Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
bam
2023/2699
2024/1231
11 Temmuz 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
ESAS NO: 2023/2699
KARAR NO: 2024/1231
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
KARAR TARİHİ: 15/02/2023
NUMARASI: 2022/154 Esas - 2023/121 Karar
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)
KARAR TARİHİ: 11/07/2024
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; Davacıların murisinin davalı ... şirketine ait ve ... Şirketi tarafından işletilen otobüste yolcu iken 15/07/2015 tarihinde meydana gelen kaza nedeniyle vefat ettiğini, şoförün tam kusurlu olduğunu, kazaya sebebiyet veren aracın davalı sigorta şirketine zorunlu karayolu taşımacılık sigorta poliçesiyle sigortalı olup davacılardan ...'in ölenin eşi, davacılar ... ve ... yaşlarının küçüklüğü nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kaldıklarını, davalı sigorta şirketi tarafından adı geçen davacılar için 147.785,65 TL destekten yoksun kalma tazminatı ödemesi yapıldığını, murisin ölmeden önce bir şirkette çalışması yanında ayrıca nakliye işiyle de uğraştığını, aylık net 3.100,00 TL kazandığını, davacıların murislerinin ölümü nedeniyle ağır bir acı ve üzüntüye düştüklerini bildirmiş, davacılar ..., ... ve ... için şimdilik 1.000.00'er TL yoksun kalma tazminatının davalı sigorta şirketinin poliçe limiti ile sınırlı olarak tüm davalılardan kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davacı ... için 100.000,00 TL, diğer davacılar için 75.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ...... Şirketi ile ... şirketin'den kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı ıslah dilekçesi ile talebini 777.626,87 TL'ye yükseltmiştir. Davalı ... Sigorta şirketi vekili cevap dilekçesi ile; Kaza yapan aracın müvekkili şirkete Zorunlu Karayolu Taşımacılık Sigorta Poliçesi ve Artan Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, KTK md.97 gereği, dava açmadan önce sigorta şirketine başvuru yapılmasının zorunlu olması yönündeki dava şartının yerine getirilmemiş olması nedeniyle davanın reddinin gerektiğinin, davacılar vekili Av. ...'a ...'ın vefatından dolayı 15/03/2016 tarihinde 147.785,68TL ödeme yapıldığını, bu ödeme gereği müvekkili şirketin sorumluluğunu yerine getirdiğinden davanın reddinin gerektiğini, ölenin biletli yolcu olarak taşındığının kanıtlanmasının zorunlu olduğunu, talep edilen manevi tazminat tutarının fahiş olduğunu, müvekkilinin sorumluluğunun poliçe limiti ve sigortalı araca atfedilebilecek kusur ile sınırlı olduğunu, ticari faiz talep edilmeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ....... Şirketi vekili cevap dilekçesi ile; Kazada müvekkili şirketin kusurunun bulunmadığını, manevi tazminat taleplerinin fahiş olduğunu, davacıların ödeme alıp almadıklarının tespiti gerektiğini, ceza dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı .... Şirketi vekili cevap dilekçesi ile; Aracın sürücüsünün tam kusurlu olmadığını, sigortacı şirket tarafından davacılara 147.785,68 TL ödeme yapıldığını, bu nedenle davacıların tazminat talep edemeyeceklerini, sgk kayıtlarında aylık gelirin 1.300,00 TL olarak gösterilmesi nedeniyle davacıların ölenin 3.100,00 TL geliri bulunduğuna dair iddialarının kabul edilemeyeceğini, davacıların manevi tazminat taleplerinin de yerinde olmadığını, müvekkili şirketin zararın doğmasında hiçbir kusurun bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın kısmen kabulüne" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacılar vekili, davalı ... Sigorta Şirketi vekili ile davalı ... Tur. ... A.Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davaya konu kaza 2015 yılında meydana geldiğini ve aradan geçen 8 yılı aşkın sürede paranın alım gücü ciddi şekilde düştüğünü, hali hazırda davacılar için tayin edilen manevi tazminat bedelleri oldukça düşük kaldığını, müvekkillerin murisinin kazada hiçbir kusuru olmadığıını, Mahkeme tarafından kısmen red edilmesi, reddedilen kısma ilişkin karşı vekalet ücreti ödenmesine karar verilmesi ve bu ücretin de ödenmesi ile ellerine hiçbir şey geçmeyecek olması, hukuka, vicdana, hakkaniyete ve Yargıtay Kararlarına aykırı olup manevi tazminat taleplerin tamamının hüküm altına alınmasına karar verilmesi gerektiğini, davacılar ihtiyari dava arkadaşlığı yaptığını, işbu sebeple de her davacı için vekalet ücreti hesaplaması ayrı ayrı hesaplandığını, davacılar lehine hükmedilen karşı vekalet ücreti kanuna aykırı ve hatalı hesaplandığını, gerekçeli karar hatalı yazıldığını,Yerel Mahkeme tarafından BAM kararı gereği dosyayı ek rapora gönderdiğini ve asgari ücret üzerinden yeni bir hesaplama yapıldığını, Yerel Mahkeme tarafından bu hesaba göre davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, her ne kadar BAM kararında davacıların murisinin asgari ücret üzerinde bir ücret ile çalıştığını ispat edemediği tespit edilse de bu hatalı bir tespit olduğunu, dava dosyasından birçok sendikaya müzekkere yazılarak müvekkillerin murisinin alabileceği emsal ücret araştırıldığını, ... Sendikası ile İnşaat İşçileri Sendikaları tarafından cevap verildiğini, dava dosyasının 22.11.2017 tarihli duruşmasında dinlenen 2 tanık da dava dilekçesinde beyan edilen ücret ile benzer şekilde beyanda bulunduklarını, Çiftlik Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/29 Talimat sayılı dosyasından tanık ... beyanında aşağıdaki şekilde beyanda bulunduğunu, söz konusu tanık muris ile aynı işyerinde çalıştığını, söz konusu tanık işyerinde elden ödeme yapıldığını beyan ettiğini, bordroların gerçek ücreti yansıtmadığını beyan ettiğini, davacıların murisinin ücreti hakkında emsal ücret araştırması ve 3 tanık beyanı mevcut iken BAM tarafından murisin asgari ücretin üzerinde ücret aldığının ispat edilemediği şeklindeki bozma gerekçesinin mesnetsiz olduğunu, Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararları doğrultusunda mahkemece tespit edilen emsal ücretler üzerinden karar verilmesi gerektiğini, buna rağmen asgari ücret üzerinden yapılan hesaba göre karara bağlandığını ve kararın ortadan kaldırılması gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Davalı ... Turizm ... A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; .... San. Tic. Ltd. Şti. ile müvekkil şirket arasında kazaya karışan araç olan ... plakalı araç için taşıma sözleşmesi bulunduğunu, kazaya karışan araç sürücüsü de ... İnş. Oto Nak. Mak. San. Tic. Ltd. Şti. çalışanı olup, otobüsle yurtiçi tarifeli yolcu taşımacılığı yapılması için ilgili şirketin D1 yetki belgesine sahip olması gerektiğini, müvekkil şirket bu belgeyi haiz olduğunu, D1 yetki belgesinin özelliği gereği sözleşmeli araç kaydı yapılabilmekte ve bu kaydın yapılabilmesi için Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın belirlediği niteliklerde bir “kira sözleşmesinin” noter aracılığıyla yapılması gerektiğini, akdedilen sözleşme ile D1 yetki belgesine kaydedilen araçlar ile yurtiçinde yolcu taşımacılığı yapılabilmekte olup kiralayan gerçek veya tüzel kişi, araç içinde çalıştıracağı personele ilişkin her türlü hak ve yükümlülük