Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
bam
2021/1832
2024/1073
24 Haziran 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
ESAS NO: 2021/1832
KARAR NO: 2024/1073
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
KARAR TARİHİ: 25/06/2021
NUMARASI: 2017/550 Esas - 2021/669 Karar
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)
KARAR TARİHİ: 24/06/2024
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin 02/05/2009 tarihinde ... sevk ve idaresindeki davalı şirkete sigortalı ... plakalı aracın kaza yapması sonucu yaralandıklarını ve sakat kaldıklarını, müvekkillerinin yaya olup bir kusurlarının bulunmadığını, ceza davasının Şanlıurfa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/663 Esas sayılı dosyasında görüldüğünü, davalı şirkete 10/03/2017 tarihinde başvuru yapıldığını, başvuru belgesinin 16/03/2017 tarihinde tebliğ edildiğini, ancak sonuç alınamadığını belirterek, dava belirsiz alacak davası olarak açıldığından, tazminat hesabı yaptırılarak olay tarihindeki sigorta limiti aşılmamak üzere temerrüt tarihinden işletilecek faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davacılar vekili talep artırım dilekçesi ile; müvekkili ... yönünden toplam 1.000,00 TL tazminat talebinin kabulüne, müvekkili ... yönünden 1.000,00 TL olan tazminat talebinin 279,48 TL artırılarak toplam 1.279,48 TL tazminat talebinin kabulüne, müvekkili ... yönünden 2.000,00 TL olan tazminat talebinin 45.809,66 TL artırılarak 46.809,66 TL olarak kabulüne, bu şekilde 4.000,00 TL olan dava değerinin 46.089,14 TL artırılarak 50.089,14 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ... tarafından müvekkili şirkete herhangi bir başvuru yapılmadığını, müvekkili sigorta şirketinin kusur oranında ve poliçe limiti ile sınırlı sorumluluk olduğunu, ceza soruşturmasında davacıların kazanın oluşumunda asli kusurlu olduklarının belirlendiğini, geçici iş göremezlik zararının teminat içinde olmadığını, dava tarihi itibaren yasal faiz talep edilebileceğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. belirterek davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın kısmen kabulüne; maddi tazminat talebi yönünden; Davacıların maddi tazminat talebinin kabulü ile; davacı ... için 286,31TL, davacı ... için 779,48TL, davacı ... için 46.809,66TL'nin 29/03/2017 temerrüt tarihinden (başvuru tarihi) itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden (sigorta şirketi yönünden poliçe limitleri ile sınırlı olmak üzere) tahsili ile davacılara verilmesine, davacıların fazlaya ilişkin taleplerinin reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı ... A.Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı ... A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacı tarafın KTK 9. maddesi gereğince başvuru şartını eksiksiz olarak yerine getirmeksizin dava açtığından, davanın usulen reddi gerektiğini, yargılama boyunca müvekkil şirkete dava öncesinde başvuru yapıldığına dair delil sunulmadığını, hükme esas alınan kusur bilirkişi raporunun kabul edilmediğini, kazaya karışan tarafların kusur durumunun yeniden tespiti gerektiğini, kazada sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığını, ...'ın maluliyet oranına ilişkin itirazları bulunduğunu, hükme esas alınan maluliyet raporunun denetime elverişsiz olduğunu, söz konusu rapor üzerinden hüküm kurulamayacağını, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeli hükümlerine göre maluliyet raporu alınması gerektiğini, istinafa konu kararda davacılar açısından geçici iş göremezlik talebinin kabulüne karar verildiğini, KTK ve Trafik Sigortası Genel Şartları uyarınca müvekkilinin geçici bakıcı gideri, tedavi giderleri ve geçici iş göremezlik tazminatı taleplerine ilişkin sorumluluğunun ortadan kalktığını, faizin dava tarihinden itibaren yasal faiz olması gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Davacılar ... ve ... bakımından istinaf talebi değerlendirildiğinde: HMK'nın 341/2. maddesine göre miktar veya değeri üçbin Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir. Aynı kanunun 341/4. maddesinde de "alacağın tamamının dava edilmiş olması durumunda, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü üçbin Türk Lirasını geçmeyen taraf, istinaf yoluna başvuramaz." düzenlemesi mevcuttur. Yeniden değerleme oranındaki artış sonucu somut olayda yerel mahkeme hükmünün verildiği 2021 yılı için HMK'nın 341/2. maddesindeki kesinlik sınırı 5.880,00 TL olacaktır.Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup mahkemece davanın kısmen kabulü ile davacı ... için 286,31 TL, davacı ... için 779,48 TL'nin kabulüne karar verilmiştir. Bu halde davacı ... ve ... için davanın kabul edilen maddi tazminat miktarı karar tarihine göre uygulanması gereken 2021 yılı için öngörülen kesinlik sınırının altında kaldığından davalı vekilinin İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı HMK'nın 341/4.fıkrası gereğince istinaf hakkı bulunmamaktadır. Yerel mahkemece, kanun yolunun açık olduğunun belirtilmesi de sonuca etkili değildir. Bu nedenle istinaf başvurusunun HMK'nın 352/1-b maddeleri gereğince reddine karar verilmiştir.Davacı ... bakımından istinaf talebi değerlendirildiğinde: Somut uyuşmazlıkta, dava tarihi itibariyle 2918 sayılı KTK'nın 97. maddesinde yapılan değişiklik yürürlükte olup, davacı vekilinin dava tarihinden önce 16/03/2017 tarihinde davalı sigorta şirketine başvuru yaptıktan sonra eksik belge nedeniyle taleplerinin karşılanmaması üzerine dava açtığına göre KTK'nın 97.maddesindeki başvuru koşulunun yerine getirildiğinin kabulü ile faiz başlangıç tarihinin kanuna uygun olarak başvuru tarihinden itibaren 8 gün sonrasının faizin başlangıç tarihi olarak kabul edilmesinde usul ve yasaya bir aykırılık yoktur. Bu nedenle davalı vekilinin başvuru şartının yerine getirilmediğine ve faizin başlangıç tarihinin dava tarihi olduğuna ilişkin istinaf itirazları yerinde değildir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/24851 E.- 2023/2024 K. sayılı kararı). Kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunmayan (20.02.2019 tarih ve 30692 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan) Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeli hükümlerine göre maluliyet raporu alınamayacağına göre bu yöne değinen istinaf itirazı yerinde değildir. Hükme esas alınan kusur raporu ile ATK 2. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen tüm raporlar istinaf talep eden davalı vekiline HMK'nın 281. maddesi gereğince ihtarat içeren tebligat ile tebliğ edildiği halde davalı vekilinin kusur raporuna ve davacı ...’a ait maluliyet raporuna itiraz etmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda HMK'nın 281. maddesi çerçevesinde kusur oranları ve maluliyet raporu bakımından davacılar lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu gibi HMK'nın 357/1. maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesince re'sen göz önünde tutulacaklar dışında İlk Derece Mahkemesinde ileri sürülmeyen iddialar ve savunmalar dinlenemeyeceğinden kusura ve maluliyet raporuna ilişkin istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi genel şartlar değişikliğinden önce ve halen yürürlükte bulunan KTK'nın 98.maddesinin kapsamının belirlenmesi bakımından vermiş olduğu 27/03/2014 tarih, 2013/ 4616 E. ve 2014/4465 K. sayılı kararında; "2918 sayılı Yasa'nın 98. maddesi kapsamında kalan tedavi giderlerinden Sosyal Güvenlik Kurumu, yasa kapsamı dışında kalan bakıcı veya tedaviye bağlı sair giderlerden varsa trafik şirketi yoksa Güvence Hesabı ve her iki halde de diğer haksız fiil sorumlularının (işleten ve sürücü gibi) sorumlulukları devam edecektir" yönünde; 14/10/2014 tarih, 2014/ 16455 E. ve 2014/13330 K. sayılı kararında ise "Geçici iş göremezlik zararı bedeni zarar teminatı ile ZMMS poliçesi kapsamında olup, 6111 sayılı yasa uyarınca tedavi gideri kapsamında değerlendirilemez" yönünde karar vermiştir. Bu nedenle davalı vekilinin geçici iş göremezlik tazminatına ilişkin istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerekmiştir. (Benzer yönde Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/5305 E. ve 2021/7685 K. sayılı kararı). Bu nedenlerle; davalı vekilinin davacı ... yönünden yaptığı istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine, davacılar ... yönünden yaptığı istinaf başvurusunun HMK'nın 352/1-b maddesi gereğince reddine karar verilmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:1-Davalı vekilinin davacı ... yönünden yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Davacılar ... yönünden yaptığı istinaf başvurusunun, HMK'nın 352/1-b maddesi uyarınca REDDİNE,2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 3.197,56 TL harçtan peşin alınan 818,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.379,56 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi. 24/06/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:25