Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
bam
2022/2136
2024/1098
26 Haziran 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
ESAS NO: 2022/2136
KARAR NO: 2024/1098
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: 23/05/2022
NUMARASI: 2021/290 Esas - 2022/433 Karar
DAVA: Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)
KARAR TARİHİ: 26/06/2024
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekilinin ... plakalı aracı ile trafikte iken önündeki aracın aniden durması sonucu takip mesafesini koruduğu için nizami şekilde durduğunu, davalı ... plakalı aracın ise takip mesafesini korumadığı için kendi aracına arkadan çarptığını bu nedenle müvekillerinin aracının savrularak önündeki araca çarptığını, kazada davalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunu, Kocaeli 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/5 D.İş dosyası ile delil tespiti yapılmış olup, müvekkil tarafından araç ‘...’ firmasına tamir için teslim edilmiş, akabinde bu firma tarafından müvekkile fatura tanzim edilerek tamiri gerçekleştiğini, davalı sigortacıya başvuru yaptıklarını fakat sonuç alamadıklarını belirterek şimdilik 2.000,00 TL araç değer kaybı, 2.000,00 TL tamir masrafı, 1.000,00 TL çekici masrafı ve 500,00 TL ikame araç masrafının kaza tarihinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; kazanın varlığı, kusur durumu ve diğer hesaplamaların yapılması gerektiğini, ayrıca taleplerin poliçeleri bakımından da değerlendirilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda "Davacının davalılar aleyhine açtığı hasar tazminatı (tamirat gideri), değer kaybı tazminatı ve araç çekici bedeli taleplerinin kabulü ile; 24.218,32 TL hasar tazminatı, 15.000,00 TL değer kaybı ve 1.000,00 TL çekici bedeli olmak üzere toplamda 40.218,32 TL tazminatın davalı ... yönünden kaza tarihi olan 02/02/2020 tarihinden itibaren, davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi olan 12/03/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, Davacının davalı ... aleyhine açtığı ikame araç tazminatı talebinin kısmen kabulü ile; 413,25 TL ikame araç tazminatının davalı ...'dan kaza tarihi olan 02/02/2020 tarihinden itibaren tahsili ile davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin talebin reddine, davacının davalı sigorta şirketi aleyhine açtığı ikame araç tazminatı talebinin reddine, " karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Sigortalı araç yönünden yapılan kusur değerlendirmesinin hatalı olduğunu, gerek kaza tespit tutanağı gerekse sair belgeler ile sigortalı araca arkadan çarpılması sonucu aracının öndeki araca çarpması göz önünde bulundurulmadığını, sigortalı araca çarpan aracın asli kusuru, çarpan araç bulunamadığından sigortalı araca yükletilmek istendiğini, piyasa rayicine göre değer kaybı hesabı yapılması talebin genel şartlar kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, davalı şirket yasal mevzuata uygun olarak başvuranın zararını tamamen karşıladığını, davayı kabul etmemekle birlikte, dosyanın yeni bir bilirkişiye tevdii edilmesini ve mevzuata uygun olarak genel şartlarda belirtilen formüle göre yaptırılmasını talep ettiğini, dava konusu talepler zamanaşımına uğradığını, alacağın belirlenebilir olduğu hallerde HMK 107 kapsamında belirsiz alacak davası açılmasında hukuki menfaat bulunmadığını, davanın yeterli başvuru yapılmadığı gözetilerek KTK md.97 gereği davanın reddi gerektiğini ayrıca ... plakalı aracın dava konusu kazadan önceki kaza kayıtlarının Sigorta Bilgi Merkezinden sorulması talep edilmişken yerel mahkemece buna ilişkin değerlendirme yapılmadan hüküm kurulduğunu yine değer kaybı, bir aracın satılırken ikinci el değerinin düşmesi karşısında uğranılan zararı belirttiğini, halbuki davacı tarafından iddia edilen bu zarar henüz gerçekleşmediği gibi gerçekleşeceği meçhul bir zararın tazmini mümkün olmadığını, kaza tespit tutanağı ve tramer kusur tespiti uyarınca sigortalı araç sürücüsüne atfı kabil kusur bulunmadığından tazmini gereken bir zarar bulunmadığını temerrüdün mevcut olmadığını sigorta poliçesinin teminat altına aldığı zararlar, trafik kazası sonucunda araç üzerinde meydana gelen doğrudan zararlar olup kaza sonucu