ile yolcuların taleplerinden sorumlu olduğunu, imzalanan taşıma sözleşmesi uyarınca ruhsat sahibi... Ltd. Şti. adına müvekkil şirketin sahip olduğu D1 yetki belgesine kayıt yapıldığını, bu sayede ... Akaryakıt .... Ltd. Şti. taşımacılık yaparak aracı işletebildiğini, izah edildiği üzere aracın işlete... Ltd. Şti. olup, hesap ve tehlikesi kendine ait olmak üzere araç işletmekte dolayısıyla aracın işletilmesinden doğan külfete de ilgilinin katlanması gerektiğini, meydana gelen kazada davalı şirketin herhangi bir kusur ve sorumluluğu bulunmadığını, davalı şirket yönünden husumet yokluğundan davanın reddi gerektiğini, hükmedilen manevi tazminat miktarı fahiş kaldığını, davalı şirketin avans faizi ile sorumlu tutulması usul ve yasaya aykırı olduğunu, müterafik kusur araştırılmadığını, Türk Borçlar Kanunu 74. maddesi hükmü göz önüne alınarak davalı şirketin kusursuz olması sebebiyle davanın reddi gerektiğini belirterek istinaf talep etmiştir. Davalı ... Sigorta Şirketi vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Yerel Mahkemece verilen ilk karar istinaf sonucu lehe kaldırıldığını, davacı için yalnızca vekalet ücreti açısından kaldırma kararı verildiğini, kaldırma kararı sonrasında usuli müktesep hakka riayet edilmeden ve bozma öncesi durumdan daha aleylerine bir durum yaratılarak aleyhlerine daha fazla tazminata hükmedildiğini, usuli müktesep hak çerçevesinde kaldırma kararı sonrasında ilk karara esas alınan raporun yılındaki asgari ücreti üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, bilirkişi tarafından 2022 yılı asgari ücretine göre hesaplama yapıldığından kaldırma kararı lehine olmasına rağmen aleyhlerine daha yüksek bir tazminata hükmedildiğini, dava dilekçesinde davalı şirketten Artan Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi çerçevesinde herhangi bir talep olmadığının görüleceğini, huzurdaki davada talep davacı yanın gelecekte uğrayacağı müstakbel destek tazminatı zararı olduğunu, gelecekteki bir zarar için bugün faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu, SGK'dan iş kazası nedeniyle ödeme alınıp alınmadığı değerlendirilmediğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Mahkemece ilk verilen hükmün davacılar vekili, davalı ... Sigorta Şirketi vekili ile davalı ... Tur. Seyahat Org. Ve Tic. A.Ş. vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 13/01/2022 tarih, 2019/3466 Esas ve 2022/26 Karar sayılı kararı ile "... açıklanan ve hükmedilen destekten yoksun kalma miktarları bilirkişi raporunda 2. ihtimalde (senaryo) asgari ücretin 2.811,61 katı olarak yapılan hesaplamadaki miktarlar olup, gerekçeli kararın çelişkili olduğu görülmüştür. Kaldı ki destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanmasında, desteğin en son çalıştığını bildirdikleri işyerinden kazadan önce 13/07/2015 tarihinde işten ayrıldığı SGK'dan gelen yazı cevabı ile anlaşıldığı ve davacının asgari ücretin çok üstünde kazanç sağladığını ispat edemediği anlaşılmakla desteğin bilinen son kayıtlı ücretine göre yapılan hesaplamaya göre hüküm kurulması gerekirken, asgari ücretin 2.811,61 katı olarak yapılan hesaplamadaki miktarlara göre hüküm kurulması doğru olmamıştır...Davalı sigorta şirketi davadan önce yapılan ödemenin yeterli olduğu itirazına gelince, hükme esas aktüer raporda ödeme tarihindeki verilere göre ve kayıtlı aylık kazancı esas alınarak yapılan hesaplamada ortaya çıkan fark göz önüne alındığında buna ilişkin istinaf itirazı yerinde görülmemiştir. Dava dilekçesinde avans faizi talep edildiği, kazaya karışan araç, ticari araç olan otobüs olduğu ve yolcu taşıma işinde kullanıldığına göre maddi tazminat yönünden avans faizine hükmedilmesi doğru ise de manevi tazminat için yasal faize hükmedilmesi de doğru olmamıştır. Bu nedenle bu hususa değinen davacılar vekili istinaf talebi yerinde olup, davalı ... Tur. Seyahat Org. ve Tic. A.