İstanbul BAM 9. HD 2023/2811 E. 2024/1069 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
bam
2023/2811
2024/1069
24 Haziran 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
ESAS NO: 2023/2811
KARAR NO: 2024/1069
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
KARAR TARİHİ: 28/02/2023
NUMARASI: 2022/432 Esas - 2023/185 Karar
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)
KARAR TARİHİ: 24/06/2024
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 30/05/2012 tarihinde müvekkilinin sevk ve idaresindeki ... plakalı motosikleti ile davalı ...'un sevk ve idaresindeki ...plakalı aracın çarpışması sonucu yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, davalı sigorta şirketinin ... plakalı aracın trafik sigortacısı olduğu ve meydana gelen kazada davalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunu, kazadan sonra müvekkilinin uzun süre tedavi gördüğünü ve çalışamadığını, müvekkilinin kullandığı araçta da zarar meydana geldiğini, kaza nedeniyle manevi olarak zarara uğradığını belirterek, HMK 107 gereğince davalı sigorta şirketinin poliçe limiti ve kapsamıyla sorumlu olmak kaydıyla zararın kapsam ve miktarı belirlendikten sonra yükseltilmek ve harcı ikmal edilmek üzere 1.000,00 TL meslekte kazanma gücü kaybı tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek faiziyle tüm davalılardan; 300,00 TL tedavi gideri, 500,00 TL hasar bedeli ve 30.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalı ...'tan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; Kazaya karışan ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde sigortalı olduğunu, sorumluluklarının sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, taraflarınca tazmin edilecek olan gerçek zararın davacının vücut bütünlüğü kaybı değil meslekte kazanma gücünün daimi kaybı oranındaki gerçek maddi zarar olduğunu, müvekkili şirketin davanın açılmasına sebebiyet vermediğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının iddialarının tamamen gerçeğe aykırı olduğunu, müvekkilinin kusurlu olduğu iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davacının müvekkilinden şikayetçi olmadığını, davacının taleplerinin zaman aşımına uğradığını ve fahiş olduğunu, müvekkilinin kazadan sonra davacı ile ilgilendiğini, davacıya maddi yardımda bulunulduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davacı vekili ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 60.127.89TL'ye, sağlık harcamaları talebini 300,00 TL'ye yükseltmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davacının iş gücü kaybı tazminatı istemine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile; 527,89TL geçici iş göremezlik tazminatı, 33.136,07TL kalıcı iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 33.663,96TL alacağın davalı ... yönünden kaza tarihi olan 30/05/2012 tarihinden, davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden dava tarihi olan 07/09/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, aşan istemin reddine, davacının tedavi gideri ve hasar bedeline ilişkin talebinin reddine, davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile; 10.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 30/05/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'tan tahsili ile davacıya verilmesine, aşan istemin reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili ile davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Bilirkişinin olayın gerçekleşme anını yanlış yorumladığını, davalı sürücü ...'un meskun mahaldeki çift yönlü caddede park halinden ve sürekli şerit çizgisinin olduğu yerden ve karşı yönden gelen araç trafiğini dikkate almadan, aniden kontrolsüzce kalkış yapıp U dönüşü yapmaya çalışıp ve karşı yönden gelen araca çarparak kazaya neden olduğunun sabit olduğunu, park halinden kalkış kuralını, U dönüşü kuralını ve şeride tecavüz etmeme kuralını ihlal etmesi, dalgın, dikkatsiz ve tedbirsiz davranması nedeniyle %100 kusurlu olduğunu, dosyada düzenlenen 4 ayrı bilirkişi raporunda kusursuz değerlendirilirken kararda dikkate alınan raporda %25 kusurun üzerlerine izafe edilmesinin izahtan uzak olduğunu, bilirkişi raporunda davayla ilgisi bulunmayan ..., ... gibi kişilerin isminin zikredilmesinin söz konusu rapora özenilmediğinin kanıtı olduğunu, mahkemece rapora itirazlarının değerlendirilmeden karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemece müvekkilinin gelirinin hatalı değerlendirilerek gerçek ücret üzerinden değil SGK'ya bildirilen ücret üzerinden eksik tazminat hesabı yapıldığını, davacının kaza tarihinde ... isimli işyerinde kebap ustası olarak aylık net 2.100,00TL ücret aldığını, zarar hesabının ve tazminatın bu ücret esas alınarak yapılması gerekirken kurum kayıtlarına itibarla yapılan hesaplamaya göre karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, 09/09/2019 tarihli talep artırım dilekçesi doğrultusunda hüküm kurulması gerekirken Yargıtayın görüşlerine aykırı şekilde SGK kayıtlarına dayanarak hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, karar tarihindeki asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, asgari ücretin güncellenmesine rağmen dosyanın bilirkişiye tevdii ile yeni asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, hükmedilen manevi tazminat miktarının tatmin duygusundan ve caydırıcılıktan uzak olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkeme tarafından zamanaşımı def'inin dikkate alınmadığını, davacının manevi tazminat talebinin zamanaşımına uğradığını, manevi tazminat talebinin kabul edilmesinin hatalı olduğunu, müvekkilinin davacının iyileşmesi için her türlü fedakarlığı