Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
bam
2022/1813
2024/1179
10 Temmuz 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
ESAS NO: 2022/1813
KARAR NO: 2024/1179
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
KARAR TARİHİ: 22/03/2022
NUMARASI: 2018/1096 Esas - 2022/204 Karar
DAVA: Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
KARAR TARİHİ: 10/07/2024
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; 06/11/2012 tarihinde müvekkilinin, 1 yaşındaki kızı ve bir yakını ile kaldırımda yürümekteyken ... yönetimindeki ... plakalı aracın hızla müvekkiline çarptığını, kazadan sonra müvekkilinin hastaneye kaldırıldığını, müvekkilinin vücudunda çeşitli kırıklar meydana geldiğini ve 2 yıl yatağa bağımlı kaldığını, yapılan tedavilere rağmen müvekkilinin hala sağlığına kavuşamadığını, kazanın tetiklemesi ile müvekkilinin kanser olduğunu, çalışma yeterliliğinin tamamını kaybettiğini, İstanbul Anadolu 41. ACM’nin 2014/154 E- 2016/107 K. Sayılı dosyasında davalı ...’nın asli kusurlu olduğunun tespit edildiğini ve mahkumiyet kararı verildiğini, kazaya sebebiyet veren araç sahibi ...’nın işleten olarak sorumlu olduğunu, diğer davalı bu aracın sebebiyet verdiği üçüncü kişilerin zararının güvence altına aldığı için poliçe kapsamı ile sorumlu olduğunu belirterek, davacı lehine 2.000,00 TL maddi tazminat (bakıcı giderleri için), tedavi giderleri için 100,00 TL tüm davalılardan müştereken, 300.000,00 TL manevi tazminatın davalı ... ve...' dan müştereken sorumlu tutularak tüm alacaklar için kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının maddi ve manevi tazminat talebinin hiçbir hukuksal dayanağı ve meydana gelen kaza ile de illiyet bağı olmadığını, davacının geçirdiği trafik kazası neticesinde hastane raporları esas alındığında yıllarca yatalak olmasının mümkün olmadığını, davacının beyanlarının çelişkili olduğunu, manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu belirterek davanın esastan reddini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın kanunda belirtilen başvuru şartını yerine getirmediğinden dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddi gerektiğini, müvekkil şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusurlu olması halinde kusur oranı ile sınırlı olduğunu, sigortalısının kusurlu olması halinde kusur oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, davacının söz konusu trafik kazası sebebi ile meydana gelmiş bir maluliyetinin olup olmadığının, kaza ile ilgisinin ve varsa oranın belirlenmesi gerektiğini, gerçek zararın belirlenebilmesi için konusunda uzman kişiler tarafından bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini belirterek, davanın usulden reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Maddi tazminat davası yönünden davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile; 100,00 TL tedavi gideri ve 497,77 TL geçici iş göremezlikten kaynaklı olmak üzere toplam 597,77 TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihinden, davalılar ... ve ... yönünden 06/11/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikten davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, Manevi tazminat davası yönünden davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile; 7.500,00 TL manevi tazminatın 06/11/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili ile davalılar ... ve ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacının tedavisi devam ettiğine dair tedavi evrakları dosyaya kendilerine sunulduğu halde bu tedavi evrakları dikkate alınmadan Adli Tıp Kurumu raporuna göre karar verilmesinin yerinde olmadığını, kaza sebebi ile müvekkilinin cinsel hayatının sona erdiğini, talep edildiği halde bu konuda da hiç bir tıbbı araştırma yapılmadan verilen kararın yerinde olmadığını, davalı ...'nın kazadan dolayı %100 kusurlu olup müvekkilinin çektiği acılara göre verilen manevi tazminat miktarının düşük olduğunu, davacının eğitim ve meslek durumu hakkında bilgi ve belgenin dosyaya sunulduğu halde asgari ücret üzerinden yapılan değerlendirme ve hesaplamayı kabul etmediklerini, delil listelerinde gösterdikleri ve bilirkişi kök raporunda talep ettikleri tedavi gider evrakları hepsi celp edilmeden yapılan hesaplamaları kabul etmediklerini, manevi tazminatın kısmen kabülü ile birlikte davalılara vekalet ücreti hükmedilmesinin yerinde olmadığını, manevi tazminatın kısmı kabulünde nerede ise ayni miktar ile vekalet ücretine hükmetmek manevi tazminatın kabul değil reddi anlamına gelecek olup, mahkeme manevi tazminatı reddetmiş olsaydı aynı miktar çıkacağını, manevi tazminatlarda kısmı kabulde red vekalet ücretine hükmetmenin yerinde olmadığını belirterek istinaf talep etmiştir. Davalılar ... ve ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin hiçbir hukuksal dayanağı olmadığını, 06.11.2012 tarihinde meydana gelen kaza ile kaza olayından sonra davacıda çıktığı iddia edilen rahatsızlıkların arasında illiyet bağı bulunmadığını, bu nedenle 22/03/2022 tarihli gerekçeli kararda davalı taraflara maddi ve manevi tazminata hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı ...'