Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
bam
2024/303
2024/1368
11 Eylül 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
ESAS NO: 2024/303
KARAR NO: 2024/1368
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: 20/11/2023
NUMARASI: 2023/140 Esas - 2023/736 Karar
DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 11/09/2024
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından ...'ya yönelik icra takibi başlatıldığını, senetteki alacaklı ... ile müvekkili davacı arasında ticari bir ilişki bulunmadığını ve müvekkilinin son alacaklıyı tanımadığını, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasıyla alacaklı vekilinin talebiyle dosyada borçlu görünen ...'nın babası olan davacı ... 'ya usulsüz bir şekilde 89/1 - 89/2 - 89/3 haciz ihbarnameleri gönderildiğini, müvekkili ...'nın kendisine gönderilmiş olan haciz ihbarnamelerinin hiçbirinden haberdar olmadığını, söz konusu tebligatlardaki adresin müvekkilli ile ilgisi bulunmadığını, müvekkili ...'nın Zonguldak'ta ikamet etmekte olup ikamet adresinin de Zonguldak olduğunu ancak tebligata bakıldığında teslim alanın iş yeri daimi çalışanı ... olduğunu, tebligatlarda teslim edilen adres olarak gözüken yerin müvekkilinin aile konutu olduğunu, bu durumun alınacak tapu kayıtlarıyla ortaya çıkacağını, ... adlı şahsın varlığından bile haberdar olamayan müvekkiline gönderilen tebligatın işyerinde daimi çalışan adı altında birine tebligat yapılmasının kabul edilemeyeceğini, müvekkilinin bu hacizlerden 18/09/2018 tarihinde aracın muayenesini yaptırmak isterken sigorta şirketinden öğrendiğini, öte yandan müvekkili ile ilgili İstanbul 5. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2018/821 Esas sayılı dosyasıyla başlatılan davada yerel mahkemenin şikayetlerini kabul ederek tebligatı öğrenme tarihini 18/09/2018 olarak belirlediğini, karşı tarafın dosyayı istinafa taşıdığını, akabinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi 2019/613 Esas ve 2019/2243 Karar sayılı ilamı ile, müvekkiline ödeme muhtırası gönderildiğini ve söz konusu muhtıranın, müvekkili tarafından bizzat 19/07/2018 tarihinde tebliğ alındığını ve bu tarihten itibaren 7 günlük dava açma süresinin geçtiğini belirterek yerel mahkeme kararını kaldırdığını ve kesin olarak karar verdiğini ancak söz konusu istinaf kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, kendisine 89/1-2-3 gönderildiği iddia edilen söz konusu adresin müvekkilinin işyeri veya ikamet adresi olmadığını, söz konusu adresin senette alacaklı olarak görünen ...'ın dairesinin yan dairesi olduğunu yani haciz ihbarnamelerinin dosyada görüleceği üzere senette alacaklı olarak görünen ...'ın bizzat kendi adresine yollattığını, yani davalının başından beri amacının hile ile müvekkillerini tuzağa düşürüp, belgede sahtecilik yapmak suretiyle, kendisine borçlu hale getirmek olduğunu, zaten müvekkilinin işyeri adresi olmadığı gibi ... adından herhangi bir çalışanın da olmadığının SGK kayıtlarıyla tespit edildiğini, öte yandan söz konusu hukuki işlemleri yapan avukat ...'nin ise o dönemde İstanbul barosu tarafından yasaklanmış olup, buna rağmen hukuka aykırı olarak usulsüzce işlemleri yürütmeye devam ettiğini belirterek müvekkillerinin borçlu olmadığının tespitine, dava miktarının %20 si tutarında kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda "Davanın hak düşürücü süre sebebiyle usulden reddine, İİK md. 89/3 uyarınca 8.340,00 TL tazminatın davacıdan alınarak davalıya ödenmesine " karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; tebligatın yok hükmünde olduğunu, tebligatın kurucu unsurlarının olmamasından çıkardıklarını, tebligatın 2 kurucu unsuru bulunduğunu, yazılı bildirim ve belgelendirme unsuru olduğunu, tebliği çıkaran merciin muhataba bildirilmesi gereken evrakın, muhataba veya onun adına tebliği kabule yetkili kişilere verilmesi sonucu bilgilendirme unsuru gerçekleşmiş olduğunu, belgelendirme unsuru ise, yazılı bildirimin kanunda öngörüldüğü şekilde yapıldığına dair tutanağın düzenlenmesi ile gerçekleşmiş olduğunu, tebliğ mazbatalı kapalı zarfın arka yüzündeki matbu tutanağın boş kısımlarından ilgili olanlarının kanunda öngörüldüğü şekilde doldurulup tarih yazılarak imzalanması belgelendirme unsurunu meydana getirdiğini, iki unsurun bir araya gelmesi ile de tebliğ işlemi tamamlanmış olacağını, müvekkilinin borçlandırılmasına ilişkin yapılan tebligatların kurucu unsuru olan belgelendirme unsurunun olmaması sebebiyle yok hükmünde olduğunu, tebliğ mazbatalı kapalı zarfın arka yüzündeki matbu tutanağın kanunun öngördüğü şekilde yazılıp imzalandığını gösterir bir belge söz konusu olmadığını, dosya içeriğinde de tebligatın yapıldığını gösterir tebligat parçası da mevcut olmadığını, icra dosyasında müvekkile haciz ihbarnamesi gönderildiğine dair herhangi bir tebligat parçası da bulunmadığını, her nasılsa cebren ve hile ile yapılmaya çalışılan tebligat yok hükmünde olduğundan, müvekkili aleyhine hüküm ve sonuç doğurması mümkün olmadığını belirterek istinaf talep etmiştir. Dava, İİK 89 maddesine dayalı menfi tespit istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. İİK'nın 89. maddesine göre; ikinci ihbarnameye süresi içinde itiraz etmeyen ve zimmetinde sayılan borcu icra dairesine ödemeyen veya yedinde sayılan malı icra dairesine teslim etmeyen üçüncü şahsa on beş gün içinde parayı icra dairesine ödemesi veya yedinde sayılan malı teslim etmesi yahut bu süre içinde menfi tespit davası açması, aksi takdirde zimmetinde sayılan borcu ödemeye veya yedinde sayılan malı teslime zorlanacağı bildirilir. On beş günlük bu süre, hak düşürücü süre olup taraflarca ileri sürülmemiş olsa dahi, yargılamanın her aşamasında mahkemece resen dikkate alınır. Davacı vekili "... mh. ... Pınar cd. No:... k:... d:... Şişli/İST." olduğu belirtilmek suretiyle 89 haciz ihbarnameleri çıkartılan adresin iş yeri adresi olmadığı, aile konutu olarak ikamet ettiği adres olduğu, müvekkilin yanında ... adında bir kişinin çalışmadığını, müvekkilinin iş veren konumunda bulunmadığını, İİK 89/, 2, 3 haciz ihbarnamelerinin usulsüz tebliğ edildiğini, aracına ve gayrimenkulüne haciz konulduğunu, aracına konan haczin 18/09/2018 tarihinde öğrendiğini belirterek ıttıla tarihinin 18/09/2018 tarihi olarak düzeltilmesine karar verilmesi için İstanbul 5. İcra Hukuk Mahkemesine açtığı davanın istinaf incelemesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi tarafından yapılan inceleme ile; "... davacı adına "... mah. ... cd. No:... k:...:' Şişli/İST." adresine 89/1, 89/2 ve 89/3 haciz ihbarnameleri tebliğe çıkartılmış, borç muhtırası ise "... mevki no:... iç kapı no:... Merkez Devrek/ Zonguldak" adresinde bizzat kendisine 19/07/2018 tarihinde tebliğ edilmesi sebebiyle davacı 89/1 haciz ihbarnamesini bu tarihte öğrenmiş olduğu kabul edileceğinden dava 7 günlük süre geçtikten sonra açıldığından, davalının istinaf talebinin HMK 353/1/b/3 md. gereğince kabulü ile mahkeme kararının ortadan kaldırılmasına, davanın süresi içinde açılmadığından reddine..." karar verilmiştir. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, kararın gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre; Somut uyuşmazlıkta, İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyasından üçüncü kişi olarak davacıya İİK'da düzenlenen özel hükümlere göre çıkarılan 89/1.,2.,3. haciz ihbarnameleri tebliği usulsüz olsa dahi 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 32. maddesi gereğince, tebligatın usulsüz olması halinde muhatabı tebliğden haberdar olmuş ise muteber sayılır. Aynı icra dosyasından borç muhtırası "... mevki no:... iç kapı no:... Yağmurca Merkez Devrek/ Zonguldak" adresinde bizzat kendisine 19/07/2018 tarihinde tebliğ edilmiş olduğundan usulsüz tebligatta öğrenme tarihi esas alınması gerektiğinden ve İİK'nın 89/3. maddesinde öngörülen menfi tespit davasının 15 günlük yasal süre geçtikten sonra 23/08/2021 tarihinde dava açıldığı anlaşılmakla İlk Derece Mahkemesince davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmaması nedeni ile reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davacı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.11/09/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:32