gösterdiğini, mahkemenin hesap hatası yaptığını, geçici iş göremezlik tazminatına hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacının hesaplanan geçici iş göremezlik alacağının 5.068,48 TL olduğunu, dolayısıyla davacı'nın %25'lik kusur oranı dikkate alındığında 3.801,68 TL geçici iş göremezlik alacağı bulunduğunu, SGK tarafından davacıya 4.364,63 TL ödeme yapıldığı dikkate alındığında gerçekte davacının hiçbir geçici iş göremezlik alacağı bulunmadığını, kusur oranının eksik inceleme nedeniyle hatalı tayin edildiğini, davacıya atfedilen kusurun eksik olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Mahkemece ilk verilen hükmün istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 07/04/2022 tarih, 2021/1571 Esas, 2022/695 Karar sayılı kararı ile, "...O halde Mahkemece yapılması gereken; İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı yada ... den, kaza tarihi itibariyle kazanın meydana geldiği mahallin trafik levha ve yol durumunu gösterir kroki, harita vs gibi belgelerin istenilmesi, gelecek cevaba göre belgelerin değerlendirilmesi ve gerektiğinde araçların geliş yönleri çarpışmanın meydana geldiği yer, çarpma noktaları ve tüm dosya kapsamı itibariyle sürücülerin olaydaki kusur oranlarının duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi için resen seçilecek trafik bilirkişisi eşliğinde mahallinde keşif yapılarak (kusura yönelik bildirilen tanıklar da keşif mahallinde dinlenerek) ayrıntılı, gerekçeli ve krokili kusur raporu alınarak sonucuna göre usuli kazanılmış haklarda gözetilerek karar verilmesi olmalıdır. Daire kararının kapsam ve şekline göre; kusur raporu alınması gerektiğinden manevi tazminat miktarına ilişkin istinaf itirazının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir. ..." gerekçesiyle kararın kaldırılmasına karar verilmiştir. Mahkemece Karar İlamı doğrultusunda İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve ...'ye yazı yazılarak kaza tarihi itibariyle kazanın meydana geldiği mahallin trafik levha ve yol durumunu gösterir kroki, harita vs gibi belgelerin gönderilmesi istenilmiş, yerinde keşif yapılarak, tanıklar dinlenmiş, trafik bilirkişisinden rapor alınmıştır. Bilirkişi 21/11/2022 tarihli raporunda; "Davalı sürücü ...'un sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı otosuyla; 2918 sayılı KTK'nın 46/ a, k- 47/c,d- 52/b- 57/a-84/b,g maddelerinde açıklanan trafik kurallarını ihlal ettiğinden kazanın oluşumunda birinci derecede 6/8 oranında, %75 kusurlu olduğu, davacı sürücü ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı motosikletiyle 2918 sayılı KTK'nın 47/d, 52/b, 72 ve bağlı Yönetmeliğin 95/d, 101/b, 144/b, 157/b maddelerinde açıklanan trafik kurallarını ihlal ederek trafik kazasının oluşumuna katkıda bulunduğundan, ikinci derecede 2/8 oranında, %25 kusurlu olduğu," yönünde, Raporun son kısmında ise, "... davalı sürücü ... sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı otosu ile davacı sürücü ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı motosikletinin çarpması sonucu davacı sürücü ...'in yere düşerek yaralanması, araçların hasarlanmasıyla neticelenen trafik kazasında, alabilecek herhangi bir tedbir ve önleminin bulunmadığı, mevcut olan yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazasının oluşumunda; kendisine kusur izafe edilmesinin uygun görülmediği için kusur ve ihlalinin bulunmadığı kanaatine varılmıştır." şeklinde görüş belirttiği görülmüştür. Bilirkişi raporu kendi içinde çelişkili olduğu gibi daha önce alınan kusur raporlarıyla da çelişkili olduğu halde, mahkemece çelişkiler giderilmeden, raporun birinci paragrafındaki davacı sürücünün %25 kusurlu olduğuna ilişkin kısım hükme esas alınarak karar verilmesi doğru olmamıştır. O halde İlk Derece Mahkemesince yapılması gereken; alınan kusur raporları arasında ve son alınan raporun kendi içinde çelişkiler bulunduğundan ATK Trafik İhtisas Dairesinden çelişkiyi giderecek şekilde kazanın oluşumunda kusur dağılımını belirleyen gerekçeli kusur raporu alınarak, belirlenecek kusur oranına göre gerekirse aktüerya bilirkişisinden hükme esas alınan rapor tarihi itibariyle ek rapor alınması ve usuli kazanılmış haklarda gözetilerek sonucuna göre karar verilmesi olmalıdır. Manevi tazminatın belirlenmesinde kriterlerden biri de tarafların kazanın meydana gelmesinde kusur oranlarıdır. Daire kararının kapsam ve şekline göre; kusur oranları konusunda bilirkişi raporları arasında çelişki bulunduğu ve çelişkinin giderilmesi için rapor alınması gerektiğinden kusur durumu netleşmeden manevi tazminatın belirlenmesi eksik incelemeye dayalı olduğundan, manevi tazminatın miktarına ilişkin istinaf itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir. Davacı vekilinin, davacının kaza tarihinde ... isimli işyerinde kebap ustası olarak aylık net 2.100,00TL ücret aldığı, zarar hesabının ve tazminatın bu ücret esas alınarak yapılması gerekirken kurum kayıtlarına itibarla yapılan hesaplamanın hatalı olduğuna ilişkin, davalı ... vekilinin zaman aşımına ve SGK tarafından davacıya 4.364,63 TL ödeme yapıldığı dikkate alındığında gerçekte davacının hiçbir geçici iş göremezlik alacağı bulunmadığına ilişkin istinaf talepleri önceki istinaf incelemesinde değerlendirildiğinden yeniden incelenmemiştir. Açıklanan nedenlerle, davacı vekili ile davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davacı vekili ile davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana iadesine, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Davacı ile davalı ... tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 24/06/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:25