Ş. vekilinin istinaf itirazı yerinde görülmemiştir. Kabule göre de; Mahkemenin karar yılında geçerli AAÜT hükümlerine göre davacılar ... ve ... lehine ayrı ayrı 40.000 TL manevi tazminat miktarları üzerinden 4.750,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken gerekçeli kararın hüküm fıkrasında 6.a ve 7.a bentlerinde hatalı olarak 4.200,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi, yine gerekçeli kararın hüküm fıkrasının 3.a maddesinde "10,25 TL + 1.024,00 TL tamamlama harcı =1,034,25 TL" harç yatırıldığı belirtildiği halde, 3.c maddesinde sadece 10,25 TL'nin davalılardan tahsil edilmesi şeklinde yazılması ve 1.024,00 TL tamamlama harcının ilave edilmemiş olması ve 850,00 TL bilirkişi ücretinin yargılama giderine dahil edilmemiş olması da hatalı olmuştur. Dairemiz kararının kapsamına göre manevi tazminatın miktarına yönelik istinaf itirazı şimdilik incelenme konusu yapılmamıştır. " gerekçesiyle kararın kaldırılmasına karar verilmiştir. KTK'nın 3. maddesinde, "İşleten: Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehin gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak, ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır." şeklinde tanımlanmıştır. Aynı Kanun'un 85/1. maddesine göre "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar. " maddenin son fıkrasına göre ise "işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur." İşletenin bu sorumluluğu bir tehlike sorumluluğudur. Otobüs firmalarının da kendi teşebbüsleri altında işlettikleri tüm araçların karıştığı trafik kazalarından dolayı teşebbüs sahibi olarak meydana gelen zararlardan araç malik ve sürücüsü ile birlikte müşterek ve müteselsilen sorumlu olması gerektiği yasal sorumluluktur. Dosya kapsamından kazaya karışan otobüs üzerinde "... Turizm" logosu bulunduğu gözetildiğinde mahkemece yazılı gerekçe ile davalı ... ... Tur. Seyahat Org. ve Tic. A.Ş.'nin tazminattan sorumlu tutulmasında isabetsizlik bulunmamaktadır.Davalı ... Turizm ... A.Ş. vekili, mahkemenin ilk kararına karşı kusur, müterafik kusur ve destek tazminatına hükmedilemeyeceği yönünde istinaf itirazlarında bulunmamıştır. Bu nedenle davacı yararına usuli kazanılmış hak gereği kusur, müterafik kusur ve destek tazminatına hükmedilemeyeceği yönündeki itirazlarının reddi gerekmiştir.TBK'nın "manevi tazminat" başlıklı 56/2.maddesinde "Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.” şeklinde düzenleme yer almaktadır. Bu yasal hüküm gereğince, hükmedilecek para, zarara uğrayanda manevi huzur duygusunu doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. O halde, tazminatın miktarı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerektiği kadar olmalıdır. Hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Manevi tazminat takdir edilirken, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, davacının uğradığı zararın kapsamı, davalının sorumluluğunun niteliği, kusur oranları ve özellikle caydırıcı bir etki doğuracak düzeyde olması gerektiği de göz önünde tutularak, meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen tutarlara hükmedilmesi gerekmektedir. Bu açıklamalar çerçevesinde, somut uyuşmazlıkta olay tarihi, kazanın oluş şekli, kusur durumu ile tarafların dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları, yukarıda açıklanan ilkeler ile İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesi birlikte değerlendirildiğinde, TBK'nın 56/2.maddesi kapsamında davacılar lehine verilen manevi tazminat miktarının, manevi tazminat müessesinin amacına ve hakkaniyete uygun, yeterli ve makul olduğu kanaatine varıldığından manevi tazminat miktarlarına istinaf itirazlarının yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır. Davacı taraf dava dilekçesi 5 nolu açıklamasında; Artan Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesine de dayanılarak talepte bulunduğuna göre davalı sigorta şirketi vekilinin bu yöndeki istinaf itirazı ile zarar haksız fiilden kaynaklandığından, işleyecek dönem için tazminat hesabı yapılacak olup bu dönem içinde faiz talep edilebileceğinden gelecekteki bir zarar için bugün faize hükmedilmesinin hatalı olduğuna ilişkin istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.Dairemiz kararından sonra Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 13/03/2023 tarih, 2021/10116 Esas ve 2023/3329 Karar sayılı benzer kararında;"... Somut olayda, davacı ...'nın kaza tarihinde kamyon şoförü olarak çalıştığı dosya kapsamından anlaşılmış olup, hayatın olağan akışına göre kamyon şoförlerinin asgari ücretin üzerinde ücret aldığı bilindiğinden, mahkemece davacının gelirinin asgari ücretin 2,42865 katı olduğu kabul edilerek hazırlanan 18.05.2017 tarihli aktüer bilirkişi raporu benimsenerek, davacı ... lehine bu raporda hesap edilen miktar kadar tazminata hükmedilmesinin isabetli olacağının kabulü gerekir. Şu durumda, mahkemece davacı ...'nın kaza tarihinde kamyon şoförü olarak çalıştığı, dosyaya sunduğu bordoya göre asgari ücretin 2,42865 katı kadar gelirinin olduğunun kabulü ile dosya kapsamında bulunan 18.05.2017 tarihli aktüer bilirkişi raporundaki hesaplama benimsenerek karar verilmesi gerekirken ..." şeklinde açıklamada bulunduğu görülmüştür. Somut uyuşmazlıkta dosya kapsamından; desteğin inşaat ustası olarak çalıştığının tespit edildiği,mahkemece getirtilen SGK hizmet dökümüne göre, desteğin özel bir şirkette 1.300,00 TL brüt ücretle bununla birlikte hizmet dökümünde inşaat ustası meslek kodu ile kayıtlı olduğunun anlaşıldığı, hayatın olağan akışına göre inşaat ustalarının asgari ücretin üzerinde ücret aldığı bilindiğinden, mahkemece desteğin gelirinin asgari ücretin 2,81 katı olduğu kabul edilerek hazırlanan Dairemiz kararından önceki hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporu benimsenerek (2. Senaryo olarak adlandırılan) bu raporda hesap edilen miktar kadar tazminata hükmedilmesinin isabetli olacağının kabulü gerekir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.02.2022 tarih, 2021/(21)10-188 Esas ve 2022/87 K. sayılı kararında "Kamu düzeniyle ilgili durumlarda, kazanılmış usulî haktan söz edilemeyecektir. Bu niteliği dikkate alındığında asgari ücretteki değişiklikler de usulî kazanılmış hakkın istisnası niteliğinde bulunup aynı davada ve yargılamanın her aşamasında hâkim tarafından re'sen gözetilmesi gerekir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 28.01.2004 tarihli, 2004/10-24 E., 2004/47 K. sayılı kararında da aynı yaklaşım benimsenmiştir. Tazminat hesabında hüküm tarihine en yakın tarihteki ücretlerin esas alınmasının nedeni tazminatların hesaplanma yöntemiyle ilgili olup tazminat miktarının belirlenmesi ileriye dönük varsayımsal hesaplamaları gerektirmesi ve gerçek belli iken varsayıma dayalı hesaplama