İstanbul BAM 9. HD 2021/2029 E. 2023/2450 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
bam
2021/2029
2023/2450
27 Aralık 2023
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
ESAS NO: 2021/2029
KARAR NO: 2023/2450
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: 13/07/2021
NUMARASI: 2018/400 Esas - 2021/612 Karar
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)
KARAR TARİHİ: 27/12/2023
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 24/01/2014 tarihinde ...'un sevk ve idaresindeki plakası ve trafik sigorta poliçesi bulunmayan motorsikletin seyir halindeyken sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybederek devrilmesi sonucunda trafik kazası meydana geldiğini, kazada araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralandığını ve sürekli olarak sakat kaldığını, kazadan sonra davalıya başvurulduğunu ve şirket tarafından hasar dosyası açıldığını, usülüne uygun müracaata rağmen haksız ve hukuka aykırı olarak davacıya herhangi bir ödeme yapılmadığını, davacının geçici iş göremezlik, geçici bakım ve sürekli sakatlık tazminatının tahsilini talep ettiklerini belirterek, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere, davacının geçici iş göremezlik tazminatı olarak 500,00 TL, geçici bakım gideri tazminatı olarak 500,00 TL ve sürekli sakatlık tazminatı olarak 2.000,00 TL olmak üzere toplam 3.000,00 TL tazminatın kaza tarihinden işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı ıslah dilekçesi ile talebini 125.120,93TL'ye yükseltmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, bu poliçeden dolayı sorumluluklarının davacının kusuru oranında olmak üzere yaralanma ve sürekli sakatlık halinde olay tarihi itibariyle kişi başı azami 268.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, alınacak maluliyet raporunun Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A.5 (c ) bendindeki şartları taşıması, ayrıca aktüer bilirkişiye inceleme yaptırılması gerektiğini, Güvence Hesabına yapılacak başvuruların kapsamının kanunda belirlendiğini, Kanunun 14. maddesinin a, b ve ç bentlerinde Güvence Hesabına münhasıran bedeni zararlar için başvurulabileceğinin açıklandığını, SGK'dan rücuya tabi gelirlerinin bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini belirterek poliçe teminatına girmeyen kazanç kaybı, tedavi gideri, bakım, yol masrafı ve diğer dolaylı zararların tümden reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın kısmen kabulü ile 100.099,74 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 26/02/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine " karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkemenin davacının dizlik, kask ve dirseklik takmadığından zararın artmış olduğu gerekçesiyle indirim yapmasının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, mahkeme tarafından takdiri indirim yapılmasına rağmen davalı sigorta şirketi lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Tazminat talebi için kuruma başvuru şartının yerine getirilmediğini, davanın öncelikli olarak başvuru şartının yerine getirilmemesi nedeniyle reddi gerektiğini, davacı vekilince sadece usulen başvuru yapılarak, tahkim yoluna gidilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gibi iyi niyet kuralları ile de bağdaşmadığını, motosikletin sahibi ve sürücüsü ...’un ifadesinden ve dosyadaki evraklardan anlaşılacağı üzere motosikletin tescilsiz olduğunu, Karayolu Trafik Kanunun 21. maddesi uyarınca araçların trafik belgesi ve tescil plakası alma zorunluluğu olduğunu, söz konusu kazaya sebebiyet veren motosikletin tescilsiz olması sebebiyle Güvence Hesabının sorumluluğunun bulunmadığını, zorunlu mali mesuliyet poliçesi yapılması zorunlu bulunmayan araçların neden olduğu kazalardan dolayı müvekkili kurumun sorumluluğundan bahsedilemeyeceğini, aracın plakasının, cinsinin ve sigortası olup olmadığının araştırılması gerektiğini, somut olayda davacı tarafından aracın tescilsiz olduğundan bahisle Güvence Hesabı'na husumet yöneltildiğini, motosikletin plakasının ve aracın trafik sigortası yaptırma zorunluluğu bulunan motorlu taşıtlardan olup olmadığının tespiti gerektiğini, aksi halde müvekkili Güvence Hesabı’nın sorumluluğundan bahsetmenin mümkün olmayacağını, Güvence Hesabının, Sigortacılık Kanunu gereği zorunlu sigortası bulunmayan araçlar nedeniyle yaptığı ödemeler için zarara neden olan ve zorunlu sigortası yapılmamış olan aracın işletenine, sürücüsüne ve diğer sorumlulara (ve bunların mirasçılarına) rücu ederek ödediğini masrafıyla birlikte tahsil edebileceğini, söz konusu kazada ödenecek tazminat için sürücü ...’a rücu edilmesinin söz konusu olacağını, Borçlar Kanunu'nun 135. maddesinde de yer aldığı üzere alacaklı ve borçlu sıfatının birleşmesinin söz konusu olduğunu, alacaklı ve borçlu şahısların aynı kişi olamayacağının genel kural olduğunu, bu sebeple davanın reddi gerektiğini, davacının maluliyetiyle ilgili olarak, Özürlülük Ölçütü ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları hakkında Yönetmelik çerçevesinde resmi ve yetkili bir hastaneden sağlık kurulu raporu alınması ve alınacak bu raporda varsa trafik kazasından kaynaklanan arazların ve bu arazlarla ilgili maluliyet oranının belirlenmesi ve kalıcı olduğunu gösterir sağlık kurulu raporu alınması gerektiğini, bu sebeple maluliyet raporunun Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A.5 (C) bendindeki şartları taşıması gerektiğini, sürekli sakatlık tazminatına ilişkin sakatlık oranının belirlenmesinde, sakatlık ölçütü sınıflandırılması ve özürlülere verilecek sağlık kurulu raporlarına ilişkin mevzuat doğrultusunda hazırlanacak raporun dikkate alındığını, müvekkili kurumun geçici iş göremezlik tazminatına ilişkin sorumluluğunun söz konusu olmadığını, 01/06/2015 tarihli Trafik Sigortası Genel Şartları gereği sağlık gideri teminatından SGK'nın sorumlu olduğunu, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartlarının 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe girdiğini, eldeki davanın kaza tarihinin Yeni Genel Şartların Resmi Gazete de yayımlanma tarihinden sonra olduğunu, bu sebeple, müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğundan bahsedilemeyeceğini, davacının ev hanımı olması ve mahrum kalacağı bir gelirinin olmaması nedeniyle iş görmezlik tazminatına hükmedilmiş olmasının hatalı olduğunu, davacı ceza davasında davacı ve şikayetçi olmadığını bildirdiğinden, artık hukuk mahkemesinde de dava açamayacağını, kusur raporu aldırılmaksızın karar verilmesinin hatalı olduğunu, Güvence Hesabı'nın kazaya sebebiyet veren sigortasız aracın kusuru oranında sorumlu olduğunu, öncelikle kusur raporu alınması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla; hükmedilmiş olan faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğunu, müvekkili şirketin dava tarihinden itibaren yasal faizle sorumlu olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Dava, tek taraflı trafik kazasından kaynaklı geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ile bakıcı giderlerine ilişkin maddi tazminat davasıdır. Davalı vekilinin olayda kusur incelemesi yaptırılması gerektiğine ilişkin istinaf itirazının incelenmesinde davacının tek taraflı kaza yapan araçta yolcu konumunda bulunduğu dosya kapsamından anlaşılmakla kusurun tespiti yolcu olan davacı için sonuca etkili olmadığından kusura yönelik; davacının ceza soruşturmasında davacı ve şikayetçi olmadığını bildirmesi, hukuk mahkemesinde dava açamayacağı sonucunu doğurmayacağından aksi yöndeki istinaf talebi talebi yerinde değildir. TBK'nın 54. maddesi ile KTK'nın 98. maddesi hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, kazadaki yaralanmadan kaynaklanan iyileşme sürecindeki geçici bakıcı gideri, geçici işgöremezlik ve belgesiz tedavi giderlerine ilişkin zarardan sorumluluk, zarara neden olanlar ile bu kişilerin sorumluluğunu poliçe ile üstlenen sigorta şirketine aittir. Geçici ve kalıcı bakıcı giderleri zararlarının, poliçedeki tedavi giderleri teminatından, kalıcı işgöremezlik zararının ise sakatlık ve ölüm teminatından karşılanması gerektiğinden davalıların sorumluluklarının sona erdiğine ilişkin istinaf talepleri yerinde değildir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/13975 E. - 2022/7544 K. ve 2021/15255 E. - 2022/7709 K. sayılı kararları). ATK 2. İhtisas Kurulunun 12/06/2019 tarihli raporunda; Davacı ...'un 24/01/2014 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 11/10/2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak ve mesleği bildirilmemekle Grup1 kabul olunarak: %15 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 3 aya kadar uzayabileceği belirtilmiştir. Dosya kapsamından hükme esas alınan maluliyet raporunun istinaf talep eden davalı Güvence Hesabı vekiline HMK 281. maddesi gereğince ihtarat içeren tebligat ile tebliğ edildiği, davalı vekilinin süresi içerisinde sunduğu dilekçesinde maluliyete ilişkin ATK raporuna itiraz etmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda HMK'nın 281. maddesi çerçevesinde ATK raporu bakımından davacı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu gibi HMK'nın 357/1. maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesince re'sen göz önünde tutulacaklar dışında İlk Derece Mahkemesinde ileri sürülmeyen iddialar ve savunmalar dinlemeyeceğinden maluliyete ilişkin ATK raporuna karşı istinaf itirazı yerinde görülmemiştir. Ev hanımı olan davacının asgari ücret düzeyinde gelir elde edeceği kabul edilerek geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı hesaplanması sırasında esas alınan asgari ücret, bir çalışmanın karşılığı değil ekonomik bir değer taşıyan yaşamsal faaliyetlerin sürdürülmesinin karşılığı olacağından davacının zaten çalışmadığı için geçici iş göremezlik tazminatı ödenemeyeceğine ilişkin istinaf talepleri yerinde görülmemiştir. Meydana gelen kazaya sebebiyet veren motorsiklet sürücüsünün davacının eşi olduğu ve davacının kaza esnasında gerekli güvenlik önlemlerini almadığı (kask, dizlik, dirseklik vs.) bu nedenle meydana gelen kazada müterafik kusurunun bulunduğu anlaşıldığından mahkemece bilirkişi raporunda belirlenen tazminat miktarından % 20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmasında bir isabetsizlik yoktur. Ne var ki davacının müterafik kusuru nedeniyle tazminattan indirilen miktar, yasal düzenlemelerden kaynaklanan hakkaniyet indirimi mahiyetinde olduğu halde davalı lehine bu kısım üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesi de doğru olmamıştır. Somut uyuşmazlıkta, dava tarihi itibariyle 2918 sayılı KTK'nın 97. maddesinde yapılan değişiklik yürürlükte olup, davacı vekilinin dava tarihinden önce 22/01/2018 tarihli dilekçesi ile davalıdan tazminat isteminde bulunduğu, ancak eksik belge verildiğinden işlem yapılamadığı belirtilmektedir. Eksik belge ile müraacat yapılmış olsa dahi başvuru koşulunun yerine getirildiğinin kabulü gerekir. Ancak davacının eksik belge ile müracaatı nedeni ile davalı Güvence Hesabının temerrüdünden bahsedilemeyeceğinden geçici ve sürekli işgöremezlik tazminatı yönünden faiz başlangıcının dava tarihi olarak kabulü yerine yazılı şekilde belirlenmesi doğru olmamıştır. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. maddesine göre, motosiklet: azami tasarım hızı 45 km/saatten ve/veya silindir kapasitesi 50 cc'den fazla olan sepetli veya sepetsiz iki veya üç tekerlekli motorlu taşıtlar ve net motor gücü 15 kilovatı, net ağırlığı 400 kilogramı, yük taşımacılığında kullanılanlar için ise net ağırlığı 550 kilogramı aşmayan dört tekerlekli motorlu taşıtlardır. Aynı Kanun'un 103. maddesinde motorsuz taşıtlar ile motorlu bisiklet sürücülerinin hukuki sorumluluğunun genel hükümlere tabi bulunduğu düzenlenmiştir. Soruşturma evrakı içinde bulunan Trafikten Men Tutanağı'na göre davacının yolcu olarak bulunduğu motosiklet trafikten men edilmiştir. Söz konusu motosikletin, KTK'nın 3. maddesindeki tanıma uyan 50 cc ve üzeri motor silindir hacmine sahip motosiklet olup olmadığı belirli olmadığından, mahkemece 2009 model Mondial marka motosikletin KTK'nın 3. maddesindeki tanıma uyan 50 cc ve üzeri motor silindir hacmine sahip olup olmadığının araştırılıp saptanması, kanun kapsamında motorlu araç olmadığı sonucuna ulaşıldığı takdirde davalı Güvence Hesabı'nın bu aracın neden olduğu zarardan sorumlu olmadığı gözetilip sonuca ulaşılması gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle, davacı vekili ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davacı vekili ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana iadesine, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Davacı ile davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 27/12/2023
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:52:56