SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/2506

Karar No

2024/1088

Karar Tarihi

26 Haziran 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

9.HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

ESAS NO: 2021/2506

KARAR NO: 2024/1088

İNCELENEN DOSYANIN

MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

KARAR TARİHİ: 12/10/2021

NUMARASI: 2019/30 Esas - 2021/888 Karar

DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)

KARAR TARİHİ: 26/06/2024

Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... Sigorta A.Ş'nin 31/12/2013-31/12/2014 vadeli zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı 2 nolu davalının maliki ve davalı ...'ın sürücüsü olduğu ... plaka sayılı araç ile aynı araca haiz ... sayılı yarı römorku park yasağının olduğu yere park etmesi sureti ile sebep olduğu 08/10/2014 tarihli trafik kazası neticesinde müvekkillerden ...'ın oğlu ...'ın eşi, ..., ... ve ...'ın babası olan ...'ın vefat ettiğini, aynı kazada, ...'ın ağır şekilde yaralandığını, ...'ın ölümünden evvel, çay bitkisi üretimi yaptığını, 10 dönümlük arazide çay yetiştiriciliği yaparak, yıllık yaklaşık en az net 30.000,00 TL gelir sağladığını; ... fabrikasında da çay eksperi olarak, en son 2888,38-TL maaş ve prim usulü ile çalıştığını, ...'ın davacı babası ... ve eşi ...ın bu destekten yoksun kaldığını, aynı trafik kazası neticesinde ... plaka sayılı araç sürücüsü davacı ...ın ağır derecede yaralandığını ve kazadan sonra yaklaşık 20 ay civarında Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Hastanesinde yoğun bakımda kaldığını, davacı kazalı ...'in, kazadan evvel ... Kargo A.Ş. de kurye olarak aylık yaklaşık 1500.00-TL maaş ile çalıştığını, kaza gününden bu yana %100 malül olduğundan dolayı çalışamadığını ve tıbben de çalışmasının mümkün olmadığını, ölümüne kadar başkasının bakım ve yardımına muhtaç durumda olduğunu, yardıma sürekli şekilde muhtaç olması nedeniyle en az, asgari ücretle bakıcı gideri talebinde bulunduğunu, davalı sigorta şirketine dava açılmazdan evvel müracaat edildiğini, davalı yanca da bir kısım ödemeler yapıldığını ancak işbu ödemenin yetersiz olduğunu belirterek ...'ın vefatı nedeni ile ...'ın davacı babası ... lehine 5.000,00-TL, ...'ın eşi ... lehine 5.000,00-TL den toplam 10.000,00 destekten yoksun kalma tazminatının tüm davalılardan, ... davacı yararına 10.000,00-TL şerden 50.000,00-TL manevi tazminatın sigorta şirketi dışındaki 1 ve 2 nolu davalılardan, davacı kazalı ...'ın ağır yaralı olması ve %100 malüliyeti nedeni ile; ... lehine maluliyeti neden ile 2.000,00-TL çalışamama maddi tazminatının %100 maluliyet nedeni ile 10.000,00-TL bakıcı gideri maddi tazminatının tüm davalılardan, ...'ın ağır yaralanması nedeni ile davacı kazalı ... lehine 25.000,00-TL, anne davacı ... lehine 10.000,00-TL ve kardeşler ..., ... ve dede ... lehine 5.000,00-TL şerten toplam 50.000,00-TL manevi tazminatın sigorta şirketi dışındaki 1 ve 2 nolu davalılardan, maddi ve manevi tazminatın kaza tarihi olan 08.10.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava öncesinde, dava konusu kaza sonucu ...'ın vefatı sebebi ile müvekil şirkete başvurulduğunu, müvekkil şirket tarafından hasar dosyasının açıldığını, davacı ... için ise müvekkil şirkete başvurulmadığını, ...'