İstanbul BAM 9. HD 2021/2261 E. 2024/1055 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
bam
2021/2261
2024/1055
24 Haziran 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
ESAS NO: 2021/2261
KARAR NO: 2024/1055
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: 05/01/2021
NUMARASI: 2018/44 Esas - 2021/5 Karar
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)
KARAR TARİHİ: 24/06/2024
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Müteveffa .... 08/06/2017 tarihinde ... adlı sürücünün kullandığı .... Tic. Şti'ne ait ... plakalı otobüse davalı ... sürücüsü olduğu ... plakalı kamyonun çarpması sonucu meydana gelen kazada otobüste sıkışarak vefat ettiğini, müteveffanın meydana gelen kazada herhangi bir kusuru bulunmadığını, ... plakalı aracın işleteninin davalı ... Tic. Ltd. Şti. olduğunu, müteveffanın ... plakalı aracın diğer şoförü olduğunu ancak kaza sırasında yolcu otobüsünü şoför ... kullandığını, 20/10/1970 doğumlu olan müteveffanın SGK kayıtlarında maaşının asgari ücret olarak gözüktüğünü ancak gerçek aylık maaşının net 2.500,00 TL olduğunu, murisin vefatından sonra tek dayanaklarını yitiren davacıların desteğinden mahrum kaldıklarını, 2910 sayılı KTK'nın 97. maddesine göre ZMSS poliçesinin düzenleyen davalı sigorta şirketlerine davacıların tazminat ödenmesi için 13/07/2017 tarihli dilekçe ile başvuruda bulunduklarını, davalı ... AŞ. tarafından ödeme yapılmadığını, davalı ... AŞ. tarafından poliçede sorumlu olduğu tutar 310.000,00TL olmasına rağmen nasıl yapıldığı bilinmeyen aktüerya hesabında 43.865,00 TL ödeme çıkarıldığını, ödemenin fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak kabul edildiğini belirterek, HMK'nın 107. maddesi gereğince fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik her bir davacı için 500,00 TL olmak üzere toplam 3.000,00 TL maddi tazminatın sigorta şirketlerinin poliçe limitleri ile sınırlı olarak başvuru tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte davalı ... Tic. Ltd. Şti yönünden ise olay tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile davalı ... yönünden yasal faizi ile birlikte ortaklaşa ve zincirleme tahsiline, davacı eş ... için 50.000,00 TL, çocuklar ... için 20.000,00 TL, ... için 15.000,00 TL, ... için 12.000,00 TL ... için 8.000,00 TL, ... için 5.000,00 TL olmak üzere toplam 110.000,00 TL manevi tazminatın davalı ... Tic. Ltd. Şti. yönünden ise olay tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacılar vekili ıslah dilekçesi ile destekten yoksun kalma tazminatını müvekkili ... için 216.623,89 TL'ye, müvekkili ... için 59.114,04 TL'ye, müvekkili ... için 23.635,10 TL'ye, müvekkili ... için 7.715,22 TL'ye, müvekkili ... için 3.006,78 TL'ye artırmıştır.Davalı ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; sorumluluğu kabul etmemekle birlikte 07 LIM 60 plakalı aracın davalı şirket nezdinde ZMSS poliçesi ile sigortalı olduğunu, davalının sorumluluğunun sigortalısının kazadaki kusuru oranında, poliçedeki limiti ile sınırlı olduğunu, kusurun tespitinden sonra sigorta konusunda uzman bilirkişiden rapor alınması ve taleplerin poliçe teminatına girip girmediğinin araştırılması gerektiğini, teminat rakamının davalının sorumluluğunun üst sınırı olduğunu, ancak sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olması ve zararın kusurlu hareket neticesi oluşması halinde geçerli olduğunu, davacının maddi vakıayı, kusuru, maddi zararı ispat etmesi, aktüerya raporu alınması gerektiğini, SGK tarafından davacılara rücuya tabi herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığının maaş bağlanıp bağlanmadığının araştırılmasını talep ettiklerini, davanın haksız fiile dayandığını, uygulanacak faizin yasal faiz olması gerektiğini, avans faizi talebinin haksız olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın haksız fiilin gerçekleştiği yer, yahut zarar haksız fiilin işlendiği yerden başka bir yerde meydana gelmişse, zararın meydana geldiği yer mahkemesinde açılması gerektiğini, haksız fiilin gerçekleştiği yerin Tarsus olup, zararında Tarsus'da meydana geldiğini, İstanbul Mahkemelerinin yetkili olmadığını, yetkili mahkemenin Tarsus Mahkemeleri olduğunu, maddi ve manevi tazminat taleplerini kabul etmediklerini, yapılan incelemeler, oluşturulan dosya ve raporlarla davalının tali kusurlu bulunduğunu, haksız fiil ile zarar arasındaki illiyet bağının asli kusurlu tarafından meydana getirildiğini, davalının meydana gelen zararda fiili sebebiyle herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını belirterek, davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; Davada yetkili mahkemenin Tarsus Mahkemeleri olduğunu, seçimlik yetkinin söz konusu olduğunu, hiçbir seçimlik yetkiye girmeyen İstanbul Mahkemelerinde dava açılmasının yasal dayanaktan yoksun olduğunu, yetki itirazında bulunduklarını, dava dilekçesi eklerinin kendilerine tebliğ edilmediğini, davanın asli kusurlu otobüs şoförü ... ile otobüsün maliki ve işleteni ... Tic. Ltd. Şti.ne yöneltilmesi gerektiğini, davalıya ait kamyonun ihtiyari mali mesuliyet sigortası ile sigortalı olduğu ... Şirketine davanın ihbarını talep ettiklerini, kaza ile ilgili soruşturmanın Tarsus Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/7106 soruşturma nolu dosyasında devam ettiğini, 08/06/2017 tarihinde meydana gelen kazaya karışan ... plakalı aracın davalı şirkete ait olduğunu, Adli Tıp Kurumu Ankara Grup Başkanlığının 10/08/2017 tarih ve 4605 sayılı raporunda davalı otobüs sürücüsü ... asli kusurlu, davalı şirket aracını kullanan ...’nın tali kusurlu olduğunun tespit edildiğini, davanın ....ile ... Tic. Ltd. Şti.'ne ihbar edilmesi gerektiğini,... plakalı aracın ZMSS poliçesinin ... AŞ. tarafından yapıldığını, davalının gerçek kusur durumu belirlendiğinde sigorta şirketlerinin poliçe limitleri ile sorumlu olduğunu, davacıların başvurusu üzerine davalı sigortacısı ... A.Ş. tarafından 43.865,00 TL ödeme yapıldığını, destekten yoksunluk tazminatı yönünden davanın reddi gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte tazminatın daha fazla olduğuna dair bir durum oluşması halinde ödenen tazminatın indirilmesini talep ettiklerini, müteveffanın maaşına ilişkin iddiaları kabul etmediklerini, yasal, resmi olarak almakta olduğu maaşın hesaplamalarda baz alınması gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte davacının, kaza sebebiyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubu gerektiğini, zarar görenin kazada ortak bir kusurunun saptanması halinde bu miktarın da tazminat miktarından indirilmesi gerektiğini, desteğini yitiren kişinin ölümden önceki yaşam düzeyini sürdürebilme olanağına sahip olması durumunda destek yoksunluk zararından söz edilemeyeceğini, davacılara SGK tarafından ölüm aylığı bağlandığını, davacıların destekten yoksun kalma durumu bulunmadığını, talep edilen manevi tazminat miktarlarının fahiş olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.İhbar olunan ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın ihbar olunan şirket tarafından İMMS poliçesi ile sigortalandığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte manevi tazminatın sebepsiz zenginleşme aracı olarak kullanılmamasının esas olduğunu, ihbar olunanın poliçe ile işletenin sorumluluğunu teminat altına aldığını, davalının işveren sıfatıyla doğacak sorumluluğunun ihbar olunana yüklenemeyeceğini, dosya kapsamındaki belge ve bilgilerin kendilerine tebliğ edilmediğini, tebliğe kadar cevap haklarını saklı tuttuklarını belirterek, ihbar olunan olarak davayı takip edeceklerinden aleyhlerine hüküm kurulmamasını talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Asıl ve ıslahla açılan davanın kısmen kabulü ile, maddi tazminat talepleri yönünden; davacı eş ... için 210.622,10TL, davacı ... için 53.984,64TL, davacı ... için 15.593,22TL, davacı ... için 4.779,27TL, davacı ... için 2.060,77TL olmak üzere toplam 287.040,00TL destekten yoksun kalma tazminatının, davalı ... yönünden 27/07/2017, davalı ... yönünden 03/08/2017, diğer davalılar yönünden ise 08/06/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile davacılara verilmesine, (davalı ... yönünden 254.189,76TL poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere, davalı ... yönünden 32.850,24-TL poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere ), fazlaya ilişkin talebin reddine, Manevi tazminat talepleri yönünden; davacı eş ... için 20.000,00TL, davacı ... için 4.000,00TL, davacı ... için 5.000,00TL, davacı ... için 7.000,00TL, davacı ... için 6.000,00TL, davacı ... için 7.000,00TL olmak üzere toplam 49.000,00TL'nin, davalı ... Ltd Şti ve davalı ... yönünden ise 08/06/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacılar vekili, davalı ... vekili, davalı ... (...) Sigorta vekili, davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Bilirkişi tarafından hazırlanan 08/06/2019 tarihli bilirkişi raporunda ve yerel mahkemenin hükme esas aldığı 15/01/2021 tarihli rapor destek yoksun kalma tazminatı hesabında TRH 2010 yaşam tablosunun uygulanmasının doğru olduğunu ancak %1,8 teknik faiz yöntemine göre hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, bu durumun Yargıtay kararlarına Anayasa Mahkemesi kararına, mevzuata ve usule aykırı olduğunu, bilirkişinin hazırlamış olduğu raporlarda; müteveffanın kızlarına olan destek sürelerinin 22 yaşına kadar olabileceği baz alınarak Yargıtay kararlarındaki genel kurala göre hesaplama yaptığını, ancak kız çocuklar için evlenme tarihine kadar destek tazminatı hesaplanması gerektiğini, desteğin maaşının asgari ücret olarak kabul edilmesi ve tazminat hesabının asgari ücret üzerinden yapılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilin maaşı belirlenebilir olduğunu, maaş bordrosu olmayan müteveffanın maaşının, yapılan araştırmalar sonucunda belirlenebilir olduğundan tazminat hesabında asgari ücretin dikkate alınmasının hukuka ve hakkaniyet aykırı olduğunu, müteveffanın aylık net kazancına Agi dahil edilmeden hesaplanan destekten yoksun kalma tazminatı hesaplamasının doğru olmadığını,... A.Ş'nin temerrüt başlangıç tarihinin hükme esas alınan bilirkişi raporunda yanlış tespit edildiğini, ... A.Ş. için belirtilen temerrüt başlangıç tarihinin 27/07/2017 olduğunu, yerel mahkemenin müvekkilleri için hükmettiği manevi tazminat miktarlarının çok düşük olduğunu, davalıların olaydaki kusurlarının ağırlığının dikkate alınmadığını, somut olayın özelliklerininin değerlendirilmediğini, tarafların mali durumunun, meydana gelen manevi zararın ( ölüm ), olay tarihi itibari ile paranın satın alma gücünün mahkeme tarafından dikkate alınmadığını belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Tarsus 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2018/166 Esas sayılı ceza dosyası kapsamında yapılan yargılamada karar kesinleşmeden İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/44 Esas, 2021/5 Karar sayılı ilamı ile müvekkili bakımından hüküm kurulmasının usul ve yasalara aykırı olduğunu, davalı lehine verilen vekalet ücretinin ayrı ayrı verilmesi gerekirken tek verildiğini, her davacı için ayrı ayrı vekalet ücreti verilmesi gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Davalı ... (...) Sigorta vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davalının sorumluluğunun 32.850,24 TL olmak üzere poliçe limiti ile sınırlı olarak belirlendiğini, ancak gerekçeli kararın yargılama harç, yargılama gideri ve vekalet ücretine yönelik 3,5,6 numaralı hükümlerinde müvekkilinin sorumluluğuna denk düşen tutarların ayrıştırılmadığını, davalının manevi