İstanbul BAM 9. HD 2022/1829 E. 2024/1066 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
bam
2022/1829
2024/1066
24 Haziran 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
ESAS NO: 2022/1829
KARAR NO: 2024/1066
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
KARAR TARİHİ: 03/02/2022
NUMARASI: 2017/663 Esas - 2022/124 Karar
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)
KARAR TARİHİ: 24/06/2024
KARAR YAZIM TARİHİ: 24/06/2024
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı sürücü ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın müvekkili ...'e çarptığını, Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2012/13166 Soruşturma sayılı dosyası kapsamında aldırılan 13/01/2013 tarihli bilirkişi raporunda davacı ...'ün bu olayda 2918 sayılı KTK'nın 84. maddesinde belirtilen yaya asli kusurlarından yola birden bire çıkmak kuralını ihlal ettiğinden asli kusurlu, araç sürücüsü ...'in ise tali kusurlu olduğunun belirtildiğini, davacı ...'ün geçirdiği trafik kazası sonucu tedavi gördüğünü ve sakat kaldığını, davalı sigorta şirketine ZMMS poliçesine göre mesul olduğu tazminat tutarını ödemesi için 23/05/2017 tarihli dilekçe ile başvuruda bulunulduğunu, dilekçenin davalı şirkete 25/05/2017 tarihinde ulaştığını, müracaat tarihinden itibaren 15 günlük yasal süre içerisinde cevap verilmediğini, kazaya karışan ... plakalı aracın ... Sigorta A.Ş. tarafından ZMSS poliçesi ile sigortalı olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, şimdilik 200,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL gelir kaybına uğraması nedeniyle maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili ıslah dilekçesi ile maddi tazminat, geçici ve sürekli iş gücü kaybı tazminatı talebini 29.734,53 TL'ye yükseltmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın davalı ... Sigorta A.Ş. nezdinde ZMMS ile sigortalı olduğunu, dava konusu zararlara ilişkin olarak sorumluluğun poliçe limiti ile sınırlı olup, masraf ve vekalet ücreti sorumluluğunun da bu miktara isabet eden oranlarda olacağını, poliçe limiti üzerinde sorumluluğu bulunmadığını, davalı araç sürücüsünün kusurunun ve zararın kanıtlanması, yönetmeliğe uygun bir rapor ile kalıcı sakatlığın ispat edilmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatının SGK sorumluluğunda olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın kabulü ile, 425,42 TL geçiçi iş göremezlik tazminatı ve 27.309,11TL sürekli iş göremezlik tazminatının 12/06/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili ile davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Tazminat hesaplamasında karar tarihine en yakın verilerin dikkate alınması gerekmekte olup işbu durumun Yargıtay kararları ile de sabit olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kusur raporuna yapılan itirazlar değerlendirilmeden ve gerçek kusur değerlendirmesi yapılmadan karar verilmesinin doğru olmadığını, kazanın meydana gelmesinde dikkatsiz ve tedbirsizliği ile kusurlu olan davacı iken, sigortalı araç sürücüsüne atfedilen kusur oranının hakkaniyete aykırı olduğunu, bu durumda meydana gelen olayın trafik kazası olup olmadığına ilişkin çelişkinin giderilmesi gerekirken itirazlar dikkate alınmadan karar verilmesinin hatalı olduğunu, maddi meselenin takdirinde hata yapıldığını, maluliyet raporunda özürlülük oranına göre tespit yapılması gerekirken, meslekten kazanma gücü kaybı oranı baz alınarak maluliyet tespit edilmesinin yanlış olduğunu, davaya konu kazanın 13/07/2012 tarihinde meydana geldiğini, 01/06/2015-20/02/2019 tarihleri arası genel şartlar ek 6. maddesine göre 30/03/2013 tarihli özürlülük ölçütü, sınıflandırması ve özürlülere verilecek sağlık kurulu raporları hakkında yönetmelik esas alınarak maluliyet oranı belirlenmesi gerektiğini, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi kararlarında istikrarlı bir şekilde, sürekli iş göremezlik oranının (maluliyetin) trafik kazasının gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan yönetmelik ve eklerine göre tespit edilmesi gerektiğinin vurgulandığını, buna göre kaza tarihi esas alınarak yönetmelik çerçevesinde maluliyet tespiti yapılması gerektiğini, hükme esas alınacak raporun 30/03/2013 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanan 28603 sayılı “Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik” hükümlerine uygun olarak hazırlanması gerektiğini, sadece adli tıp uzmanlarının raporu hazırladığını, sağlık kurulunda bulunması gereken uzmanların eksik olduğunu, usule uygun olmayan rapor esas alınarak yapılan hesaplamanın usul ve yasaya uygun olmadığını, hatalı belirlenen maluliyet oranı üzerinden, gerçek kusur tespiti yapılmadan tazminat hesaplanmasının hatalı olduğunu, rapora itirazlarının dikkate alınmadığını, davalının aleyhine hükmedilen geçici işgöremezlik giderinin SGK tarafından karşılanması gerektiğini, bu sebeple gerek KTK gerekse poliçe genel ve özel şartları uyarınca müvekkili şirketin bakıcı tazminatı bakımından sorumluluğunun bulunmayacağını belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Somut olayda, 13/07/2012 tarihinde davalı sigorta şirketine sigortalı araç sürücüsü dava dışı ...'in yönetimindeki ... plakalı araç ile yerleşim yerinde iki yönlü yolda seyir halinde iken olay mahalline geldiğinde, yola girerek karşıdan karşıya geçmeye çalışan davacı yayaya çarpması sonucu, davacının yaralandığı ve bu yaralanması nedeni maddi tazminat talep ettiği anlaşılmıştır. Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığınca alınan 03/01/2013 tarihli bilirkişi raporunda; Olay mahallinin yerleşim yeri olduğu, yolun iki yönlü ve genişliğinin 7 m olduğu, yaya geçidi bulunmadığı, yayanın sol taraftan yola girdiği, yayanın asli kusurlu, sürücünün tali kusurlu olduğu belirtilmiştir. Mahkemece alınan 16/04/2019 tarihli kusur raporunda ise 13/07/2012 tarihinde meydana gelen olayda; davalı tarafa sigortalı ... plakalı araç sürücüsü dava dışı ...'in % 25 oranında, davacı yaya ...'ün % 75 oranında kusurlu olduğu belirlenmiştir. Mahkemece alınan kusur raporu ile ceza soruşturması sırasında alınan kusur raporunun birbiriyle örtüştüğü ve olayın oluşuna uygun düştüğü nazara alındığında davalı vekilinin kusura yönelik istinaf itirazı yerinde görülmemiştir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin KTK'nın 98.maddesinin kapsamının belirlenmesi bakımından vermiş olduğu 02/03/2022 tarih, 2022/312 E. ve 2022/3685 K. sayılı kararında; geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri yönünden sigorta şirketlerinin sorumluluğunun devam ettiği yönünde karar vermiştir. Bu nedenle davalı Sigorta şirketi vekilinin geçici iş göremezlik tazminatının teminat dışı olduğuna ilişkin istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir. (Benzer yönde Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/6911 E. - 2021/10351 K., 2021/5305 E. - 2021/7685 K. sayılı kararları). Trafik kazası nedeniyle açılan tazminat davalarında maluliyete ilişkin alınacak raporların nasıl düzenleneceğine ilişkin ne KTK'da ne de TBK’da düzenleme yapılmamış, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin içtihatları ile kaza tarihine göre dönemsel olarak uygulanması gereken yönetmelikler açıklanmıştır. Buna göre maluliyete ilişkin alınacak raporların, 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik'i, 01/09/2013 tarihi ile 01/06/2015 tarihleri arasında sonrada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmelik'i, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonrada Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. (Yargıtay 4.Hukuk Dairesinin 2021/12907 E. ve 2022/6237 K., 2021/12288 E. ve 2022/6235 K., 2021/11515 E. ve 2022/5238 K. sayılı kararları). Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı tarafından düzenlenen 19/03/2020 tarihli raporda; yapılan muayene ve tetkiklerden mağdur davacı ...'ün 03/07/2012 tarihinde trafik kazası geçirdiği, cerrahi tedavi ve posterior enstrümentasyon uygulandığı, daha sonra takılan enstrümentasyon elemanlarının çıkartıldığı anlaşılan şahsın arızasının kalıcı sakatlık niteliğinde olduğu, mevcut arızanın kıyasen "Bel bölgesinde indirekt muskulus kuadratus kesilmesine bağlı bir veya birkaç omur prosesüs spinozus, prosesüs transversus kırıkları” olarak değerlendirildiği, şahsın 1959 doğumlu olup, olay tarihinde 53 yaşını tamamlamış olduğu anlaşılmakla ve meslek grup numarası 1 (düz işçi) olarak kabul edilmekle Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre kişide meydana gelen arızanın %16.2 oranında kalıcı sakatlık (sürekli iş göremezlik) niteliğinde olduğu, kaza tarihinden beş ay sonra posterior enstrümentasyon uygulanan lomber vertebra faset eklem kırığı arızasının emsallerine göre iyileşme süresinin 14 aya kadar uzayabileceği, kişinin bu süre zarfında mesleğini icra edemeyeceği, bu sürenin geçici iş göremezlik süresi olarak değerlendirilebileceği görüş olarak bildirilmiştir. İlk Derece Mahkemesince tazminatın belirlenmesinde kaza tarihi olan 13/07/2012 tarihinde yürürlükte bulunan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen maluliyet raporunun hükme esas alınmış olmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. Davalı vekilinin bu hususa ilişkin istinaf talebi yerinde değildir. Davalı vekilinin aktüerya raporuna ilişkin istinaf talebinde açıkça istinaf sebep ve gerekçesi gösterilmediğinden inceleme yapılmamıştır. Davacı vekilinin davasını belirsiz alacak davası olarak açtığı, bir kere değer artırım ve bir kere de ıslah dilekçesi vererek talebini arttırdığı, son olarak vermiş olduğu ıslah dilekçesinde asgari ücrette değişiklik sebebi ile güncel veriler üzerinden hesaplama yapılması gerektiği yönünde talep de bulunmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf talebi yerinde görülmemiştir. Bu nedenlerle; davacı vekili ile davalı vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davacı vekili ile davalı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Yasası'na göre davacıdan alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,9 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-Harçlar Yasası'na göre davalıdan alınması gereken 2.031,17 TL harçtan peşin alınan 508,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.523,17 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi. 24/06/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:25