İstanbul BAM 9. HD 2023/993 E. 2023/2357 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
bam
2023/993
2023/2357
20 Aralık 2023
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
ESAS NO: 2023/993
KARAR NO: 2023/2357
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: 01/03/2023
NUMARASI: 2022/33 Esas - 2023/148 Karar
DAVA: İtirazın İptali
KARAR TARİHİ: 20/12/2023
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; davalının müvekkili kooperatifin sigortalısı olduğunu, müvekkilinin davalıya ait ...– ... plakalı nolu çekici ve yarı römorku ... poliçe no ile genişletilmiş kasko sigortası ile sigortaladığını, davalıya ait çekici ve yarı römorkun 14/07/2016 tarihinde ...'in sevk ve idaresinde Pamukova istikametinden Sakarya istikametine seyir halinde iken yolun sağında durup, geri manevra yaparken tam kusurlu olarak ... plakalı araca çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, oluşan kaza sonrasında müvekkili kooperatifin ... plakalı araç malikine hasar bedeli olarak 100.000,00-TL ödediğini, trafik kazası tespit tutanağı incelendiğinde, sigortalıya ait aracı kullanan ...’in 150 promil alkollü olarak araç kullandığının sabit olduğunu, ödenen hasar bedelinin rücuen tahsili için İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine davalı şirket tarafından itiraz edildiğini ve itiraz üzerine takibin durduğunu, davalının borca itirazının haksız olduğunu belirterek itirazın iptaline, takibin devamına ve ayrıca % 20'den az olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile; Davacı tarafça 1 yıllık süre geçtikten sonra itirazın iptali davası açıldığını, kusur oranları ve miktarını kabul etmediklerini, davacı şirketin müvekkili şirkete ait araç sürücüsünün kazayı münhasıran alkolün etkisinde yaptığını ispat etmesi gerektiğini, meydana gelen kazanın kaza tespit tutanağında belirtilen şekilde gerçekleşmediğini, kazaya karışan diğer araç sürücüsünün asli kusurlu olduğunu, davacı şirketin yeterli araştırma yapmadan hasar bedelini ödediğini, müvekkili şirketin ihtarname çekerek hasarı ödenen aracın sovtajının kendisine satılmasını talep ettiği halde, araç sovtajının müvekkiline satılmadığını, herhangi bir ihale yapılmadan müvekkil şirketin zararına olacak şekilde 29/08/2016 tarihinde 35.600,00-TL bedel ile ... isimli kişiye satıldığını, SBM sisteminden şasi numarası ile yapılan sorgulamada aracın ... plaka ile trafikte ... adına halen kullanıldığını, bir başka ifade ile hasarı ödenen aracın kullanılabilecek durumda iken pert işlemine tabi tutulduğunu, aracın güncel piyasa değerinin 195.000,00-TL olduğunu, 35.600,00-TL gibi bir miktara satılmasının kabul edilebilir bir durum olmadığını, alacak likit olmadığından inkar tazminatı talep edilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkeme tarafından;"Davanın kabulü ile; Davalının İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün .. Esas s.ayılı dosyasında takibe yaptığı itirazın iptali ile takibin talepnamedeki koşullar ile devamına, alacak yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı isteminin reddine," dair karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Bilirkişi heyeti tarafından kök raporda; kaza tespit tutanağı ile kroki arasında çelişki olduğundan kusur oranı konusunda mevcut deliller ile tam bir kanaate varılmasının mümkün olmadığı açık ve net bir şekilde belirtildiğini, ancak seçenekli olarak düzenlenen ek raporda ise, her iki durumda da müvekkil şirkete sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunun belirtildiğini, dosyaya yeni bir delil sunulmamasına rağmen, kök rapordaki gibi mevcut deliller ile inceleme yapan heyetin ek raporda, hiçbir makul gerekçe göstermeksizin, iki durumda da müvekkili şirkete ait araç sürücüsüne tam kusur atfetmesinin gerçeği yansıtmadığını, kök rapora tamamen zıt olarak düzenlenen ek rapor esas alarak verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, kaza tespit tutanağının incelenmesinde, yapılan çizimlerde müvekkili şirkete ait araç ile arkadan gelerek müvekkil şirkete ait araca çarpan araç, sağ şeridin ortasında görülmekte ise de, kaza tespit tutanağının 2 sayfasının kaza sonrası konumu başlığı yanında