İstanbul BAM 9. HD 2023/1087 E. 2023/2377 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
bam
2023/1087
2023/2377
21 Aralık 2023
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
ESAS NO: 2023/1087
KARAR NO: 2023/2377
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: 28/10/2020
NUMARASI: 2018/332 Esas - 2020/532 Karar
DAVA : Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
KARAR TARİHİ: 21/12/2023
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; 04/11/2016 tarihinde sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ve plakası belirlenemeyen aracın karıştığı kazada yaya konumunda olan müvekkilinin yaralandığını, kazaya sebebiyet veren ... plakalı aracın kaza tarihinde geçerli trafik sigorta poliçesinin olmadığını, bu nedenle davanın davalı Güvence Hesabı'na yöneltildiğini, müvekkilinin kaza nedeniyle geçici ve sürekli iş göremezlik zararının oluştuğunu fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak üzere geçici göremezlik tazminatı olarak 100,00 TL, sürekli iş göremezlik tazminatı olarak 100,00 TL olmak üzere toplam 200,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan kusuru oranında tahsili ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile; dava açmadan önce gerekli belgelerle müvekkili kuruma başvuru koşulu arandığından ve huzurdaki davada gerekli şart yerine getirilmediğinden davanın usulden reddinin gerektiğini, geçici iş göremezlik talebinin muhatabının müvekkili olmadığını, kazanın somut deliller ile ispat edilmesi halinde müvekkilinin sorumluluğunun motorlu araca atfedilen kusur oranı ve kaza tarihindeki teminat limiti ile sınırlı olduğunu, kaza sebebiyle ödenmesi gereken miktar varsa kusur ve maluliyet oranı gözetilerek uzman bilirkişiler tarafından hesaplanması gerektiğini, müvekkili hakkında ancak dava tarihinden yasal faize hükmedilebileceğini beyanla davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, " davanın reddine " karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacının mahkemeye başvurmasına ilişkin tebligatın davacı asile yapılması gerektiğini, asile tebligat yapılmadan davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, tebliğ konusu işlem asil bakımından ağır hukuki sonuçlar doğuracaksa, örneğin her hangi bir hak kaybının yaşanmasına neden olacak ise tebliğin her ne kadar vekile yapılmış olsa da asile de yapılması gerekmekte olduğunu, vekil olarak müvekkilinin adli raporunun alınması için hazır etme yükümlülüğümüz bulunmamakta olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. 6098 sayılı TBK'nun 50.maddesine göre "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa, hakim olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri gözönünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler." Dava yaramalı trafik kazası nedeniyle sürekli ve geçici maluliyet tazminat istemine dayanmakta olup TBK'nın 50.maddesi gereğince tazminatın belirlenmesi için öncelikle davacının kalıcı veya geçici maluliyeti bulunup bulunmadığının belirlenmesi için maluliyet raporu alınması zorunludur. Somut uyuşmazlıkta dosya kapsamından dava dilekçesine ekli bir kısım tıbbi belge sunulmuş ise de maluliyet raporu tanzimi için dosyanın ATK'ya gönderilmesi üzerine ATK tarafından 30/11/2018 tarihli ön rapor gönderilerek bazı eksikliklerin tamamlanması, muayenelerin yaptırılması ve belirlenen günde davacının hazır bulunması istenmiş, davacı, ATK tarafından belirlenen günde muayene için hazır bulunmamış, ATK ön raporu geldikten sonra İlk Derece Mahkemesince 06/02/2019, tarihli duruşmada eksiklikleri gidermesi ve muayeneleri yaptırması için her duruşmada süre verilmiş olmasına rağmen eksiklikleri tamamlamamış, davacıya en son 12/06/2019 tarihli duruşmada, müvekkilinin ATK ön raporu kapsamında Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi Hastanesine başvurarak raporun tanzim edilmesi için 1 aylık kesin süre verilmesine, aksi halde mevcut delil durumuna göre karar verileceğine dair ihtarlı kesin mehil verildiği halde davacı tarafından gerekli muayeneleri yaptırılarak dosyaya sunulmadığı görülmüştür. Dava vekili tarafından 28/10/2020 tarihli celsede müvekkiline tebligat çıkarılması gerektiğini, adresi itibariyle talimat yazılarak hastaneye sevkinin sağlanmasını talep etmiştir. Dosya kapsamındaki belgelerden davacı asilin ikamet adresinin Samandağ Hatay olduğunun anlaşılması karşında mahkemece ATK'nın 30/11/2018 tarihli ön raporu çerçevesinde davacının raporunun aldırılmasına ve davacı asile bu yönde ihtaratlı davetiye tebliği yönelik ikamet adresi itibariyle talimat yazılarak sonucuna göre toplanan tüm tıbbi belgeler çerçevesinde ATK 'dan maluliyet raporu alınması gerektiğinin gözetilmemiş olması doğru olmamıştır.Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana iadesine, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.21/12/2023
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:54:15