yapılıp buna göre karar verilmesinin mümkün olmaması esasına dayalıdır. Bu durumun “gerçek belli iken varsayıma gidilemez” ilkesine uygun olduğu Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 15.05.1991 tarih 1991/9-102 E., 1991/267 K. sayılı kararında da belirtilmiştir. Hüküm tarihine en yakın tarihteki ücretlerin esas alınması mahkemenin vereceği ilk hükümle ilgili olup bu hükmün yeniden rapor alınmasını gerektirmeyen bir nedenle bozulması hâlinde yeni verilecek hüküm tarihini esas alan bir hesaplama yapılması gerekmeyecek ancak bozma nedeni tazminat hesabı için yeniden rapor alınmasını gerektiriyor ise bu takdirde alınacak raporda sonradan değişen ücretler esas alınarak önceki rapordaki miktarlar itibarıyla varsa usulî kazanılmış hak oluşturan durumlarında gözetilmesi gerekmektedir. Hükme esas alınan bilirkişi raporuna yönelik maddi tazminat hesabı noktasında temyiz itirazı bulunmadığı veya Yargıtay Hukuk Dairesince maddi tazminat hesabı yönünden bir aykırılık görülmediği takdirde bu raporun esas alınması gerektiği konusunda usulî kazanılmış hak oluşacağından farklı bir hesaplama içeren yeni rapora göre karar verilmesi usulî kazanılmış hakkın ihlali niteliğinde olacaktır." şeklinde karar verilmiştir. Bu karar ışığında somut uyuşmazlıkta, İlk Derece Mahkemesince Dairemiz kararından sonra alınan ek raporda; mahkemenin 24/04/2019 tarih, 2016/989 Esas - 2019/514 Karar sayılı kararında hükme esas alınan hesap raporundaki 2.senaryo olarak adlandırılan desteğin ücret bordrosundaki net geliri esas alınarak ve son rapor tarihine kadar güncellenerek yapılan hesaplamadaki tazminat miktarlarına göre hüküm kurulmuştur. Oysa mahkemenin önceki kararına karşı yalnızca davalı sigorta şirketi desteğin geliri ile ilgili istinaf talebinde bulunmuş ve Dairemizce davalı sigorta şirketinin bu yöndeki itirazı kabul edildiğinden davalı sigorta şirketi lehine usuli kazanılmış hak oluşmuştur. Hatta davacılar vekili istinafa cevabında davalı tarafın desteğin gelirine ilişkin davalıların istinaf taleplerinin reddine karar verilmesini talep ettiğinden İlk Derece Mahkemesince ilk kararda hükmedilen tazminat miktarları bakımından davalı taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşmuştur. Bu doğrultuda hesaplanan tazminat miktarı ile hesaplamaya esas alınan verilere karşı istinaf talebi bulunmayan davacılar lehine olacak şekilde ek rapor tarihine kadar yapılan hesaplamaya göre belirlenen tazminata hükmedilmesi davalı lehine oluşan usuli kazanılmış hakkın ihlali sonucunu doğurmuştur. Bu nedenle davalı sigorta şirketi yönünden İlk Derece Mahkemesinin 24/04/2019 tarih, 2016/989 Esas - 2019/514 Karar sayılı kararındaki tazminat miktarları olan davalı ... Sigorta Şirketi yönünden poliçe limiti sınırı olan davacı ... için 29.658,51 TL, davacı ... için 45.326,19 TL, davacı ... için 67.229,62 TL ile sınırlı olmak üzere karar verilmesi için kararın düzeltilmesi gerekmiştir. Ancak davalı ... Turizm ... A.Ş. vekilinin destek gelir ve hesaplamaya ilişkin istinaf itirazı bulunmadığından mahkemenin istinafa konu kararındaki tazminat miktarları aynen korunarak karar vermek gerekmiştir.İhtiyari dava arkadaşı olan davacıların her birinin ayrı ayrı maddi tazminat talebinde bulunmuş olması, her birinin davasının diğerinden bağımsız olması ve aralarında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunanların usul ekonomisi ilkesi dikkate alınarak birlikte dava açtıkları durumda da esasen birden fazla dava olduğu dikkate alınarak her bir davacı yönünden lehine hükmedilen tazminat miktarına göre ayrı ayrı vekalet ücreti verilmesi gerekir. Ancak davacılar vekili, mahkemenin ilk kararında da maddi tazminat yönünden ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmediği halde istinaf itirazında bulunmadığı anlaşılmakla davalı lehine oluşan usulî kazanılmış hak gereği istinaf itirazının reddi gerekmiştir. Bu nedenlerle; davacılar vekili ile davalı ... Turizm ... A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davalı ... Sigorta Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
A- Davacılar vekilinin ve davalı ... Turizm Seyahat Org. ve Tic. A.Ş. istinaf başvurusunun REDDİNE, Davalı ... Sigorta Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere KALDIRILMASINA, Buna göre:Davanın KISMEN KABULÜNE; 1-Maddi tazminat talebi yönünden; - 415.925,55-TL destekten yoksun kalma tazminatının; Davalılar ... İnşaat Otomobil Nakl. Mad. San ve Tic Ltd Şti ile ... Turizm Seyahat Organizasyon ve Ticaret A.Ş ve ... Sigorta Şirketi (Sigorta şirketi ilk karardaki miktar olan 67.229,62 TL'den limiti ile sorumlu olmak üzere) yönünden 15/03/2016 tarihinden, diğer davalılar için kaza tarihi 15.07.2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'A VERİLMESİNE, - 74.008,32-TL destekten yoksun kalma tazminatının;Davalılar ... İnşaat Otomobil Nakl. Mad. San ve Tic Ltd Şti ile ... Turizm Seyahat Organizasyon ve Ticaret A.Ş ve ... Sigorta Şirketi (Sigorta şirketi ilk karardaki miktar olan 45.326,19 TL'den limiti ile sorumlu olmak üzere) yönünden 15/03/2016 tarihinden, diğer davalılar için kaza tarihi 15.07.2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'A VERİLMESİNE, -29.172,58-TL destekten yoksun kalma tazminatının;Davalılar ... İnşaat Otomobil Nakl. Mad. San ve Tic Ltd Şti ile ... Turizm Seyahat Organizasyon ve Ticaret A.Ş ve ... Sigorta Şirketi (Sigorta şirketi ilk karardaki miktar olan 29.658,51 TL'sinden limiti ile sorumlu olmak üzere) yönünden 15/03/2016 tarihinden, diğer davalılar için kaza tarihi 15.07.2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'A VERİLMESİNE, G- Harç;Maddi tazminat davası yönünden Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 35.460,16 TL karar harcına karşılık dava açılırken yatırılan 1.632,61 TL peşin harç ile daha sonra yatırılan 1.024,00 TL tamamlama harcı ve 932,00 TL ıslah harcının mahsubu ile 31.871,55 TL harcın; 12.061,65 TL'sinin tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen, geriye kalan 19.809,90 TL'sinin ise davalılar ... İnş. Otomobil Nak. Mad. San. ve Tic. Ltd. Şti. ile ... Tur. Sey. Org. ve Tic. A.Ş. 'den tahsili ile hazineye irat kaydına, (Davalı ... Sigorta Şirketi yönünden 9.714,66 TL'den peşin harç, tamamlama harcı ve ıslah harcının mahsubu ile 6.126,05 TL harç ile sınırlı olarak sorumlu olmak kaydıyla) H- Vekalet Ücretleri G- Davacılar lehine davanın kabul edilen kısmı üzerinden A.A.Ü.T uyarınca takdir edilen 75.101,71 TL nispi vekalet ücretinin; 35.074,91 TL'sinin tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılar ..., ... ve ...'a verilmesine (Davalı ... Sigorta Şirketi yönünden 22,754,29 TL vekalet ücreti ile sınırlı olmak üzere), geriye kalan kısmın 40.026,80 TL'sinin ise davalılar ... İnş. Otomobil Nak. Mad. San. ve Tic. Ltd. Şti. ile ... Tur. Sey. Org. ve Tic. A.Ş. 'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, I- Davalılar lehine davanın reddedilen kısmı üzerinden A.A.Ü.T uyarınca takdir edilen 9.200,00 TL vekalet ücretinin davacılar ..., ... ve ...'dan alınarak davalılara verilmesine, 2-Manevi tazminat talebi yönünden a)Davacı ... için 50.000,00 TL, davacılar ... ile ...'