aracın çekilmesi için ödenen tutar dolaylı zarar olduğundan bu taleplerinin de davalı şirket yönünden reddi gerektiğini, yine Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının ekleri kısmında belirtilen değer kaybı talepleri teminat dışında bırakıldığını, teminat dışında kalan bir durum varsa davacının bu yöndeki taleplerinin reddi gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 17.11.2020 tarih, 2017/17-1102 E. ve 2020/905 K. sayılı kararında "... Davacıya ait, davalıya kasko sigortalı araçta trafik kazası sonucu meydana gelen gerçek zarar miktarı, aracın onarımının olanaklı olup olmadığı taraflar arasında tartışmasız ve açıkça belirli değildir. Sonuç, 6100 sayılı HMK’nın 266 vd. maddeleri ile 6754 sayılı Bilirkişilik Kanunu’nun 3/3. maddesi uyarınca yapılacak teknik bilirkişi incelemesi ile ortaya çıkacaktır. Eş söyleyişle davacının belirsiz tazminat alacağı davasına konu ettiği; aracında oluşan hasar bedelinin varlığının ve miktarının belirlenebilmesi, ancak yargılama sırasında delilerin toplanıp değerlendirilmesinden yani HMK 107/2 maddesinde belirtildiği gibi tahkikatten sonra mümkün olabileceğinden davacının iddia ettiği zararın dava tarihi itibariyle miktar ve değerinin tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin davacıdan beklenemeyeceği kabul edilmelidir." yönünde karar verilmiştir. Somut uyuşmazlıkta da davacının davaya konu taleplerinin belirsiz alacak davasına konu olabilecek nitelikte olduğu ve dava tarihi itibariyle zararın miktar ve değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin davacıdan beklenemeyeceği anlaşılmakla HMK’nın 107. maddesine uygun olarak belirsiz alacak davası açabileceğinden aksi yöndeki davalı vekilinin davanın belirsiz alacak davası açılamayacağı yönündeki istinaf talebi yerinde görülmemiştir. KTK'nın 109/2.maddesine göre "Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar. Somut olayda, üç taraflı trafik kazasından kaynaklanan maddi hasar 02/02/2020 tarihinde meydana gelmiş, eldeki dava ise 30/03/2021 tarihinde açılmıştır. Dava iki yıllık süre içerisinde açıldığından zamanaşımı dolmamıştır.Dosyada mevcut başvuru dilekçesinin incelenmesinde; davacı vekili tarafından dava konusu kaza nedeni ile davalı sigorta şirketine yazılı başvuruda bulunulduğu ve başvuru dilekçesinin 02/03/2020 tarihinde teslim alındığına ilişkin sigortanın kaşesi bulunduğu ve davalının kaza tespit tutanağında kusur oranı belirtilmediğinden ödeme yapılmadığı anlaşılmakla, yeterli olmadığından başvuru koşulunun yerine getirilmediğine ilişkin istinaf itirazı yerinde değildir. Yine davalı sigorta şirketi yönünden başvuru tarihi olan 02/03/2020 tarihini takip eden 8 iş günü sonu olan 12/03/2020 tarihinde temerrüt oluşmuştur. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda; dosya münderecatı içerisindeki maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağı, kaza ve onarım resimleri ile Kocaeli 6.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/5 Değişik İş sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporu ve tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde, kaza anında davalı sevk ve idaresindeki ... plakalı araca arkadan herhangi bir aracın çarpmadığı düşünce ve kanaatine varılarak, davalı sürücünün takip mesafesini korumayarak KTK'nun 84.maddesinde yer alan asli kusurlu hallerden arkadan çarpma kuralını ihlal etmesinin etkili olduğu, davacı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde herhangi bir etkisi ve alması gerekirken almadığı bir özen yükümlülüğünün ve kurala aykırılığının bulunmaması nedeni ile atfı kabil kusurunun bulunmadığı anlaşılmakla davalı sürücünün % 100 oranında kusurlu bulunduğu tespit edilmiş, kusur raporunun dosya kapsamı ve olayın oluşuna uygun olduğu anlaşılmakla kusura ilişkin istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.Hükme esas alınan bilirkişi raporunda değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki 2. el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınarak belirlendiği anlaşıldığından, genel şartlarda belirtilen formüle göre hesaplanması gerektiğine yönelik istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir. Davaya konu kaza nedeniyle