tazminat yönünden sorumluluğu bulunmadığını, dolayısıyla maddi-manevi tazminat ayrımı yapmaksızın diğer davalılarla birlikte sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu, mahkemece davalının sorumlu olduğu tutar belirlenirken sigortalısının kusuru, poliçe limiti nazara alınarak oranlama yapıldığını, ancak yargılama gideri ve vekalet ücreti hususunda da poliçe limitinin ana tazminata oranlanarak hüküm kurulması gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Tarsus 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/166 Esas sayılı ceza dosyası kapsamında yapılan yargılamada karar kesinleşmeden İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/44 E., 2021/5 K. sayılı ilamı ile müvekkili bakımından hüküm kurulmasının usul ve yasalara aykırı olduğunu, ceza dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, hükmedilen maddi tazminat miktarının fahiş olduğunu, müteveffanın resmi gelirinin asgari ücret olduğundan hesaplamanın asgari ücret üzerinden yapılması gerektiğini, SGK kayıtlarında müteveffanın maaşının asgari ücret olarak gözüktüğünü, bilirkişi tarafından ücret belirlenip resmi kayıtlar dikkate alınmaksızın hesaplama yapılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, ödenecek tazminattan desteğin kusuru oranında indirim yapılması gerektiğini, davalı şirketin meydana gelen zarardan kusuru oranında sorumlu olduğunu, tazminata hükmedilirken müvekkili şirketin sorumluluğunun kusuru oranı ile sınırlandırılması gerektiğini, davalı müvekkili şirketin sorumluluğunun gerek trafik sigortası olan ... Sigorta ve gerekse İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortası olan ...Şirketinin poliçe limitleri ile sorumlu olduğu miktarlar düşüldükten sonra belirlenmesi gerektiğini, davacının davayı asli kusurlu otobüs şoförü ... ile otobüsün maliki ve işleteni olan ... Tic. Ltd Şti'ne de açmamasının hakkın kötüye kullanılması olup tüm tazminatların tali kusurlu davalı müvekkili şirketten tahsil edilmeye çalışılmasının hakkaniyete aykırı olduğunu, davacının asli kusurlu olan otobüs sürücüsü ile otobüsün maliki olan ... Şti'ni davalı göstermemesinin yasal olmadığını, davalıya ait aracın ZMMS Sigortası olan ... A.Ş tarafından davacıların başvurusu üzerine 43.865,00 TL miktarında ödeme yapıldığını, destekten yoksun kalma tazminatı açısından davanın reddinin gerekmekte iken kısmen kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın kısmen kabulüne karar verildiğini halde tüm davalılar için tek bir vekalet ücretine hükmedildiğini tüm davalıların kendilerini ayrı vekiller ile temsil ettirdiğinden vekalet ücretinin her bir davalı açısından ayrı ayrı belirlenmesi gerektiğini, avans faizine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, hükmedilecek faizin dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiz olması gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dava, 08/06/2017 tarihinde dava dışı sürücü ... yönetimindeki ... Tic. Şti'ne ait ... plakalı otobüse davalı ... sürücüsü olduğu ... plakalı kamyonun çarpması sonucu meydana gelen kazada davacıların desteği olan ... plakalı aracın diğer şoförü ...'ın otobüste sıkışarak vefat ettiğini, müteveffanın meydana gelen kazada herhangi bir kusuru bulunmadığını gerekçesiyle açılan maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.Mahkemece alınan 10/06/2019 tarihli kusur ve aktüer hesaplamaya ilişkin bilirkişi heyet raporunda; ... plakalı aracın ZMSS poliçe başlangıç tarihinin 22/01/2017, ... plakalı aracın poliçe başlangıç tarihinin 23/07/2016 tarihi olduğu, 26/04/2016 tarihinden itibaren yürürlüğe giren 6704 sayılı torba yasada 01/06/2015 tarihinden itibaren uygulanmaya başlanan Sigorta Poliçesi Genel Şartlarına atıf yapıldığı, anılan Genel Şartlarda ve ekinde destekten yoksun kalma maddi zarar hesaplarının TRH-2010 tablosu ve % 1,8 teknik faiz uygulanarak hesaplama yapılacağının belirtildiği, sigortalı araçların ZMSS poliçelerinin 01/06/2015 tarihli Sigorta Genel Şartlarından sonra akdedildiği, bu nedenle; TRH-2010 %1.8 teknik faiz yöntemine göre hesaplama yapılacağı, buna göre; dava konusu olayda ... plakalı şehirler arası yolcu otobüsünün şoförü ... %75 oranında asli kusurlu olduğu, davalı sürücü ... olayda % 25 oranında tali kusurlu olduğu, davacıların desteği ... yüklenebilecek bir müterafik kusur bulunmadığı, davacılara ... A.