ın geçirmiş olduğu kazadan yıllar sonra konulan kanser tanısının meydana gelen trafik kazası ile aralarında hiçbir illiyet bağı bulunmadığını, mahkeme tarafından müvekkili davalılar hakkında 7.500.00 TL manevi tazminata hükmedilmiş olup, bu karar usul ve yasaya aykırı olduğunu, manevi tazminatın sebepsiz zenginleşme aracı olarak kullanılamayacağını, mahkemenin gerekçeli kararında davalılar hakkında 597,77 TL maddi tazminata karar verildiğini, davacının açmış olduğu maddi ve manevi tazminat davasının hukuken geçerli bir dayanağı bulunmadığını, davanın reddi gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Dosya kapsamından; 06.11.2012 günü saat 20:20 sıralarında davalı sürücü ...'nın sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobili ile Kartal caddesinden gelip sağa dönerek Vatansever Caddesi üzerinde cezaevi istikametine döndüğü sırada direksiyon hakimiyetini kaybederek seyir istikametine göre sağ tarafında bulunan yaya kaldırımı üzerinde yürümekte olan davacı yaya ...'a yaya kaldırımında çarpması neticesinde yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği anlaşılmıştır.İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan ATK 2. İhtisas Dairesinin 28/09/2020 tarihli maluliyet raporunun davacı muayene edilerek ve tüm şikayetleri dinlenerek hazırlanmış olup ...’ın 06/11/2012 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu, sürekli maluliyet tayinine mahal olmadığı, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 3 (üç) haftaya kadar uzayabileceği tespit edilmiştir. ATK raporuna göre davacının devam eden tedavisinin bulunmadığı, sürekli maluliyetinin bulunmadığı, bakıcı ihtiyacının belirtilmediği, dosya kapsamı ve davacının kaza nedeniyle düzenlenen tüm tıbbi belgeleri de incelenerek maluliyet oranının tespiti açısından kaza ile yaralanma arasındaki illiyet bağı da açıklanarak kaza tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde düzenlenmiş olmasına göre davacının tedavinin devam ettiği tüm belgelerin toplanmadığına ilişkin istinaf talebi yerinde görülmemiştir. Bilirkişi raporunda, tedavi gideri için 100 TL, yol gideri için 300 TL olmak üzere 400,00TL belirlemiş olmasına rağmen dava dilekçesinde bu kalemler için 100 TL talep etmiş ve ıslah da yapmamış olduğundan Mahkemece 100,00 TL üzerinden hüküm kurulmasında isabetsizlik bulunmamaktadır. Davacı, dava dilekçesinde iki yıl ilahiyat eğitimi almış olup mesleğinin hafızlık olduğunu, iki yıllık ön lisans İlahiyat Eğitimi aldığını, kazadan önce KPSS'ye girip hafız olarak atanmak için yoğun bir şekilde ders çalışmakta olduğunu, amacının memur olmak olduğunu belirtmiş, ancak nerede, ne kadar maaşla, çalıştığı bilgisini vermemiştir. Dosyada bulunan SGK kaydına göre asgari ücret üzerinden gelir elde ettiği anlaşılmakta olup fiili durum karşısında varsayıma dayalı hesaplama yapılamayacağından ve davacı da daha fazla gelir elde ettiğini ispat edemediğinden geçici iş göremezlik hesabının asgari ücret üzerinden yapılmasında isabetsizlik bulunmamaktadır. Karayolları Trafik Kanunu'nda manevi tazminat konusunda özel bir düzenleme yapılmadığından trafik kazası nedeniyle oluşan cismani zarar nedeniyle manevi tazminat talep edilmesi halinde TBK'da manevi tazminata ilişkin hükümler uygulanacaktır. TBK'nın "manevi tazminat" başlıklı 56/1.maddesine göre, "Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir." Bu yasal hüküm gereğince, hükmedilecek para, zarara uğrayanda manevi huzur duygusunu doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, davacının uğradığı zararın kapsamı, davalının sorumluluğunun niteliği, kusur oranları ve özellikle caydırıcı bir etki doğuracak düzeyde olması gerektiği de göz önünde tutularak, meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen tutarlara hükmetmesi gerekmektedir(Yargıtay HGK'nun 23/06/2004 tarih, 13/291-370 E.-K. sayılı kararı). Bu açıklamalar çerçevesinde somut uyuşmazlıkta olay tarihi, kazanın oluş şekli, kusur durumu, davacının yaralanması, maluliyeti bulunmaması, iyileşme süresi, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, manevi tazminatın belirlenmesine hakim olan ilkeler ile İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesi birlikte değerlendirildiğinde, TBK'nın 56/1.maddesi kapsamında davacı lehine belirlenen manevi tazminat miktarının, manevi tazminat müessesinin amacına ve hakkaniyete uygun, yeterli ve makul olduğu kanaatine varılmıştır. Kabule göre de; Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 10/2.maddesi gereğince manevi tazminat davasının kısmen reddi nedeniyle, karşı taraf vekili yararına Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. Bu nedenlerle; davacı vekili ile davalılar ... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davacı vekili ile davalılar ... ve ... vekili yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-a)Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, b)Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 80,70 TL harçtan peşin alınan 336,90 TL harcın mahsubu ile bakiye harcın davalılar ... ve ...'ya iadesine,3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.10/07/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09