davacı, aracında oluşan hasar onarım bedeli ve değer kaybı ile birlikte çekici ücreti de talep etmektedir. Hasar ve değer kaybı dışında kalan zararların tazmininin de gerektiği açık olmakla birlikte kazadan kaynaklanan dolaylı zarar mahiyetindedir. Davalı trafik sigortacısı, sadece doğrudan zararlardan sorumlu olup dolaylı zararlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları ve poliçe özel şartları uyarınca teminat kapsamında bulunmadığından çekici ücreti bedeline yönelik davacı isteminin davalı sigorta şirketi yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle, yazılı olduğu biçimde kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2017/1057 Esas ve 2018/807 Karar sayılı). Davalı sigorta şirketi vekilinin bu hususa yönelik istinaf talebi yerinde görülerek hükmün düzeltilmesine karar verilmiştir. Bu nedenle; davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
A- Davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere KALDIRILMASINA,
Buna göre: 1-Davacının davalılar aleyhine açtığı hasar tazminatı (tamirat gideri) ve değer kaybı tazminatı taleplerinin KABULÜ ile; 24.218,32 TL hasar tazminatı, 15.000,00 TL değer kaybı olmak üzere toplamda 39.218,32 TL tazminatın davalı ... yönünden kaza tarihi olan 02/02/2020 tarihinden itibaren, davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi olan 12/03/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 2-Davacının davalı ... aleyhine açtığı çekici bedeli talebinin KABULÜNE, ikame araç tazminatı talebinin KISMEN KABULÜ ile; 413,25 TL ikame araç tazminatının ve 1.000,00 TL çekici bedeli toplamı olan 1.413,25 TL tazminatın davalı ...'dan kaza tarihi olan 02/02/2020 tarihinden itibaren tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin ikame araç tazminatı talebinin REDDİNE, 3-Davacının davalı sigorta şirketi aleyhine açtığı ikame araç tazminatı ve çekici bedeli taleplerinin REDDİNE, 4-492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 2.775,54.-TL karar harcından mahkememiz veznesine yatırılan 699,65.-TL peşin harcın mahsubu ile eksik kalan 2.075,89.-TL karar harcının 2.054,78 TL'sinin (Davalı sigorta şirketi 1.979,35 TL 'den sorumlu olmak kaydıyla) davalılardan müştereken müteselsilen bakiyenin davalı gerçek kişiden tahsili ile hazineye gelir kaydına, 5-Davacı tarafından yatırılan 59,30.-TL başvurma harcı ile 699,65 TL peşin harcın davalılardan müştereken müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine,6-Davacı tarafından dosyada yapılan toplam 964,70.-TL yargılama giderinin kabul red oranına göre 956,77 TL'sinden 931,14 TL'sinin davalılardan müştereken müteselsilen bakiye 25,63 TL'sinin davalı gerçek kişiden tahsili ile davacı tarafa verilmesine, bakiye 7,93 TL giderin ise davacı üzerinde bırakılmasına,7-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 6.082,10 TL vekalet ücretinin 5.882,74 TL'sinin davalılardan müştereken müteselsilen, bakiyenin ise davalı ...'dan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,8-Davalı ... Sigorta AŞ taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 1.413,25 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı ... Sigorta AŞ'ye verilmesine,9-Davacı tarafından dosyaya yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleşince ve HMK 333. maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine, 10-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 8/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinden; davanın kabul-red oranları dikkate alınarak 1.303,79 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen, 13,40 TL'sinin davalı ...'dan ve bakiye 2,81 TL'sinin davacıdan alınarak hazineye irad KAYDINA,
B-İSTİNAF İNCELEMESİ BAKIMINDAN ;1- Davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından kendisine iadesine,2-İstinaf aşamasında davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından yapılan 66,00 TL posta ve tebligat giderinden ibaret yargılama gideri ile 220,70 TL istinaf başvuru harcının davacıdan tahsili ile davalı ... Sigorta A.Ş. verilmesine, 3-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 4-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.26/06/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:25