Ş tarafından yapılan ödemelerin yetersiz olduğu, müteveffanın sağlığında uzun yol otobüs şoförü olarak çalıştığı, davacılar vekilince müteveffanın aylık kazancının 2.500,00 TL civarında olduğu ve bu tutarın hesaplamada dikkate alınmasının talep edildiği, beyana dayalı olarak kazanç tespit edilemeyeceğinden bu beyanın dikkate alınamayacağı, mahkemenin emsal ücret araştırması için yazdığı yazıya İstanbul Otobüs, Özel Halk Otobüsü Sahipleri ve İşletmecileri Esnaf Odasınca müteveffa emsallerinin 09/06/2017 tarihi itibarı ile aylık net gelirinin 2.000,00 TL - 2.100,00 TL arasında olabileceğinin bildirildiği, kesin tutar değil ücret aralığı bildirildiğinden, kaza tarihi itibarı ile müteveffanın aylık net kazancının 2.050,00 TL olduğunun kabulü gerekeceği, bu durumda;-Davacı ... nihai ve gerçek maddi zararının 216.623,89 TL, -Davacı ... nihai ve gerçek maddi zararının 59.114,04 TL, -Davacı ... nihai ve gerçek maddi zararının 23.635,10 TL, -Davacı ... nihai ve gerçek maddi zararının 7.715,22 TL, -Davacı ... nihai ve gerçek maddi zararının 3.006,78 TL olduğu yönünde görüş bildirilmiş, itirazlar üzerine alınan 15/01/2020 tarihli ek raporda; olayda ... plakalı şehirlerarası yolcu otobüsünün şoförü ... % 75 oranında asli kusurlu olduğu, davalı sürücü ... olayda %25 oranında tali kusurlu olduğu, davacıların desteği ... yüklenebilecek kusur bulunmadığı, müteveffanın kaza tarihi itibarı ile vergilendirilmiş kazançlarına ilişkin ücret bordrosu, SGK hizmet dökümü vb. belge bulunmadığı, mahkemece emsal ücret araştırması cihetine gidilmiş ise de yasal asgari ücretlere göre hesaplama yapıldığı,-Davacı ... nihai ve gerçek maddi zararının 210.622,10 TL,-Davacı ...' ın nihai ve gerçek maddi zararının 53.984,64 TL,-Davacı ... nihai ve gerçek maddi zararının 15,593,22 TL,-Davacı ... nihai ve gerçek maddi zararının 4.779,27 TL,-Davacı ... nihai ve gerçek maddi zararının 2.060,77 TL olduğu yönünde görüş bildirmişler, 15/01/2020 tarihli ek rapor hükme esas alınarak karar verilmiştir. Trafik kazası sonucu cismani zarar nedeniyle maddi tazminat ya da ölüme bağlı destekten yoksun kalma tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde Anayasa Mahkemesinin 17/07/2020 tarih, 2019/40 Esas ve 2020/40 Karar sayılı iptal kararından sonra Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 24/05/2021 tarih, 2021/3033 Esas ve 2021/1560 Karar sayılı güncel kararında TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre belirlenmesi ve prograsif rant tekniği kullanılmak suretiyle tazminat miktarının hesaplanması gerektiği yönünde karar verilmiştir. (Aynı yönde 14/01/2021 tarih, 2020/2598 E. ve 2021/34 K. sayılı kararı). Somut uyuşmazlıkta, İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan aktüerya bilirkişi raporunda TRH 2010 yaşam tablosu ve 1,8 teknik faiz esas alınarak tazminat belirlenmiştir. Anayasa Mahkemesi iptal kararı gereğince genel şartlarda belirtilen 1,8 teknik faiz esas alınarak hesaplama yapılması olanaklı olmadığından, bu hususa değinen istinaf talebi ve yerindedir.Davacılar vekilinin, desteğin maaşının asgari ücret olarak kabul edilmesi ve tazminat hesabının asgari ücret üzerinden yapılmasının usul ve yasaya aykırı olduğu, maaş bordrosu olmayan müteveffanın maaşının, araştırmalar sonucunda belirlenebilir olduğuna ve aylık net kazanca Agi dahil edilmesi gerektiğine ilişkin istinafının heyetçe değerlendirilmesi,Hükme esas alınan 15/01/2020 tarihli ek bilirkişi heyet raporunda, davacı ... destek süresinin 08/06/2017 kaza tarihinden itibaren 22 yaşını tamamladığı 08/06/2019 tarihi arasında geçen 2 yıllık süre için, davacı ... destek süresinin 08/06/2017 kaza tarihinden itibaren 18 yaşını tamamladığı 07/11/2018 tarihi arasında geçen süre için hesaplanmış, davacı ... kaza tarihi itibarı ile (24) yaşında olduğundan bu davacı yönünden destekten yoksun kalma maddi tazminat şartı oluşmadığı gerekçesiyle hesaplama yapılmamıştır. Davacılar vekilinin müteveffanın çocukları için yaş sınırı konularak destek süresinin belirlenmesi ve buna göre hesaplama yapılmasının hatalı olduğuna ilişkin istinafının heyetçe değerlendirilmesi, Karayolları Trafik Kanunun 99.maddesinde, "Sigortacılar, hak sahibinin kaza veya zarara ilişkin tespit tutanağını veya bilirkişi raporunu, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar..." denmektedir. Tazminat ödemesine ilişkin ihtarnamenin davalı ... A.Ş.'ye 16/07/2017 tarihinde tebliğ edildiği kargo teslim belgesinden anlaşılmıştır. Buna göre davalı ... A.Ş. 27/07/2017 tarihinde temerrüte düşmüştür. Mahkemece davalı ... A.Ş. yönünden temerrüt başlangıç tarihinin 03/08/2017 olarak belirlenmesi doğru olmamıştır. Davacılar vekilinin bu hususa değinen istinaf itirazı yerindedir. Tarsus 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/166 Esas, 2020/259 Karar sayılı kararının incelenmesinde, müteveffa ... ile diğer kişilerin vefatı ve yaralanmaları nedeniyle sanıklar ... ve ... hakkında 08/06/2017 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olmak suçundan kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucu, sanık ... yönetimindeki " ..." plaka sayılı kamyon ile çarpışmalarına sebebiyet verdiği olaydaki dikkatsizliği, tedbirsizliği ve kurallara aykırı davranışıyla otobüs sürücüsü olan sanık ...'ın asli kusurlu, sanık ... yönetimindeki ... plaka sayılı otobüs ile çarpışmayı önleyemediği olaydaki dikkatsizliği, tedbirsizliği ve kurallara aykırı davranışıyla kamyon sürücüsü ... ise tali kusurlu oldukları, müteveffa ... kusursuz olduğu tespit edildiğinden; Sanık ... üzerine atılı Taksirle Bir Kişinin Ölümüne, Birden Fazla Kişinin Yaralanmasına Neden Olmak suçunu işlediği kabul edilmekle eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesi uyarınca takdiren ve teşdiden 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanığın eylemini bilinçli taksir ile işlediği kabul edilmekle 5237 sayılı TCK 22/3. maddesi uyarınca cezasından 1/3 oranında artırım yapılarak 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, TCK’nun 62/1 maddesi uyarınca takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak sanığın 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, Sanık ... üzerine atılı Taksirle Bir Kişinin Ölümüne, Birden Fazla Kişinin Yaralanmasına Neden Olmak suçunu işlediği kabul edilmekle eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesi uyarınca takdiren ve teşdiden 4 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, dosya istinaf incelemesinde bulunduğundan kararın henüz kesinleşmediği anlaşılmıştır. Davalı ... vekili ve davalı ... vekili Tarsus 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2018/166 Esas sayılı dosyasının bekletici mesele sayılmasına ilişkin istinaflarının heyetçe değerlendirilmesi, Davalı ... vekilinin davanın reddedilen kısmı yönünden davalı lehine ayrı ayrı vekalet ücreti verilmesi gerekirken tek verildiği, her davacı için ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkin istinaf talebi yerindedir. Her bir davacı yönünden reddedilen maddi ve manevi tazminat bakımından ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmelidir.Maddi tazminat yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, davalı ... (...) ... A.Ş.'nin sorumluluğu 32.850,24TL olmak üzere poliçe limiti ile sınırlı olarak belirlenmiştir. Ancak kararda harç, yargılama gideri ve vekalet ücreti hesaplanırken bu davalının poliçe limiti dikkate alınmamış, bu davalı manevi tazminattan sorumlu olmadığı halde harç maddi ve manevi tazminat ayrımı yapılmadan belirlenmiştir. Davalı ... (...) Sigorta vekilinin bu hususa ilişkin istinaf itirazı yerindedir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesine göre işletenlerin, bu Kanun'un 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur. Aynı Kanun'un 85/1. maddesinde ise bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı düzenlenmiştir. Kaza tarihinde yürürlükte olan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nda haksız fiil halinde müteselsil sorumluların dış ilişkisi 61. maddede düzenlenerek birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanacağı kabul edilmiş; müteselsil sorumlar arasındaki iç ilişki ise 62. maddede düzenlenmiştir. Müteselsil sorumluluğa ilişkin TBK'nın 162/1.maddesine göre ise müteselsil borçlulardan her biri, alacaklıya karşı borcun tamamından sorumludur. Aynı Kanun'un 163. maddesine göre borç tamamen ifa edilinceye kadar alacaklıya karşı bütün borçluların sorumluluğu devam eder. Alacaklı, borçluların birinden, bir kısmından veya hepsinden alacağını talep etme ve dava açma hakkına sahiptir.Davalı ... vekili, müvekkili şirketin sorumluluğunun gerek trafik sigortacısı ... Şirketinin ve gerekse İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortacısı olan ... Şirketinin poliçe limitleri ile sorumlu olduğu miktarlar düşüldükten sonra belirlenmesi gerektiğini, davacıların davayı asli kusurlu otobüs şoförü ... ile otobüsün maliki ve işleteni olan ... Tic. Ltd Şti'ne açmamasının hakkın kötüye kullanılması olup tüm tazminatların tali kusurlu müvekkili şirketten tahsil edilmeye çalışılmasının hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek istinaf talep etmiştir. Yukarıda belirtilen KTK'nın 85 ve 91. maddelerindeki düzenlemeler gereğince trafik kazası sonucu oluşan maddi zararlardan işleten, sürücü ve trafik sigortacısı zarar görene karşı müteselsilen sorumludur. Zarar gören davacılar, TBK'nın 162 ve 163. maddesi gereğince müteselsil sorumluların hepsine karşı dava açabileceği gibi bunlardan sadece birine karşıda tazminat davası açabilir. Davalılar zarara sebebiyet veren aracın işleteni, sürücüsü ve sigortacıları olduğuna göre aleyhlerine dava açılmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından bu yöndeki istinaf itirazının reddine karar verilmiştir.Mahkemece hükme esas alınan15/01/2020 tarihli ek raporda zaten yasal asgari ücretlere göre hesaplama yapıldığı anlaşılmakla, davalı ... vekilinin hesaplamanın asgari ücret üzerinden yapılması, davacıların desteği kusursuz olduğundan desteğin kusuru oranında indirim yapılması gerektiğine ilişkin istinaf talepleri yerinde değildir.Davalı ... vekilinin, davanın kısmen kabulüne karar verildiği halde kendilerini ayrı vekiller ile temsil ettiren tüm davalılar için tek bir vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğuna ilişkin istinaf itirazı yerindedir. Davacıların maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddedilen kısımları için ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmelidir.Açıklanan nedenlerle, davacılar vekili, davalı ... vekili, davalı ... (...) Sigorta vekili, davalı ... vekili vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :1-Davacılar vekili, davalı ... vekili, davalı ... (...) Sigorta vekili, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana iadesine,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Davacılar, davalı ..., davalı ... tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,6-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.24/06/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:25