ın her biri için 40.000,00'er TL davacılar ..., ... ve ...ın her biri için 25.000,00'er TL olmak üzere toplam 205.000,00 TL manevi tazminatın 15/07/2015 tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar ... İnş. Otomobil Nak. Mad. San. ve Tic. Ltd. Şti. ile ... Tur. Sey. Org. ve Tic. A.Ş'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, b)Davanın manevi tazminatı istemi yönünden KISMEN REDDİ ile davacı ...'ın fazlaya ilişkin 50.000,00 TL, davacılar ... ile ...'ın her biri için 35.000,00'er TL davacılar ..., ... ve ...'ın her biri için 50.000,00'er TL olmak üzere toplam 270.000,00 TL'lik istemlerinin ayrı ayrı REDDİNE, c) Harç; Manevi tazminat davası yönünden Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 14.003,55 TL karar harcının davalılar ... İnş. Otomobil Nak. Mad. San. ve Tic. Ltd. Şti. ile ... Tur. Sey. Org. ve Ticaret A.Ş.'den tahsili ile hazineye irat kaydına, d) Vekalet Ücretleri, I)Davacılar lehine davanın kabul edilen kısmı üzerinden A.A.Ü.T uyarınca takdir edilen 31.700,00 TL nispi vekalet ücretinin davalılar ... İnş. Otomobil Nak. Mad. San. ve Tic. Ltd. Şti. ile ... Tur. Sey. Org. ve Tic. A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, II) Davalılar ... İnş. Otomobil Nak. Mad. San. ve Tic. Ltd. Şti. ile ... Tur. Sey. Org. ve Tic. A.Ş. lehine davanın red edilen kısmı üzerinden A.A.Ü.T'nin 10/2.maddesi uyarınca takdir edilen 31.700,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak bu davalılara verilmesine, F- Yargılama giderleri I) Davacılar tarafından yapılan 3.617,81 TL harç giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, II) Davacılar tarafından yapılan 2.455,00 TL yargılama giderinin davanın kabul edilen kısmına isabet eden 1.692,24 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, kalan kısmın davacılar üzerinde bırakılmasına (Davalı ... Sigorta Şirketi yönünden 1.902,00 TL ile sınırlı olmak üzere) III) Davalı ... Tur. Sey. Org. ve Tic. A.Ş. tarafından yapılan 150,00 TL yargılama giderinin davanın red edilen kısmına isabet eden 46,60 TL'sinin davacılardan alınarak bu davalıya verilmesine, IV) Davalı ... Sigorta Şirketi tarafından yapılan 39,00 TL yargılama giderinin davanın bu davalı yönünden reddedilen kısmına isabet eden 9,00 TL'sinin davacılardan alınarak bu davalıya verilmesine, V) Davalı ... İnşaat Otomobil Nakl. Mad. San ve Tic Ltd Şti tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 3-Taraflarca yatırılan gider avansının bakiye kısmının, karar kesinleştiğinde 6100 sayılı HMK'nun 333.maddesi uyarınca taraflara iadesine
B-İSTİNAF İNCELEMESİ BAKIMINDAN;1-Davalı ... Sigorta Şirketi tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından kendisine iadesine,2-a-İstinaf aşamasında davalı ... Sigorta Şirketi tarafından yapılan 211,00 TL posta ve tebligat giderinden ibaret yargılama gideri ile 492,00 TL istinaf başvuru harcının davacılardan tahsili ile davalı ... Sigorta Şirketi verilmesine, b- Harçlar Yasası'na göre davalılardan alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 247,70 TL harcın davacılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına,c- Harçlar Yasası'na göre davalılardan alınması gereken 49.463,71 TL harçtan peşin alınan 12.365,93 TL harcın mahsubu ile bakiye 37.097,78 TL harcın davalı ... Tur. Sey. Org. ve Tic. A.Ş.'den tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 4-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.11/07/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:35:52