ın vefatı nedeniyle, 16.03.2015 tarihinde 24.081,77 TL ödeme yapıldığını, hesap raporuna esas alınan kusur oranının %25 olduğunu, mahkeme tarafından verilecek kararla, tekrar aktüer hesabı yapılması halinde; ödeme tutarının yanında faiz güncellemesinin de dikkate alınması gerektiğini, davacıların destekten yoksun kalıp kalmadıkları hususunun tespit edilmesi gerektiğini, müteveffanın kendisinin, anne ve babasının güncel nüfus kayıtlarının dosyaya celp edilmesi gerektiğini, davacının trafik kazası sebebi ile meydana gelmiş bir maluliyetinin olup olmadığının, varsa oranının belirlenmesi gerektiğini, sigortalı aracın kusurlu bulunması halinde, davacıların ve dava dışı kimselerin destekten yoksun kalıp kalmadıklarının tespitini, destekten yoksun kalan kimselerin olması halinde alanında uzman bilirkişilerce azami poliçe limitleri ve aktüeryal kurallar gözetilerek hesaplama yapılmasını, faiz başlangıç tarihinin hesap raporu tarihi olarak dikkate alınmasını ve yasal faiz hükmedilmesini talep etmiştir. Davalılar ... Trz. Nakl. Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, davanın ...'a asaleten açıldığını, vasi tayin edildiğine dair bir bilgiye yer verilmediğini, ehliyetsiz olan davacı ...'e vasi tayin edilmeksizin davanın yürütülmesinin mümkün olmadığını, uygun illiyet bağının bulunmadığını, talep edilen destek miktarının ölenin değil 3. Kişilerin üzerinden doğan dolaylı ve yansıma yoluyla meydana gelen zarar olduğunu diğer davacı ...'ın maluliyet oranının ATK tarafından tespit edilmesi gerektiğini, davacıların, "murisin kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olmasından dolayı", murislerinin vefatı nedeniyle manevi tazminat talep etmelerinin mümkün olmadığını, diğer davacı ...'in malüliyeti nedeniyle diğer davacıların manevi tazminat talep etmelerinin yasaya aykırı olduğunu, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, " Davanın reddine " karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; ... plaka sayılı çekiciye ait ... plaka sayılı yarı römorklu aracını yasak olduğu yerlere park etmekten dolayı 2918 sayılı KTK'nın 84. Maddede yer alan Madde 59 (Yerleşim birimleri dışındaki karayolunda zorunlu haller dışında duraklamak veya park etmek) kusurunu ihlal ettiği olay yeri raporundan, görgü tanıklarından ve bizzat davalı araç sürücüsü ...ın dosya içerisindeki beyanlarından görüldüğünü bu durum 19/03/2020 tarihli bilirkişi raporunda da tespit edildiğini, bilirkişi heyetinin ilk raporunda ''Duraklama yapılmaz'' levhası olduğu halde emniyet şeridinde park ederek dikkatsiz ve tedbirsiz davranarak Karayolları Trafik Kanununun maddelerini ihlal eden çekici sürücüsünün % 25 oranında tali kusurlu olduğu ilk raporda tespit edildiğini,tüm bu tespitlere karşın aynı bilirkişilerden oluşan heyetin 09/01/2021 tarihli 2. raporun da ... plaka sayılı çekicinin (arkasında ... plaka sayılı y. römork) sürücüsü davalı ...'ın kusursuz olduğu sonucuna ulaşılması çelişkili olduğunu, raporun dosya üzerinden hazırlandığını her ne kadar müvekkilin kullandığı araç çarpma neticesinde savrulmuşsa da daha sonra gerçekleşen bu çarpışmanın söz konusu kazayı netice sebebiyle ağırlaştırdığını, tüm bu çelişkilerin giderilmesi için alınan 09/04/2021 tarihli ATK raporunda davacının yola gereken dikkatini vermesi, direksiyon hakimiyetine özen göstermesi tespitleriyle birlikte davalı yanın yukarıda da belirtilen Karayolu Trafik Kanununa aykırılıklarından bahsetmediğini, sanki 2. çarpışma hiç yokmuşçasına davalının park ihlalinin kazanın oluşuna herhangi bir etkisinin olmadığı ifade edildiğini ancak bu rapor da dosya üzerinden hazırlandığını, keşif yapılmadığını, dosya içerisindeki raporlarda, ölüm ve yaralanma olayının kazanın hangi aşamasında gerçekleştiği ile nedensellik bağının tespitine yönelik bilgiler yer almadığını, kavşak çıkış noktasında hatalı ve ilgili mevzuatlara aykırı şekilde park halinde duran davalıya çarpan murislerin, çekiciye çarpana kadar görmüş olduğu zararlar raporlarda belirtilmediğini, aksine römorkun altına giren aracın içerisinden murislerin çıkarılmasının zorluğu, yine başka bir araca çarpmanın yarattığı şiddet düşünüldüğünde 2. çarpışmanın söz konusu kazayı netice sebebiyle ağırlaştırdığı ortada olduğunu, kök rapor, ek rapor ve ATK raporundaki çelişkiler nedeniyle dosyanın konusunda uzman karayolları ya da İstanbul Teknik Üniversitesi gibi kuruluşlardan oluşturulacak bilirkişi kurulundan, yapılacak keşif doğrultusunda çelişkileri ortadan kaldıracak şekilde ve tarafların kusur durumlarına ilişkin yeni bir rapor tanzimi elzem olduğunu, Rize Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/86 Esas dosyasında yargılanan ve dosyadaki kusur raporları doğrultusunda da ceza verilmesine karar verilen davalı ...'ın kusurlu hareketlerini görmezden gelen yerel mahkeme, delil listemizde yer alan Rize Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/86 Esas dosyasının getirtilmediğini, maddi olayları ve davalının yasak eylemlerini saptayan ceza mahkemesi ilamına aykırı olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Dosya kapsamından, 08.10.2014 günü, saat 15:00 sıralarında davacı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otomobil ile Çayeli istikametinden seyir halinde iken kaza mahalli olan kavşağa yaklaştığı sırada direksiyon hakimiyetini kaybedip idaresindeki aracın sol ön teker kısımları ile orta refüj bordür taşlarına akabinde orta refüj üzerindeki aydınlatma direğine de çarpmak sureti ile sağa yönelerek 95 metre ileride kavşak çıkış noktasında yolun sağındaki emniyet şeridi içerisine davalı ... tarafından park edilen ... plaka sayılı çekicinin arkasına takılı olan ... plaka sayılı yarı römorkun arka kısımlarına çarpması sonucu meydana gelen kaza nedeniyle ... plaka sayılı otomobilde yolcu olan ... kaza tarihinde, yine davacılardan ... kaza nedeniyle görmüş olduğu tedavi sonrasında yargılama sırasında 06/09/2018 tarihinde vefat etmiş olup, davacılar ... yönünden destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat, dava tarihinde hayatta olan ... ise maluliyetten kaynaklı maddi ve manevi tazminat talep edildiği anlaşılmıştır. Mahkemece alınan 19/03/2020 tarihli kusur raporunda; ...'ın %75, ...'ın %25 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiş bu rapora yapılan itirazlar doğrultusunda aldırılan 09/01/2021 tarihli ek raporda; ...'ın %100 kusurlu olduğu, ...'ın kusursuz olduğu belirtilmiş olup (davalı sürücünün park edilmesi yasak yere park ettiğinden kök raporda kusurlu idi, ek raporda park yerinin acil haller için ayrılan yer olduğu davalının aracını acil olarak bozulduğu için de park etseydi hiç kusurlu olmayacağından hareketle ve yasak yere park etmenin idari yaptırım olduğundan davalı sürücünün kusursuz olduğu) raporlar arasındaki çelişki nedeniyle Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Kurulu'ndan aldırılan 09/04/2021 tarihli raporda, ...'ın %100 kusurlu olduğu bildirilmiş olup, raporun çelişkileri giderir nitelikte ve teknik olarak yeterli olduğu kanaatine varılarak alınan 09/04/2021 tarihli ATK raporuna itibarla davalıların sürücüsü, maliki ve sigortacısı oldukları araç sürücüsü ...'