARASI: 2021/714 Esas - 2023/892 Karar
DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eyl.Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
KARAR TARİHİ: 11/09/2024
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; İstanbul ilinde 08.03.2019 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde, yaralanan ...’a 27.11.2019 tarihinde 18.580,00TL tazminat ödendiğini, davalılardan ...'in diğer davalı ... Kargo Şirketinde çalışan olduğunu, mezkur yaralanmanın ...'in mesaisi içinde ve görevini ifa ederken meydana geldiğini, TBK'nın 66.maddesi gereğince davalı ... Kargo Şirketi'nin, "özen sorumluluğu" çerçevesinde "adam çalıştıranın sorumluluğu" bulunması nedeni ile meydana gelen zararı karşılamakla yükümlü olduğunu, kazaya sebep olan plakasız aracın, kaza tarihinde geçerli bir Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası bulunmadığını, ...nın ödenen tazminat miktarının tahsili amacı ile sigortası bulunmayan araç maliki ve kazaya karışan sürücüsüne, ... Yönetmeliği'nin 17/2.maddesi gereğince rücu etme hakkına sahip olduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına, takipteki şartlarla faize hükmedilmesini, davalının %20’ den aşağı olmamak üzere icra inkar - kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Kargo A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı ...’in müvekkilinin şirketin çalışanı olmayıp sürücünün kusuru nedeniyle müvekkiline herhangi bir sorumluluk atfedilmeyeceğinden davanın husumet yokluğundan reddi gerektiğini, diğer davalının müvekkili şirket acentesinin çalışanı olup acente tarafından istihdam edilen personelin işvereni sadece acente olduğundan müvekkilinin acentenin işçilerine karşı işveren sıfatı bulunmadığını, kazayı gerçekleştiren ...'in asıl işvereninin müvekkili şirket olmadığı sigorta kayıtlarından ve mahkemece yapılacak diğer tespitlerle açıkça görüleceğini, müvekkili şirket yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, dava dışı ...'ın iddiaları doğrultusunda savcılık tarafından başlatılan soruşturma dosyasında tarafların uzlaşması sonucunda kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, davaya karışan aracın elektrikli motor olması nedeniyle plaka takma zorunluluğunun bulunmadığı, ZMMS zorunluluğu bulunmadığını dolayısıyla 50 cc altındaki elektrikli motorlu bisikletli araçların sebebiyet verdiği zararlar için ... dahil sigorta şirketlerin sorumluluğu bulunmadığını belirterek davanın reddi ile davacının % 20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; davaya konu icra takibi başlatılmadan önce ... nolu uzlaştırma toplantısında tarafına teklif edilen 7.000,00 TL ödemenin tarafınca kabul edilerek 7.000,00 TL ödemeyi yaptığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davacı tarafça, davalılara karşı açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; meydana gelen trafik kazası neticesinde yaralanan ...’a 27/11/2019 tarihinde 18.580,00TL tazminat ödendiğini, davalının sorumluluğunun kaynağının da araç maliki olduğunu, müvekkili kurumun usule ve yasaya uygun olarak sorumlu olduğu şekilde ödemeleri yerine getirdiğini, kazaya sebep olan aracın "tripotör" olarak geçtiğini, tripotör araçların Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası yaptırma zorunluluğu olduğunu, bilirkişi tarafından 03.08.2023 tarihli raporda, aracın motosikletin silindir hacminin sorulması ardından uzman makine mühendisi bilirkişi marifetiyle inceleme yapılıp araç motor silindir hacmi konusunda rapor alınması ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiğini, müvekkili ...nın, rücuen tazminat alacağına dayanarak, araç maliki ve sürücüsüne karşı yasal işlemler başlatma hakkına sahip olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, itirazın iptali istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Bir rizikonun meydana getirdiği zararın sigorta kapsamına girebilmesi için, o rizikonun motorlu araç tarafından karayolunda meydana getirilmiş olması zorunludur.Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının A.6 maddesi (1) bendinde, "Motorlu bisikletlerin kullanılmasından ileri gelen zararlar" teminat dışı haller içerisinde sayılmıştır. Yine Sigortacılık Kanununun 14. maddesinde, davalı Güvence Hesabının sorumluluğu, Karayolları Trafik Kanunu ve 10.07.2003 tarihli ve 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu ile ihdas edilen zorunlu sorumluluk sigortaları ile bu Kanunla mülga 21.12.1959 tarihli ve 7397 sayılı Sigorta Murakabe Kanunu çerçevesinde ihdas edilmiş olan zorunlu sigortalara ilişkin olarak sınırlı şekilde belirlenmiştir.2918 Sayılı Yasanın 103. maddesinde de “motorsuz taşıtlar ile motorlu bisiklet sürücülerinin” hukuki sorumluluğunun genel hükümlere tabi bulunduğu öngörülmüştür. Karayolları Trafik Kanunu’nun tanımlarla ilgili 3. maddesinde; "Motosiklet: Azami tasarım hızı 45 km/saatten ve/veya silindir kapasitesi 50 santimetreküpten fazla olan sepetli veya sepetsiz iki veya üç tekerlekli motorlu taşıtlar ve net motor gücü 15 kilovatı, net ağırlığı 400 kilogramı, yük taşımacılığında kullanılanlar için ise net ağırlığı 550 kilogramı aşmayan dört tekerlekli motorlu taşıtlardır. Elektrik ile çalışanların net ağırlıklarının hesaplanmasında batarya ağırlıkları dikkate alınmaz. Bunlardan karoseri yük taşıyabilecek şekilde sandıklı veya özel biçimde yapılmış olan ve yolcu taşımalarında kullanılmayan üç tekerlekli motosikletlere yük motosikleti (triportör) denir. Bisiklet: Üzerinde bulunan insanın adale gücü ile pedal veya el ile tekerleği döndürülmek suretiyle hareket eden motorsuz taşıtlardır. Azami sürekli anma gücü 0,25 KW’ı geçmeyen, hızlandıkça gücü düşen ve hızı en fazla 25 km/saate ulaştıktan sonra veya pedal çevrilmeye ara verildikten hemen sonra gücü tamamen kesilen elektrikli bisikletler de bu sınıfa girer. Motorlu bisiklet (Moped): Azami hızı saatte 45 kilometreyi, içten yanmalı motorlu ise silindir hacmi 50 santimetreküpü, elektrik motorlu ise azami sürekli nominal güç çıkışı 4 kilovatı geçmeyen iki veya üç tekerlekli taşıtlar ile aynı özelliklere sahip net ağırlığı 350 kilogramı aşmayan dört tekerlekli motorlu taşıtlardır. Elektrik ile çalışanların net ağırlıklarının hesaplanmasında batarya ağırlıkları dikkate alınmaz." olarak tanımlanmıştır. Bu yasal düzenlemelere göre kazaya karışan aracın, KTK'nın 3. maddesindeki tanıma uyan 50 cc ve üzeri motor silindir hacmine sahip motosiklet olup olmadığının saptanması, kanun kapsamında motorlu araç olmadığı sonucuna ulaşıldığı takdirde davalı ...'nın bu aracın neden olduğu zarardan sorumlu olmadığı gözetilip sonuca ulaşılması gerekmektedir. İlk Derece Mahkemesince aldırılan 04/08/2023 tarihli ek bilirkişi raporunda kazaya konu üç tekerlekli motosikletin benzinli olmadığı, bu nedenle motor hacminin "cc" olarak tespit edilemeyeceğini, motorun elektrikli ve 2 kw olduğu belirtilmiştir. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, kararın gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre; Somut uyuşmazlıkta davalının sorumlu olduğu iddia edilen aracın Karayolları Trafik Kanunu’nun tanımlarla ilgili 3. maddesinde belirtilen, elektrik motorlu bisiklet ve azami sürekli nominal güç çıkışı 4 kilovatı geçmeyen iki veya üç tekerlekli taşıtlardan olduğu anlaşıldığından 2918 Sayılı Yasanın 103. maddesinde de motorsuz taşıtlar ile motorlu bisiklet sürücülerinin hukuki sorumluluğunun genel hükümlere tabi bulunduğu gözetilerek mahkemece husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2021/2357 Esas 2021/9961 Karar sayılı karar ilamı). Bu nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davacı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.11/09/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:32