yer verilen bilgilerde müvekkili şirkete ait aracın kaza yerinden zorunluluk nedeni ile “55 m” (55 cm.) oynatıldığının belirtildiğini, müvekkili şirkete ait aracın tır olduğu gözetildiğinde kaza yerinden 55 cm oynatılmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, müvekkiline ait araç sürücüsünün kazanın oluşumunda kusurlu olduğu ve kazanın da münhasıran alkol etkisiyle gerçekleştiği YHGK’nın tabiri ile duraksamaya yer vermeyecek şekilde ispatlanamadığından, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, hükme esas alınan bilirkişi heyeti kök raporunda eksik incelemeye dayalı olarak hasar bedeli belirlendiğini, ek raporda ise ara kararla kendilerine görev verilmesine rağmen hasar miktarına ilişkin tek satır değerlendirme yapılmadığını, aracın pert olmasına sebep olabilecek boyutta bir hasarın söz konusu olmadığını belirterek istinaf talep etmiştir. HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere yapılan inceleme sonucunda: Davalı ... Tic. Ltd.Şti.'nin, davacı kooperatifin sigortalısı olduğu, davalıya ait ... plaka nolu çekici ve yarı römorkun ... poliçe no ile genişletilmiş kasko sigortası ile sigortalandığı, sigortalı bu araçların 14.07.2016 tarihinde ...'in sevk ve idaresinde Pamukova istikametinden Sakarya istikametine seyir halinde iken yolun sağında durup, geri manevra yaparken tam kusurlu olarak ... plakalı araca çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, oluşan kaza sonrasında davacı tarafından ... plakalı araç malikine hasar bedeli olarak 100.000,00 TL ödendiği Trafik Kazası Tespit tutanağında, sigortalıya ait aracı kullanan ...'in 150 promil alkollü olarak araç kullandığının sabit olduğu iddiası ile ödemenin rücuen tahsili için takip yapıldığı, itiraz üzerine eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır. Dava, kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.Mal sigortaları türünden olan kasko sigortası poliçesinin teminat kapsamını belirleyen Kasko Sigortası Genel Şartları 'nınA/1 maddesine göre; gerek hareket gerekse durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketli bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, müsademesi, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması gibi kazalar ile 3. kişilerin kötüniyet ve muziplikle yaptıkları hareketler, aracın yanması, çalınması veya çalınmaya teşebbüs sonucu oluşan maddi zararların bütününün sigortanın teminat kapsamındadır. Kasko Genel Şartları A.5.4.maddesinde aracın gerekli sürücü belgesine sahip olmayan kimseler tarafından kullanılması sırasında meydana gelen zararlar; A.5.5.Aracın, uyuşturucu madde veya Karayolları Trafik Yönetmeliğinde belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki almış kişilerce veya aynı mevzuatta alkollü içki alamayacağı belirtilen kişilerce alkollü içki alınmak suretiyle kullanılması sırasında meydana gelen zararlar; A.5.10.Zorunlu haller (tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma vb) hariç olmak üzere bu maddenin 5.4 ve 5.5 nolu bentlerdeki ihlaller nedeniyle, sürücünün kimliğinin tespit edilmesini engellemek için kaza yerinden ayrılması teminat dışı hal olarak sayılmıştır. Bilirkişi kök ve ek raporunun kusur yönünden incelenmesinde çelişki olduğu iddia edilmiş ise de ek raporda açıkça; "...1) Olayın kaza tespit tutanağında belirtildiği gibi; davalıya ait aracın sürücüsü ...'in yönetimindeki ... plaka sayılı çekici ve arkasındaki yarı römork ile yolun sağ şeridinde durup geri manevra ile hareketi sırasında kendisi ile aynı şeritte seyreden, hasar bedeli ödenen ... yönetimindeki ... plaka sayılı kamyon ile çarpışması halinde, davalıya ait aracın sürücüsü ..., Karayolları Trafik Kanununun Araç Manevralarını Düzenleyen Kurallar ile ilgili 67.maddesinde belirtilen; a) Sürücülerin park yapmış taşıtlar arasından çıkarken, duraklarken veya park yaparken taşıt yolunun sağına veya soluna yanaşırken, sağa veya sola dönerken, karayolunu kullananlar için tehlike doğurabilecek veya bunların hareketlerini zorlaştıracak şekilde davranmaları yasaktır. b) Yönetmelikte belirtilen şartlar dışında geriye dönmek veya geriye gitmek yasaktır. İzin verilen hallerde bu manevraları yapacak sürücüler, karayolunu kullananalar için tehlike veya engel yaratmamak zorundadır. c) Dönüşlerde veya şerit değiştirmelerde sürücülerin niyetlerini dönüş işaret ışıkları ile açıkça yeterli şekilde belirtmesi, işaretlerin manevra süresince devam etmesi ve biter bitmez sona erdirilmesi zorunludur, kurallarına uymamış olmakla asli ve tam kusurlu görülmüştür. 2) Olayın krokide gösterildiği gibi davalıya ait araç sürücünün yönetimindeki araç ile sağ şeritten orta şeride geçmesi sırasında olayın meydana gelmesi durumunda, Davalıya ait araç sürücüsünün ileri hareketi sırasında olayın meydana gelmesi durumunda, arkasından gelen diğer araç sürücüsüne de kusur izafesi gerekmektedir. Ancak; krokinin tekrar incelenmesi ile bu sürücünün sağ şeritten sola, diğer aracın seyrettiği yola geri geri gelerek girmesi durumunda yine davalıya ait araç sürücüsünün olayda belirtilen kurallara uymamış olmakla asli ve tam kusurlu sayılması gerekmektedir. Belirtildiği gibi davalıya ait araç sürücüsünün doğrultu değiştirip ileri hareket ettiği kabulü ile kök raporda tam kanaate varılamadığı belirtilmiş olmasına karşılık, krokide bu aracın sola doğrultu değiştirirken de geri hareket ettiği şeklinde işaretleme yapılmış olması hususu değerlendirilerek, araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğu görüşüne varılmıştır. Sonuç olarak; her iki durumda da davalıya ait araç sürücüsünün geri hareketi söz konusu olduğundan, arkasından gelen ve davacı ... şirketi tarafından hasar bedeli ödenen aracın sürücüsü ...'un, seyir şeridinde öndeki aracın geri gelmekte olduğunu fark ettiğinde fren yapmasına rağmen, öndeki aracın geri gelmesi ve seyir yolunu tamamen kapatmış olması nedeni ile kazayı önleme imkanı bulamadığından olayda kusurunun bulunmadığı kanaatine varılmıştır..." belirlemesinde bulunulduğundan çelişkiden bahsedilemeyeceği ve bilirkişi heyeti raporu kaza tespit tutanağı ve krokiyi tekrar incelenerek düzenlendiğinden İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmamaktadır. İçlerinde nörolog bilirkişinin de bulunduğu bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen raporda "... Sürücü çekici aracıyla ... yasal sınırın üstünde olan 1.5 promil alkol etkisiyle muhakeme bozukluğuyla, güvenli sürüş yeteneğini kaybederek, gece vakti sağ şeritten sola geçerek geri manevra ile giderek, maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir. Nörolojik açıdan mütalaa sonucu kazanın münhasıran alkol etkisiyle meydana geldiği görüş ve kanaati..." belirtildiğinden kazanın münhasıran alkolün etkisi ile meydana geldiği anlaşılmakla bu yöne ilişkin istinaf talebi yerinde görülmemiştir. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, kararın gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre; hükme esas alınan bilirkişi raporunun dosya kapsamı ile uyumlu, fotoğraflar da incelenmek suretiyle, teknik verilere dayalı olarak hazırlandığı, bilirkişi teknik incelemesinde davalının cevap dilekçesindeki savunmalarına da değinerek "... Aracın hasar onarım bedelinin yüksek çıkmasının önemli nedeni komple kabinin yenilenmesi gereğinden kaynaklanmaktadır. Fotoğraflarda görülen hasar durumundan kabinin çatısında ezilmeler meydana geldiği, dolayısıyla değişmesi gerektiği, hasar gördüğü belirtilen diğer mekanik parçalar ile birlikte onarım bedelinin yüksek olması nedeni ile belirtilen onarım masrafları ile onarımın ekonomik olmadığı, kazadan önceki piyasa değeri 200.000.-TL olan aracın hasarlı hali ile sovtaj değerinin 100.000.-TL olduğu takdir edilerek kaza nedeni ile oluşan zararın da aradaki fark olan; 200.000 - 100.000 = 100.000 TL olduğu, davacı tarafından da araç malikine bu tutarda ödeme yapılmış olması nedeni ile zararın bu tutarda olduğu" sonucuna varılmasında ve bu raporun hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmamaktadır. Bu nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davalı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 7.189,77 TL harçtan peşin alınan 492,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 6.697,77 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.20/12/2023
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:54:15