ın kusursuz olduğu tespit edildiğinden davanın reddine karar verilmiştir. Aynı kaza nedeniyle davalı sürücü hakkında yargılamanın yapıldığı Rize Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2015/86 Esas sayılı dosyasında yargılama sonucunda 28/02/2017 tarih, 2015/86 Esas ve 2016/231 Karar sayılı karar ile "Sanık ...'ın ise kaza öncesinde ihtiyacını gidermek için çekicisi ve çekicisine bağlı olan dorsesinin yolun kenarındaki park etmenin yasak olduğu emniyet şeridine park edip aracının başından ayrıldığı, aracı ile savrulmakta olan mağdur sanık ...'ın aracının ise, sanık ...'ın hatalı yerde park halinde bulunan tırına çarpması neticesinde ölümlü ve yaralamalı trafik kazasının meydana geldiği, kaza tespit tutanağı ile uyum arzeden bilirkişi raporu uyarınca sanık ...'ın kazada tali kusurlu olduğu ve bu tali kusuru ile bir kişinin ölümü, bir kişinin ise yaralanması ile neticelenen trafik kazasına sebebiyet verdiği" gerekçesiyle sanık ... hakkında mahkumiyet kararı verildiği, Uyaptan yapılan kontrolde bu kararın istinaf edilmesi üzerine Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi'nin 28/02/2017 tarih, 2017/285 Esas ve 2017/337 Karar sayılı kararı ile "istinaf başvurularının esastan reddine ... CMK'nun 286/2-a maddesi gereğince kesin olmak üzere" karar verildiği, 03/11/2014 tarihli ...'ın tali, ...'ın asli kusurlu olduğunu tespit eden kusur raporunun ceza mahkemesince hükme esas alındığı görülmüştür. Yargıtay’ın yerleşik uygulamasına ve öğretideki genel kabule göre, maddi olgunun tespitine ilişkin ceza mahkemesi kararı hukuk hakimini bağlar. Ceza mahkemesinde bir maddi olayın varlığı ya da yokluğu konusundaki kesinleşmiş kabule rağmen, aynı konunun hukuk mahkemesinde yeniden tartışılması olanaklı değildir. (Yargıtay HGK'nun 11/10/1989 gün E:1989/11-373, K:472 ve 27/04/2011 gün ve E:2011/17-50, K:2011/231 sayılı ilamları) 6098 sayılı Borçlar Kanunu 74. maddesi (818 sayılı BK'nın 53.m) gereğince hukuk hakimi kusurun mevcudiyetine ilişkin Ceza Mahkemesi kararı ile bağlı değil ise de Ceza Mahkemesinde kusurlu olduğu kabul edilerek hakkında mahkumiyet kararı verilen kimse Hukuk mahkemesinde tamamen kusursuz kabul edilemez. Ceza mahkemesinin mahkumiyet kararındaki fiilin "hukuka aykırılığını" ve "illiyet bağının varlığını" saptayan maddi olgu konusundaki kabul hukuk hakimini de bağlar. Ceza mahkemesince sanık olarak yargılanan davalı ...'ın mahkumiyetine karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği, kusur oranının hukuk hakimini bağlamayacağı ancak kazanın oluşum şekli ile illiyet bağının varlığını saptayan maddi olgular konusundaki kabulün hukuk hakimini bağlayacağı gözetildiğinde ceza dosyasında kabul edilen maddi olgu esas alınarak düzenlenen 19/03/2020 tarihli kusur raporu (...'ın %75, ...'ın %25 oranında kusurlu olduğu) esas alınarak yargılamaya devam edilerek aktüerya raporu alınması gerekirken maddi olgu ve illiyet bağı yönünden ceza mahkemesi kararının bağlayıcılığı olacağı düşünülmeden, kusur raporları arasında çelişki olmadığı halde, davalı sürücünün kusursuz olduğunu tespit eden ek rapor çelişkili görülerek ATK' dan yeniden kusur raporu alınması ve bu rapor hükme esas alınarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana iadesine,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,6-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.26/06/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

ZararkarargereğiAçılan)kabulüistanbulVeTazminatdüşünüldüSebebiylenumarasıCismani(Ölüm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:25

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim