SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 9. HD 2023/2542 E. 2023/2414 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2023/2542

Karar No

2023/2414

Karar Tarihi

26 Aralık 2023

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

9.HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

ESAS NO: 2023/2542

KARAR NO: 2023/2414

İNCELENEN DOSYANIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

KARAR TARİHİ: 14/09/2023

NUMARASI: 2023/180 Esas - 2023/677 Karar

DAVA: İtirazın İptali

KARAR TARİHİ: 26/12/2023

Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: davalı/borçluya ait ... plakalı araç, müvekkili sigorta şirketi tarafından, 10/12/2020-10/12/2021 tarihleri arasında ZMMS Poliçesi ile sigortalandığını, 31.08.2021 tarihinde müvekkili sigorta şirketi nezdinde sigortalı olan davalı/borçlu şirkete ait ... plakalı araç ...'ın sevk ve idaresindeyken, ...'e ait ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı araç araçla çarpışmasıyla maddi ve yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, sigortalının aracının içinde bulunan dava dışı mağdur ... kaza sonucu yaralandığını, kazanın oluşumunda ... plakalı araç sürücüsü ...'ın %100 kusurlu olduğu ve 1,81 promil alkollü olduğunun anlaşıldığını, dava dışı mağdur ..., kaza sonrasında yaralanması sebebiyle %12 oranında malul kaldığını, daha sonrasında dava dışı mağdur, zararını gidermek amacıyla müvekkili şirkete hasar başvurusunda bulunduğunu, müvekkili şirket nezdinde ... numaralı hasar dosyası açıldığını, hasar dosyası kapsamında dava dışı mağdura 45.686,17-TL ödendiğini, diğer dava dışı zarar gören ... aracının hasarı ve değer kaybı için müvekkile başvurduğunu, poliçe kapsamında mağdurun aracının hasarı ve değer kaybı için toplam 41.971,00 TL ödendiğini, ödenen tutarlar davalıya rücu için İstanbul ... İcra ... Esas numaralı dosyası ile takip başlatıldığını, davalı tarafından müvekkili şirkete 107.800,00 TL ödendiğini, dava dışı mağdur ..., Sigorta Tahkim Komisyonu 2022.H.264591 sayılı dosyası ile dava açtığını, yargılama kapsamında mağdur ile zararı için 200.000,00 TL maddi tazminat, 31.000,00 TL vekalet ücreti ve 1.509,00 TL yargılama gideri karşılığında 20.10.2022 tarihinde sulh olunduğunu, bu kapsamda mağdura 26.10.2022 tarihinde 224.890,13 TL ödeme yapıldığını, sigortalının sürücüsü ... KTK 47/1-B maddesini ihlal etmesi sebebiyle %100 kusurlu olup, kazadan sonra yapılan alkol muayenesi neticesinde 1,81 promil alkollü olduğu tespit edildiğini, müvekkili sigorta şirketi, sigortalısının verdiği zarar sebebiyle yukarıda açıklanan riziko kapsamında meydana gelen zararı karşıladığını, davalıya rücu için 228.869,09 TL üzerinden İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile açılan icra takibi başlatıldığını ancak davalı başlatılan takibe haksız olarak itiraz ettiğini belirterek fazlaya dair tüm hakları saklı kalmak kaydıyla itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: müvekkili şirket aleyhine İstanbul İcra Müdürlüğünde ilamsız takip başlatıldığını, müvekkili şirketin adresinin Ataşehir/İstanbul olduğunu, icra takibinin yetkili icra dairesinde yapılmadığını, geçersiz takip nedeniyle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davaya bakmaya İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemeleri yetkili olduğunu ayrıca Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğunu, müvekkili şirkete ait araç sürücüsüne atfedilen kusuru kabul etmediklerini, kazanın oluşumunda müvekkili şirket araç sürücünün kusurunun olmadığını, aksinin kabulü halinde ise, kaza salt alkolün etkisiyle meydana gelmediğini, kazada yaralanan ... emniyet kemeri takmadığından, yaralanmasında müterafik kusurunun olup olmadığının da tespitinin gerektiğini, kazada yaralanan ... müvekkili şirketin aracında ücretsiz yolculuk ettiğini, müvekkilinin sorumluluğu belirlenirken hatır taşıması yapıldığı da gözden kaçırılmamasının gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Takibin yetkili icra dairesinde yapılmamış olması sebebiyle geçerli bir icra takibi bulunmadığından özel dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine" karar verilmiştir.Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; İcra takibi yetkili İcra Dairesinde yapıldığını, müvekkil sigorta şirketinin sahip olduğu rücu hakkı, poliçeden kaynaklandığını, bu durumda karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları’nda belirtilen yetki şartları gözetilmese bile, taraflar arasında akdedilmiş bir sigorta sözleşmesi söz konusu olduğundan, her halde HMK’nın 15. maddesi çerçevesinde rizikonun gerçekleştiği yer mahkemesi de yetkili olacakken, bunun değerlendirilmemiş olması usule aykırı olduğunu, İlk Derece Mahkemesi gerekçeli kararında, davalı tarafın ticari ilişkiyi ve borcu kabul etmediğinden hareketle, davanın sigorta sözleşmesinden doğduğu hususunu göz ardı ettiğini, sigorta sözleşmelerden doğan davalarda yetki maddesini değerlendirmediğini, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, İlk Derece Mahkemesi tarafından davalı lehine vekalet ücretine hükmedildiğini, konu kararda usule ilişkin bir karar olup davanın esası üzerinde hüküm kurulmadığından davalı lehine vekalet ücreti hükmedilemeyeceğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere yapılan inceleme sonucunda: İlk derece mahkemesince yetkisiz icra dairesinde takip başlatılmış olması nedeni ile davanın usulden reddine karar verilmiştir. Sorumluluk sigortası kapsamında ödemede bulunan sigortacının, kendi akidi olan sigorta ettirene veya halefiyet ilkesi uyarınca 3. kişilere karşı açacakları rücu davalarında yetkili mahkemenin hangi yer mahkemesi olacağı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 110. maddesi kapsamında düzenlenmiş değildir. Anılan madde ile Genel Şartların C.7 maddesinde, zarar gören üçüncü kişilerin ve bunların haleflerinin, zorunlu mali sorumluluk sigortacısına karşı açacakları tazminat davaları bakımından bir yetki kuralı getirilmiştir. Eldeki davada davacı trafik sigortacısı, kendi sigortalısına karşı rücu davası açmıştır. Buna göre, anılan hükümlerin bu davada uygulanması mümkün olmadığından (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 19/10/2005 gün, 2005/11- 543 Esas ve 2005/590 Karar sayılı kararı ile Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 26.05.2008 tarih, 2008/1337E sas ve 2018/2939 Karar sayılı kararı ile 10.11.2008 tarih, 2008/3753 Esas ve 2008/5181 Karar sayılı kararları) yetkili mahkeme, anılan hükümlere göre değil, HMK'nın genel yetki kuralları çerçevesinde ve özellikle 6100 sayılı HMK'nın 6., 15. ve 16. maddeleri ile 6502 sayılı Yasa'nın 73/5. maddesine göre belirlenmesi gerekmektedir.Bu açıklamalara göre somut uyuşmazlıkta davalı borçlunun ikametgahının İstanbul Anadolu Mahkemesi sınırları içerisinde Ataşehir olduğu, ödeme emri tebliği üzerine süresinde icra dairesinin yetkisine itiraz ettiği, takibin genel yetkili olan icra dairesinde başlatılmadığı, dava dışı borçlu ...'ın ikametgahının Gaziosmanpaşa olduğu, icra dairesinin yetkisiz olduğu anlaşıldığından mahkemece verilen kararda isabetsizlik bulunmamaktadır. 6100 sayılı HMK' nun 20/1 maddesinde " Görevsizlik veya Yetkisizlik kararı verilmesi halinde, taraflardan birinin, bu karar verildiği anda kesin ise tebliğ tarihinden, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkemeye başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi gerekir. Aksi takdirde dava açılmamış sayılır ve görevsizlik veya yetkisizlik veren mahkemece bu konuda resen karar verilir " hükmü yer almaktadır. Somut uyuşmazlıkta davacının kanun yoluna başvurmuş olması nedeniyle HMK'nın 20/1.maddesinde düzenlenen "dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep süresi" henüz başlamadığı ve koşulları oluşmadığı halde ilk derece mahkemesince davalı lehine vekalet ücreti hükmedilmesi doğru olmamıştır. Vekalet ücretine ilişkin hükmün beşinci bendinin karardan çıkarılması için kaldırılması gerekmiştir.Bu nedenle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: A- Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere KALDIRILMASINA, Buna göre: 1-Takibin yetkili icra dairesinde yapılmamış olması sebebiyle geçerli bir icra takibi bulunmadığından özel dava şartı yokluğundan davanın usulden REDDİNE, 2-Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 269,85 TL ilam harcının peşin yatan 2.764,17 TL'den düşümü ile 2.494,32 TL fazla harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 5-7155 sayılı Kanun ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 13.fıkrası ve yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına, 6-Dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,

B-İSTİNAF İNCELEMESİ BAKIMINDAN ;1-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından kendisine iadesine,2-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan 142,50 TL posta ve tebligat giderinden ibaret yargılama gideri ile 738,00 TL istinaf başvuru harcının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 3-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 4-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.26/12/2023

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

gereğibistinafreddineİptalikabulüistanbulkaldırılmasınabakımındandüşünüldünumarasıİtirazınhükümincelemesi

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:54:15

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim