SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 9. HD 2021/2079 E. 2023/2369 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/2079

Karar No

2023/2369

Karar Tarihi

21 Aralık 2023

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

9.HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

ESAS NO: 2021/2079

KARAR NO: 2023/2369

İNCELENEN DOSYANIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

KARAR TARİHİ: 06/07/2021

NUMARASI: 2017/870 Esas - 2021/764 Karar

DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ: 21/12/2023

Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 15/04/2017 günü davalı ... yönetimindeki davalı ...'e ait ... plakalı aracın davacının yolcu olarak bulunduğu ... plakalı araca çarptığını, kaza neticesinde ... ağır derece yaralandığını, davacının kaza tarihinde kurumsal finansman danışmanlığı uzmanı olarak çalıştığını, davacının 15/04/2017 tarihinden 09/05/2017 tarihine kadar tedavi gördüğünü, kaza nedeniyle davacının malvarlığı zararı oluştuğunu, prim kazancından mahrum kaldığını, davacının iç organlarında ciddi şekilde yaralanma olduğunu, yaşam kalitesinin düştüğünü belirtmiş, 6100 sayılı Yasa'nın 107. maddesi uyarınca maddi tazminat tutarının belirlenerek davalılara ödetilmesine, 50.000,00 TL manevi tazminatın işleten ve sürücüye ödetilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; alacağın zamanaşımına uğradığını, ... plakalı aracın davalı nezdinde zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, davalının sorumluluğunun sigortalının kusuru oranında ve poliçede belirtilen azami tutar ile sınırlı olduğunu, kesin maluliyet oranının tespitinin gerektiğini, davacının müterafik kusurunun bulunduğunun tespit edilmesi halinde kusur indirimi yapılacağını, davalının tedavi giderlerinden ve geçici iş göremezlik zararından sorumlu olmadığını, zararın asgari ücret üzerinden hesaplanması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının talepleri ile kaza arasında nedensellik bağı bulunmadığını, davacının kendi kusurunun bulunup bulunmadığının göz önüne alınması gerektiğini, davacının zararın artmasına müterafik kusuru ile yol açtığını, tazminat hesabında asgari ücretin esas alınması gerektiğini, manevi tazminat talebinin fahiş olduğunu, ticari faiz talebinin haksız olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "1-Davacı tarafından, davalılar aleyhine açılan maddi tazminat davasının kabulüne; Davacı ... uğramış olduğu bedensel zararlar için hesaplanan 16.207,00 TL geçici iş göremezlik zararı, 4.359,24 TL bakıcı/tedavi gideri olmak üzere 20.566,24 TL toplam maddi tazminatın davalılar ... ile ... için 15/04/2017 kaza tarihinden itibaren, davalı ... A.Ş için 18/10/2017 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacıya ödenmesine, 2-Davacı tarafından, davalılar ... ve ... aleyhine açılan manevi tazminat davasının kısmen kabulüne; 20.000,00 TL manevi tazminatın 15/04/2017 kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacıya ödenmesine,Manevi tazminat davası yönünden fazlaya ilişkin istemin reddine, 3-... Aş. yönünden karar verilmesine yer olmadığına" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı ... A.Ş. vekili ile davalı ... Ltd Şti. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı ... A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Müvekkili sigorta şirketi hakkında usulüne uygun olarak açılmış bir dava bulunmamasına ve işbu davada taraf sıfatı olmamasına rağmen aleyhe hüküm kurulmasının usul ve esas yönünden hukuka aykırı olduğunu, husumet yönünden itirazları saklı kalmak kaydı ile KTK M.97 hükmü uyarınca dava açılmadan önce müvekkil sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapılmamış, İlk Derece Mahkemesi dava şartı yokluğundan davanın reddine karar vermesi gerekirken esas hakkında inceleme yaparak davanın kabulüne karar verdiğini, geçici iş görmezlik zararı ve bakıcı giderlerinin poliçe teminatı kapsamı dışında olduğunu, bilirkişi raporunda müterafik kusur durumunun değerlendirilmediğini, bilirkişi raporlarında sigortalı araç sürücüsüne atfedilen %100 kusur oranının fahiş ve hatalı olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemek üzere, müvekkili şirket yönünden dava konusu olaya uygulanması gereken faizin yasal faiz olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Davalı ... Ltd Şti. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle;6704 Sayılı Kanun’un 5. maddesi ile yapılan değişiklik ile sigorta davalarında ve sigorta tahkim başvurularında sigortacı şirkete başvurma zorunluluğu getirildiğini, davacının ise bu başvuruyu tamamlamadığını, usuli itirazlarının olduğunu, ATK raporuna ve bilirkişi raporuna yapılan itirazlarının değerlendirilmeyerek hüküm kurulduğunu, mahkemenin davacının maddi tazminat taleplerini itiraz ettikleri 9 ay iş göremezlik raporuna dayandırdığını, oysa ki davacının iş görememezlik durumunun 3 ay sürmüş ve davacının daha sonra çalışmaya başladığını, 6111 sayılı Kanun ve sonraki yasal düzenlemeler gereğince tedavi gideri talepleri yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulünün hatalı olduğunu, kabule göre de bakıldığında Mahkemece yine hatalı değerlendirme ile bilirkişi raporunda ki değerlendirmeler yanlış yorumlanılarak hüküm tesisi edildiğini, Mahkemenin afaki değerlendirmelere dayalı 3.166,25TL sağlık kurumu dışındaki tedavi giderleri olmak üzere müvekkil şirketi aleyhine 4.359,24 TL bakıcı/ tedavi giderine hükmedilmiş olduğunu, bilirkişi raporlarında kaza ile illiyet bağı kurulamayan tedavi giderlerinden müvekkil şirketinin sorumlu tutulma nedeninin gerekçeli kararda da açıklanmadığını, afaki olarak davacının ev hizmetlerinde yardımcı kullandığı varsayımına dayalı tazminata hükmedildiğini, hiç bir delile dayalı olmayan ve davacının afaki beyanları ile bilirkişi raporunda yer alan ve bu hatalı tespite dayalı olarak hüküm altına evde bakıcı hizmetlerine dayalı tazminatta usul ve yasaya aykırı olduğunu, kusur raporlarında davacının müteferrik kusur durumunun değerlendirilmediğini, davacının 9 aylık iş göremezlik süresi içerisinde performansa dayalı olarak ödenen prim kazancından mahrum kaldığı gerekesi bilirkişinin Geçici İş Göremezlik dönemi boyunca mahrum kaldığı prim gelirlerinin 3.868,06 Euro olduğu tespitine dayalı olarak hüküm tesis ettiğini, primin kişinin performansına dayalı bir ödeme olup davacının bu sene de aynı performansı göstereceğine ilişkin bir veri kaydı olmadığını ayrıca davacı 3 ay çalışmamış olduğundan 9 aylık yapılan hesaplama ve kurulan hükmün de hatalı olduğunu, kaza tarihinde çalıştığı kurumdan davacının çalışamadığı dönemde mahrum kaldığı kazanç bulunup bulunmadığı araştırılarak hüküm tesis edilmesi gerekirken geçen yıldaki primin esas kabul edilerek hüküm tesisinin hatalı olduğunu, manevi tazminat yönünden hükmedilen miktarın fahiş olduğunu, davada faiz türünün de yasal faiz olması gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Mahkemece alınan kusur raporunda meydana gelen kazada davalı şirkete ait ... plakalı aracı kullanan davalı ... %100 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Davacının karşı araçta araçta yolcu konumunda bulunduğu dosya kapsamından anlaşılmakla kusurun tespiti yolcu olan davacı için sonuca etkili etkili değildir. Kaldı ki hükme esas alınan kusur bilirkişi raporunun dosyadaki bilgi ve belgelere uygun, gerekçeli ve denetlenebilir olduğu kanaatine varıldığından, bu rapora itibar edilerek karar verilmiş olmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından davalının kusura yönelik istinaf itirazı yerinde değildir.Kazaya ilişkin tutulan trafik kazası tespit tutanağında davacının emniyet kemeri takmadığına ilişkin bir saptama bulunmadığı gibi aksinin davalı tarafça da ispat edilememiş olması nedeniyle müterafik kusura yönelik istinaf itirazı yerinde değildir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin KTK'nın 98.maddesinin kapsamının belirlenmesi bakımından vermiş olduğu 02/03/2022 tarih, 2022/312 E. ve 2022/3685 K. sayılı kararında; geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri yönünden sigorta şirketlerinin sorumluluğu devam ettiği yönünde karar vermiştir. Bu nedenle davalı Sigorta şirketi vekilinin geçici iş göremezlik tazminatının teminat dışı olduğuna ilişkin istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir (Benzer yönde Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/6911 E. - 2021/10351 K., 2021/5305 E. - 2021/7685 K. sayılı kararları). 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesinde 6704 sayılı Kanun'un 5. maddesiyle değişiklik yapılarak, zarar görenin, dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerektiği düzenlenmiş, aynı değişiklikle Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabileceği veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabileceği belirtilmiştir. 6704 sayılı Kanun'un 26.04.2016 tarih, 29695 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanması ile yayım tarihi olan 26.04.2016 tarihinden itibaren KTK'nın 97. maddesinde yapılan değişiklik yürürlüğe girmiştir. Yasal değişiklikle birlikte, artık mahkemede dava açılmadan önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı olarak başvuru yapılması zorunlu hale getirilmiştir. KTK'nın 97. maddesi ile getirilen bu başvuru koşulu HMK’nın “dava şartlarını” düzenleyen 114/2. maddesinde yer alan "Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır." hükmü kapsamında özel bir dava şartıdır. Dava şartları, davanın esası hakkındaki yargılamanın devamı için gerekli olan şartlar olup, davanın açılabilmesi için değil, mahkemenin davanın esasına girebilmesi için aranan kamu düzeni ile ilgili zorunlu koşullardır. HMK'nın 115/2 maddesi uyarınca mahkeme dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder. KTK'nın 97. maddesi ile getirilen başvuru koşulu da tamamlanabilir bir dava şartı niteliğinde olduğundan mahkemece bu dava şartı yerine getirilmeksizin dava açıldığının tespiti halinde, davacı vekiline 2918 sayılı KTK'nın 97. maddesinde öngörülen başvuruya ilişkin eksikliği gidermesi için kesin süre verilmeli, başvuru yapılması halinde başvurunun akıbeti beklenmeli, sigorta şirketince 15 gün içinde cevap verilmemesi veya verilen cevabın talebi karşılamaması halinde dava şartının yerine getirildiği kabul edilerek davanın esasına girip deliller toplanıp değerlendirilerek ortaya çıkacak sonuca göre bir karar verilmeli, kesin süre içinde başvuruya ilişkin dava şartının yerine getirilmemesi halinde ise bu kez dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmelidir.Somut uyuşmazlıkta, dava tarihi olan 04/08/2017 itibariyle 2918 sayılı KTK'nın 97. maddesinde yapılan değişiklik yürürlükte olup davacı tarafça dava tarihinden önce davalı sigorta şirketine başvurulmadığı gözetilmeden karar verilmesi doğru olmamıştır. Bu nedenlerle İlk Derece Mahkemesince, davalı sigorta şirketlerine karşı açılan dava yönünden tamamlanabilecek dava şartının yerine getirilmesi için davacı tarafa kesin süre verilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir. Mahkemenin hükme esas aldığı ATK maluliyet raporunda mahkemece talep edilmesine rağmen bakıcıya ihtiyacı olup olmadığı hakkında bir değerlendirme yapılmamıştır. Hükme esas alınan aktüerya uzman raporunda da (9) aylık geçici iş göremezlik süresi aynı zamanda bakıcıya ihtiyaç duyduğu süre olarak kabul edilerek hesaplama yapılmıştır. Ancak, davacının geçici işgöremezlik dönemi için yaralanmasının niteliği gereği bakıcıya ihtiyaç duyup duymayacağı konusunda İstanbul ATK dan ek rapor alınması, bakıcı ihtiyacı tespitinin yapılması halinde, aktüerya uzmanından ek rapor alınıp oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle geçici bakıcı ihtiyacı konusunda değerlendirme içermeyen maluliyet raporunda belirlenen 9 ay olan geçici iş göremezlik süresinin tamamı için hesaplanan geçici bakıcı giderine hükmedilmiş olması eksik incelemeye dayalı olmuştur (Benzer yönde Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 15/10/2018 tarih, 2015/17264 E.ve 2018/9039 K.sayılı kararı).Davacının geçici iş göremezlik süresi içinde yoksun kaldığı prim ödemelerine ilişkin talebi yönünden mahkemece davacının çalıştığı iş yerinden kaza tarihinden önceki bir yılı içerir tüm prim ve yan ödemeleri gösterir, yine davacının kazadan sonra fiilen işe başlama tarihinin tespiti için kaza sonrasına ait ödeme kayıtlarını içerir işyeri özlük dosyası celp edilmeden, davacının kaza sonrası fiilen işe başladığı tarih ve aldığı prim tespit edilip değerlendirilmeden bilirkişi raporu alınarak karar verilmesi doğru olmamıştır. Daire kararımıza göre manevi tazminata yönelik istinaf talebi bu aşamada değerlendirilmemiştir. Açıklanan nedenlerle, davalı ... A.Ş. vekili ile davalı ... Ltd Şti. vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :1-Davalı ... A.Ş. vekili ile davalı ... Ltd Şti. vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana iadesine,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Davalı ... A.Ş. ile davalı ... Ltd Şti. tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,6-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.21/12/2023

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

karargereğikabulüistanbulkaldırılmasınaTazminat(HaksızdüşünüldüKaynaklanan)numarasıFiilden

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:54:15

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim